LOZAN ANTLAŞMASI HEZİMET Mİ?.. (Faruk Ülker)

02 Şubat 2018 Cuma 22:11

Faruk Ülker'in bu konudaki kapsamlı yazısının üçüncü bölümü..

LOZAN ANTLAŞMASI HEZİMET Mİ?.. (Faruk Ülker)
 LOZAN ANTLAŞMASI HEZİMET Mİ?....

---Üçüncü bölüm----

Tarih, tarihi gerçeklerle yazılmadığında saptırılmış olur.Tarihin gerçekleri de, içinde yaşanıldığı zamanda ki şartlar nazara alınarak değerlendirilmezse hakikatlerin ortaya çıkması güç olur...Her hakikat ise, zamanın ve olayların şartları içinde gizlidir...


Bilindiği gibi Lozan'da Türkiye'ye karşı ; İngiltere-Fransa-İtalya'nın oluşturduğu müttefikler cephesi, Balkan Ülkelerinin oluşturduğu Balkon Bloku ve diğer ülkeleri de içine katarsak bu ülkelerin oluşturduğu bir diğer blok ortaya çıkar...


Dolayısıyla Lozan'da: Başta İngiltere- İtalya- Fransa- Japonya-Yunanistan- Romanya- Sırp- Hırvat-Slovenya- Boğazlar konusunda Sovyet Rusya- Bulgaristan; bazı konuların görüşülmesinde Portekiz ve Belçika Devletleri ve ABD olmak üzere her biri Türkiye'ye karşı blokta yer alan devletlerdir...Türkiye tüm bu devletlere karşı tek başına mücadele etmek zorunda kalmıştır...


Daha önceden de belirttiğimiz üzere Türkiye, Lozan'a MUDANYA ateşkes anlaşmasının ve KURTULUŞ HARBİNİN galibi olarak giderken; müttefikler ise görüşmeler boyu, Türkiye'yi, MONTRÖ ATEŞKES ANLAŞMASININ ve 1.DÜNYA SAVAŞININ mağlubu olarak görmek istemişlerdir. ATATÜRK'ÜN ifadesiyle; Türkiye'den ''.... son üç, dört yılın değil, 300-400 yılın hesabını sormak...'' için masaya oturmuşlardır...


Lozan, 1912-1922 yılları arasındaki 10 yıllık aralıksız devam eden bir barış antlaşmasıdır. Bu antlaşma iki ülke arasında yapılan bir antlaşma değildir.Türkiye'nin birden çok ülkelere hakimiyet ve tam bağımsızlığını kabul ettirdiği ülkeler arası bir antlaşma özelliğine sahiptir... Antlaşma yapılan tüm devletlerden sadece SOVYET RUSYA Devleti, TÜRK TEZLERİNİ DESTEKLEMİŞTİR...


10 yıl içinde Osmanlı Devleti bütün Rumeli'yi yani Rumeli'de 170.000 km2 toprak kaybetmiştir, Arap Vilayetlerinin hemen hemen tamamını kaybetmiştir. Adriyatik'ten Edirne'ye kadar olan EVLAD'I FATİHAN DİYARI RUMELİ'DE Kİ TÜRKLER; katliamla, yoksullukla, yoklukla,salgın hastalıklarla mücadele ederek, dize kadar çamurlar içinde ayaklarında ki çarıklarla, bazıları ise yalın ayak ve kağnı arabalarıyla , göç ederek Türk nüfusu tehcire zorlanmıştır.. .


Balkan Savaşı -Birinci Dünya Savaşı ve ardından Türk'ün İstiklal Savaşı , 10 yıl aralıksız sürmüş ve bu savaşlar sırasında takriben 5 Milyon Müslüman Türk Evladı, cephelerde ki ve cephe gerisindeki çarpışmalarla ve göç yollarında, açlıktan, yoksulluktan,salgın hastalıklardan ve katliamlardan hayatını kaybetmiştir...


