REFERANDUM OLURSA TÜRKİYE’NİN MUSUL VE KERKÜK’E GİRME HAKKI DOĞAR!

04 Ağustos 2017 Cuma 22:15

Barzani'nin yapmaya çalıştığı referandum bize hak doğurur. Ancak, bu hakkı kullanacak dirayette birilerinin iktidarda olması gerek. Şimdiden u yolda atılması gereken diplomatik adımlar var.

REFERANDUM OLURSA TÜRKİYE'NİN MUSUL VE KERKÜK'E  GİRME HAKKI DOĞAR!
 Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, 25 Eylül 2017 tarihinde Kuzey Irak’ta bağımsızlık konusunda referandum düzenleyeceğini bütün dünyaya ilan etti. 

Barzani geçen ay Alman basınına yaptığı açıklamada, “Referandum bizim doğal hakkımızdır. Bu konu, Bağdat’la aramızdaki iç meseledir. İran ve Türkiye’yle hiçbir ilgisi yoktur. Bir ulusun kendi geleceğine karar vermek istemesinin, demokrasi ve insan haklarına aykırı hiçbir yanı yoktur. Bu referandumu yapmak için hiç kimsenin izin ve müdahalesine ihtiyacımız da yoktur” dedi.

Barzani’nin bu açıklamasına İngiltere ve İran sert tepki gösterdirirken ABD referandumun henüz zamanı gelmediğini söyledi. Türkiye’den tepki ise, Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık 09 Haziran 2017 tarihli açıklamasında Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumu yapılmasının vahim bir hata olacağı ifade edildi.

Milli Savunma Bakanı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, Kuzey Irak’ta yapılması planlanan referanduma dair yaptığı açıklamada “Referandumun gerçekleşmesi ve Bağımsız Devlet kurulmasına karar verilmesi halinde Türkiye ve İran, İkinci İsrail Devleti ile komşu olacak.” dedi.

“KUZEY IRAK BÖLGESİ TÜRK TOPRAĞI OLUR”

Yalım açıklamasında ABD’li bir komutan ile Türk Askeri Ateşesi arasında yaşananları şöyle anlattı:

“ABD’nin Bahreyn Manama’da konuşlu 5. Deniz Kuvvetleri Filosunun Komutanı Koramiral Timoty Keatings, 2002 yılında Ürdün Amman’da katıldığı bir resepsiyonda Türk Askeri Ataşesine önemli açıklamalarda bulundu. Koramiral Keatings, ‘ABD’nin, İngiltere ve Türkiye ile birlikte Irak’ta savaşa girmek istediğini ve Saddam yönetiminin devrilmesi sonrasında Irak’ı üçe bölerek kuzeyde Kürt Devleti orta bölgede Sünni Devleti ve güneyde Şii Devleti kuracaklarını’ söyledi. 

Türk Askeri Ataşesinin, ‘Kuzey Irak’ta 3,5 milyon Türk var, onlar ne olacak?’ sorusuna verilen cevap ilginçti. Keatings, ‘Kuzey Irak’taki Türkler, kurulacak Kürt Devletinin egemenliği altında yaşarlar, beğenmezlerse Türkiye’ye giderler’ dedi. Bunun üzerine Türk Askeri Ataşesi, ‘Irak’ın üçe bölünmesi halinde 5 Haziran 1926 tarihli Ankara Antlaşmasının geçerliliğini yitireceği ve statüko ante’ye dönülerek Musul ve Kerkük petrol alanları dahil olmak üzere Kuzey Irak bölgesinin Türk toprağı olacağını’ vurguladı. Türk Askeri Ataşesinin, ‘ABD’nin kurmak istediği devlet Kürt Devleti mi yoksa İkinci İsrail Devleti mi’ sorusuna karşılık olarak Koramiral Keatings, ‘yorum yok’ demekle yetindi.”

“MUSUL VE KERKÜK PETROL ALANLARI DAHİL OLMAK ÜZERE…”

 Ankara Antlaşmasıyla ilgili de bilgiler veren Yalım açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Türkiye ile Irak arasındaki sınırı belirleyen ve komşuluk ilişkilerini düzenleyen Ankara Antlaşması, 05 Haziran 1926 tarihinde, Türkiye, Irak ve İngiltere arasında imzalanmıştır. Antlaşmanın 1. Maddesi ile Türk-Irak hududu, Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihinde kararlaştırdığı şekilde (Brüksel Sınır Çizgisi) kesinleşmiştir. Kuzey Irak’ta bağımsız bir devlet kurulması halinde 1926 Ankara Antlaşması ile Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihli kararı ortadan kalkmış olacaktır. Böyle bir durumda statüko ante’ye dönülerek Musul ve Kerkük petrol alanları dahil olmak üzere Kuzey Irak bölgesi yeniden Türk toprağı olacaktır.

-Türkiye, 1926 Ankara Antlaşmasının tarafları olan İngiltere ve Irak nezdinde diplomatik girişimlerde bulunmalı, tarafları referandumun neden olacağı vahim sonuçlar konusunda uyarmalı ve referandumun yapılmasına kesinlikle engel olmalıdır.

-Türkiye, İngiltere ve Irak’ın yeterli tepki vermemesi halinde 29 Mart 1946 Türkiye – Irak Dostluk ve İyi Komşuluk Antlaşmasının 11. Maddesinden kaynaklanan hakkını kullanarak uygun tedbirlerle referanduma engel olmalıdır. Anılan madde Türkiye’ye, Irak’ın ülke bütünlüğüne yönelik hareketlere karşı engel olma yetkisi vermektedir. 

-Kuzey Irak – Ceyhan boru hattı derhal kapatılmalıdır.

-Barzani’nin Türkiye’de bulunan paravan şirketlerine el konulmalıdır.

-1926 Ankara Antlaşmasının taraflarına, ABD ve Birleşmiş Milletlere, Kuzey Irak’ta referandum yapılması halinde Türkiye’nin statüko ante’den kaynaklanan hakkını kullanacağı diplomatik nota ile duyurulmalıdır.”

Yorum Gönder

@name x