Allah katında üstün ırk ve dil yoktur. Herkesin anadilinde Kuran’ı anlaması şarttır!

28 Aralık 2020 Pazartesi 13:05

İnsanlık Kur’an-ı en kolay ancak kendi ana dili ile anlar. Yoksa siz Kur’an-ın anlaşılmasını istemiyor musunuz? Kur’an-ı anlama, anlaşılma tebliğ irşadın en kolay yolu anadille insanlığa ulaştırmaktır.

Allah katında üstün ırk ve dil yoktur. Herkesin anadilinde Kuran'ı anlaması şarttır!
Kur’an, Araplara değil Arapça olarak tüm insanlığa indi.

Kur’an-ı Kerim’i Arapça anlamaya zorlamak vahiy mesajını zincirlemektir.

Allah’ın yarattığı her millet, kendi dili ile Kur’an-ı anlarsa Kur’an, tüm insanlıkla buluşur.

Herkes kendi dili ile Kur’an-ı ancak daha doğru anlayabilir.

Mezhep imamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife, her mü’minin kendi anadili ile Kur’an-ı anlamasını ibadet için şart koşmuştur.

Büyük imam, fetvasını açık ve net vermiştir.

Bu fetvanın ne anlama geldiği yıllarca İslam dünyasından kaçırılmış, yeterince anlatılmamıştır.

Arap saltanatçısı Ebu Sufyan oğlu Muaviye ve torunu Yezit misyonu Emevi, Abbasi kalıntısı hilafet kafası sanki Museviler gibi Arapçı imtiyaz peşinde koşmuştur.

Bu Hıristiyanlık için ruhban sınıfı imtiyazı talebi demektir.

Gerçek Tevrat, gerçek İncil ve gerçek Kur’an üstün ırkı, ruhban sınıfını ve Arap imtiyazını reddediyor.

Tevrat’ı, İncil’i muharref hale getirenler Kur’an-ı Musevileştirip “İslamcı ruhban sınıfı” oluşturarak Kur’an-ın evrensel ve Allah’ın son ve tek dini olduğu gerçeğini insanlıktan asırlarca gizlediler.  Ama insanlık bu oyunu er geç bozacaktır.

İMTİYAZ PEŞİNDE KOŞAN SAPIK İNANIŞLAR VAR!

Allah’ın kitabı Kur’an, son peygamberi Hz Muhammed (s.a.v)’in ilahi mesajı insanlıkla er geç mutlaka buluşacaktır.

Kafirler istemese de münafıklar engel olsa da cehalet rezaleti sürse de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

Allah, Arap, Tanzanyalı, Afrikalı, Amerikalı ve benzeri tüm insanları yaratmış ancak imtiyazlı insan işaret etmemiştir.

İmtiyaz peşinde koşan sapık inanışlar Kur’an-ın ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in mesajına çarparak yanlış ve batıl oluşlarının farkına er geç varacaktır.

Zira “Hak geldi, bâtıl zâil oldu! Şübhesiz ki bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.” (İsra-81)

“Allah'ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar; hâlbuki Allah, kâfirler hoşlanmasa da nûrunu tamamlayıcıdır!” (Saff-8)

İnsanlık Kur’an-ı en kolay ancak kendi ana dili ile anlar.

Yoksa siz Kur’an-ın anlaşılmasını istemiyor musunuz?

Kur’an-ı anlama, anlaşılma tebliğ irşadın en kolay yolu anadille insanlığa ulaştırmaktır.

Sabri ŞENEL / 28.12.2020

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x