Belki de tarihin en büyük katliam ve tehciri 10 yıllık savaşlar sırasında Türk Milletine yapılmıştır...Yine ardı arası kesilmeyen bu savaşlar sırasında ANADOLU'DA yaşayan 14 Milyon nüfusun,belki de 1 Milyon'undan fazla insan ise; topal,kör,çolak ve sakat kalmıştır...(Taha Akyol,Bilinmeyen Lozan, 2014 baskı)


Bu insanların; evde ekmekleri,çayına koyacak şekerleri,ayaklarında ayakkabıları,giyecek elbiseleri, hülasa sefillikten ve yoksulluktan başka elde avuçta bir şeyleri yoktur...Tek bir istisna ; yüreklerindeki vatan aşkı ve düşmanları topraklarımızdan kovma aşkı bütün zulüm ve felaketlere karşı her daim yüreklerinde hissetmenin gücü ve azmi ile tüm zorluklara dayanmışlardır.Artık insanlar savaşlardan bıkmış; onurlu ve kalıcı bir barışın beklentisi bütün insanların müşterek duygularını oluşturmuştur...


İSMET PAŞANIN LOZAN'DA Kİ MÜCADELESİ...


İşte bu şartlar altında İsmet Paşa, Lozan'da kendisine TBMM tarafından verilmiş 14 maddelik bir talimatnameye uygun olarak talimatlar doğrultusunda hareket etmiştir.Lozan görüşmeleri başladıktan 3 ay sonra kesilmiştir. Müttefiklerin Türk Heyetine sunduğu SEVR'İn biraz daha yumuşatılmış şekli olan antlaşma taslağı,Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Meclisin onayıyla REDDEDİLMİŞTİR...


LORD CURZON'UN ifadesiyle, ''...İsmet, söylediğimiz herşeye aynı sıradan bayatlıkla cevap verdi: BAĞIMSIZLIK VE HÜKÜMRANLIK!...'' (Bilal Şimşir Lozan Günlüğü)


Bu tasarı Lozan görüşmelerini adım adım inceyen gazeteci Ali Naci Karacan'a göre de: ''....Sevr'in bir başka türlüsü idi.Türkiye'nin adli,mali,ekonomik istiklalini baltalayan bir şeklidir....''


İsmet Paşa 4.Şubat 1923'te,Sevr'in biraz yumuşatılmış tasarısına karşı Türk Tezlerinin yer aldığı karşı tasarı sunmuştur.Amerikan delegesi GREW,İsmet Paşanın karşı nota sunmasını günlüklerinde şöyle anlatır:


Kısaltarak okuyalım. ''....Davet sahibi ülkelerin delegeleri, anında LORD CURZON'UN odasında toplandılar.Saat 05.30 da uzmanlardan oluşan büyük bir gurupla otelinden gelmiş olan İSMET'DE içeriye davet edildi.Saat 07.00 da Bentinek telefonla beni arayarak Türkler'in kısa bir süre içinde anlaşmayı imzalayacaklarını tahmin ettiğini,bütün delegelerin bu tarihi ana tanıklık etmesi için Lord Curzon'un odasında toplanmalarını istedi...


Birdenbire saat 08.00'de üst katdaki kapının açılma sesi geldi.Herkes ayağa kalkarak merdivenlere doğru yöneldi.Bir anda İSMET göründü.Silindir şapkasını çıkardı, sağa ve sola doğru hafifçe eğilerek lobideki kalabalığı selamladı ve olabildiğince gülümseyerek OTELİ TERK ETTİ...Böyle bir hadiseyi unutmam asla mümkün olmayacaktı.Konferans başarısızlığa uğramıştı....


Bir anda LORD CURZON, öfkeli bir boğa gibi odaya daldı, bize bir bakış fırlattıktan sonra yumruklarını havaya sallayarak aşağı yukarı dolaşmaya koyuldu...Kan ter içinde kalmış durumda bakışları hepimzin üzerinde geziyordu.Bağırmaya başladı.Tam dört buçuk ölümcül saat bekledik...İSMET SÖYLEDİĞİMİZ HERŞEYE HEP AYNI SIRADAN BAYATLIKLA BAĞIMSIZLIK VE HÜKÜMRANLIK!...Her şey bitmişti..Curzon korku uyandıran bir ruh hali içindeydi.....'' (Bilal Şimşir Lozan görüşmeleri,s. 411 vd..)


Curzon daha sonra İsmet Paşa'nın bu tarihi direnişini, ''İNANILMAZ'' olarak nitelendirmiştir....


Bunun üzerine İsmet Paşa görüşmeleri yarıda bırakarak ve oteli terk ederek; 4 Şubat 1923'te Türkiye'ye geri döndü ve Lozan görüşmeleri kesildi...Konferans dağılır dağılmaz ATATÜRK,Türk Ordusuna derhal ''SAVAŞA HAZIR OL'' emrini vermiştir...Kararlılığını teyit etmek için derhal İzmir Limanında demirli FRANSIZ SAVAŞ GEMİLERİNİ KOVMUŞTUR...


