Bayburt Ülkü Ocakları’ndan Noel Uyarısı

29 Aralık 2012 Cumartesi 12:23

Bayburt Ülkü Ocakları yaklaşan yılbaşıyla birlikte tüm Türkiye’de olduğu gibi şehrimizde de hazırlıklarına başlanan yılbaşı kutlamalarının sakıncaları hakkında bir basın açıklaması yaptı.

Bayburt Ülkü Ocakları'ndan Noel Uyarısı

 Bu konuda insanımızı bilinçlendirmenin milli bir sorumluluk olduğununu dile getiren Ocak Başkanı Oğuzhan Okutmuş, “bizler Türk – İslam Ülkücüleri olarak gerekli hassasiyetin gösterilmesi için elimizden gelen çabayı sarfediyoruz. Umuyorum ki halkımızda bu konuda gerekeni yapacak ve bir hıristiyan bayramı olan noeli diğer günlerden bir farkı olmayacak şekilde geçireceklerdir. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda El ilanları, bibordlar ve basın aracılığıyla özellikle gençlerimizi bu kötü alışkanlıktan uzak tutmaya çaba gösteriyoruz. Bundan sonrada bu konuda halkımızı bilinçlendirerek ‘o misyoneri önce şehrimizden daha sonrada ülkemizden defetmek’ için gayret göstereceğiz.” dedi.Halka dağıtılan broşürlerde yer alan “Noelleşen Yeni Yıl ve Galipleri Taklit Eden Mağluplar” başlıklı basın açıklamasının tam metni şu şekildedir:

“Miladi Takvime göre 31 Aralık gecesi çeşitli etkinlikler ile Hıristiyanlar tarafından kutlanan yeni yıla giriş, tüm ülkeyi sardığı gibi Müslüman – Türk Kültürünü bütün özellikleri ile bünyesinde yaşayan nadide semtlerden biri olan Dede Korkut Diyarı ilimizde de artık fazlası ile dillenmeye ve kutlanmaya başlandığını görmekteyiz.  Yeni yılı kültürümüzle bağdaştırıp insanlarımıza bunu empoze eden batı artık bu yeni yıl kutlamaları ile  beraber dini bayramları olan noeli de birleştirerek  tüm dünyaya dolaylı manada da olsa Noel’i kutlatmayı başarmıştır. İlimizde bir çok işletme bu güne özel hazırlanmakta, Düğün salonları kiralanarak gençler tarafından biletli eğlenceler tertip edilmektedir.

Hıristiyanlara ait olan bu geceyi o veya bu sebepten dolayı kutlar, kutlayanlara yardımcı olur veya  çocuklarımıza örnek teşkil edecek şekilde televizyon programlarını izletirsek bu durum bizlerde; Kimlik kaybına, kişiliksizleşmeye ve adım adım, damla damla eriyip batının içinde kaybolmamıza sebep olur. Yılbaşı Kültürel bir kaymadır, Akide’de bozulma Amel’de ise fesattır. Görünüş ile müslümansızlaştırılmaya çalışan neslin evlatları unutmayınız ki şekli benzeşme zaman ile itikadi benzeşmeye döner.

İki Cihan Serveri Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) şöyle buyurmaktadır.                                                                                    “Kim bir topluluğa benzerse onlardan olur’”

“Kim bir topluluğun karartısına katılır, kalabalığını artırırsa o onlardandır”

Hadis-i Şerifler olaya bakış açımızı ve düşünmemiz gerekenleri açıkça ortaya koymaktadır.

Hıristiyanlığa  putperestler tarafından sokulan Hz. İsa Dönemin de dahi olmayan, ölümünden yüzyıllar sonra ortaya atılan bu olgu, Kimliğimizi, Kültürümüzü, Medeniyetimizi, Kişilik ve Şahsiyetimizi, Ahlak ve İtikatımızı tehdit etmektedir.

Yeni yıl kutlamaları hususunda gençliğimizi uyarmayı Milli bir sorumluluk olarak görmekteyim.  Hıristiyanlarda hakim olan ve kabul gören ”Müslümanların cahilleri ile kutluyoruz” düşüncesini de kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Türk-İslam Ülküsünü savunan bir hareketin temsilcisi olarakta Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ’in ilkokul çağındaki küçük bir kız çocuğu tarafından gönderilen yılbaşı tebrik kartına verdiği cevaba da değinmeden geçemeyeceğim. Türkeş mücadelenin çok çetin geçtiği 1978 yılında kendisine gelen karta cevaben kendi el yazısı ile ” Evladım kartına teşekkür ederim. Ama biz Müslümanız ve bir Hıristiyan geleneği olan 1 Ocak tarihini yılbaşı olarak kutlamayız. Bizim yılbaşımız Hicri yılbaşı olan 1 Muharrem’dir. Yani Aşure günüdür. Bundan sonra bu günü anmaya dikkat et.” diyerek tüm Türk Milletine bu durum hakkındaki görüşlerini de bildirmiştir.

Yılbaşı’nın ne tür tehlikeler ile dolu olduğu ve geçmişten ne tür bağlar ile günümüze taşınmaya çalıştığını anlatan şair Arif Nihat Asya “O adıyla sanıyla bir misyonerdir ki şu memlekette ocağına incir dikildikten sonra kılığını değiştirmiş ve bizi avlamaya kucağında getirdiği oyuncaklarla en can alıcı noktamızdan; çocuklarımızdan başlamıştır.” diyor. Çok ilginç tespitlerde bulunduğu “Yılbaşı Neyimiz Olur” isimli yazısını da tüm yılbaşı severlerin okumasını tavsiye ediyorum.

Bu Millet, bu gençler noel baba’nın değil, Dede Korkut’un torunlarıdır. Dünya Türk Milletini Milli Piyango, yılbaşı çekilişi ve tombala ile değil, ahlak, karakter  ve fazileti ile, dansöz ve fasılları ile değil, üstün aile düzeni ve eğitim düsturu ile, yılbaşı kostümleri ile değil, Türk Milleti ile özdeşleşmiş olan doğruluk, sözünde durmak, mukaddes değerler uğruna gözünü kırpmadan ölmek gibi bir çok yiğitlik ile tanımaktadır.

Bu duruşu ve vizyonu bu milletin elinden almaya çalışanlara Türk Gençliği dik durmalı, mağlup olmadık, olmayacağız, galip gibi görünenleri taklit etmeyeceğiz demeli ve bu tür kutlamalardan uzak durmalıdır. 31 Aralık gecesini sıradan bir gün olarak yaşamalı, etrafımızı da uyarmalıyız.”

Kaynak: ulkucuhaberajansı

Yorum Gönder

@name x