İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye…

23 Ocak 2021 Cumartesi 12:20

Geç geldi ama kar iyi geldi… İstanbul’da bile çatılarda ve yüksek yerlerde hala kar duruyor. Anadolu ise baştan başa kar altındadır. Yüksek yerlerde, rüzgâr ve tipi altında kar uğuldaya uğuldaya oradan oraya savrulup duruyor…

İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye…


Geç geldi ama kar iyi geldi… İstanbul’da bile çatılarda ve yüksek yerlerde hala kar duruyor. Anadolu ise baştan başa kar altındadır. Yüksek yerlerde, rüzgâr ve tipi altında kar uğuldaya uğuldaya oradan oraya savrulup duruyor… İşte böylesine tozan kar bana Karacaoğlan’ı ve onun ‘’İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye’’ başlayan şiirini, bu şiirden bestelenen şarkıyı hatırlatıyor…



Karacaoğlan



Karacaoğlan, âşık edebiyatının en önemli saz şairlerindendin birisidir. Karacaoğlan’ın doğduğu yer hakkında birçok rivayet vardır.  Bu rivayetlere göre Karacaoğlan; Feke, Osmaniye, Gaziantep, Kilis, Aksaray, Elbistan, Binboğa, Ermenek, Mut ve Kırşehir Çiçekdağı illerinden olduğu rivayet edilir. Hatta Balkanlı, Belgradlı olduğu bile söylenir. Bu rivayetlerin içinde en kuvvetli olanı Karacaoğlan’ın Osmaniye ili Düziçi ilçesi Farsak köyünden olduğudur. Karacaoğlan lakabıdır, asıl adının da Hasan, İsmail, Halil veya Mehmet olduğu rivayet edilir.  



Hayatı ve çevresi hakkında kesin bilgilerin olmadığı Karacaoğlan’ın 17. yüzyılda yaşadığı bazı şiirlerine dayanarak 1606 veya 1636'da doğduğu, Toroslarda, Binboğalarda ve Tahtalı Dağlarında yaşadığı ve 1679 veya 1689 yılında öldüğü rivayet edilir. Dolayısıyla

Çukurova ve Toroslar - Tahtalı ve Binboğa dağlarında konup göçen Avşar Türkmenlerinden olduğu düşünülür. Şöhreti Azerbaycan, Kırım ve Balkanlar'a kadar ulaşır.



Mezarının yeri de doğduğu yer gibi farklı yerlerdedir. Başdere, Sorgun, Mut, Cezel, Düziçi, Tarsus, Zemzem Dağı, Hodu Yaylası ve Karaman'ın Sarıveliler ilçesinin şairin mezarının bulunduğu rivayet edilen yerlerden bazılarıdır.



Karacaoğlan, aşk ve doğa üzerine yalın Türkçeyle şiirler yazar. Şiirlerinde gurbeti, ayrılığı, ölümü, özlemi konu edinir…



Karacaoğlan’ının bu şiirlerinden en güzeli de ‘’İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye’’ diye başlayan şiiridir.



Elif



Arap alfabesinin ilk harfi olan ve aynı zamanda da Arap rakamlarında bir rakamını ifade eden ‘’Elif’’ harfi, özellikle klasik Fars ve Türk edebiyatlarında bir simge, hatırlatma ve benzetme unsuru olarak sevgilinin başta boyu olmak üzere çeşitli vasıflarını ifade etmek için yaygın biçimde kullanılan bir kelimedir. Türk edebiyatında manzum eserlerde sevgilinin boyu, uzunluğu ve düzgünlüğü sebebiyle ‘’elif’’e veya serviye benzetilir. 



’’Elif’’ adı, Arap alfabesinin ilk harfi olmasından dolayı ilk doğan kız çocuğuna verilen bir addır. Daha çok Anadolu'da kullanılır. Araplarda ‘’Elif’’ ismi kullanılmaz... Araplarda ilk doğan kıza Arap rakamlarında ''bir'' anlamına gelen ‘’Vahide’’ ismi kullanılır...



İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye


Karacaoğlan’ının ’İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye’’ isimli şiiri ilgili olarak da hayatı hakkında olduğu gibi çeşitli rivayetler vardır.



