Tür­ki­ye­’de asıl dar­be­yi AKP, PKK eliy­le ya­pı­yor

08 Nisan 2013 Pazartesi 11:01

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, SÖZCÜ’ye konuştu:

Tür­ki­ye­'de asıl dar­be­yi AKP, PKK eliy­le ya­pı­yor

As­ker­le­re ‘dar­be­ye te­şeb­bü­s’­ten da­va açıl­dı­ğı­nı ha­tır­la­tan Oktay Vu­ral, “Os­lo ve İm­ra­lı
dar­be pla­nı­dır. Hükümet, PKK si­la­hı ile Ana­ya­samız’ı açıkça ih­lal edi­yo­r” tespitini yaptı

MHP Grup Baş­kan­ve­ki­li Ok­tay Vu­ral ile İs­tan­bu­l’­da bu­luş­tuk. Yo­ğun top­lan­tı tra­fi­ği ara­sın­da Ga­la­ta­’da ger­çek­le­şen bu­luş­ma­da Tür­ki­ye gün­de­mi­ni ko­nuş­tuk. İş­te o rö­por­taj:

‘Ne pazarlık yapıyorsunuz?’
- Emin Çö­la­şan ile Say­gı Öz­tür­k’­e ko­nu­şan En­gin Alan’ın söz­le­ri çok çar­pı­cı; “Gi­den te­rö­rist­ler bir ge­ce­de ge­ri dö­ner, kan göv­de­yi gö­tü­rü­r” di­yor…
As­lın­da bu ya­pı­lan­la­rın te­rö­rün bi­ti­ril­me­si ile hiç­bir ala­ka­sı ol­ma­dı­ğı or­ta­ya çık­tı. Amaç te­rö­rü bi­tir­mek de­ğil­dir. Ak­si­ne te­rör üze­rin­den si­ya­sal çö­zü­mü da­yat­mak­tır. Te­rö­rü bi­tir­me­nin yo­lu si­lah­la­rı bı­rak­mak­tır. Ada­le­te tes­lim ol­mak­tır. Bu; işin ba­şı­dır ve so­nu­dur. Ama ma­ale­sef hü­kü­met bir sü­re­cin baş­lan­gı­cın­dan söz edi­yor. O za­man, so­nu ne­dir bu sü­re­cin? Bu sü­reç için­de han­gi söz­le­ri ver­di­niz? Han­gi ta­ah­hüt­ler­de bu­lun­du­nuz? Te­rö­rün bit­me­si kar­şı­lı­ğın­da PKK ile yap­tı­ğı­nız pa­zar­lık ne­dir? Ce­vap açık: Bu sü­reç; bel­li bir sü­re içe­ri­sin­de ya­pıl­ma­sı ta­ah­hüt edi­len­le­ri yap­ma ta­ah­hü­dü­dür.

Milleti sürece mahkum ettiler

- Ne­dir o ta­ah­hüt­ler?
Os­lo­ ve İm­ra­lı gö­rüş­me­le­ri ile Öca­la­n’­ın mu­ha­tap alın­ma­sı, po­li­tik bir li­der ha­li­ne dö­nüş­tü­rül­me­si işin özü­nü or­ta­ya ko­yu­yor. Ora­da ma­sa­da Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti ve mil­le­ti var­dır. Ame­li­yat ya­pıl­mak is­ten­mek­te­dir. Türk mil­le­ti­nin kim­li­ği, dev­le­tin il­ke­si ve bö­lün­mez bü­tün­lü­ğü ma­sa al­tın­da pay­la­şıl­mak is­ten­mek­te­dir. Mil­li dev­let ye­ri­ne fe­de­ra­tif bir ya­pı ön­gö­rül­dü­ğü­nü Baş­ba­kan açık­lı­yor za­ten.

- Sü­re­ce mec­bur bı­ra­kı­la­ca­ğı­mı­zı mı kas­te­di­yor­su­nuz?
Ke­sin­lik­le… Za­ten özerk­lik ver­di­ği­niz za­man dev­le­ti ve mil­le­ti ye­ni­den ta­nım­la­mak zo­run­da­sı­nız. Bu ba­kım­dan, ‘A­na­lar ağ­la­ma­sın, te­rör bit­sin, ba­rış ol­su­n’ söy­le­mi al­tın­da, mil­le­ti sü­re­ce mec­bur ve mah­kum bı­rak­mak is­ti­yor­lar. Te­rö­rü bir teh­dit ara­cı ola­rak kul­la­nı­yor­lar. Di­yor­lar ki; ‘Bun­la­rı ka­bul et­mez­se­niz te­rör de­vam eder, ana­lar ağ­lar!’

