“BİR MİLLÎ ŞAİR'İN VAAZİ VE BİR MİLLİ İMAMIN HUTBESİ"

28 Temmuz 2020 Salı 21:13

“BİR MİLLÎ ŞAİR'İN VAAZİ VE BİR MİLLİ İMAMIN HUTBESİ"

'BİR MİLLÎ ŞAİR'İN VAAZİ VE BİR MİLLİ İMAMIN HUTBESİ

 “BİR MİLLÎ ŞAİR'İN VAAZİ VE BİR MİLLİ İMAMIN HUTBESİ"

29 Mayıs 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in fethettiği; 
İstanbul.!
 18 Kasım 1918 de fiilen
16 Mart 1920 tarihinde İngiltere tarafından resmen işgal edildi.
İstanbul 4 yıl 10 ay 23 gün İngiliz işgali altında idi.
Sultan Vahdettin: Şehrin anahtarı İngiliz komutanın önünde eğilerek verdi.
Anahtarı vermek , İstanbul'u herşeyi ile İngilizlere teslim etmek anlamına gelir.
6 Ekim 1923 Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları İstanbul'u işgalden kurtardı.
İstanbul ikinci kez ATATÜRK tarafından feth edildi.
***
MEHMET AKİF ERSOY'UN ÇANKIRI VAAZİ (15 Ekim 1920)
Mısralarıyla İstiklal Mücadelemizi en güzel şekilde anlatan Vatan Şairi, ‘
’Çiğnerim, çiğnenirim, Hakkı tutar kaldırırım.’’ diyen imanlı koca bir yürekti. Vatan aşkı, millet aşkıyla doluydu. 
O, gerçek bir Türk oğluydu, vefalıydı bu topraklara, sevdalıydı. 
Bunun içinde şöyle diyordu: 
‘’Sahipsiz olan memleketin batması haktır, Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.’’diyor.
 ****
Milli şairimiz Mehmet Akif, 15 Ekim 1920 Cuma günü Çankırı’nın en büyük camisi olan ve halk arasında Büyük cami olarak bilinen, 
Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı Ulu camiinde bir vaaz vermiştir.
Mehmet Akif, ibadetten önce hürriyetin geldiğini ve hürriyet olmadan yapılan ibadetlerin kabul olmayacağını, 
Kâfirin işgali altında olan halifenin de esir olduğu dolayısıyla gerçek halife olamayacağını, Yunanlılara ve kâfirlere karşı cihad bayrağını açan.
Mustafa Kemal etrafında toplanmak gerektiğini ısrarla vurgulamıştır. 
Mehmet Akif vaazında şunları söylemiştir:
 “Muhterem Müslümanlar, Aziz Çankırılılar, 
Allah’a hamd u senalar olsun. 
Aylardan beri Cuma  namazını kılmak fırsatını Çankırı’da buldum. 
İstanbul ve civarında kılamadım.
 Çünkü o yörelerde kâfirlerin bayrağı dalgalanıyordu. 
O bayrağın altında kâfirin kölesi idik. 
Rabbü’l-âlemin Müslümanlara köleliği haram kılmıştır. Kölenin [Cuma] namazı kabul değildir. 
Hürriyetinizi kazanacak, sonra cumaya koşacaksınız. Kâfirin bayrağı altında halifelik de kuru bir sözden ibarettir. 
Halifelik İslam bayrağı altında olur. 
Yoksa halife de bir köledir. 
Allah’ın reddettiği bir haleftir. 
Öyleyse Müslüman için evvela hürriyet sonra ibadet. Aziz Çankırılılar, kâfirlerin köleliğini kabul etmeyip hürriyet için cihad açan.
Mustafa Kemal Paşa etrafında toplanınız ve ülkemizi yakıp yıkan hamile kadınların karınlarını deşen.
 hiçbir günahı olmayan çocuklarımızı süngüleyip havada dolaştıran kız ve kadınlarımızın namuslarına tecavüz eden.
Yunan ordusunu ve onları destekleyen kafirleri kovmadıkça .
 Eli kolu bağlı yörelerimizde İslam’ın bayrağını dalgalandırmadıkça sizlerin de ameli noksan [kalır] ibadeti makbul olamaz. 
Köleliği kaldıran ona cihad açan Kuvva-yı Milliye ordusuna katılınız. 
Cennetin kapısı daima şehitlere ve gazilere açıktır. 
Her iki cihanda da Allah’ın makbul kulları şehitler ve gazilerdir.”.diyor.
Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY
****
KAHRAMANMARAŞ'IN İŞGALİ
 22 Şubat 1919 tarihinde Kahramanmaraşı İngilizler,
 1 Kasım 1919 tarihinde Kahramanmaraş Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Fransızlardan yardım gören Ermeniler şımararak taşkınlık yapmaya ve niyetlerini açıklamaya başladılar. 
31 Ekim 1919 Cuma günü Uzunoluk hamamından çıkan kadınların peçesini açmak isteyen Fransız Üniformasını giymiş, Ermeni askerlerine, 
Sütçü imam durun bre dinsizler diyerek silahını ateşlemiş ve başörtüsüne uzanan elleri kırmıştır. 
Bu işgal üzerine.!
KAHRAMANMARAŞLI 
RIDVAN HOCA CUMA HUTBESİ
 
