Başbakan Erdoğan, II. Uluslararası Kadın Konferansı etkinliğine katıldı

07 Mart 2013 Perşembe 14:06

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, doğulu kadınlarının batıyı anlama çabaları kadar batılı kadınların da doğudaki trajik manzaraya karşı ortak mücadeleye girmesi gerektiğini söyledi. Filistin'den, Suriye'den, Myanmar'dan ve dünyanın çeşitli...

Başbakan Erdoğan, II. Uluslararası Kadın Konferansı etkinliğine katıldı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, doğulu kadınlarının batıyı anlama çabaları kadar batılı kadınların da doğudaki trajik manzaraya karşı ortak mücadeleye girmesi gerektiğini söyledi. Filistin'den, Suriye'den, Myanmar'dan ve dünyanın çeşitli yerlerinde acı çeken annelerden örnekler veren Erdoğan, "Bir annenin evlat sevgisini yine anneler anlar, kadının hissiyatını yine kadın anlar." dedi. Annelerin huzurlu olmayan bir toplumun huzurlu ve güvenli olacağına inanmadıklarını aktaran Erdoğan, erkeklerin ve savaşın egemen olduğu bir dünyaya ancak annelerin alternatif üretebileceğini vurguladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, HAK-İş Konfederasyonu tarafından organize edilen Rixos Hotel’deki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü II. Uluslararası Kadın Konferansı etkinliğine katıldı. Erdoğan, tüm dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladığı konuşmasında kadının önemini öne çıkaran bir konuşma yaptı.

"ANAMIN AYAĞININ ALTINI ÖPERDİM"

    Dün yaptığı konuşmadan alıntılar yapan Erdoğan, "Cennet annelerin ayağı altındadır. Anne olmanın kadınlıkta farklı bir yeri var. Bizim dinimizde ayağının altı öpülesi olan annedir ve ben o annelerin ayağının altını öptüm, öpüyorum. Ben anamın ayağının altını da öptüm. Anam öptürmek istemezdi, 'anacığım orada ben cennetin kokusunu alıyorum' derdim." diye konuştu.

    Annelerin herkes için varlık sebebi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Onlarla yaşadık, onlar yemediler içirdiler, yaz kış demeden bizi bugünlere taşıdılar. O makam gibi bir makam olabilir mi? Krallar, başbakanlar cumhurbaşkanları...Bunları kim yetiştiriyor? Anne yetiştiriyor." dedi.

    Hükümetin kadınlara yönelik iyileştirmelerinden, çalışmalarından örnekler veren Erdoğan, burada 3 çocuk istediğini de hatırlattı. Erdoğan, "Dünyada yaşlanma var, biz de yaşlanmaya doğru gidiyoruz. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Bu adımları atmamız lazım ki benim bir tezim var. Ben ekonomi tahsili gördüm ekonomide başarının unsurlarını anlatırken emek, sermaye, tüketim, üretim…Bunları söylerler. Ben diyorum ki 'hayır tek unsur insandır, insan varsa emek vardır, sermaye vardır, tüketim vardır, üretim vardır, yatırım vardır. İnsan yoksa bunların hiçbiri yok hepsi insanın türevidir aslında' Hele genç dinamik nüfus olursa tutana aşkolsun. Genç dinamik yapımız korumak zorundayız, gerileme var geliştirmemiz lazım. Geliştirince inanıyorum ki çok daha iyi yerlere gideceğiz." ifadelerini kullandı.

    Dünyadaki kadınların durumuna da değinen Erdoğan, şöyle devam etti: "Şu anda dahi kimi ülkelerde hunharca katledilen kadınlar var, kendi ülkem dahil. Myanmar'ın kadınlarını hatırlamanızı rica ediyorum. Oradaki kadınların eşit işe eşit ücret, doğum izni, süt izni, işsizlik gibi bir sorunları yok. Oradaki kadınlar hayatta var ama mücadelesi ile birlikte maruz kaldıkları acıya tahammül etme gibi sorunlarla karşı karşıya. Sorunlar yer değiştirmiş vaziyette. Somali'ye gittim. Mogadişu'daki manzarayı yerinde müşahede ettim. Anne baba çocuklar 1 metrekarelik çadırda yaşıyorlar. Tıpkı Senegal'deki köle adasında geçmişte 7 metrekarelik yere 12 kişiyi nasıl tıkamışlar. Oradaki 2-3 ay bekletip bindirmiş gemilere Amerika'ya göndermişler. 3 ay yolculuk ardından kölelik anlayışı bu şekilde gerçekleşmiş. Hayatında çamaşır makinesi, bulaşık makinesi görmemiş kadınlar var. Muslukta su akmasını hele sıcak su akmasını tahayyül edemeyen kadınlar var. Nijer'de, Gana'da bunları göreceksiniz. Etiyopya güya aralarında en iyisi o gözüküyor. Geçin arka sokaklara bunu göreceksiniz. Akşam ailesine yemek hazırlayamayacak kadar kabı olmayan kadınlar var. Gözünün önünde evladı eriyip giden anneler var, bunları bizzat gördük Somali'de."