- Ama BDP Eş­baş­ka­nı De­mir­taş ile Baş­ba­kan Er­do­ğa­n’­ın söy­lem­le­ri fark­lı…
Efen­dim as­lın­da bun­lar sü­re­ci bir­lik­te gö­tü­rü­yor­lar. İyi po­lis, kö­tü po­lis du­ru­mu var. So­nuç­ta Baş­ba­kan mil­li dev­le­ti, üni­ter dev­le­ti göz­den çı­kar­mış­tır. PKK’­nın is­te­di­ği de bu­dur. O ba­kım­dan as­lın­da söy­le­dik­le­rin­de bir fark­lı­lık yok. AKP de, PKK da mil­li dev­le­te kar­şı. Her iki­si de mil­li kim­li­ğe, üni­ter ya­pı­ya kar­şı. So­run; bu sü­re­ce mil­le­ti na­sıl yön­len­di­re­cek­le­ri. Bu so­ru­nu da alış­tı­ra alış­tı­ra çöz­mek is­ti­yor­lar. Yok­sa si­lah­la­rın bı­ra­kıl­ma­sı di­ye bir şey söz ko­nu­su fi­lan de­ğil! Tam ter­si­ne si­lah bu sü­re­cin ga­ran­tö­rü ha­li­ne ge­ti­ril­mek­te. De­ni­yor ki; ‘Siz si­lah­la­rı bı­ra­kın yurt dı­şı­na çı­kın. Ben bun­la­rı ta­ah­hüt et­tim. Ol­maz­sa tek­rar ge­lip te­rör ya­par­sı­nız!’

- PKK te­rör ör­gü­tü, si­lah­la­rı ne­re­de bı­ra­ka­cak?
Ben de onu so­ru­yo­rum. ‘Bu­ra­da bı­rak­sın­lar git­sin­le­r’ di­yor Baş­ba­kan. Te­rör ör­gü­tü men­sup­la­rı­nı dağ­da bi­li­yor­san ve on­la­rı et­ki­siz ha­le ge­tir­mi­yor­san, te­rö­re yar­dım ve ya­tak­lık ya­pı­yor­sun de­mek­tir. İna­nı­lır gi­bi de­ğil. Şu da en­te­re­san; ‘Si­lah­la­rı gö­mün, si­lah­sız ge­lin!’ Bu­nu söy­ler­ken, mil­le­te me­saj ve­ri­yor.

- Ne me­sa­jı?
Di­ye­cek ki; ‘Ey mil­let ta­ah­hüt­le­ri ye­ri­ne ge­tir­mez­sek te­rör ör­gü­tü yi­ne can­la­nır!’ Ya­ni mil­le­ti teh­dit ede­cek. Bi­li­yor­su­nuz bu sü­re için­de Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri men­sup­la­rı­na mil­let ege­men­li­ği­ni, ana­ya­sal dü­ze­ni­ni de­ğiş­tir­me­ye yö­ne­lik plan yap­mak ve ey­le­me sok­mak­tan, dar­be­ci­lik te­şeb­bü­sün­de bu­lun­mak­tan da­va­lar açıl­dı. Ama esas dar­be­yi AKP hü­kü­me­ti PKK eliy­le plan­la­dı. Os­lo bir dar­be pla­nı­dır. İm­ra­lı bir dar­be pla­nı­dır. 21 Mar­t’­ta te­rör ör­gü­tü­nün ey­lem­le­ri de, dar­be pla­nı­nın tat­bik edil­me­si için kul­la­nı­lan araç­lar­dır. Bu­gün AKP, PKK si­la­hı ve te­rör ör­gü­tü ile Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti­’nin ana­ya­sa­sı­nı teb­dil ve ih­lal et­mek­te­dir. Do­la­yı­sıy­la gel­di­ği­miz nok­ta­da bu hü­kü­met PKK ile iş­bir­li­ği ya­pı­yor. Bu iş­bir­li­ği çer­çe­ve­sin­de ana­ya­sa­yı de­ğiş­tir­mek için an­laş­ma ya­pı­yor ve PKK hu­ku­ku­nu ge­çer­li kı­lı­yor.

