BOZULAN TÜRKÇEMİZ VE DİL YARASI ÜZERİNE (Birinci bölüm)

16 Mart 2018 Cuma 21:14

Faruk Ülker Türk Dilinin meselelerine değindi.

BOZULAN TÜRKÇEMİZ VE DİL YARASI ÜZERİNE (Birinci bölüm)
 BOZULAN TÜRKÇEMİZ VE DİL YARASI ÜZERİNE

(Birinci bölüm)

Bizi tanıyanlar bilir. Doğruya doğru,yanlışa yanlış, haksıza da haksızsın deriz...Üç kuruşluk dünya menfaati için de Allah'tan başka kimsenin önünde eğilmeyiz!..Neyse geçelim...

.

Belki çokları gibi hiç bir şeye aldırış etmeden geriye yaslanıp; olayları akışına bırakarak, ''...Amaann ülkeyi sen mi kurtaracaksın canım!...'' anlayışında olamadığımdan, tabiri caizse vurdum duymazlık bana göre olmadığından yine çalakalem iş başa düştü...

.

Kısaca dün, Sayın Cumhurbaşkanının gençlere yaptığı konuşmayı az da olsa dinledim.. Hitaben: ''...Bu nasıl dil,bu nasıl Türkçe,çarşı pazarda ki tabelalara baktığımızda bir çoğu yabancı dilde yazılmış, buna dur demeliyiz...'' gibi serzenişte bulunmasını çok yerinde hatta çok geç kalmış bir uyarı olarak telakki ediyorum...

.

Bu özenti hastalığı ve dilimizin kirletilmesi çıkarılacak bir kaç yasa ile önüne geçilebilmesi mümkün olduğu halde, yetkililerden bu işin edebiyatını değil, icraat yapmasını bekliyoruz...

.

Türk milliyetçileri,ülkücüler olarak; kırk yıldır bu konu hakkında bağırıp çırpınıyoruz!..Geç kalınmış olsa bile, Cumhurbaşkanının ağzından bu meseleye el atılmasını yerinde buluyor ve önemsiyoruz...Bizler yazdığımız konularda, ''..şunun gönlü olsun, bunlar ne der acaba!...'' gibi düşünce içinde olmayız...Ülkemizin ve geleceğimizin meselelerinde ki hassasiyetimiz her türlü siyasi mülahazalardan uzaktır.

.

BURASI TÜRKİYE Mİ 
YOKSA MÜSTEMLEKE KOLONİSİ Mİ?...

Neden bu başlığı attığımı düşünenler; ülkemizde ki otellerin, alışveriş merkezlerinin, seyrettiğimiz televizyon kanallarının, konut adı altında inşa edilen sitelerin, çeşitli markaların, tüketilen giyim ve gıda maddelerinin ve daha buna benzer sayısız ürünlerin isimlerine baktıklarında vahametin geldiği boyutu anlayacaklardır...Ülkemizde çarşı, pazarda ilk etapta göze batan isimlere ve KİRLENEN DİLE dikkat edelim lütfen!..

.

Tam bir aşağılık psikolojisi içinde insanlarımız iş yerlerine,tabelalarına koydukları isimlerden gayet net olarak anlaşılmaktadır.İnsanımız isminde bile utanır hale gelmiştir.

YABANCI İSİMLER ALTINDA YERLİ MARKALAR

.

Chakra -Greyder- English Home - Casper- Lazzoni- Ramsey- Bellona- Colin SDN Forum- De Facto - Stılle Lift - Haan.gar - Crown Residanse, Rose Marinagibi alışveriş merkezlerinde,sokaklarda karşımıza çıkan ve alışveriş yaptığımız halde Türk olduklarını bilmediğimiz markalardır.Bunlar yerli şirketler oldukları halde yabancı isimleri seçmişlerdir. Herbirisi; Kastamonu, Sinop, Artvin, Kayseri, Samsun, İstanbul doğumlu iş adamlarının kendi ülkemizde kendi kurdukları iş yerlerine verdikleri isimlerden sadece bir kaçıdır!....Nedir bunlar; rezaletin,kompleksin,özentinin,kendini ve milletini küçük görmenin hastalıklarıdır!...
.

