GÜMÜŞHANE KABAKÖY AYASOFYA CAMİİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!

14 Temmuz 2020 Salı 12:24

Türkiye genelinde aynı adı taşıyan 9 tane Ayasofya’dan biri olan Gümüşhane Kabaköy'deki Ayasofya Camii'yi kaleme alan Sabri Şenel, doğup büyüdüğü, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği bölgeyi anlatarak duygularını paylaştı.

GÜMÜŞHANE KABAKÖY AYASOFYA CAMİİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!
Türkiye çapında 9 Ayasofya Camii’nden birinin Gümüşhane Kabaköy’de bulunması tarihi ve kültürel miras açısından ilimiz için bulunmaz bir fırsattır. Bu konunun ihmali ise talihsizliktir. İstanbul Ayasofya Camii’nin ibadete açılması ile birlikte kamuoyunun gündemine yeniden gelen Gümüşhane Kabaköy Ayasofya Camii, burnumuzun dibindeki saklı ve paha biçilmez kutsal bir mekandır. Tarihi, kültürel ve inanç abidesi tüm dikkatleri üzerine toplayan dokuz kutsal mekandan biridir. Bu beldede o caminin bitişiğindeki evde doğmak bizim için de manevi bir nimettir. Karayolları üzerinde eseri tanıtacak levhanın olmayışı, Gümüşhane-Erzurum yolu üzerinde bir yönlendirme yada bilgi levhasının eksikliği Caminin yanında tanıtım levhası eksikliği gerçekten hüzün vericidir. Tarihi-kültürel eserleri gezmek için masrafa girip yurt içi ve yurt dışı seyahatine çıkan insanların önce bu eseri ziyaret etmeleri gerekmez mi? İşte bu kutsal mekanın kıymetini önce köyümüzün, beldemizin ve şehrimizin sakinleri bilmelidir. O Kutsal mekanda ibadet kutlu yolculukların bir safhası olmalı. Çünkü oradan nice adam gibi adamlar, gerçek dindarlar geldi geçti. Gümüşhane Kabaköy Ayasofya Camii’nde ibadet İstanbul Ayasofya Camii’nde ibadet etmek gibidir.

BİZ AYASOFYA CAMİİ’NİN GÖNÜLLÜ MİSAFİR AĞIRLAMA HANELERİYDİK

Kabaköy civarın en eski ve en önemli tarihi yerleşim merkezidir. Çocukluk dönemimizden çok iyi hatırladığımız özellikle Cuma ve Bayram namazı kılmanın yıllarca değişmez en önemli potansiyel adresi olmuştur. Zira o yıllarda diğer yayla, mezra ve köylerde cami yok denecek kadar azdı. Rahmetli dedem, mütevazi köyümüzün çok saygın ağasıydı. Bu aşiret ağası anlamına gelmesin. Geleni-gideni ağırlardı. Çok misafirperverdi. Trabzon ve civar vilayetlerden gelenleri sanki öz akrabamızdanmış gibi günlerce hanemizde ağırlardı. O günlerde geleneksel Türk misafirperverliği her haliyle gösterilir, ikramdan kaçılmaz misafirperverlere kuş sütü, kuru üzüm ikram edilirdi. Gazi Şükrü dedemin sofrasının misafiri ve bereketi boldu. Dedem dişçi olduğu için askerde doktorun bulunmadığı dönemde nice diş ağrılarını gideren tedaviyi karşılıksız yapardı. Evimiz civar köylerden gelenlerle dolup taşan bir reviri andırırdı. Köydeki misafir odamızda da Cuma ve bayram namazına gelenler ağırlanırdı. Yine şifa dağıtan alternatif tıp uzmanı babaannem Hava Şenel hem keyvenilik yapar hem de nice hastalara karşılıksız şifa dağıtırdı. Babaannem ölünce sancağı rahmetli annem Elmas Şenel devraldı onu hiç aratmadı,Fakirdik ama soframız çok zengin ve boldu. Devlet, dedeme mütevazi Gazi maaşı bağlayınca sanki ailemize misafir bütçesi verilmişti. Biz Ayasofya Camii’nin gönüllü misafir ağırlama haneleriydik. Gazi dedem adeta misafiri ve hastaları memnun etmek için seferber olurdu. Hocagilin odada Celil amca, Rahmi Hafız amcam ve Binnaz yengemin leziz yemekleri ile ağırlanırdı.

