İşte Öcalan’ın Kandil’e yazdığı mektubun içeriği

14 Mart 2013 Perşembe 13:43

Gazete yazarı Emre Uslu, Öcalan’ın Kandil’e yazdığı mektubun içeriği ile ilgili bilgileri yazdı.

İşte Öcalan'ın Kandil'e yazdığı mektubun içeriği

 İmralı’da hapis yatan terörist başı Abdullah Öcalan’ın çözüm süreci kapsamında Kandil, PKK’nın Avrupa kanadı ve BDP’ye yazdığı mektuplar muhataplarına ulaştırıldı. Mektupların içeriğinde nelerin olduğu konusunda henüz net bir açıklama yok. Ancak Taraf yazarı Emre Uslu 12 Mart’ta yazdığı yazı ile Öcalan’ın Kandil’e yazdığı mektubun içeriğini açıkladı.

Emre Uslu, Kandil mektuplarının içeriğinin PKK’ya yakınlığı ile bilinen haber ajansında Cahit Mervan isimli gazeteci tarafından açıklandığını duyurdu. Kandil mektuplarına göre anayasal garanti alınana kadar PKK’nın silah bırakmasının öngörülmediğini yazan Emre Uslu, “PKK bir takım adımlar atılıp, Öcalan’ın koşulları düzelmeden de sınır dışına çekilmeyecek” ifadelerini kullandı.

Emre Uslu 12 Mart’ta yazdığı yazıyı bugün Twitter adresinden “Takvim PKK'nın yazdığı gibi işliyor” ifadeleriyle yeniden yayınladı. İşte Emre Uslu’nun Cahit Mervan’ın kaleminden yayınladığı Öcalan’ın Kandil’e yazdığı mektubun içeriği:

”Peşinen söylemek gerekirse İmralı’da görüşmelerde fikriyat düzeyinde önemli mesafe kaydedilmiş. Aslında Kürt kaynakları PKK lideri Abdullah Öcalan’ın üst not iliştirerek BDP, Kandil ve Avrupa’ya gönderdiği aynı içerikli mektubu ‘genel mutabakat metni’ olarak nitelemesini önemli buluyorlar.

Öcalan BDP, Kandil ve Avrupa’ya gönderdiği mektubu 13 Şubat’ta hükümet yetkililerine verdiğini kardeşi Mehmet Öcalan aracılığıyla açıklamıştı. Görünen o ki Öcalan’ın ‘genel mutabakat metni’ olarak nitelediği metne ilişkin Türk devlet ve hükümet yetkilileri de kendi aralarında istişarede bulundular. ‘Genel mutabakat metninde’ yer alan hususlara ilişkin kendi aralarında karara vardıktan sonra suni olarak yaratılan ‘İmralı’ya kim gidecek’  krizine son verdiler. Ve adaya ikinci BDP heyetinin gitmesine ‘izin’ verdiler.

Edindiğimiz bilgilere göre, bu hafta içinde hem Kandil’den hem de Avrupa’dan iki mektup Öcalan’a gönderilecek. Bu mektuplarda genel olarak İmralı sürecine ve Öcalan-devlet görüşmesinde üzerinde anlaşılan ‘mutabakat metnine’ destek verilecek. Mektuplarda büyük ihtimalle sürece ait riskler ve Türk hükümetinin olası tuzaklarına da dikkat çekilecek.

Herkes şunu merak ediyor, bundan sonra ne olacak? Süreç nasıl ilerleyecek? Adımlar tek taraflı mı, yoksa çift taraflı mı atılacak?

Şunu belirtmekte yarar var. Süreç tarafların ana ilkelerde anlaşması ve mutabakata dönüşmesi koşuluyla başlamış oluyor. Ancak her şey bıçak sırtında gidiyor.

ATEŞKES ÇİFT TARAFLI OLACAK

Evet. 21 Mart’ta veya daha sonra bir ateşkesin yürürlüğe girme olasılığı hayli yüksek görünüyor.  Ancak ateşkes kesin bir şekilde çift taraflı olacak.  Devlet, Öcalan’ın çağrısı üzerine PKK’nın ilan edeceği ateşkese mutlak bir şekilde uyacak. Uymadığında Kürt tarafı ateşkesi fiili olarak geçersiz sayacak. Yani ‘siyasetle müzakere, teröristle mücadele dönemi’ noktalanacak. 

