Dizilerin tarihle imtihanı

02 Ekim 2021 Cumartesi 11:15

Özellikle TRT'de yayınlanan tarihi dizilerin son yıllarda geniş halk kitleleri tarafından ilgi ile izlendiği görülüyor. Bu dizilerin tarihî gerçeklerle örtüşüp örtüşmediği de basında eni konu tartışılan konular arasında.

Dizilerin tarihle imtihanı

Uyanış: BÜYÜK SELÇUKLU

       Özellikle TRT'de yayınlanan tarihi dizilerin son yıllarda geniş halk kitleleri tarafından ilgi ile izlendiği görülüyor. Bu dizilerin tarihî gerçeklerle örtüşüp örtüşmediği de basında eni konu tartışılan konular arasında.

     TV kanallarında konularını tarihimizden alan dizilerin yayınlanması - iftira, sövgü ve çirkin çarpıtmalar olmaması şartıyla- faydalı olmaktadır. İzleyicilerin kendi tarihini öğrenmesine, araştırmasına vesile olduğu da söylenebilir.

     TRT - 1'de yayınlanan "Uyanış: Büyük Selçuklu" dizisi de  Selçuklu tarihini gündeme getirdi. Toplumumuzda yeterince bilinmeyen bu tarih kesitini dizi üzerinden değerlendirelim.

            CİDDİ ÖN HAZIRLIK

     "Uyanış: Büyük Selçuklu" dizisinin yapımcısı, yayın yönetmeni ve senaristlerinden Emre Konuk, aylık bir dergiye verdiği röportajda dizi öncesi yaptıkları çalışmayı anlatılıyor. Belli başlı mekanlar, öne çıkan şahsiyetler ve dönemin devletlerini incelediklerini belirterek:  "...... sadece Türkçe'de değil hemen tüm dillerde ne yazıldıysa kütüphanemizde onlar yer aldı, okundu ve notlandırıldı." (1) diyor.

      Bu cümleden olarak bir yıl boyunca kahramanlardan Sultan Melikşah, Ahmet Sencer, Hasan Sabbah, Nizamülmülk, Ömer Hayyam vd.'nin hayatları inceleniyor. Büyük Selçuklu Devleti ile birlikte Anadolu Selçukluları (Türkiye Selçuklu Devleti), Bizans İmparatorluğu, Karahanlılar, Fatımiler, Gazneliler... de araştırılıyor.

      Öne çıkan mekanlar olarak başkent (Darü's Saltana) Isfahan şehri, Selçuklu Sarayı, Nizamiye Medresesi, Rasathane, Batıni kaleleri, Hemedani Tekkesi... inceleniyor.

      TRT'nin masraftan kaçınmayan tutumu ile gerçekçi plato ve dekorlar oluşturulurken, kostüm tasarımlarının da gayet başarılı olduğunu söylemeliyiz. Kurum tarafından yapılan hazırlık değerlendirilerek, Ramazan ile birlikte yayına giren: Mavera - Hace Ahmed Yesevi adlı dizi de çekilmiş.

              SIRRIN ESRARI

     Aynı röportajda Emre Konuk: "Dizinin gerçek anlamda bir Selçuklu dizisi olduğunu ve tarihi gerçeklik üzerine kurulduğunu söylemek zait olur." (2) diyerek; tarihi dizi ile belgesel arasındaki farka işaret ediyor.

     Ancak dizinin kurgusunda öyle bir sır var ki: "Bu kadar da olamaz!" dememek mümkün değil. Diziye göre Sultan Melikşah'ın hanımlarından Seferiye Hatun, casuslukla suçlanarak saraydan sürgün edilir. Aynı günlerde ikinci oğlu Ahmet Sencer'i dünyaya getirir. Gel gör ki vezir Nizamülmülk, annesinin öldüğünü söyleyerek şehzadenin de doğumunun gizlenmesini Melikşah'a kabul ettirir. Ve Şehzadeyi kendisi eğitir. Dizinin ilerleyen bölümlerinde bu sır ortaya çıkar (!) Hanedanın diğer mensupları Melikşah'a isyan bayrağını açar...