MUHTAR VE BELEDİYE BAŞKANLARINA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Ayasofya Camii, devrin padişahının fermanı ile Kiliseden Camiye çevrilmiş Kebiroğulları’na hizmet için emanet edilmişti. Bölgede İslam, saf duru Kuran, efendimizin sünnetine uygun biçimde bidat ve hurafelerden uzak şeriat ahkamına uygun anlatılırdı. Köyde tam bir manevi hayat modeli, bir dini tebliğ ve yaşama iklimi vardı. En son hatırladığımız Meşhur Yahya Hoca, İsa Hoca, şeyh Ahmet amca Molla Remzi amcam Molla Mehmet amca,Ahmet Hafız Amca ve amcam Rahmi Hafız Ezber dini tedrisat geleneğinin iz bırakan en son temsilcileridir. Naci Şenel amcam ve oğlu Talip Şenel, caminin iz bırakan imamlarıdır. Camide ibadet eden, yörede yaşayan hizmet ehlinden ölenleri saygı minnet ve rahmetle anıyoruz. Dokuz Ayasofya Camii’nden birisi olan Gümüşhane Kabaköy Ayasofya Camii, Gümüşhane’nin gözdesi oldu. Cami ülke çapında yoğun ilgi görüyor. Bunun çok iyi okunması ve gereğinin yapılması gerekiyor. Beldedeki muhtar, belediye başkanı ve şehrin yöneticilerinin tarihi eser ve kutsal mekanın gerektirdiği ortak aklı istişare ve meşveret ile harekete geçireceklerine inancımız tamdır. Ayasofya Camii’ni ilin gözdesi haline getirmek gerekir. O kutsal mekanda ibadet etmek; tarihe yolculuk, maziye saygı ve o ruha sahip çıkmaktır. Cami civarındaki eksiklerin tespit edilip giderilmesi ve ziyaretçi akının hızlanması karşılanması iyi yönetilmesi şarttır. Hocalarımıza köy odalarında yeni hizmetlerle maziye rahmet okutulması gerekir. Bir millet değerleri ile yaşar. O değerlerin doğal, tarihi, kültürel inanç mektebi Gümüşhane Ayasofya Camii’dir.

Bu konuda yazmaya devam edeceğiz inşallah!

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Nimet Ezber Altın 4 hafta önce yorumlandı

Ağzına sağlık Sabri Şenel abiciğim yüreğine sağlık. Çok güzel yazdın duygulara tercüman oldu.Çok mutlu oldum ben bu yazıya ve tekrar o güzel mabedimizin hak ettiği onuru şerefi tekrar hatırlanması ve hatırlatılması adına. Camimiz o kadar önemliydiki, Ben de bununla ilgili babamdan dinlediğim bir konuyu yazmak istiyorum.En son padişah fermanıyla verilen İmamet İsa Dedem de kalmıştı.Yeni yapılanmaya çalışan devlette çok uzun yıllar boşluk olmuştu. Cumhuriyetin kuruluşundan yaklaşık 30 yıl sonra tekrar camilere kadro tahsis edildi. Ama kadrolar her şehre iki tane ve şehir merkezlerine verildi. Babacığım Hafız Rahmi Ezberi Il Müftüsü çağırıp kadronun birini Gümüşhane merkez Camii'ne Diğerini de bizim camiye ve babama vereceğini söylüyor. Ama camimiz köyde olduğu için adresini Gümüşhane daltaban da gösterip öylece ikinci kadroyu bizim köye veriyorlar. Camimizin maneviyatı ve önemi o dönemlerde çok iyi biliniyordu.

3 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Mevlüt Yakut 4 hafta önce yorumlandı

Abim hekes senin kadar bu degerlere önem verseydi tabelada olurdu

0 Kişi beğendi.