    Başbakan Erdoğan, "Ambulansa bindirdiğimiz bir yavrunun bir saat sonra ölüm haberini aldık, deri kemik birbirine adeta yapışmıştı. Filistin'de de aynı trajedi: kadınlar ve erkekler hayat mücadelesi veriyor, eve telefon geliyor 'eviniz bombalanacak evden çıkın' diye. Evden çıkıyorlar sokakta bombaların hedefi oluyorlar. Annesinin cesedi başında bekleyen çocuk, çocuğunun cesedi başında bekleyen anne dünyanın ilgisini çekemiyor. Benzeri trajedi Suriye'de yaşanıyor. Bir diktatör tarafından alçakça kıyımdan geçiriliyor, bombardımanlar tanklarla toplarla bunun da hanımı var çocuğu var ailece görüşürdük. Bir anda değişti. Halkına bu şekilde zulmedenler bizim dostumuz arkadaşımız olamaz. Her gün kadınlar çocuklar ölüyor ama dünyanın ilgisini çekmiyor. Lafla iş yürümüyor, böyle bir çifte standartla küresel hak mücadelesi küresel dayanışma inşa edilemez. Doğunun kadınlarının batıyı anlama çabaları kadar batılı kadınların doğudaki trajik manzaraya karşı ortak mücadeleye girmesini özellikle rica ediyorum. Bir annenin evlat sevgisini yine en iyi anneler anlar, kadının hissiyatını yine kadın anlar." ifadelerini kullandı.

    "DÜNYAYA ANCAK ANNELER ALTERNATİF OLUŞTURABİLİR"

    Erkeklerin savaşın egemen olduğu bir dünyaya ancak annelerin alternatif üretebileceğini söyleyen Erdoğan, "Bu nedenle örgütlü kadın mücadelesini küresel hak mücadelesini çok önemsiyorum. Mısır'da, Tunus'ta, Filistin'de, Suriye'de zulme karşı vahşete karşı en ön safa çıkan kadınları tüm kürsel meselelerde en ön safta görmeyi gönülden arzu ediyoruz." dedi.

    “KADINLAR DUR DERSE O İŞ DURUR”

    Çözüm süreci için de kadınlardan destek istediğini tekrarlayan Erdoğan, "Çözüm süreci içerisinde 81 vilayette 76 milyonu ayırt etmeksizin Kürdüyle Lazıyla Boşnağıyla hep birlikte çözüm sürecinde elele vermeliyiz. Birliğimizi beraberliğimizi bozmak isteyenlere kapıları kapayıp bu işi bitirmeliyiz. Hanım kardeşlerimden çok şey bekliyorum. Siz bir işe 'dur' derseniz evelallah o iş durur. Bu mücadelede sizin gücünüzü hisseden gören bilen bir başbakan olarak sizden özellikle bu desteği bekliyoruz." şeklinde konuştu.

    Açılış konuşmasını HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yaptığı konferansa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de katıldı.

    BAKAN ÇELİK: KADINSIZ TOPLUM ÇORAK TOPRAKLAR GİBİDİR

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Hayat bir kadın bir erkek iki kişi ile başladı. Bugün insanlık 7 milyara ulaştı. İnsanlık tarihi acılarla, savaşlarla özellikle de kadınların çektiği çilelerle doludur. İnsanın çok ama insanlığın kıt olduğu bir dünyada yaşadığımızı vurgulamak istiyorum. Kadınlar kimi dönem diri diri toprağa gömüldü, kimi zaman cadı avına hedef oldu. Şiddet, ucuz işçilik gibi negatif tanımlamalara hedef oluyor. Oysa ailenin direğidir, bizim medeniyetimizde baştacıdır, kadınsız toplum çorak topraklar gibidir." şeklinde konuştu.

    BAKAN ŞAHİN: KADININ DUYGUSAL ZEKASI TOPLUMSAL BARIŞIN GÜVENCESİDİR

    Bakan Fatma Şahin de yaptığı konuşmada kadının önemine şu sözlerle değindi: "Sevgi emektir, emek verdiğiniz şeyi seversiniz. Kadın oğluna emek verir ve evladını sever. Kadının duygusal zekası ve varlığı toplumsal barışın en önemli güvencesidir. Kainat kadın ve erkeğin onurun ve sorumluğun üzerine yaratılmıştı, insanı üstün kılan ne dili ne dini ne mezhebi ne ırkı ne de cinsiyetidir. Sorumluluğun hakkını vermek ve çalışmak insanı insandan üstün kılan en büyük özelliktir."

    ÇOK SAYIDA ÜLKEDEN KATILIMCI YER ALDI

    Etkinlikte ayrıca Uluslararası İşçi Sendikaları Konfederasyonu Pan Avrupa Bölgesel Konseyi'nin (PERC) yanı sıra Arjantin, Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Eritre, Fas, Filistin, Gürcistan, Irak, İran, İtalya, Kamerun, Kenya, Kosova, Kongo, KKTC, Makedonya, Malavi, Moritanya, Nijerya, Pakistan, Portekiz, Romanya, Ruanda, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Tunus, Uganda, Ürdün, Yemen, Zambiya İşçi Sendikaları Konfederasyonu Yöneticileri, Kadın Komitesi Başkan ve temsilcileri, HAK-İŞ’e üye sendikaların Türkiye’nin her bölgesinden kadın temsilcileri, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve işveren kuruluşlarından temsilciler de yer aldı. Program kapsamında ayrıca 'Osmanlı Toplumunda Kadın' adlı resim sergisi yer aldı.

    Programın sonunda Erdoğan HAK-İŞ üyelerine plaket takdim etti ve yabancı konuklarla fotoğraf çektirdi. Erdoğan'a da HAK-İŞ tarafından hediye verildi.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x