Çift taraflı ateşkes ile birlikte Öcalan’ın özgür hareket etmesi için koşullar yaratılacak. Bu olmadan süreç ilerlemeyecek. Türk tarafının oylama, zamana yayma çalışmaları, Kürt tarafınca anında bloke edilecek ve süreç deşifre edilerek, kesintiye uğrayacak.

ÖNCE DEMOKRATİK REFORMLAR, SONRA ÇEKİLME

Öcalan’ın gönderdiği mektupta yazdığı iddia edilen ‘sadece idari tedbirlerle bu iş yürümez’ tespitine paralel olarak TBMM devreye girecek. Yasal ve demokratik reformları hayata geçirecek. Anayasa değişikliği, Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı, seçim yasası, barajın düşürülmesi, Köye dönüş için çalışmalar başlatılacak. PKK ve KCK dahil olmak üzere Kürt hareketinin bütün aktör ve yöneticileri dahil olmak üzere, özgür siyaset yapmaları önündeki engeller bir bir kaldırıldıkça ve bu konuda güven verici yasal düzenlemeler yapıldıkça PKK aşamalı olarak ikinci adımı atacak.

Görünen o ki Türk hükümeti ‘genel mutabakat metnine’ bağlı kalır ve atacağı adımları zamanında atarsa Kürt gerillası Kuzey Kürdistan sınırları dışına çıkmaya başlayacak. Ancak bu çıkış aynı zamanda yeni bir Kürt-Türk ittifakının temelini oluşturacak. Kürdistan parçaları arasındaki ilişkiler özgürleşecek. Bir anlamda Kürdistan’la birlikte ‘misak-i milli’ güncelleşecek.

PKK SİLAHLARA VEDA ETMEYECEK

PKK silahlara veda etmeyecek. Aksine Öcalan’ın mektupta belirttiği iddia edildiği biçimiyle Kürt ve Kürdistan’ın ‘varlık ve özgürlüğü güvence altına alınmadan silahlar bırakılmayacak.’ Kürtler her şart ve koşulda bu güvence sağlanmadan öz savunma güçlerini koruyacaklar.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın inisiyatifi ile başlayan ve devam eden İmralı süreci Kürtler açısından şimdiden önemli kazanımları ortaya çıkarmış durumda. Her şeyden önce çift taraflı ve kalıcı bir ateşkesten en fazla Kürtler yarar sağlayacak. Kürt-Kürt ilişkisi, Kürdistan’ın parçaları arasındaki ilişki ve dayanışma nitelikli bir sıçrama yakalayacak. Hewler’de Kürdistan Ulusal Kongresi kısa bir dönemde PKK’nin resmi ve eşit katılımıyla toplanabilecek.

Batı Kürdistan devrimi Kuzey’deki barış sürecinden olumlu etkilenecek. Kısmen bu başlamış durumda. Güney Kürdistan, hem Kuzeyle ekonomik-sosyal-kültürel ve politik ilişkisini geliştirecek, hem de Ankara ile ilişkilerinde daha rahat ve eli güçlenerek hareket edecek. Kısa bir gelecekte PKK, ABD ve Avrupa’nın ‘terör örgütleri listesinden’ çıkmış olacak. Kürt diplomasisinin yeni politik manevra alanları açılacak.

KCK ve PKK’nin Kuzey ve Türkiye siyaset sahnesinde özgürce kendisine yer bulması, bu süreçle birlikte 14 yıldır İmralı’da esir tutulan Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması Kürt sorununun çözümü konusunda nitelikli bir değişime yol açacak. Kürtlerin statüsü ve Türkiye’nin yeniden idari şekillenmesinin belirlenmesiyle barış sürecinin önemli bölümü bir anlamda tamamlanmış olacak.”

İşte tamı tamına böyle. Eğer bu metin doğruysa bu bir barış mutabakatı değil olsa olsa hezimet mutabakatıdır. PKK kendi çerçevesinden mektupların içeriğini açıkladı. Eğer bunlar doğru değilse hükümet veya PKK kanadı açıklama yapıp bu yazılanların içeriğinin yalan olduğunu beyan etmek durumunda. Yoksa bu içerikten bir barış değil PKK cumhuriyeti doğar. Kimse kusura bakmasın ama yalın gerçek bu.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x