TÜRK BOYLARININ ORTAK ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ OLUŞTURULDU

08 Aralık 2020 Salı 15:00

Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu’nun, “Tarihte ve Günümüzde Türk Boylarının Ortak Atasözleri Sözlüğü” adlı son eseri yayımlandı. Eserde, Türk dünyasında kullanılan bin bir adet atasözünün son bin yıl içindeki varoluş çizgileri tespit edildi.

TÜRK BOYLARININ ORTAK ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ OLUŞTURULDU

Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu’nun, “Tarihte ve Günümüzde Türk Boylarının Ortak Atasözleri Sözlüğü” adlı son eseri yayımlandı. Eserde, Türk dünyasında kullanılan bin bir adet atasözünün son bin yıl içindeki varoluş çizgileri tespit edildi.

Milletlerin yaşayışlarını, tecrübelerini, deneyimlerini ve dünya görüşlerini yansıtan son derece önemli kaynaklar olan atasözleri üzerine Türkiye’deki bu saha ile ilgili yapılan çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu, “Tarihte ve Günümüzde Türk Boylarının Ortak Atasözleri Sözlüğü” kitabını Ekim 2020 itibarıyla Türk dünyasına kazandırdı.     Prof.Dr. Çobanoğlu, yeni eseri ile ilgili Kırım Haber Ajansı’nın sorularını cevapladı.

İşte Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu ile yapılan röportajın tamamı:

“Tarihte ve Günümüzde Türk Boylarının Ortak Atasözleri Sözlüğü” adlı çalışmanız nasıl ortaya çıktı? Neden böyle bir sözlük çıkarma ihtiyacı duydunuz?

Avrupa Birliği sürecinde yaklaşık on yılda beş tane benzeri ortak atasözleri hazırlanarak Alman, Fransız, İtalyan, İspanyol, İrlanda, Hollanda, İngiliz, Danimarka, İsveç, İskoçya başta olmak üzere birleşecek olan milletlerin uzak ortak geçmişinden günümüze ortaklıkları ortaya konulmuştur. Bu bir yanda diğer yanda da adlarını vermeyeyim ama Kıbrıs, Batı Trakya, Kosova, Makedonya ve Türkiye Türkleri gibi hepsi Oğuz ve düne kadar aynı devlet çatısı altında yaşayan Türk topluluklarından beş tanesinde bulunan bir veya iki atasözünün varyantlarını toplayıp hazırlanan fevkalade (!) doyurucu tebliğleri görünce kızdım, öfkelendim ve bu konuyu hiç olmazsa bu tür tuhaf bildirilerin oyuncağı olmaktan kurtarmaya karar verdim. Sadık Kemal Tural hocanın organize ettiği “Türk Dünyası Ortak Edebiyat Tarihi”ne, çalışan arkadaşların yazamayacaklarını beyan edip bırakmaları üzerine “atasözleri” maddesini yazmayı kabul ettim ve Türk dünyasında ortak bir ata sözünü derlerken gözüme ilişenleri eklediğimde 100 ortak atasözü ve örnekleri çıktı. Bu 100 atasözünü biraz genişleteyim kitap yapayım diye kaynakları taradıkça rakam 1001 atasözüne ve bunların yaklaşık 30 bin örneğe geldi dayandı ve elinizdeki kitap ortaya çıktı. Şimdi hedefim 3 bin ortak atasözü ve yaklaşık 60 bin örnekle çeşitlemesidir… Bu oluşacak olan Türk dünyasının ortak standart yüksek Türkçesinin alt yapısını oluşturacaktır.

Tarihte ve Günümüzde Türk Boylarının Ortak Atasözleri Sözlüğü çalışmasının benzeri mevcut mu?

Daha önce de söylediğim gibi Avrupa’da bu tür beş tane ayrı çalışma yapılmıştır. Ancak bizim çalışmamızda, Türk dünyasında kullanılan bin bir adet atasözünün son bin yıl içindeki varoluş çizgileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, önce, taranabilen yazılı kaynakların başında yer alan Kaşgarlı Mahmut’un muhteşem eseri Divanü Lügat’it Türk’ten hareketle, bir  kısmını tespit ettiğimiz atasözlerinin, daha sonraki kaynaklara istinaden Kıpçak, Altınordu, Çağatay, Oğuz ve Osmanlı Türkçelerindeki  durumları belirlenerek tarihî arka plan ortaya konulmuştur. 

