Sanatın içinde Ergenekon benzeri yapılanma var

10 Ağustos 2013 Cumartesi 13:18

Tiyatro ve sinema sanatçısı Ahmet Yenilmez Gezi Parkı olaylarını yorumlarken ilginç açıklamalar yaptı.

Sanatın içinde Ergenekon benzeri yapılanma var

 Oyuncu Ahmet Yenilmez, Türkiye’de yaşanan olaylarda tutumuyla ilgili soruları yanıtladı. Gezi Parkı olaylarına kadar farklı konularda Yenilmez’in açıklamaları şöyle :

Gezi Parkı eylemlerinde muhalefete yüklenen sanatçılardan biriydiniz. Sanat aleminde yalnızlaştırıldığınızı düşünüyor musunuz?


Beni yalnızlaştırmaya bunların gücü yetmez. Benim kavgam onlarla Gezi Parkında başlamadı, Gezi Parkı’yla kavganın farkında olamayanların kavgası başladı. Ben feryad ediyordum ‘Kavgam var, kavgam var’ diye, kulaklarını tıkıyorlardı. ‘Sanatın içerisinde Ergenekon benzeri yapılanma var’ diyordum, kimse umursamadı ama işte Gezi Parkı’nda patladı. Gezi Parkı’nda neden Muhteşem Süleyman rolünü oynayan biri gitti? Bu olaylar Mısır’a da aksetsin diye, çünkü orada da diziler seyrediliyordu. Bunu kimse görmüyor.
Mısır’daki olayların temelinin Türkiye’den atıldığını mı söylüyorsunuz?

Türkiye’de bir hesap hatası yaptılar, olayları okullar kapanınca başlattılar. Aslında Türkiye Mısır Tunus’tu üçgen. Şimdi geri dönecekler.
Yeniden mi olacak?

Tabii tabii, olmuyor mu? Taksim’e bir milyon, pazartesi Silivri’ye diye kampanya başlattılar ya. Bunlar hep hesaplanmıştı. Oraya giden sanatçılar ve o yalan twitlerin Mısır’da da Tunus’ta da Afrika’da da yanı twitlerin atılmasını tesadüf mü zannediyorsunuz? Yöneticilerimiz dediklerimizi dikkate almıyor, yıllardır bağırıyorum ‘sanatın içinde Ergenekon benzeri yapılanma var’ diye. Hiç umurlarında değil, hala da değil. Şu saate kadar biri arayıp ‘sen ne diyorsun’ diye sormuyor.
Neye dayanarak bunu söylüyorsunuz?

Var biliyorum. Organizasyonları ortaya koyuyor. Bütün Devlet Tiyatroları sınavına bir tane imam hatipli giremez mi? Belli ailelerin çocuklarından ve torunlarından başka şehir ve devlet tiyatrolarına bir kimse giremez mi? Bunlar tesadüf mü yani?

Gezi Parkı’yla z kuşağı çok tartışıldı…

Sen üzerine düşeni yapmazsan birileri gelir yapar. Çok modern sokaklar, ekonomide güzel bir Türkiye, güzel AVM’ler… Ama Kültür ve Turizm Bakanlığı, kim olursa olsun umurumuzda değil anlayışının geldiği netice. Sağ iktidarların geldiği neticeler… Sağ iktidarların hiçbirisi insana yatırım yapmadı, sol iktidarlarsa kendi insanına yatırım yaptı. Hülasa, sağ iktidarlar ‘nasıl zengin olunur’u, sol iktidarlarsa ‘militan nasıl olunur’u öğretti.

Peki şimdi nasıl?

Hala öyle. Gençlere ulaşabilmek için ferdi bazda bir şeyler yapılabilir, ben sağ iktidar anlayışının kırılacağını sanmıyorum. Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda Başbakana ve polislere küfreden Şafak Sezer’i AKP iftarına nasıl çağırabiliyor bir il taşkilatı, acaba sayın Başbakan içeriden mi vuruluyor?

Son zamanda inançlarını ifade eden sanatçılar arttı. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Dini inanıştan ötürü bir sanat yapmadım ben. Sanatın Müslümanı komünisti olmaz, sanat sanattır. Sanatın kendi ahlaki ölçüleri vardır, sanat ürünü yalan konuşmaz, provakatör olmaz. Sanatçının Müslümanı ateisti olur ama sanatın Müslümanı gayrimüslimi olmaz. Mesele bu. Günümüzde, neticeler karşısında alınan tavırlarla insanları tasnif etmemek lazım, o ayrı bir şey. O zaman, siyaseti yüzde 80, ticareti yüzde 80 etkileyen Müslümanların o kadar televizyon kanalları var, ‘Muhteşem Yüzyıl’ yasaklansın diyene kadar bir zengin çıkıp da neden bir dizi yaptırtmıyor?

Hürriyet


Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x