FETÖ ANA İDDİANAMESİNDEN İBRETLİK TESPİTLER!..

10 Mart 2017 Cuma 01:09

Yazarımız Rubil Gökdemir, 15 Temmuz Kalkışmasını yapan FETÖ'nün ana iddianamesinden ilginç notları gözler önüne serdi.

FETÖ ANA İDDİANAMESİNDEN İBRETLİK  TESPİTLER!..
 FETÖ ANA İDDİANAMESİNDEN İBRETLİK  TESPİTLER!..

Rubil GÖKDEMİR

15 TEMMUZ alçak darbe girişiminden sonra 7 Eylül 2016 tarihinde 25 civarında ülkücü kardeşimle birlikte; “TV’lerde katıldığımız tartışma programları ve sosyal medya paylaşımlarımız sebebiyle MHP’ye sızma girişinde bulunma” iddiasıyla sabahın köründe gözaltına alınarak, hakkımızda açılan soruşturmanın halen başımızda “demoklesin kılıcı” gibi maalesef sallandırılmaya devam ettiği bilgisi ile birlikte bugünkü yazımızı kaleme alıyorum.

Çok şükürler olsun ki, bizleri tanıyan her arkadaşımızın bildiği ve kefaletini ortaya koyacağı üzere, hayatımızın hiçbir döneminde bu hain yapıyla hiç bir “iltisak ve irtibatımız” olmadığı gibi, bir Türk milliyetçisi olarak; siyasi fikriyatımız gereğince “cemaat, tarikat, mezhep” yerine milletin tamamını esas almanın vazgeçilmez olduğunu biliriz. 

Kaldı ki, hakikatin ifade ettiğimiz şekilde olduğunu “soruşturma talimatı” verenler tarafından da bilindiğine hiç kuşkumuz yoktur.

Bu yazıyı yazmamım sebebi ise o tarihten sonra Ankara C.Başsavcılığı tarafından hazırlanan FETÖ ANA DAVASININ İDDİANEMESİNDE bulunan tespitlerle, bizlere yöneltilen asılsız ve dayanaksız suçlamalar arasındaki “ADALETSİZLİĞE” vurgu yapmak içindir.

Aşağıda aynen FETÖ İDDİANAMESİNDEN alıntı yaptığım tespitlerden görüleceği üzere, AK PARTİ döneminde gerek BÜROKRASİ yoluyla ve gerekse de TBMM’den çıkarılan kanunlarla darbeci FETÖ mensupları, bilerek ve isteyerek Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdırılmıştır.

FETÖ İDDİANAMESİNDE BULUNAN TESPİTLER;
 
1- ANKARA BAŞSAVCILIĞININ BİR SORUŞTURMASINDA BİLİM ADAMLARI ARASINDAN TAYİN ETTİĞİ BİLİRKİŞİLERİN HAZIRLADIĞI RAPORA GÖRE; FETÖ'NÜN 2006-2010 ARASINDA SİLAHLI KUVVETLERE ALINAN ÖĞRENCİLERDEN SIZMA ORANI % 80, 2010 - 2015 YILLARI ARASINDA İSE % 100 OLDUĞU…


 2-Ankara C.Başsavcılığı FETÖ ANA İDDİANAMESİNDE  SİYASETÇİLERLE İLGİLİ TESPİTLER.

"Generallikte rütbe bekleme süresini 4 yıldan 3 yıla indirerek de, kendisine (FETÖ) müzahir olmayan generalleri daha kısa sürede TSK dışına çıkarmayı amaçlamıştır. Kendisine müzahir elemanların en az bulunduğu 1988 ve daha önceki yıl mezunu albayları tasfiye için de hizmet süresini 28-30 yıla indirip toplu emekliliği getiren kanuni düzenlemeleri siyasi otoriteye yaptırabilmiştir.

'ERKEN TERFİ EDİP TUĞGENERAL OLANLAR DARBE GİRİŞİMİNDE YER ALDI'


Bu düzenlemeler sonucu, 2014'teki YAŞ toplantısında 10 albayın bir yıl erken terfi edip tuğgeneral olduğu ve bu 10 generalin tümünün de darbe girişiminde rol aldığı belirtildi. Bu isimler arasında Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı basan Semih Terzi ile Marmaris baskınına katılan Gökhan Şahin Sönmezateş de bulunuyor.