*Bunu aynı atasözlerinin günümüz Türkçesinin, Afganistan, Altay, Balkan (Kosova-Mekadonya), Başkurt, Batı Trakya, Bulgaristan,  Suriye-Bayırbucak, Çuvaş, Deliorman, Dobruca, Hakas, İran-Horasan, Gagavuz, Güney Azerbaycan (İran), Karaçay-Malkar, Karay (Karaim-Kırımçak), Karakalpak, Kaşgay, Kazak, Kıbrıs, Kırgız, Kırım, Kosova, Kumuk, Kuzey Azerbaycan, Nogay, Özbek, Suriye, Irak, Tatar, Tuva, Türkiye, Türkmen, Uygur, Yakut (Saha) dil, lehçe ve şivelerindeki  durumlarının tespit edilerek coğrafî yayılışının belirlenmesi izlemiştir. *

*Başlı başına bir enstitünün işi olması lazım gelen böylesi dev bir proje için gerek ayırabildiğimiz zaman ve gerekse tarayabildiğimiz kaynakların sınırlılığı göz önüne alınırsa varılan sonuçların hiç de küçümsenmeyecek bir keyfiyet ifade ettiğini düşünüyoruz. *

*Bu, Birleşik Türk Devletlerinin ortak ve standart yüksek Türkçesinin var oluş ve birliğimizi var ediş zeminidir. *

Dahası ve en  önemlisi on binlerce kilometrelik uzaklıkların ve kimi zaman binlerce yıllık ayrılıkların bile ortadan kaldıramadığı Türk boylarının kardeşlik kaynağı olan halk felsefesinin veya müşterek zihniyetinin kökleri ya da dünya görüşümüzün temellerinin bu ortak atasözlerinde yer alışıdır. 

Bu şekilde bir çalışma Türk dünyasında bir ilktir.

Kitabınızda Kırım ve Kırım Tatarca atasözlerinden hangilerine yer verdiniz?

Kırım Tatar atasözlerini 9 farklı yazılı kaynaktan derledim. Türkiye Türkçesinde yer alan hemen hemen her atasözünün Kırım Tatar Türkçesinde nerdeyse aynısını bulmamız mümkündür. Burada yüzlerce Kırım Tatar atasözünü sıralamamız çok yer alacaktır. Bu nedenle kitabın başından itibaren 15-20 tane atasözünü (*ttü.) Türkiye Türkçesinde ve (kırm.) Kırım Tatar Türkçesinde şöyle örnekleyebiliriz:

*ttü. Acele işe şeytan karışır

kırm. Acele işke şeytan karışır.

*ttü. Aç ayı oynamaz.

kırm. Aç ayuv oynamaz.

*ttü.Aç gözünü, açarlar gözünü

kırm.Aç kozüñni, açarlar kozüñni.

*ttü.Aç ne yemez, tok ne demez.

kırm. Aş ne aşamaz tok ne aytmaz.

*ttü.Aç tavuk düşünde kendini darı ambarında görür.

kırm. Aç tavuq tüşinde tarı körer.

*ttü. Açın karnı doyar, gözü doymaz

kırm. Özü toysa da, közü toymaz.

*ttü. Açma sırrını dostuna, dostunun dostu vardır, o da söyler dostuna.

kırm.Aytma sırıñnı dostıña; dostıñnıñ da dostı bardır, o da aytar dostına.

*ttü. Adam olacak çocuk bokundan bellidir.

kırm. Bolacak bala bogından bellî bolır

*ttü.Adamakla mal tükenmez, Allah korusun vermekten.

kırm.Adamaqman mal bitmez, aq saqlasın bergende.

*ttü. Adamın adı çıkacağına canı çıksın.

kırm.Yaman adıñ çıqqance, tatlı canıñ çıqsın.

ttü.Adamın iyisi iş başında belli olur

kırm. Erniñ iygisin işte köriyim

*ttü. Ağacı kurt yer, insanı dert yer.

kırm. Terekni kurt, kişişni dert sakatlar.

*ttü.Ağaç yaprağıyla, adam keremiyle güzeldir.

kırm.Terek âprağınen guzeldir.

*ttü. Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.

kırm. Aglasa anam aglar, kalganı yalan ağlar.

*ttü. Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

kırm. Aglamayan balaga emçek bermezler.

