SIFIR SORUNLU DIŞ POLİTİKADAN DOSTSUZ YALNIZ TÜRKİYE'YE!

14 Mart 2017 Salı 12:16

Abdullah Alagöz, Türk Dış Politikasının temel felsefesiyle oynayan bugünkü iktidarın, gelinen noktada dün tükürdüğünü ertesi gün yalayan bir politikaya dönüştürdüğünü yazdı.

SIFIR SORUNLU DIŞ POLİTİKADAN DOSTSUZ YALNIZ  TÜRKİYE'YE!
 AKP iktidara geldiği günden beri istinasız her konuda kontrolü gerginlik oluşturarak oy devşirme yolunu seçmiştir.

İlk yıllarında “vesayetle savaş” adı altında Türk devletini var eden bütün kurumlara ve özellikle yargı ile silahlı kuvvetlere karşı acımasız algı operasyonu uygulamıştır.  Bu operasyonlara karşı çıkan “herkesi ötekileştirerek” 15 Temmuz darbe teşebbüsünde bulunan Feto Terör Örgütünün de önünü bizzat kendisi açmıştır. Kontrolü gerginliği bu konuda da hep devam etti.

“Cumhuriyette savaş açarak” Anadolu’da Türk izinin silinmesi için bütün entrikaları uygulamaya koymuştur. Andımızdan Şehir, köy, kasaba, belde ve köy adlarından tutun Arif Nihat Asya’nın ünlü Bayrak şiirine kadar birçok uygulamayla Türk milletinin egemenliğine son vermek için haçlıların bile başaramadığı Türk’ün Anadolu’dan izini sime politikalarından bir hayli yol almıştır. Aynı ihanet oyunlarına karşı çıkanları ırkçı, faşist, kafatasçı ilan ederek bölücülerin ülkede palazlanmasının önünü açmıştır. Kontrolü gerginliği bu konuda da hep devam etti.

Başörtüsünü yıllar yılı istismar edip dini değerlerin içini boşaltarak yüce dinimize de en büyük darbeyi vurmuştur. Ülkenin ihtiyacı doğrultusunda orta öğretim kurumlarını yeniden tanzim edeceği yerde popülist politikalarla her sokakta bir İmam Hatip Lisesi açarak ülkenin geleceğini değil kendi arka bahçesini tanzim etme derdine düşmüştür. Bu konuda da eleştiri yapan herkesi din düşmanlığıyla suçlama gafletine düşmüştür. Kontrolü gerginliği bu konuda da hep devam etti.

Türk milletinin hiçbir zaman unutmayacağı ihanet sürecinde teröristlerle kapalı kapılar arkasında ülkeyi parçalama senaryolarına girişti. İhanet sürecini eleştirenleri kan emiciler, anaların ağlamasını isteyen vampirler şeklinde acımasız eleştirilerini devam ettirdiler. Habur rezaletini, Türk askerinin başına çuval geçirilmesini ve Türk bayrağının gönderden indirilmesini gözyaşları içinde izleyen vatandaşla alay ettiler.

Bugünkü referandum gibi reform paketini halka sunarken karşı çıkanları adeta linç kampanyasına tabi tutular. Yol arkadaşı Fetullah teröristi  “ölülere bile oy kullandıracağını” dile getirecek kadar acımasız vicdansız ve ahlaksızca bir politika uyguladılar. Kontrolü gerginliği bu konuda da hep devam etti.

Dış politika ise bir facialar silsilesine döndü. Karabağı İşgal eden Ermeni komutan (Ermenistan cumhurbaşkanı) ülkemize davet ettiler. Suriye de demokrasi gelecek diye bütün terör örgütlerine bilerek ya da bilmeyerek destek verdi. Kuzey Irakta oluşan kürt yapılanmasını desteklemesi yetmiyormuş gibi Kuzey Suriye’deki yapılanmayı da DEHAŞ terör örgütünden kurtardı. Karşı çıkanları yine ötekileştirerek hakaret ettiler. Kontrolü gerginliği bu konuda da hep devam etti.

Bir iddiaları, projeleri olmayan AKP iktidarı kontrolü gerginlikle seçimleri kazanma ve halkın manevi duygularını istismar etmeyi bir politika haline getirdi. AKP’nin iktidarları döneminde tek istikrarlı(!) politikaları kontrolü gerginlik olmuştur.

Şimdi seçim arifesinde yine bir düşmana ihtiyaç vardı. Ülke içinde düşman kalmadığı için bu sefer AKP, düşmanı dışarıda buldu.  Avrupa.

Batıda uzun süredir sağ gruplar yabancı düşmanlığı yaparak iktidara gelmeye çalışıyor. Holanda’da  bir hafta sonra seçim olacak. Sağ parti yabancı düşmanlığı üzerine stratejisini kurmuş durumda tıpkı AKP’nin statejisi gibi.

Böylesi bir süreçte Holanda’ya gidip sağ partilerin malzemesi olmaya ve iki ülke arasında gerginlik çıkartmaya gerek var mıydı? Ülkelerin dış siyaseti günlük parti çıkarları değil uzun vadeli milletlerin çıkarları üzerine kuruludur.

AKP’nin bu konuda karnesi saçmalıklarla doludur. İsrail’e “Van minute”diyerek uzun bir süre halk yığınlarını kontrol etmeyi başaran RTE; Mısır, Irak, Suriye ve Rusya ile de bu kontrolü gerginliğini hep sürdürdü. Peki; sonra ne oldu?

Dış yatırımcı ülkeden kaçtı, Turistler gelmez oldu. Sıfır sorunlu dış politikadan herkesle kavgalı bir ülkeye döndük.

Velhasıl AKP iktidarları kendi siyasi çıkarları devleti küçük düşürdüğü gibi milletin haysiyetini, gururunun her zaman olduğu ayaklar altına almaya devam ediyorlar. Referandum sonrasında tükürdüğünü yalayacaklar ama olan sadece milletin gururu, haysiyeti ve ekonomik darboğaz olarak karşımıza çıkacaktır.



Yorum Gönder

@name x