Bu tarihi ve oldukça anlamlı ve ibrete değer olay, Maraşlıları düşmana karşı tek vücut haline getirmiştir.
 Bu anlamlı kıvılcımla, Maraş kurtuluş savaşının başladığı, 
Türk milletinin dirilerek ayağa kalktığı işgal ordularına karşı baş kaldırıldığı öncü bir şehirdir
Fransız General işgali  kutlamak için bir gece Kahramanmaraş’ta bir balo düzenler. 
Baloya herkesi Ermenileri de davet eder.
Baloya çok güzel bir ermeni kızı gelmiştir. Fransız general ermeni kızını gözüne kestirir ve kızı dansa davet eder.
 Fakat Ermeni kızı: 
“Kaledeki Türk Bayrağı inmedikçe sizinle dans edemem” deyip generalin teklifini geri çevirir."
Bunun üzerine General askerlerine: 
“Kaledeki o bez parçasını indirin” diye alçakça bir emir verir.
 Ertesi gün Cuma günü, Maraşlılar kaledeki
Türk Bayrağı’nın indirilip yerine Fransız bayrağının asıldığını görürler.
Maraş halkı üzgün ve çaresizdir.
Cuma ezanı okunur ve halk Ulu camide toplanır. 
Sinirler gergin, herkesin morali çok bozuktur. 
Caminin İmamı Rıdvan Hoca Cuma Hutbesi için minbere çıkar ve cemaatin şaşkın bakışları arasında,
 Türk Bayrağını eline alıp şöyle der:
“Ey Cemaat, minbere Cuma Hutbesi için çıkmadım, bilesiniz. 
Cuma namazı hür insanlar için farzdır. 
Kalesinde kendi bayrağı dalgalanmayan bir memlekette Cuma Namazı kılınmaz.
 Önce bayrağımızı yeniden dalgalandıralım sonra namazımızı kılalım” der.
Bir anda camide tekbir sesleri yükselir. 
Halk bu duygu ve cesaretle kaleye hücum eder. 
Fransız askerleri korkudan ne yapacağını şaşırır ve bayrağımız tekbir sesleriyle yeniden göklere çekilir.
 Halk o gün Cuma Namazını kalenin burcunda kılar.
Tamamen gerçek ve tarihimizde benzeri olmayan bu olay sayesinde halkın milli bilinci uyanmış.!
“Silah gücüyle inen bayrağımız,
 iman gücüyle yeniden dalgalandırılmıştır.”
Ulu Cami imamı Rıdvan Hoca’nın,
” Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olmaz"
Kalesinden Türk Bayrağı dalgalanmayan ülke de Cuma Namazı kılınmaz” sözü tarihe altın harflerle kazınmıştır. 
Allah onlardan razı olsun, mekanları cennet 0lsun.
Bugün ATATÜRK'e ve silah arkadaşlarına olumsuz bir şekilde saygısızlık yapanlara
****
Sütçü İmam'ın şu sözü ile cevap verelim...
" Her kim Mustafa Kemal paşa ve kuvay-ı milliye aleyhinde fetva verip düşmanlık yapar.
Bilin ki onların damarlarında kâfir kanı akar." diyor.   (Sütçü İmam Ali)
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x