MUAVİYE'NİN DEVELERİ

25 Mart 2017 Cumartesi 15:56

Muaviye ne derse hiç sorgulamadan onu tasdikleyen modern Şamlılara selam olsun.

MUAVİYE'NİN DEVELERİ
 Muaviye Şam’da, Hazreti Ali ise Küfe’de validir, aralarında anlaşmazlık vardır, savaş çıkmak üzeredir.

Bir gün, bir deveci, yüklediği mallarla Küfe’den Şam’a gelir.

Açıkgözün biri deveye sahip çıkar; "Bu dişi deve benimdir! ve o dişidir"

Küfeli kendisinden emindir, çünkü devesi erkektir. İtiraz eder, dinletemez.

Sorun Muaviye’ye kadar yansır. Halk bir meydanda toplanır.

Muaviye, Bu dişi deve benimdir diyen Şamlıya sorar; Bu dişi deve kimindir? Benimdir! Muaviye de onaylar, Evet, bu dişi deve Şamlınındır!

Sonra halka sorar; Bu dişi deve kimindir? Hep bir ağızdan cevap verirler; Bu dişi deve Şamlınındır!

Küfeli neye uğradığını anlayamaz, şaşkın şaşkın bir kenarda dururken Muaviye çağırır; Bana bak, ben de, sen de biliyoruz ki, bu deve erkektir.

Küfe’ye dönüşte Ali’ye de ki; “Şam’da öyle bir ahali var ki, erkekleri de dişileri de, onların cinslerine değil, Muaviye’nin ağzına bakarak söylüyorlar, o dişiye erkek dese, ya da erkeğe dişi dese, hepsi ona itaat ediyor.”

Var git Ali’ye söyle ayağını denk alsın.

(Ertuğrul Tambaş'dan alıntı)



Yorum Gönder

@name x