*ttü. Ağrımayan başa yağlık bağlamaz.

kırm.Ağırmağan başqa âvluq bağlamaylar

*ttü. Ağzı eğri olsa da, zenginin oğlu söylesin.

kırm.Ağızı qıyış olsa da, bay söylensin.

*ttü. Ak akçe kara gün içindir.

kırm. Ak akşa kara kün üşün.

*ttü. Akıl pazarda satılmaz.

kırm. Akıl bazarda satılmaz.

*ttü. Aksak karga önden uçar.

kırm. Aksak karga aldın uçar.

Neden bin bir adet atasözü? 

Ecdadımız, işerinde 10 veya 1000 gibi yuvarlak ve tam rakamlarla iş yapmayı bir işin “bitmesi” veya “tamamlanması” halinin verebileceği “gurur” ve “kibir”den ruhsal ekolojilerini korumak için 9 bin 999 veya 1001 gibi bir ucu açık rakamları tercih ederlerdi. Ben bu kitabımla son derece sınırlı kişisel imkanlarımla Türk Dünyası gibi 20 milyon km bir alana yayılmış 300 milyonluk bir kitlenin ortak atasözlerinin 1000 yıllık geçmişinden günümüze getirmek iddiasını 1001 atasözümüzün yaklaşık 30 bin örneğiyle ispatlamış ortaya koymuş bulunuyorum. Bu 1001 atasözünün 30 bin örneği, bize Türk Halkbilimi çalışmalarımızda belki de 

Uluslararası Türk Akademisi’ne bağlı bir
* “Türk Dünyası Konuşmalık Türkleri Araştırma-Geliştirme Enstitüsü” *
kurma zamanımızın ve gerekliliğinin geldiğinin gerekçesi ve göstergesi olarak düşünülmelidir. İlgilileri harekete geçirmek için bir nevi dilekçe olarak algılanıp işlev görmelidir. Eğer bu olursa 300 milyonluk kitlenin gündelik hayatı oluşturup devam ettirirken yaptığı en yayın eylem olan “konuşma”nın içinde kullandığı atasözü, deyim, selamlaşma vb kalıp sözler, alkışlar, kargışlar, övgüler, sövgüler, yeminler, selamlaşmalar konuşmalık türlerden hareketle benzer çalışmalar yapılabilir ve aynı zamanda benim başlattığım çalışma derinleştirilir ve daha geniş materyalle daha da çok miktarda ortaklıklar ortaya konulabilir. Bu tür bir çalışma sistematiğiyle 300 milyonluk Türk dünyası çok kısa bir sürede çok yoğun ve etkili bir “ortak konuşma dili” imkanına kavuşur ve süreç devam ederse bunu 1-2 kuşak içinde  

Türk dünyası ortak ve standart bir yazı dili” alt yapısına kavuşması takip eder.

Bundan sonrası büyük ölçüde bir bürokratik süreç ve zamanlama meselesidir.

ÖZKUL ÇOBANOĞLU KİMDİR?
Prof.Dr. Özkul Çobanoğlu, Hacettepe Üniversitesi Türk Halkbilimi Bölümü’nün kurucu başkanıdır. Halkbilimi Kuramları ve Araştırma Yöntemleri Tarihine Giriş (1999), Âşık Tarzı Kültür Geleneği ve Destan Türü (2000), Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları (2003), Türk Dünyası Epik Destan Geleneği (2003), Birlikte Yaşama Kültürümüzün Kaynaklarından Eminönü Merkezli Âşık Edebiyatı (2006), Âşık Edebiyatı ve İstanbul (2007), adlı kitapları ve yayınlanmış 300 civarında bildiri ve makalesi vardır.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (Kıbrıs-Gazimağusa), Priştine Üniversitesi (Priştine-Kosova), Kırım Devlet Üniversitesi (Simferapol-Ukrayna), Moğol Millî Üniversitesi (Ulanbatur-Moğolistan), Moğol Millî Savunma Üniversitesi (Ulanbatur-Moğolistan) Türkoloji Bölümü, İran Tahran’da Allameh Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde misafir Öğretim Üyeliği, Polonya, Jagellon Üniversitesi Türkoloji Bölümü, Macaristan Debrecen Üniversitesi Etnoloji-Etnografya Bölümü  ve  Estonya Tartu Üniversitesi Eston ve Karşılaştırmalı Halkbilimi Bölümü’nde, Socrates-Erasmus Öğretim Üyeliği görevlerinde bulundu.
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x