O, “BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK..." BU GENÇLİK Mİ?

24 Eylül 2018 Pazartesi 15:40

Kucağında, sarmaş dolaş sanki zevci, zevcesi gibi neredeyse meydanda fevarış, haya, edep, ar, iffet, namus, şeref hâk ile yeksan, sanki derekeler-derekesi bir gençlik ...

O, 'BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK...
Kucağında, sarmaş dolaş sanki zevci, zevcesi gibi neredeyse meydanda fevarış, haya, edep, ar, iffet, namus, şeref hâk ile yeksan, sanki derekeler-derekesi bir gençlik ...

Edep yerlerini izhar etmek için giyindiği libasın orasını-burasını oyup yırtan, mahrem yerlerini teşhir etmek için edepsizliği, edep telakki eden, hicap perdesi yırtılmış, tam bir Kıyamet Alameti, Anasından huruç etmiş, nesebi gayri sahih bir gençlik ...

Tınmayan, tırsmayan, kulak asmayan, la-imtina, la-müteessir, haya yok ki iman olsun kabilinden, Nasrani karıları, aşüfte şaron yosmaları gibi ayaklar altında bir gençlik ...

Bu ne zillet YA RABBİ, içki, zina, berduşluk, ayyaşlık, ayyuka çıkmış, malayani, avare, cahil, şuursuz, şahsiyetsiz, haysiyetsiz, bağnaz, menfur bir Güruh, terakkiye mani tam bir yobaz, absürt bir gençlik ...

Gençlik demeye bin şahit, her şeyleri ile elde kalan, aynı asırda hayat idame ettirmeye taaccüb edilecek, İSTANBUL Meydanına bir  Şantöz yada Şantör gelse, Rakkase’ler yada Köçek’ler çengi çalsa, raks etseler mahşeri kalabalık, iliklerine kadar gaşy, sanki İblislerin kardeşi, o alemden bu aleme fink atan,  mütefessih bir gençlik ...

Dava mı dediniz, heyhat, 
Filistin’de, Arakan, Doğu Türkistan, Batı Trakya’da Mümin kardeşine yapılan zulümler için, Mazlum Milletlere İstiklal için acısını, sızısını, çilesini çekecek, ızdırabını duyacak, geceleri kıvrım kıvrım yatağında yatamayan, düşüncesi hayali, gördüğü, tuttuğu her şeyler, fî-sebilillah bir gençlik mi ... 

Bir gençlik ki RESULULLAH’ın davasını dava edinen, acısını ve çilesini çeken, aklı, fikri, işi, gücü, emeli, gaýesi, hedefi, Mücadelesi bu Dava'nın Cihan Hakimiyeti, mazlumların istiklali olan, bunun için yanıp, tutuşan bir gençlik mi ...

Zamanın İSATANBUL’u mesabesinde NEW YORK, MOSKOVA yada PEKİN’i yirmibir yaşında, laf olsun diye değil, hakikaten Fetih eden, edebilecek hayale, gayeye, hedefe matuf ilim, irfan, feraset, ehliyet, adalet ve liyakat ile mücehhez bir gençlik mi ...

Müminlerin dertleriyle dertlenen, sızısını, çilesini, ızdırabını çeken, saçı bitmedik yetimlerin hakkını müdafaa eden, acuze, mahsun, mağdur, mazlumun hamisi, gecekondularda yoksullarla inleyen, hak gasbı, emanete hıyanet hesabını verir, sözünün eri, Kafir, Münafık, Fasık, Facir’in korkusu, 
en hitamı NECİP FAZIL Merhumun hayal ettiği gençlik mi ...

ALLAH için o gençlik, bu gençlik mi?

Şeref Özçelik / 10 Muharrem 1440  2018-09-20, Ankara

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x