Konut projelerinde ki yabancı isim hastalığı:
.

Her şey havalı görülen ve rezidans adı verilen gökdelenlerin inşasıyla hız kazandı.Bu yapıların hiç birisini,Avrupa'dan,İngiltere'den şurdan ,buradan gelip yabancılar yapmadı.Her birisini bu memleketin topraklarında doğan bizim insanlarımız yaptı!..

İŞTE YABANCI ÖZENTİ HASTALIKLI BAZI,
KONUT VE İŞYERİ İSİMLERİ

fi-yaka - Citycourt Konutları - Home Art- Crown Residense - Rose Marine-Evviva Yaşam merkezi - Ukra City-Armada City - Neupark-Adonos Park-Boshorus City - Dream - Evone Park - Elite Life - İkon- İpek Country - Residence-Plaza- Home Ofis - Papayta Residence - Ahmet City- Mustafa City - Green Hill-Dream Towers - Atapol - Elit Perle Palas - Ewen İstanbul-Ağaoğlu my world europe - Ağaoğlu My Home Maslak My - Ağaoğlu Andromede - Andromede Gold - My Adım İstanbul - Ağaoğlu My Towereland- Star Tv - Flash Tv - Şhow Tv- ...Puff-Halley - Butik-Global Alışveriş.....

.

Efendim işte dünya küçülmüş de, globalleşşiyormuş da !!..(küreselleşme) küçülen dünyaya ayak uydurmak lazımmış da,İngilizce dünya dili olmuş da!...İşte en büyük hastalık da bu...Yani teslimiyet hastalığı...

.

Düpe düz ana dilimiz Türkçe'nin yabancılaşıp kirletilmesidir.Yabancı hayranlığı ve batı özentisinin her şeyden öte de kendini küçük ama yabancıları büyük görme hastalığı...Kendinden,milli değerlerinden, adından,milletinden utanmanın adıdır...Aşağılık kompleksinden başka hiç bir şey değildir...Ticari kaygı ve çok kazanma duyguları ile bu iş küçümsenemeyecek kadar önemli ve milli bir meseledir...
.

Bu zırvalık, saçmalık, komleks, kendini küçük görme, yabancıya özenti hastalığı böyle devam ederse yarın torunlarımız yaşadıkları ülkenin Türkiye mi,İngiltere mi, Fransa mı veya kendi ülkesinin bir sömürge ülkesi mi olduğunu anlayamayacaklardır.Bu yüzden sormaya ve algılamaya da belki de gerek duymayacaklardır. Çünkü içinde yaşadıkları çevrenin pis kokularına çoktan alışmış olacaklarından, onlar da aşağılık duygusuyla yaşamaya devam edeceklerdir..
.

İşverenlerimizin, sanayicilerimizin ve yabancı marka özenti içinde olanların alacakları çok önemli dersler var. Bunların hepsi elbette Batı kültürünün hayranı değiller tabi, fakat önemli bir kısmı BATI KÜLTÜRÜNÜN UŞAKLIĞINI YAPMAKTADIRLAR!..Belki de yabancıları ve batı kültürünü çok sevdikleri için yapmıyorlardır fakat; bu özenti içinde olanların BEYİNLERİNE MALESEF TÜRK KÜLTÜRÜ İLE İLGİLİ BİR AŞAĞILIK KOMPLEKSİ YERLEŞTİRİLMİŞTİR...
.

