HASAN CELAL GÜZEL'İN ORTAYA ÇIKAN MEKTUBU HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLATTI!k

19 Mart 2018 Pazartesi 11:16

Merhumun mektubundaki samimi ifadeleri hüzünlendirdi. Nur içinde yatsın.

HASAN CELAL GÜZEL'İN ORTAYA ÇIKAN MEKTUBU HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLATTI!k
Hasan Celal Güzel’den okunası bir yazı.. 

MEĞER BEN NE ENAYİYMİŞİM

-Sayın Milletvekillerine ithaf olunur- 

Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir 'enayi' olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren 'beytülmal'ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' dememişti.
Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle 'eşşek gibi' çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece bile doyasıya uyuyamadım. Kimileri bana 'uykusuz müsteşar' adını takıp uçup kaçtığımı söylerdi ama 'Ne akılsız adam yahu!' şeklindeki fısıltılar, her gün yüzlerce telefon konuşmasıyla çınlayan kulaklarıma kadar gelirdi.

Üzerinde 'T.C. Hükümeti' yazan kurşun kalemleri, silgileri ve kâğıtları, sadece resmî hizmetlerde, âdeta okşar gibi incitmemeye çalışarak kullanırdım. Çocuklarım devlet malına ellerini dahi süremezlerdi. Plakaları kırmızı ve siyah renkli resmî arabalara bir defa dahi binmediler. Yüzlerine bakmaya kıyamadığım Mustafam ve Elifim, bir saat daha az uyuyup belediye otobüsleri ve okul servisleriyle okula gittikleri esnada, bendeniz müsteşarlık ve bakanlık yapıyordum. Bırakınız eşime araba tahsis etmeyi, evde devletin personelini çalıştırmayı; idarecilik ve siyaset hayatımda lojmanda oturmadım. Koruma görevlisi de kullanmadım. Arabamın önünde ve arkasında fiyakalı eskortlar hiç bulunmadı. 
Meğer ben ne enayiymişim!...

*

Yaptığım enayiliklerin haddi hesabı yoktur... Meselâ, bendeniz milletvekiliyken -birkaç zarurî toplantı dışında- Meclis lokantasında yemek yemezdim. Zira, burada çalışanlar kamu personeliydi ve çok ucuz olan yemekler milletin kesesinden sübvanse ediliyordu. Sonra, çok beğendiğim halde, aynı gerekçelerle TBMM Sigarası da içmedim. Ceplerim şıkır şıkır metal jetonlarla dolu olarak dolaşır, özel görüşmelerimi kulisteki ankesörlü telefonlarla yapardım. O zaman 'beleş' cep telefonlarımız da yoktu.

Hiçbir hediyeyi kabul etmez; ya reddeder veya demirbaşa kaydettirerek devlete intikal ettirirdim. Yıllarca üst yöneticilik, müsteşarlık, bakanlık yaptım; hâlen evimde bu dönemlere ait -bronz plaketler dışındatek bir hatıra eşya göremezsiniz.

Benim anladığım mânâda siyasete 'Zengin girilir, fakir çıkılır'. Biz enayiler, devlet hizmetini ve siyaseti böyle anlıyoruz. Siyasî hayatımda önüme çıkan yüzlerce fırsatı teperek mal mülk edinmedim. Bilâkis, ANAP'taki Genel Başkanlık mücadelesinde, Bond çantalarda getirilen paraları reddederek, eşimin SSK kredisiyle aldığı Oran'daki daireyi; YDP'nin kuruluşunda da babamdan kalan Malatya'daki ev ile dedemden kalan Gaziantep'teki evin bana düşen hisselerini harcadım.

Bu arada, eşimin uzmanlığıyla ve alınteriyle hak ettiği 'Vakıflar Genel Müdürü' olarak tayin kararnamesini, nasıl engellediğimi de unutmayayım.

Sadece bununla kalsa neyse... ANAP döneminde, şiddetle muhalefetime rağmen çıkarılan 'kıyak emekliliği' reddedip tek maaşa devam ettim. Bu haksız uygulama hâlen devam ediyor. Başbakanlık Müsteşarı'yken, milletvekili maaşlarının buna göre ayarlanmasını gerekçe göstererek kendim için sözleşme yapmadım ve üç yıl müddetle emrimdeki daire başkanlarından bile daha az maaş aldım. 

Meğer ben ne enayiymişim!...
*
Şimdi 70'ine merdiven dayadım. Hâlâ kirada oturuyorum. Kendime ait tek mülküm kitaplarım... Yani, sizin anlayacağınız, gerçek anlamda 'Dikili ağacım dahi yok'. Hizmet hayatım boyunca, muhatabımın bıyık altından gülerek dinlediği, 'Bu fukara millete ben bu masrafı hiç yaptırır mıyım?' lâfım vardı.

Sevgili okuyucularım, bu yazdıklarımı okuyup da sakın bütün bunlardan pişmanlık duyduğumu sanmayınız. Enayilik öylesine içime işlemiş ki geriye dönmek mümkün olabilse gene aynısını yapardım.

Beni bütün 'enayiliğime' rağmen kimseye muhtaç etmeyen Yüce Allahıma hamd ediyorum.

Hasan Celal Güzel



Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 6

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Yasin coşar 4 ay önce yorumlandı

Baştakiler ağlarsa alttakiler güler demiş hazreti ömer.müslümanlar kapitalistleştikçe hayat fakire daha da zor oluyor.hasan güzel demek celal güzel .hasan celal güzel ne güzel bir insanmış .değerini Allah versin.Allah ebeden razı olsun helal olsun

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

TURGUT DURU 6 ay önce yorumlandı

Ey güzel insan nur içinde yat mekanın cennet olsun tüm Bu yaşantın birilerine feyz olurda artık milleti için çalırlar

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tülin Aksuner 7 ay önce yorumlandı

Son Kale de gitti. Nurlarda yat yolun açık olsun. Senin bu yazını bizler okuduk ama ibret alması gerekenler okumaz. İçim acıyor. İyiler birer birer gidiyor.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Cengiz Demirkapu 7 ay önce yorumlandı

Allah rahmetiyle muamelede bulunsun inşaAllah güzel insan senin gibilerin sayısı artsın diyecem ama senin gibi birtane dahi varmı şuan acaba diye düşünüyorum ama dünyalıkla değil sen inşaAllah ahirete yatırım yapmışsın

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Celâl Sarı 7 ay önce yorumlandı

Yaaa rahmeti Rahman yürüyen adaşım.Seni en çok hakkı teslim eden vasfınla tanıyordum ki bu vasıf her babayiğidin içselleştireceği bir vasıf değildir.Devlet de ve millet de en çok bu bu vasfı edinememiş siyasilerimiz ve devletlilerimizden çekiyor.Asra dayanan ömrüne rağmen yerini terketmiyenler,başaran rakibinin. başarısını başarısızlık olarak milleti

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

İsmet Korkmaz 7 ay önce yorumlandı

Böyle Betül mala harama dokunmayan dürüst kişi kaç tane çıkıyor. Kendisi bakanımız Dı. Allah gani gani rahmet eylesin,mekanı cennet olsun,nurlar içinde yatsın. Bu mektubu ölümünden evvel telefonumda kayıtlı defalarca okuduman. Türkiyenin böyle mert dürüst insanlara ihtiyacı var. İnşAllah mükafatını fazlasıyla alır.

0 Kişi beğendi.