KLAVYE MÜCAHİTLİĞİ YA DA SANAL KAHRAMANLIK!

03 Temmuz 2017 Pazartesi 21:15

Sosyal medya üzerine düşünceler...

KLAVYE MÜCAHİTLİĞİ YA DA SANAL KAHRAMANLIK!
 Sosyal medyada, bazı özel günlerde (özellikle de cuma mesajları) yapılan paylaşımlara ve mesajlara baktığımızda çok güzel dua ifadelerine veya yaldızlı sözlere bol miktarda rastlamaktayız. Hatta öyle ki cuma namazı kıldığımız zaman bile ‘hayırlı cumalar’  mesajı gelmekte. Din, sanat ve siyaset konularında bir mesaj attık mı oh ne rahat her şey güllük gülistanlık. En iyi, en kaliteli Müslüman benim, bütün dini görevlerimi yaptım edası içinde hayatımıza devam ediyoruz. Hiç bir emek harcamadan iyi dilekte bulunarak sandalye, klavye ve monitör eşliğinde sözüm ona memleket kurtarılıyor. Elini taşın altına koymadan, hiçbir emek sarf etmeden bir yerlerden kopyalanan mesaj gönderilerek işin sadece demagojisi yapılıyor. Dünyada neler olup bittiğini bile gözlemleme zahmetine bile katlanmadan bir mesaj paylaşılınca iş tamam oluyor. Belki de pasif iyi olmanın en büyük göstergesi klavye mücahitliği. Elbette ki bunları yazarken çağımızın internet çağı olduğunu unutmuyorum. İnternet aktif ve etkili kullanılmalıdır. Bu ayrı bir konudur.

Dünyamızda ve coğrafyamızda olumlu ya da olumsuz birçok olay oluyor. Gelişen olayların hiç biriside tesadüfen veya kendi kendine gerçekleşmiyor. Uzun soluklu ve planlı çalışmaların sonucu gerçekleşiyor. Özellikle de coğrafyamızda gerçekleşen birçok olay yaşadığımız üzere Müslümanların aleyhine. O halde bu olumsuzlukları gidermenin yolu sadece iyi dilek ve temenniler de bulunmak mı? Olumsuzluklar kendiliğinden olmadığına göre bu olumsuz durumdan kurtulmak ta kendiliğinden ve sadece iyi dilek mesajları ile gerçekleşmeyecektir.


Bu dünyada gerçekleşmesi istenilen somut isteklerde çalışmak önemli bir unsurdur. Çünkü özgür ve sorumlu birey olmanın gereğini yerine getirmeden sadece kolay yoldan talep eden olma, sorumlu bir insan olma anlayışına aykırıdır. Yüce Allah Necm suresi 39. ayette “İnsan ancak kendi çalışmasının karşılığını elde edebilir.” buyuruyor. Çoğu durumda dua, sorumluluktan kaçmak, tembellik, eylemsizlik ifade etmekte;  dua eden insanlar, dualarının gerçekleşmesi hususunda bir çaba ortaya koymamaktadır. Bu durum ayete aykırıdır.


Evet, olumsuzlukları olumlu bir duruma çevirmek için bir mücadele ortaya koymak konuşmaktan, yazmaktan zordur. Ancak doğrusu da söz ve davranış bütünlüğüdür. Bu manada dua, pasif bir kader anlayışının aksine aktif bir süreçtir ve eylem ile iç içedir. Çünkü pasif olan bir davranıştan hiç bir üretken güç çıkamaz. Dua ise, üretken bir güçtür, dinamik bir süreçtir. 


Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan ayını fırsat bilerek sözlü dualarımızı fiili duaya dönüştürmeye gayret edelim. Selam ve dua ile…

(Alıntı)




Yorum Gönder

@name x