Bir rivayete göre Karacaoğlan, Kırşehir ili, Çiçekdağı (Mecidiye) ilçesi Mamalı köyünden Rıdvan adlı bir Türkmen’in oğludur. Bu bölgenin ağası olan Sarı Haliloğlu'nun kızı Elif'e âşık olur. Karacaoğlan Elif’i kaçırmak ister. Başarısız olunca da ağa korkusundan kaçarak Toroslardaki Türkmen beylerine sığınır. Ağadan korktuğu için memleketine dönemeyen Karacaoğlan, sazı omuzunda Elif'in aşkıyla diyar diyar dolaşır. (Müjgân Cumbur, ‘’Karacaoğlan, Şiirler’’, MEB. Yay., 2001)



Kerameti kendinden menkul ismini telaffuz bile etmek istemediğim bir zat ise Salâh Birsel’in hatıra kitabından (‘’Hacivat Günlüğü’’, Ada Yayınları, 1982) yola çıkarak ‘’Zaman’’ın  bir FETÖ gazetesinde “Karacaoğlan’ın Karı Meğer ‘İncecik’ Yağmazmış!” (11 Şubat 2008) başlığı ile yazdığı bir makalesinde Karacaoğlan’ın kar için söyleyip Elif’i çağrıştırdığı ‘’ince’’ sıfatının kardan değil de Elbistan’ın ‘’İncecik’’ köyünden geldiği anlamını çıkarıyor. Ki bu iddianın hiçbir bilimsel temeli yoktur. Bu iddia doğru olsaydı Türkçeyi arı ve duru mükemmel bir şekilde kullanan Karacaoğlan, “İncecikten bir kar yağar” yerine ‘’İncecik'te bir kar yağar..." şeklinde kullanırdı.



Bu iki rivayet de Karacaoğlan’ın hayat hikâyesine uymuyor.



Anonim bir rivayete göre; Toroslarda üç direkli, çok direkli Yörük çadırları kara kışta ayrı bir güzellik sergiler... Karacaoğlan ile sevdiği Elif’e oba beyinin oğlu huzur vermez. Kışın karlar rüzgâr ve tipi etkisiyle oba çadırların üzerinden sökülüp sökülüp yerlerinden havaya savrulur. Karlar havada tozarken rüzgâr ve tipinin de etkisiyle Karacaoğlan’a oba beyinin oğlu nedeniyle göremediği Elif’in adını fısıldar... Sonrasında tipi ve rüzgâr sesleri Elif’e dönüşür:



‘’İncecikten bir kar yağar

Tozar Elif Elif diye

Deli gönül abdal olmuş

Gezer Elif Elif diye..’’



Doğru rivayetin de bu olduğunu değerlendiriyorum…



Bu şiir, Âşık Veysel dâhil âşıklar ve saz sanatçıları tarafından türkü formatında söylenir. Bu şiiri Sadettin Kaynak segâh makamında besteler, başta Müzeyyen Senar olmak üzere Muazzez Ersoy, Melihat Gülses gibi değişik sanatçılar tarafından seslendirilir. 1997 yılında kurulan müzik grubu ‘’İncesaz’’ın 2007 Haziran ayında çıkardığı beşinci albümü olan ‘’Beş/Elif’’iin 9. şarkısı olarak yer alır.



Bir dayanışma konseri


Bu seslendirmelerin ve yorumların hepsi güzeldir. Ancak bu şarkı bir yerde icra edilir ki daha önce seslendirilenlerden hepsinden güzel seslendirilir. Yaşadığımız salgın hastalık nedeniyle bu salgından olumsuz olarak etkilenen ve geçimini sadece müzik yaparak sağlayan müzisyenler için Anadolu Müzik Kültürleri Derneği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi tarafından 26 Aralık 2020 Cumartesi günü ortaklaşa ''Müzik Üreticileri İçin Dayanışma Konseri'' düzenlenir. Bu konserin geliri bu durumda olan 40 müzisyene paylaştırılır.



Konserde icra edilen Karacaoğlan'ın bu şarkısını dinlemeyen ‘’Elif desin be desin’’ ancak ‘’Karacaoğlan dinledim’’ demesin. Bu şarkıyı dinleyince insanın Elif olası gelir. Bu şarkıyı dinleyince insan, rüzgârın, tipinin dağ başlarında savurduğu kar olur, Elif, Elif diye inler durur... Ardından üstüne sicim gibi yağmur yağar, sonra üstüne güneş vurur, nihayetinde de ılgıııın ılgın erir ve yok olur gider…   



Osman AYDOĞAN



Bu dayanışma konserinde Karacaoğlan'ın ''İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif diye'' şarkısı da icra edilir. Bu şarkıda Kayseri Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oya Levendoğlu, kendisi ses sanatçısı olmamasına rağmen hem ud çalar hem de bu şarkıyı söyler. Kendisine aynı fakültede görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Nargiz Eminova ve farklı profesyonel grubuplarda perküsyonist olarak görev yapan Mustafa Göçer eşlik eder:
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x