ÜMİT ÖZDAĞ MUHALEFETE YÖNELİK YILDIRMA POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ

15 Haziran 2017 Perşembe 15:45

Ümit Özdağ, Enis Berberoğlu'nun tutuklanması bağlamında iktidarın yıldırma politikalarını eleştirdi.

ÜMİT ÖZDAĞ MUHALEFETE YÖNELİK YILDIRMA POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ
Ümit Özdağ'ın paylaşımı şöyle: 

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması bir milletvekilinin tutuklanmasının ötesinde parlamenter demokrasiyi savunan muhalefetin çok yönlü baskı altına alınması doğrultusunda en somut girişimdir. Tutuklamanın amacı muhalefete yönelik yıldırma politikalarını yoğunlaştırmak ve adeta kurulmak istenen Erdoğanokrasi düzenine karşı çıkanlara ağır göz dağı vermektir. Bu tutuklama 16 Nisan’da gerçekleşen Kirli Referandum sonrasında önümüzdeki dönemde yapılacak başkanlık seçiminin de bir Kirli Seçim olarak yapılmak istendiğini ortaya koymaktadır. 

Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasını başka muhalefet milletvekillerinin haksız, hukuksuz tutuklanmasının izlemesi büyük bir ihtimaldir. Bu tutuklama, Erdoğan’ın kurmak istediği kültürel ve sosyal iktidarı toplumun tamamına dayatma girişimin de ilk adımıdır. Erdoğan açıkça "Ya bana ve kuracağım Baasçı-elitist düzene biat edersiniz ya da hepinizin hayatını terör suçlamasıyla karartırım" demektedir. 

AKP’nin bol paralı FETÖ damatlarının ikametleri belli gerekçesi ile serbest bırakıldığı bir ortamda bir CHP milletvekilinin kanıta değil emarelere dayalı olarak tutuklanmasını hukuk ile izah etmek mümkün değildir. Bu tutuklama bir siyasal cezalandırma eylemidir ve bugün sessiz kalan herkese sıra gelecektir. Berberoğlu’nun tutuklanması, Erdoğan’ın “Bu haberi özel haberi olarak yapan kişi de öyle zannediyorum ki bunun bedelini ağır ödeyecek. Böyle bırakmam onu” şeklindeki sözünün yargı tarafından emir telakki edildiği ve derhal yerine getirildiği sorusunu akla getirmektedir. Bu durum yargı bağımsızlığının değil artık yargının tamamen tükendiğini bir kez daha göstermiştir.

Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına Cumhuriyet Halk Partisi’nin tepkisi doğru fakat gecikmiş bir tepkidir. Eğer, Cumhuriyet Halk Partisi 16 Nisan 2017 akşamı Yüksek Seçim Kurulu'nun Anayasa ve yasaları çiğneyen kararı ile referandumu kirletmesi üzerine gereken tepkiyi bu tarzda bir eylem düzeyinde ortaya koysaydı, bugünlere gelinmeyebilirdi. Artık parlamenter demokrasiyi savunan muhalefet duvara dayanmış, bundan sonra geri adım atabileceği bir yer kalmamıştır. Parlamenter demokrasiyi savunan milletvekillerinin tutuklanmaya başlamasına karşı en etkin politik duruşun sergilenmesi bir zorunluluktur yoksa yarın demokrasinin son kırıntıları için bile çok geç olabilir.



Yorum Gönder

@name x