SURİYE’DE ESEN RÜZGAR GERÇEK Mİ?

13 Nisan 2018 Cuma 20:12

Fahri Yağlı, gündemdeki Suriye meselesini değerlendirdi.

SURİYE'DE ESEN RÜZGAR GERÇEK Mİ?
 SURİYE’DE ESEN RÜZGAR GERÇEK Mİ?

Suriye’de Doğu Guta’ya bağlı Duma’da gerçekleşen ve 70’in üzerinde can kaybına neden olan kimyasal silah saldırısısonrası, Trump’ın 11 Nisan da attığı tweette, gerilimi zirveye taşıdı: “Hazırlan Rusya, bu füzeler gelecek, hepsi yeni ve akıllı füzeler. Kendi halkını öldüren ve bundan zevk alan bir hayvanla ortak olmamalısın.” Sonrasında  “Saldırı hemen de olabilir, çok sonra da” diye yan çizmeye başlıyor.

 Trump, Bugunlerde Duma’da yaşananları “Masumlara yönelik hain saldırı” olarak niteledi ve “önümüzdeki 24-48 saat içerisinde” bu saldırıyla ilgili önemli kararların alınacağını, açıkladı. ABD ile Rusya arasında deyim yerindeyse bıçakların çekilmesine neden oldu. .

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, “Akıllı füzelerin, birkaç yıldır kendi topraklarında uluslararası terörle mücadele eden meşru hükümete doğru değil, teröristlerin bulunduğu tarafa doğru uçması gerekir” diye yanıt vererek malumu tekrar etti.

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, Suriye’ye yönelik olası bir ABD saldırısında yer almayacaklarını açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise iş konuşmaya gelince en sert perdeden atıp tutuyor, Esad’ın kimyasal silah kullandığıyla ilgili kanıtları olduğunu açıkladı, ama bir saldırı senaryosunda Fransa’nın buna dahil olup olmayacağını söylemedi.

Türkiye başından beri Esad’ın zulmüne karşı en net ve gür sesi çıkarıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tereddütsüz bir şekilde Katil Esad’ı işaret ediyor.

Dünya liderleri sadece iktidar hesabı yapıyor ama orada masum insanlar, kadınlar, çocuklar her dakika öldürülüyor.

Suriye’ye müdahale planının Duma’daki kimyasal saldırıdan bağımsız mı işlediği sorusunu da akıllara getiriyor haliyle. Malumunuz Rusya epeydir bu saldırının bir sahte bayrak operasyonu olduğunu iddia edip duruyor.

Putin ile Trump’ın en önemli ortak noktasıysa, ülkelerini eski güçlü günlerine kavuşturmak için geçmişi bugüne zorla geri getirecek hayaller içinde yaşıyor.

SURİYE’de krizi takip ederken şunu da akılda tutmak gerekiyor. Trump siyasette köşeye sıkışmış durumda

Öte yandan Ankara-Moskova-Tahran arasındaki üçlü ittifak görüntüsünün üzerinde Suriye gölgesinin kaçınılmazlığı üç ülke liderinin el ele verdiği pozdan sadece üç gün sonra Duma’da kendini gösterdi. Hemen ardından Rus Dışişleri Bakanı Lavrov sürpriz bir biçimde Türkiye’nin Afrin’i Suriye rejimine bırakmasını beklediklerini açıkladı.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump ve Putin arasında arabulucu. Türkiye bu Ortadoğu’da  bensiz olmaz diyor.

Hem Esad’sız hem YPG’siz yepyeni bir Suriye hedefi olan Ankara’nın, Büyükelçi Hof’un Suriye’de seçimler için Moskova ile genel bir anlayış zemininde buluştuklarını ima ettiği 2021-2022 eşiği öncesinde daha gerçekçi hedefler koyması gerekecek gibi görünüyor. Anlaşılan, Suriye’de değil üç sene sonrasını,bir ay sonrasına dair kapsamlı bir strateji ve  öngörü ortaya koymak çok zor gözüküyor. Ancak yeni operasyon demek yeni dramlar, kan ve gözyaşı demek..

Türkiye dışında, uluslararası camianın Suriye ve Ortadoğu’da  başarılı olamadığını söyleyebiliriz. Asıl olan, Suriye bütün Suriyelilerindir. Irak bütün Iraklılarındır. Yemen aynı şekilde bütün Yemenlilerindir. Esad gibi Katillerin yerine, Suriye vatandaşları kendi iradesini ortaya koymalıdır" ABD ve Rusya kendi çıkarları için değil, Tıpkı Türkiye gibi bölgeye ve dünya barışına katkıda bulunmalıdır.

Küresel güçlerin filleri tepişirken, çimenler ezilmemelidir.

Fahri Yağlı

Araştırmacı / Öğretim Görevlisi

 

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

zülfikar Özkan 3 ay önce yorumlandı

Güzel ve anlamlı bir çalışma. Tebrikler.

0 Kişi beğendi.