Kabul etsek de, etmesek de; batı bizim bir çok aydınımızı ve işverenlerimizi kendilerine YENİÇERİ yapmıştır. Bu ülkenin topraklarında doğup, büyüyüp ve zenginleşen insanlarımız TÜRK KÜLTÜRÜ yerine, batı kültürüne hizmet etmesi içinde bulunduğumuz durumun çok açık bir göstergesidir..
.

Türk Milleti'ni yıkmanın, yok etmenin yolunu ancak, Türk Kültürünü,Türk örf adetlerini yok etmekle gerçekleşebileceğini batı bizden iyi bilmektedir...Çarşıda,pazarda,işyerlerinde, alışveriş merkezlerimizde ve daha bir çok yerde; TÜRKÇE İSİM taşımayan tabelalarla, caddelerimizi, sokaklarımızı KİRLETTİLER!!...Her birisi yerli olduğu halde yabancı markalarla ürünlerimizi KİRLETEREK TÜRKÇEMİZİ YOZLAŞTIRDILAR!!...
.

Yukarda da açıkladığımız gibi, aşağılık duygusuna teslim olmuş yerli işverenlerimiz ve zenginlerimiz artık yeni kurulan MAHALLE ve SİTE adlarını da yabancılaştırmışlardır...Bunları görünce; milletine,diline,örfüne,kültürüne bağlı olan duyarlı insanların çıldırmaması elde değildir...Bu adları koyarken, bunlara göz yumanlar,engel olmayanlar, caydırıcı yasal düzenleme getirmeyenler de tarih önünde çok ağır sorumlulukları olacaktır...
.

Bu konuyu basite alanlar şunu unutmasınlar ki: Bu millet,topla,tüfekle,silahla yıkılacak bir millet değildir.Atom bombası bile bir milleti ortadan kaldırmaya ve yok etmeye muktedir olamaz.Milletler ancak; özellikle DİLLERİNİ, örf adetlerini,kültürünü,manevi değerlerini değiştirmesiyle zaman içinde tarihin mezarlığına gömülürler...

.

Örnek olarak; eski MISIR, SÜMERLER, İSKİTLER, HİTİTLER, FENİKELİLER, BABİLLER gibi bir çoğu Anadolu'da hükümranlık ve medeniyet kurmuş olan bu kavimler, kılıçla ve silahla yok olup gitmediler!.. Kendilerinden daha üstün bir halkın ve medeniyetin kültürüyle karışarak o halkın içinde yok olup tarihin mezarlığına gömüldüler..

Allah korusun vatanımız düşman istilasına maruz kalsa, silaha sarılarak karşı koyarız,işgal edilsek bile kısa zamanda toplanır yeniden diriliriz.Tarihimiz bunun sayısız örnekleriyle dolu. Peki, dilimiz ve kültürümüz saldırıya uğrarsa buna susup seyirci mi kalacağız...

.

'' Dilde,fikirde, iş de birlik'' diyen Gaspıralı İsmail: ''...Dillerini vatanları kadar kutsal saymayan milletler,ayakta kalamazlar!. Vatan, eğer kültürün damgasını taşıyorsa vatandır.Türk'ün vatanı,Türkçe'nin konuşulduğu yerlerdir...''

.

Dil sadece yaşayanlar arasında bir iletişim aracı değildir. Geçmişle gelecek arasında da bir köprüdür. Nesiller ve kuşaklar birbirlerini ancak konuştukları dil vasıtasıyla tanırlar ve anlaşırlar...

.

Milletler, konuştukları dillerle birbirlerinden ayrılırlar ve millet olduklarının farkına varırlar. Milli dil, toplumu millet yapan özelliklerin en önemlisidir...Milli kültür ise; milleti millet yapan değerlerin en önde gelenidir. Dilini kaybeden millet, önce kültürünü sonra da varlığını kaybeder.Dil bir milletin, millet olmanın çimentosudur...

15.03.2018


Türk Ocakları
Ümraniye Şube Başkanı
AV.Faruk Ülker


Devam edecek....



Yorum Gönder

@name x