BÜYÜK AMERİKAN PROJESİNDE (BOP) SON OYUN: ANTİDEMOKRATİK TÜRKİYE VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

09 Nisan 2017 Pazar 22:14

Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek'in müthiş analizini bilginize sunuyoruz.

BÜYÜK AMERİKAN PROJESİNDE (BOP) SON OYUN:  ANTİDEMOKRATİK TÜRKİYE VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Prof.Dr. İbrahim Öztek

Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı

BÜYÜK AMERİKAN PROJESİNDE (BOP) SON OYUN:

ANTİDEMOKRATİK TÜRKİYE VE BAŞKANLIK SİSTEMİ



3 HARİTA:  Bu haritaların anlamını artık herkes biliyor.

Birincisi; Amerika’nın Orta Doğuda kurduğu BOP uygulama haritası.

İkincisi;  Bu uygulamalar sonunda bölgedeki ülkelerin yeni sınırları


Üçüncüsü; Büyük Osmanlı Türk İmparatorluğu ile Bölgede yeni oluşan Genişletilmiş Büyük Amerikan Ortadoğu İmparatorluğunun karşılaştırılması.

 


 

Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Amerikan İmparatorluğuna dikkatlice baktığınızda tümünün yeşile boyalı olduğunu, güney doğusunda iki ülkenin ise renginin farklı olduğunu görürsünüz. O farklı renkteki ülkeler, Hristiyanlaştırılmış Eritre ve Etiyopya’dır. Yeşile boyalı ülkelerin koyu yeşil olanları daha da önemlidir.

Bu ülkeler Ortadoğu ülkesidir. Bu ülkeler Müslüman ülkelerdir. Bu ülkelerin tümü de başkanlık sistemi ile yönetilen antidemokratik ülkelerdir. Türkiye de hakim güçler için; demokrasiye ulaşamamış, demokrasiye ulaşması istenmeyen ve demokratikleşmemesi için her çeşit oyuna baş vurulan bir ülkedir.


Eski ABD başkanlarından Nixon 1971 yılında şöyle diyor; “Müslüman ülkelerde demokrasi ve laiklik olmasına izin veremeyiz. Eğitim sisteminin ve ülke idaresinin din temelleri üzerine kurulması gerekiyor. Başlarındaki çobanı ele geçirince , ülkeyi biz yönetiriz”.


Dün, Türkiye ile Büyük Ortadoğu Projesinde eş başkanlık güdenler, Türkiye’yi ılımlı İslam kılıp, diğer Müslüman ülkelere örnek gösterenler, Türkiye’yi dinler arası diyaloğun önderi sayanlar , hepimiz İbrahimi dinlere mensubuz, din kardeşiyiz diyenler bugün artık bu söylemlerini terk etmişlerdir. Çünkü bu tür yalanları ile Türkiye’yi  yeterince aldatarak, alacaklarını almışlardır.


En önemlisi de önce Ergenekon, balyoz, casusluk, kozmik oda dalgaları, ardından Feto dalgaları ile Türk ordusu çökertilmiş, her yıl yeni bir eğitim sistemi ile ülkemizde sözde bilim patlaması, Diyanet işleri başkanlığı dışında sağladıkları din eğitimi ile de İran’ı bile geride bırakacak yeni  bir din anlayışı geliştirmişlerdir.


Sıra, bu güne kadar dünyada örneği olmayan Türk usulü başkanlık sistemine gelmiştir. Bu sistem batılı emperyal güçler tarafından şiddetle desteklenmektedir. Başkanlık sistemi ile yönetilen Ortadoğulu Müslüman Türk devletinin Libya’dan, Suriye’den, Suidi Arabistandan farkı kalmayacaktır. İşte Büyük Amerikan projesinin (BOP) son oyunu budur.


