MHP'NİN KALESİNDE GERÇEKLEŞEN SON MİTİNGİ İKTİDARIN MÜJDELEYİCİSİ OLDU !

04 Haziran 2015 Perşembe 22:14

mhpnin kalesinde gerçekleşen son mitingi iktidarın müjdeleyicisi olduMilliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, memleketi Osmaniye'de konuştu. Bahçeli daha sonra partisinin Adana mitingine katıldı.

MHP'NİN KALESİNDE GERÇEKLEŞEN SON MİTİNGİ İKTİDARIN MÜJDELEYİCİSİ OLDU !

 Devlet Bahçeli, memleketi Osmaniye'de kendi adını taşıyan bulvarda yaklaşık 35 bin kişiye hitap etti. Bahçeli platforma çıkarken kırmızı ve beyaz renklerde yüzlerce balon uçuruldu. Konuşmasına memleketinde olmaktan gurur duyduğunu söyleyerek başlayan Bahçeli, "İçinizden çıkmış bir hemşeriniz olarak Osmaniye'yi sürekli ruhunda taşıyan birisiyim. Anılarımın, hedeflerimin, hayallerimin şehridir. Osmaniye doğup büyüdüğüm, hayatım boyunca üzerine titrediğim kutlu bir vatan köşesidir" diye konuştu.

"ALAYI BİRDEN BİZİ ENGELMEYE ÇALIŞIYOR"

7 Haziran'da yapılacak seçimler için çıktıkları yolda birçok engeller karşılaştıklarını belirten Bahçeli, şunları söyledi:

"Kısıtlı imkanlarla yüksek mücadeleler veriyoruz. Cesur bir yüreğimiz, Türk Milleti'ne sevdalı bir kalbimiz var. Geri adım atmayacak kararlılığımız, yenilmeyecek, eğilmeyecek güçlü bir irademiz var. Ne kadar Türkiye karşıtı varsa şu an karşımızda. Ne kadar ihanet figüranı varsa önümüzde. Alayı birden bizi engellemeye çalışıyor, MHP'nin yürüyüşünü kesmeye gayret ediyorlar. Çünkü MHP'nin yürüyüşü her gün hızlanıyor. bugüne kadar imar edilmiş iftiraları pimi çekilmiş bomba gibi üzerimize fırlattılar, sabrımızı test ettiler, ayak oyunlarıyla, tuzaklarla yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalıştılar. Karanlık kampanyalarla yürüyüşümüzü engellemek istediler. Peki başarabildiler mi? Bizi yıldırabildiler mi? Elbette hayır. MHP, kolay lokma değildir."



"TÜRKİYE, KURTARILMAYI BEKLİYOR"

Millete güvenip Allah'a inanarak iktidara yürüdüklerini ve bu yolda hemşerilerini de yanında görmek istediğini, onlarla birlikte yürümek istediğini söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Mazlumlar feryat ediyor onlar için yürüyoruz. Yoksullar umut bekliyor, işsizler yardım diliyor. Bir dilim ekmeğe muhtaç milyonlar için, kimsesizler, darda kalmışlar için yürüyoruz. Huzursal bir gelecek ve toplumsal onarım için yürüyoruz. Yürümek zorundayız, zira yapacak çok işimiz var. Yürümeliyiz, zira Türkiye kurtarılmayı bekliyor. Gavurdağı'nın yiğitleri şimdi söz sırası sizde. Sorduğum sorulara cevap istiyorum. Ama bu cevap öyle bir gelsin ki Ankara'daki haram ve hıyanet iktidarının ele başları Osmaniye'de ne oluyor diye köşe bucak saklansınlar. 7 Haziran geldiğinde bir diğerlerine bir de MHP'ye bakıp bizimle yürüyecek misiniz? Bir taraftan AKP'li yılları düşünüp, diğer taraftan MHP'yle gelecek güzel günleri hayal ederek bizimle yürüyecek misiniz? Osmaniye'ye gelip ileri geri konuşan Davutoğlu, herhalde bu cevapları duymuştur. Hazine imkanlarıyla tesisi olmayan düzmece açılış yapan 17-25 Erdoğan da Gavurdağı'nın kararını sanırım iyice öğrenmiştir."

