Bahçeli: İmralı ile görüşmeler ortaya çıktığına göre şerefsiz kim?

08 Ocak 2013 Salı 11:44

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı canisiyle görüşme ve müzakereler hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını vurgulayarak, " Bu konuyu ilk defa biz gündeme getirdiğimizde Başbakan Erdoğan, ‘Bizim PKK ile bir...

Bahçeli: İmralı ile görüşmeler ortaya çıktığına göre şerefsiz kim?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı canisiyle görüşme ve müzakereler hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını vurgulayarak, " Bu konuyu ilk defa biz gündeme getirdiğimizde Başbakan Erdoğan, ‘Bizim PKK ile bir araya geldiğimizi söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.' demişti. Bu durumda şerefsiz kimdir? Şerefsizlik kimin payına ve hanesine düşmüştür.” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan’ın, 22 Ağustos 2010’da Kayseri’de yaptığı konuşmada, ‘Bizim PKK ile bir araya geldiğimizi söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir. Biz terör örgütüyle hiçbir zaman masaya oturmadık, hiçbir zaman da oturmayacağız. Bizim felsefemizde, anlayışımızda böyle bir şey olamaz. Şunu bilin ki Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu bir iktidar hiçbir zaman terör örgütüyle masaya oturamaz.' dediğini hatırlattı. Bahçeli, şöyle devam etti: “Yıllardır soruyoruz, yıllardır sorguluyoruz; İmralı canisiyle görüşme ve müzakereler hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığına göre şerefsiz kimdir? Şerefsizlik kimin payına ve hanesine düşmüştür. Şeref dersinde sınıfta çakmışların, her defasında ikmale kalmışların Türk milletinin ve devletinin şerefini sahiplenmesi nasıl mümkün olacaktır? Böylesi bir paradoksun içinden nasıl çıkılacak, batan şeref teknesi bölücülük ummanından nasıl çıkartılacaktır. Sayın Başbakan gelin önce bonusuyla birlikte epey biriken şu şeref bahsinin üzerinde duralım ve açıkta kalan şerefsizlik hesabını artık açılmamak üzere kapatalım. Böylece hak yerini bulsun, bizim payımıza gecikmiş iade itibarı, sana da yüz kızarıklığı ve bir özür dileme borcu olsun.”
Başbakan Erdoğan’ın PKK ile konuşmayı siyaset zannettiğini belirten Bahçeli, “Teröre göz kırpmayı, teröre çanak tutmayı, bölücülüğe can suyu vermeyi, diklenmeleri alttan alarak PKK’ya teslim olmayı marifet saymaktadır. Üstelik terörle mücadele, siyasetle müzakere sözleriyle de PKK’nın bir numaralı failini siyasetçi mertebesine çıkarmaktadır. Hükümetin İmralı’ya boğun eğmesi, İmralı’daki bebek katilinden sözde barış ve çözüm adına medet umması tarifi çok zor olacak bir travma ve alçalma halidir.” dedi.
AK Parti’nin 30 bin kişinin kanını elinde taşıyan bir terör mahkumundan insaf, merhamet ve icazet beklediğini söyleyen Bahçeli, şunları dile getirdi: “16 Aralık 2012’de MİT müsteşarının Başbakan Erdoğan’ın emri doğrultusunda İmralı canisiyle saatler süren görüşmesi ve bunu halen sürdürmesi, 3 Ocak 2013 günü iki BDP’li milletvekilinin İmralı ziyareti her şeyi açıklığa kavuşturmuştur. Bu sırada yeni bir Genelkurmay Başkanı daha gözaltına alınmış, ifadesi alındıktan sonra, üçüncü yargı paketi ile yürürlüğe giren adli kontrol mekanizması ile serbest bırakılmıştır. İmralı’nın ayağına gidenler, Genelkurmay Başkanlığı yapan 80 yaşını aşmış birisini önce polisler nezaretinde Ankara’ya getirmekten ne tuhaftır ki utanmamışlardır. Türk askeri gözetimde, terörist ise her tarafta seferdedir.”
Bahçeli, Türkiye’nin bölünmesi, federasyona dönüşmesi, PKK’nın affı, İmralı canisinin önce eve, sonra da özgürlüğüne kavuşmasının aşama aşama gerçekleştirileceğini savunarak, “Bu gelişmelerin hakimiyet ve hürriyetimize en kesif darbe olduğunu görmek istemeyenlerin, Kandil’in İmralı’ya racon kestiğini hayasızca dile getirmeleri ise şüyu vukuunda beter bir saptırma olarak belirtmiştir. İmralı canisine ses çıkaramayan, karşı gelemeyen hatta toz kondurmayan küçük beyinlerin, asıl meydan okumanın büyük milletimize olduğunu görmemeleri kendi fıtratlarıyla son derece münasiptir. Anlaşıldığı kadarıyla bu güruhun üslubu çuvallamış, ölçüsü kaçmıştır. Palavracılar, tufeyliler, yanar dönerler iş başı yapmış, müzakereleri masumlaştırmaya soyunmuştur.” diye konuştu.

Yorum Gönder

@name x