‘AKP’ye oy veren de bilmiyor’

- As­lın­da 2004’te­ki Baş­ba­kan­lık İn­san Hak­la­rı Ra­po­ru­’n­da da açık­lan­mış­tı bu sü­reç, ya­nı­lı­yor mu­yum?
El­bet­te. Bu AK­P’­nin ge­tir­mek is­te­di­ği bir sü­reç­ti. Baş­ba­kan Er­do­ğan için ha­zır­la­nan o ra­por­da de­ni­yor­du ki; ‘Mil­le­tin bö­lün­mez­li­ği ne de­mek? Dil Türk­çe­dir ne de­mek? Bun­la­rın or­ta­dan kalk­ma­sı la­zı­m…­’ Ay­nen böy­le yaz­mış­lar­dı. Do­la­yı­sıy­la AKP zih­ni­ye­ti iti­ba­riy­le ve as­lın­da ona oy ve­ren in­san­lar bi­le bu­na ha­zır ol­ma­dı­ğı hal­de bu­nu da­ya­tı­yor. Bu­na ken­di­si­ne oy ve­ren kit­le de ha­zır ol­ma­dı­ğı için, sü­reç­te on­la­rı ha­zır­la­mak ve haz­met­tir­mek is­ti­yor ve te­rö­rü bir araç ola­rak kul­la­nı­yor. Ya­ni PKK te­rör ör­gü­tü te­rö­rü bir araç ola­rak kul­la­nır­ken, AKP de çö­zü­mü bir araç ola­rak kul­la­nı­yor.

Erdoğan, Öca­la­n’­ı ken­di­ne yar­dım­cı yap­mak is­ti­yor!..

- Sü­re­cin so­nun­da ne ola­cak?
Onu so­ru­yo­rum. AKP; ‘Sı­nır dı­şı­na çık­tık­la­rı za­man sü­reç baş­la­r’ di­yor. Sü­reç baş­la­dı, ne­dir so­nu?

‘Şaka gibi ama…’
- Ne­dir?
Bel­li as­lın­da. Ama bu­nu açık ve net bir şe­kil­de de­ğil, adım adım yap­mak is­ti­yor­lar. AK­P’­de Baş­ba­kan Er­do­ğa­n’­ın ko­nuş­ma­la­rı­nı ha­zır­la­yan, Öca­la­n’­ın ko­nuş­ma­la­rı­nı da ha­zır­la­mış­tır. AKP bu­gün biz­za­t Öca­la­n’­ı yö­ne­ten, Ka­ra­yı­la­n’­ı yö­ne­ten, PKK’­yı yö­ne­ten bir ida­re ha­li­ne dö­nüş­-müş­tür. İn­san­la­ra şa­ka gi­bi gel­se de; Baş­ba­kan Öca­la­n’­ı yar­dım­cı­sı yap­mak is­te­mek­te­dir.

‘Psikolojik savaş var’

- “Kim ina­nır? Ka­dir ina­nır..” di­ye tep­ki­ni­zi di­le ge­tir­miş­ti­niz Mec­li­s’­te. Akil insanlar ara­sın­da Ka­dir İna­nır da var…
Val­la­hi kim ina­nır bun­la­ra bil­mi­yo­rum ama, ak­lı olan inan­maz ora­sı ke­sin. Ney­miş; adam­lar top­la­na­cak, bi­zi sü­re­ce ha­zır­la­ya­cak­lar­mış. Ya­ni biz ap­tal bir mil­let mi­yiz? Bu­ra­dan bu so­nuç çı­kı­yor. AKP şu an­da mil­le­te kar­şı psi­ko­lo­jik sa­vaş aç­tı. ‘Mil­let ha­zır de­ğil, mil­le­te bu sü­re­ci haz­met­tir­me­miz la­zı­m’ di­yor. ‘35 yıl­dır te­rör bit­mi­yo­r’ ya­la­nı­nı mil­le­te ka­bul et­tir­di­ler. As­lın­da bit­miş bir te­rör var­dı ve bun­lar can­lan­dır­dı­lar. Şim­di de ‘Bun­la­rı yap­maz­sak te­rör de­vam ede­r’ ya­la­nı­nı mil­le­te haz­met­tir­mek is­ti­yor­lar. Do­la­yı­sıy­la akil adam­la­rın ama­cı; PKK ve AKP pro­pa­gan­da­sı yap­mak­tan baş­ka bir şey de­ğil­dir.
n Se­çi­len isim­ler siz­ce tam an­la­mıy­la ne için se­çil­dik­le­ri­ni ve ne ya­pa­cak­la­rı­nı bi­li­yor­lar mı?
Ben de bu­nu so­ru­yo­rum. On­lar ne ol­du­ğu­nu bi­li­yor­lar mı ki, ne için ça­lış­tık­la­rı­nı an­la­sın­lar. Akil adam de­dik­le­ri de şu­dur: PKK’­nın aç­tı­ğı te­rör sa­va­şı ile AK­P’­nin aç­tı­ğı psi­ko­lo­jik sa­vaş­ta ku­şa­tıl­ma­ma­mız için biz­den is­te­nen­le­ri ver­me­ye mil­le­ti ik­na ede­cek in­san­lar! Ne­yi tes­lim et­me­mi­zi is­ti­yor­lar biz­den? Di­yor­lar ki; ‘Bir, adı­nız­dan vaz­ge­çin. İki, Cum­hu­ri­ye­t’­iniz­den vaz­ge­çin. Üç, Türk Bay­ra­ğı fi­lan, bu­nun is­min­den de vaz­ge­çin. Baş­ka bir şey is­te­mi­yo­ruz.’ Bun­la­rı ya­par­sak te­rör bi­ter di­ye mil­le­ti al­da­tı­yor­lar. Ama mil­let­te bü­yük bir uyan­ma var. Tep­ki de gi­de­rek bü­yü­yor.