     Gel gör ki: Neredeyse dizinin omurgasını oluşturan bu kurgunun gerçeklerle hiç bir ilgisi yoktur. Böyle bir sürgün olmadığı gibi, Sencer de Isfahan Sarayı'nda büyümüştür. Üstelik siyasetin kitabını yazmış (Siyasetname) olan vezir Nizamülmülk'e böyle bir densizliği yaptırmak, akla ziyan bir iştir. Yapılmaması gereken bir büyük yanlış da şehzade Sencer ve ağabeyi Muhammed Tapar'ın yaşları ile ilgili.

     Dizide yirmili yaşların sonunda gözüküp, babaları Melikşah ile cenkten cenge koşuyorlar. Gerçekte ise Melikşah öldüğünde (1092) Sencer 8 - 9 yaşlarındadır, ağabeyi de ondan biraz büyüktür. Büyük Selçuklu tarihinde iki oğlu birden (A. Sencer ve M. Tapar) sultan olan tek sultan hanımı Seferiye Hatun'dur.

Sır küpü Hasan Sabbah ve Batıniler ortada iken olmayan sırlar icat edilmesini anlamak hayli zor. Ayrıca Selçuklu Sarayı'nda hiç bulunmamış olan Hasan Sabbah'ın yıllarca Saray'da üst düzey yönetici olarak gösterilmesi hatası da affedilecek cinsten değil...

     Tarihi dizilerle bir yandan "tarih şuuru" verilmeye çalışılırken, diğer taraftan günümüze göndermeler yapılması beklenen bir şeydir. Ancak o günlerde olmayan bir selamlama şekli ile iktidar partisi adına siyasi mesajlar vermek çok çiğ kaçıyor.   

              TERKEN HATUN

     Sultan Melikşah'ın hanımlarından Terken Hatun (Celaliye Hatun), Batı Karahanlı hükümdarı İbrahim Tamgaç Han'ın kızıdır. Dizide başarılı bir şekilde sergilendiği gibi Nizamülmülk, Melikşah ve Melikşah'ın diğer hanımları ile mücadele etmiştir.

     Terken Hatun'un karakterini Prof. Dr. Muharrem Kesik hocanın kaleminden okuyalım: "Kızları Mahmelek Hatun'a talip olan Abbasi Halifesi el-Muktedi vezirini Sultan Melikşah'a göndererek kızı babasından istemişti. Ancak Sultan, veziri Terken Hatun'a göndererek kararı hanımına bıraktı. Terken Hatun ise kızını Gazneli ve Karahanlı sultanlarının da istediğini belirterek 400.000 dinar başlık parası vermesi halinde halifeyi tercih edeceğini bildirdi. Vezirin, halife ile böyle bir pazarlığın yapılmasının uygun olmayacağını hatırlatması üzerine 50. 000 dinar süt hakkı, 100.000 dinar mehir ödemesi, ayrıca halifenin başka bir eşi ve cariyesi olmaması şartıyla kızını vermeye razı oldu." (3)

     İhtirası ve oyunlarının semeresini alacak, Melikşah'ın ölümü üzerine, fazla uzun sürmese de beş yaşındaki oğlu Mahmud'u Sultan ilan ettirmeyi başaracaktır. Üstelik damadı Halife'ye Bağdat'ta oğlu adına hutbe de okutur.

              SADECE SEYİRLE YETİNMEYİN!

     Büyük Selçuklu Devleti'nin Türk Dünyası'na ve tüm Müslümanlara birlik ve fetih ruhu kazandırmasını, Türklerin Müslüman olmalarındaki rollerini ve İslam tarihinin ikinci büyük atılımını gerçekleştirmek için yaptıklarını sadece seyirle yetinerek öğrenemeyiz. Dizilerin gerçek tarihi yansıtmadıklarını hatırdan çıkarmadan izleyelim. Sonra da tarih kitaplarına yönelelim.

     Selçuklu tarihi hakkında merak ettiğiniz her şeyi merhum Prof. Dr. Osman Turan'ın hayli yekun tutan kitaplarında bulabilir, gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz...         

     Başarılı oyunları ile göz dolduran Nizamülmülk (Mehmet Özgür), Terken Hatun (Hatice Şendil) ve Hasan Sabbah (Gürkan Uygun)'u tebrik ederek, iyi seyirler ve sonrasında verimli okumalar dileyelim...

SALİM DEMİREZEN

------------------------

1- Derin Tarih dergisi, Kasım 2020, s. 26

2- Aynı yerde.

3- Aynı dergi, s. 36

Yorum Gönder

@name x