Hiçbir batılı gelişmiş ülke; siz hukukun üstünlüğünün hakim olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinin yönettiği demokratik , parlamenter, laik, Cumhuriyet sistemini neden terk ediyorsunuz diye soruyor mu? Sormazlar, çünkü bu sistemi AB, ABD ve NATO teşvik ediyor ve şiddetle destekliyor. Bunun içindir ki, Avrupa bizi 175 yıldır kapısında bekletiyor. Onun içindir ki, NOTO Türkiye’nin güney doğusuna NATO’nun Stratejik Kürt Koridoru damgasını vurmuştur. Onun içindir ki Kore savaşından Rakka’ya kadar Amerika Türkiye’yi çocuk yerine koyarak aldatmıştır. 


Türkiye antidemokratik bir Ortadoğu ülkesi olduğunda; batılı hiç bir ülke ile dostluğumuz kalmayacak. Dostluklar çıkar ilişkisine dayalı olduğu için de, batıdan almamız gerekenleri, alacaklarımızı da alamayacağız. Doğu veya Ortadoğu sisteminin bir parçası olacağız. Lider ülkeyiz dediğimizde, kime lideriz durumu sorgulanacak. Bugün Batılı hakim güçler tarafından peydahlanmış, eğitilmiş, donatılmış ve Türkiye’nin başına bela edilmiş terör örgütleri ise antidemokratik bir ülkeden demokratik haklarını isteyen kurtuluş savaşçıları durumuna getirilecektir. Bu durumda aramızın açıldığı batılı hakim güçler, bu örgütleri açıkça destekleyecek, güçlü silahlarla silahlandıracak, onlar için eğitmenler ve danışmanlar gönderecektir. Yeni kurtuluş savaşçıları, kendilerini kurtaracak silahlı güçleri davet etme hakkını da kendilerinde göreceklerdir. Bunun üzerine Hakim emperyal güçler, daha önce Irak’ta, Libya’da, Suriye’de olduğu gibi Türkiye’ye de  demokrası getirmek üzere ülkemize girecekler ve vatanımızı cehenneme çevireceklerdir.


Büyük Ortadoğu veya Amerikan projesinin son ayağı budur. Antidemokratik Ortadoğu ülkesi bir Türkiye, Batılı emperyal güçlerin yüz yıllık hayallerini süsleyen hedef bir ülke olmaya hazırlanıyor. Bizim felaketimizi hazırlıyorlar. Gözümüzü açalım ve bu oyuna gelmeyelim.


Güneydoğumuzda olanlar ve Türkiye’ye dayattıkları tavizler ortadadır. Askerimiz, polisimiz, jandarmamız otuz yıldır bizi aldatanların oyunları sonucu otuz bin şehit verdi. Musul ve Kerkük’te, Türk yurtlarında Kürt bayrakları dalgalandırılıyor. Menbic’in  batısına çekilecek olanlar Amerikan ordusu koruması  altına girdi. Afrin’de Rus ordusu üs kurdu. Herkes buralarda kalıcı, fakat biz kalmak için girmedik diyoruz. Böyle bir mantık anlaşılır gibi değildir. Girdiğimiz yerler 800 yılından bu tarafa Tolunoğulları ile başlayan, Kölemen, Memluk, Selçuk ve Osmanlı ile devam eden  bir Türk coğrafyasıdır. Bunca Kürk kantonuna karşı derhal Cerablus ve Bayır-Bucak Türk kantonları kurulmalıdır. Menbiç’te ve Afrin’de ısrarlı olunmalıdır.


Hakim güçlerin Türkiye’ye oyaladığı bu son referandum oyalama oyunu ile Türkiye’nin asıl meselesi olan: Egede elden giden 18  adalamızRojova yeni petrol ve gaz koridoru, Suriye göçmenleri, Avrupa’daki dolaşım haklarımız, Avrupa Birliği meselemiz, Kerkük’e çekilen Kürt bayrağı, PKK’nın Irak’taki yeni yapılanması, Rakka’ya yönelen Amerika ve PKK müttefikleri konularından uzaklaştırıldık. Aldatma araçlarımızdan biri de Barzani idi.  Devamlı aldatılıyoruz ve devamlı kaybediyoruz.


Selam ve sevgilerle.



Yorum Gönder

@name x