İddianameye göre, FETÖ'nün hazırlayıp iktidar tarafından yasalaştırıldığı belirtilen ilk yasa, kanun tasarısı olarak 17-25 Aralık operasyonlarından sadece 26 gün sonra, 21 Ocak 2014'te TBMM'ye sunuldu. Bu yasa ile "Rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yıl kalanlar da Yüksek Askeri Şura değerlendirmesine alınırlar" hükmü getirildi.

30-70 BİN TL FAZLA İKRAMİYE

İddianamede dikkat çekilen diğer yasa tasarısı ise 30 Aralık 2015'te AKP’li 37 milletvekili tarafından TBMM'ye sunuldu. 28-30 yıllık görevlerini tamamlayan albaylara gönüllü emekli olurlarsa, 30-70 bin lira arasında fazla ikramiye verilmesi öngörülen yasa ile 31 yıl olan hizmet süresini tamamlayıp normal emekliye ayrılan bir albay 120 bin lira civarında emekli ikramiyesi alırken, gönüllü emekli olanlar 150-190 bin lira arasında ikramiye aldı. TSK'da bu durumda olan 3 bin civarında albay kapsama girdi. FETÖ bağlantısı olmayan albayların böylece TSK'dan kendi istekleri ile ayrıldığı…”

SORULARIMIZ;

Yukarıda aynen Ankara Başsavcılığı’nın İDDİANAMESİNDEN aldığım satırlardan sonra aşağıdaki soruların cevaplandırılması ve bu millete 15 TEMMUZ’da kurşun sıkan, bomba atanlarının EVETÇİ Mİ/ HAYIRCI MI olduğuna karar verilmesi gerekmiyor mu?

1-    Malum, iktidar mensupları 17/25 Aralık 2013 tarihine kadar FETÖ’nün terör örgütü niteliğini bilmediklerinden, o tarihe kadar “ne istedilerse verdiler” ve bu sebeple de “rabbim ve milletim bizi affetsin” diyerek kendilerini ibra ettiklerini düşünelim.

Peki öyle olduğunu kabul edelim, 17/25 Aralık'ı milad kabul edelim. O halde 17/25’ten 26 gün sonra, yani 21 Ocak 2014 tarihinde FETÖ’cü generallerin ve 30 Aralık 2015 tarihinde TBMM’den çıkardıkları kanunlarla FETÖ’cü albayların önünü niye açtıklarını nasıl izah edeceğiz?
 
2-     Savcının hazırladığı İDDİANAMENİN ifadesine göre FETÖ;  “…kanuni düzenlemeleri siyasi otoriteye yaptırabilmiştir” tespiti yapıldığına göre ve yine iktidar mensuplarının kabulüne göre “HÜKÛMET İSTEMEDİKÇE TBMM HİÇ BİR KANUNU ÇIKARAMAYACAĞINA” göre,  FETÖ hangi “siyasi otoriteye” hangi yöntemle bu kanunları çıkartmıştır?

3-    Dikkat edileceği üzere son kanunun çıkarıldığı tarih 30 Aralık 2015 olduğuna, yani 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonraki bir tarihte FETÖ’nün kanun çıkartabilme gücü devam ettiğine göre, FETÖ soruşturmalarında “SİYASİ OTORİTEYİ” temsil eden kimsenin adına niye rastlamıyoruz.

4-    Bütünüyle Savcılık İDDİANAMELERİNDEN alıntı yaptığımız tespit ve bu çengel gibi soru işaretleri ortada dururken, bizim gibi ÜLKÜCÜ kardeşlerimizi, “MHP’ye sızmak girişimi” adı altındaki mesnetsiz suçlamalara muhatap kılanların; bırakınız hukuk adına, inandıkları hangi değer varsa vicdanları sızlamaz mı, yüzleri mahcubiyetle kızarmaz mı? 

5-    Bütün bu gerçekler ortada dururken,  yapılacak REFERANDUM’da  HAYIR  oyu kullanmayı düşünenleri 15 TEMMUZ’un hainlerinin yanında ve beraber olmakla suçlamak hangi vicdanî ölçüye sığar?

Yorum Gönder

@name x