Kanuni Sultan Süleyman zamanında verilip de sürekli yenilenen KAPİTÜLASYONLARIN kaldırılmasına yanaşmayan Batı'ya karşı, ekonomik bağımsızlık konusunda kararlığımız göstermek açısından İZMİR'DE İLK DEFA İKTİSAT KONGRESİNİ topladı...


Konumuza devam edelim:


Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi;1.Dünya savaşından sonra en ağır antlaşma 433 maddelik Osmanlı'ya imzalatılan SEVR antlaşmasıdır.Temel amacı Türkiye'yi Avrupa'dan tamamen atmak, hatta Anadolu'ya sıkıştırarak Asya steplerine geri sürmektir...İngiliz Başbakanı William Gladston'un, '' ...Türkler medeniyetsiz bir ırktır,kötülüklerini alıp gitmelidirler...''(Taha Niyazi Karaca,Büyük Oyun,İngiltere Başbakanı Gladstone'un Osmanlı'yı Yıkma Planı,İstanbul, 2011 baskı, s. 172 vd...'')


Yine azılı Türk düşmanı Lloyd GEORGEA, 18 Ağustos 1919 Avam Kamerasında Sevr Antlaşması için şunları söylemektedir: ''....1.Dünya Savaşı sonunda en ağır cezanın Almanya'ya değil, Türkiye'ye verilmelidir.Sulh şartları ilan edilince,zaten Türkler'in deliliklerinden, kötülüklerinden,cinayetlerinden dolayı ne kadar ağır cezalara çarptırılacakları görülecektir...Cezalar onların en büyük düşmanlarını bile kafi derecede tatmin edecek kadar müthiş olacaktır...'' ( Zafer Tarık Tunaya,Türkiye'de Siyasi Gelişmeler)


Sevr Antlaşmasının mimarlarından İngiltere Dışişleri Bakanı LORD CURZON, 7 Ocak 1920 tarihinde kabine toplantısında, TÜRKLER'İN İSTANBUL'DAN ATILIP, KONYA MERKEZLİ KÜÇÜK BİR ASYA DEVLETİ HALİNE GETİRİLMESİ PROJESİNİ kabineye görüşmek için sunmuştur..(Taha Akyol,Bilinmeyen Lozan)


Bu gelişmelerden sonra Türkiye'nin kararlı ve taviz vermeyen adımları karşısında 3 ay sonra 23 Nisan 1923'te Lozan Konferansı yeniden başladı...Lozan'da kararlı olarak; '' BARIŞ İSTİYORUZ, AMA GEREKİRSE SAVAŞIRIZ...'' tezi çok inandırıcı ve karşı blok açısından ise endişeyle takip edilmesi başarılı sonuç alınmasında en önemli etken olmuştur...Lozan'da Türk tezinin odağında Misak'ı Milli ve tam bağımsızlık isteği vardır...


İsmet Paşa,Lozan'daki direnişi sırasında tarihçiler yaşlandığını belirtirler!..Kendisi de 22 Aralık 1922'de Atatürk'e gönderdiği telgrafta şöyle demektedir:


''...Görüştüğümüz zaman saçlarımı bembeyaz, yaşımı 10 yaş daha ileri bulacaksınız...'' (Bilal Şimşir.Lozan Günlükleri)


Fakat ne yazık ki Lozan üzerine yazılmış bulunan çeşitli bilimsel kitaplar ve hatıratlar, Türkiye Cumhuriyeti'ne düşmanlık iç güdüleriyle yazılmış, '' fesli meczup KADİR MISIROĞLU'NUN, LOZAN ZAFER Mİ HEZİMET Mİ propaganda kitaplarının gölgesinde kalmış olduğu da bir gerçektir...''


Oysaki ; Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devletinin TAPU SENETİDİR...Bu tapu senedini yırtmak isteyenler gerçeklere aykırı bir çok yalan üretip,genç dimağları zehirlemek istemektedirler...02.02.2018


Türk Ocakları
Ümraniye Şube Başkanı
AV.Faruk Ülker


Tarihi belgeler ışığında Lozan konusuna devam edeceğiz.






Yorum Gönder

@name x