"BU DAVUTOĞLU ALEM BİRİSİ"

Konuşmasının devamında Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yüklenen Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:

"Bu Davutoğlu alem birisi. Son günlerde eli ayağına dolaştı, dili peltekleşti, beti benzi sarardı. Giden Başbakanlığa mı üzülsün, kaybettiği itibarına mı yansın? Hep dedim ya Allah kimseyi Davutoğlu'nun durumuna düşürmesin. Merak ediyorum Başbakanlığı boşbakanlığa çevirmesinin vebalini nasıl kaldıracak. Akşam yastığa başını koyduğunda acaba huzurlu uyuyabiliyor mu, yoksa 'Bu işe nereden girdim, Erdoğan'ın tuzağına nasıl düştüm?' diye geceler boyunca kafasını duvarlara mı vuruyor? Ağzından çıkan hezeyan dolu sözler ne denli korktuğunun işaretidir. Davutoğlu'nun hatları iyice karıştı, kaçak ve karanlık sarayın yüksek gerilimi kendisini çarptı, devreleri hepten yandı, aklı tamamen şaştı, iradesini sorarsanız o temelden kayboldu. Ismarlama da olsa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının acziyet içinde kıvranması ülkemiz adına külfet ve ilave bir maliyettir ve bunun ceremesi herkes için ağırdır. Türkiye ilk defa makamını kötüleyen, partisi için oy istemek yerine sahibine çalışan ve koltuğunun altına başkanlık dinamiti döşeyen bir Başbakana şahit oldu. Türk Milleti ilk kez, kendisi olmayan, kendi gibi davranamayan, kopyacı, mütegallibe (zorba) hayranı, müflislikle anılan, etkisiz, yetkisiz, ezik bir Başbakan gördü. Ama bu devran 4 gün sonra bitecek. 4 gün sonra Türkiye küllerinden doğacak. Haramzadelerin muhafızlığını üstlendiği AKP kervanı 4 gün sonra kontak kapatacak. Davutoğlu ve hükümeti, Erdoğan'ın ahlaksız takviye ve müdahalelerine rağmen sandıkta kayıp düşecek."

AKP KADROLARI HESABA ÇEKİLECEK

Pazar günü yapılacak olan seçimin tarihin en önemli günü ve Türkiye'nin Ak Parti'den kurtulma gününün başlangıcı günü olacağını belirten Bahçeli, hemşerilerinden sandıklara sahip çıkmasını istedi,, şöyle devam etti:

"Sandık yolsuzluğuna, oy hırsızlığına teşebbüs eden şaibeli yüzlere karşı uyanık olunuz. Sandıklarda oyun olmadıktan sonra AKP gidiyor ve AKP, tek başına MHP iktidarında ilkesiz ve fırsatçı yandaşları ile beraber mutlaka ve mutlaka hesaba çekilecek. AKP kadroları; milli bünyemizde açtıkları derin yaraların, milli ekonomimizde açtıkları dipsiz kuyuların, milli ahlak ve adalete verdikleri feci hasarların, milli varlığımıza yönelik ağır tahribatların hesabını Yüce Divan'da ve mahkemelerde birer birer vereceklerdir. Bunların hesabını sormak da Milliyetçi Hareket Partililer için Türk Milleti adına milli bir görev olacaktır. Bu görev için vakit yaklaşmaktadır.

Tek başına iktidarın ışıkları görünmektedir. Osmaniyeliler, Milliyetçi Harekete vereceğiniz her oyla ayakkabı kutularından çıkan soygun paralarının hesabını soracaksınız."

"HEM ERDOĞAN'IN HEMDE DAVUTOĞLU'NUN KAYGISI BUNDANDIR"

Bahçeli, konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan'ı da eleştirerek şunları söyledi:

"Müslüman cinayetlerine mihmandarlık yapan içimizdeki Haçlı bakiyelerini unutmayınız. AKP-PKK-HDP-İmralı canisi arasında kurulan al ver sürecini unutmayınız. 'Türküm' demeyi suçlayan, andımızı kaldıran, bayrağı tahrik gören müzakerecileri asla hatırdan çıkarmayınız. Hesap günü yaklaşıyor. Milliyetçi Hareketin tek başına iktidarı ufukta görünüyor. Hem Erdoğan'ın, hem de Davutoğlu'nun kaygı ve korkusu bundandır. Bunun için en aşağılık iftiraları atma çabasındalar. Bu nedenle Milliyetçi Hareketi karalama gayreti içindeler. Erdoğan'ın bizim milliyetçiliğimize kafatasçılık demesi içinde bocaladığı tutsaklığın ürünüdür. Buradan uyarıyorum. Bizim milliyetçiliğimizi batının zalim milliyetçiliği ile karıştırmayın. Bizim milliyetçiliğimizi kendi kabile zihniyetinize bulaştırmayın. Bizim milliyetçiliğimiz kapsayıcıdır. Bizim milliyetçiliğimiz kucaklayıcıdır. Bizim milliyetçiliğimiz paylaşma ve bölüşme esaslıdır. Bizim milliyetçiliğimizde adalet ve hakkaniyet vardır. Bizim milliyetçiliğimiz, zalimin karşısında, mazlumun yanındadır."
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x