‘Soğanın cücüğü hikayesi’

- Bir de eya­let sis­te­mi di­yor Baş­ba­kan Tayyip Erdoğan
Eya­let açık­la­ma­sı te­sa­düf de­ğil­dir. Bu­gün PKK’­ya de­mok­ra­tik özerk­lik adı­nı ver­dik­le­ri bir özerk­lik ta­ah­hü­dü ya­pıl­mış­tır. Bu ta­ah­hü­dü ye­ri­ne ge­tir­mek için en­gel olan mil­le­tin adı­nı ve mil­le­tin üni­ter ve mil­li dev­let vas­fı­nı or­ta­dan kal­dır­mak­tır amaç. Do­la­yı­sıy­la Baş­ba­ka­n Erdoğan’ın ‘E­ya­let­ler ola­bi­lir, ol­ma­lı­dı­r’ ifa­de­si­nin al­tın­da ya­tan, so­ğa­nın cü­cü­ğü hi­ka­ye­si­dir.

İlk 4 maddeyi değiştirmeye güçleri yetmez

- Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği gö­rüş­me­le­rin­de uz­laş­ma sağ­la­na­bi­le­cek mi?
Biz mü­ca­de­le­mi­zi ora­da da sür­dü­re­ce­ğiz. Bü­yük Türk Mil­le­ti önün­de na­mu­su ve şe­re­fi üze­ri­ne ye­min eden mil­let­ve­kil­le­ri­nin, na­mus ve şe­ref­le­ri­ne sa­hip çı­ka­cak­la­rı umu­du­nu mu­ha­fa­za et­mek is­ti­yo­rum. Her hal­de AK­P’­de de Türk Mil­le­ti­’nin is­mi­nin ana­ya­sa­dan çı­kar­tıl­ma­sı­nı haz­me­de­me­ye­cek in­san­lar var­dır di­ye dü­şü­nü­yo­rum. Da­ha doğ­ru­su on­la­rın için­de de böy­le in­san­lar ol­du­ğu­nu bi­li­yo­ruz. Türk Mil­le­ti iba­re­si­nin çı­kar­tı­la­ca­ğı bir ana­ya­sa­ya 200 ta­ne da­hi oy çık­ma­sı­nın müm­kün ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­yen AK­P’­li­ler var. Hem de par­ti­nin en üst se­vi­ye­sin­de­ki isim­ler bun­lar. Ben de bu­na ina­nı­yo­rum. 12 Ey­lül Re­fe­ran­du­mu’­nu bir ka­muf­laj mal­ze­me­si yap­mış­lar­dı. So­nuç­ta da mil­le­ti­miz ‘E­ve­t’ de­di. Ama ‘E­ve­t’ de­di­ği ana­ya­sa ile yar­gı si­ya­sal­laş­tı. Ver­dik­le­ri söz­le­rin hiç­bi­ri ye­ri­ne gel­me­di. Do­la­yı­sıy­la bu kez han­gi tak­tik amaç­lı ya­pı­yor­lar bi­le­mi­yo­rum, ama bu ana­ya­sa bir PKK ana­ya­sa­sı­dır ve Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­’n­de PKK ana­ya­sa­sı­na ge­çit yok­tur. Bu ka­dar açık ve net. Ana­ya­sa­nın ilk 4 mad­de­si­ni de­ğiş­tir­me­ye, adı­nı de­ğiş­tir­me­ye hiç­bir güç muk­te­dir ola­maz. Bu­nun si­ya­si ve hu­ku­ki meş­ru­iye­ti ke­sin­lik­le yok­tur. Başbakan Tay­yip Er­do­ğan da bu­nu ka­fa­sı­na so­ka­cak, baş­ka yo­lu yok. O da bü­yük Türk Mil­le­ti önün­de na­mus ve şe­re­fi üze­ri­ne ye­min et­ti. Bi­zim pa­zar­lık ko­nu­su ya­pı­la­cak cum­hu­ri­ye­ti­miz yok­tur, bay­ra­ğı­mız yok­tur, adı­mız yok­tur, ege­men­li­ği­miz yok­tur. Bu bi­zim son sö­zü­müz­dür.

 Nil SOYSAL / SÖZCÜ

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x