Büyükataman'dan Erdoğan'a tepki

15 Şubat 2013 Cuma 17:52

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN’ın “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, MHP’ye yönelik ithamlarına” ilişkin yaptıkları yazılı basın açıklaması metni.

Büyükataman'dan Erdoğan'a tepki
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada “BDP, iradeli bir şekilde kendine yol seçmelidir. MHP gibi devam ederse cesur davranmazsa süreç tıkanır.” demektedir.

Kırk yıldır dağda olanlara cesaret telkin eden Başbakan, BDP’yi MHP’ye benzememesi konusunda uyarmaya tenezzül edecek kadar akıl sağlığını kaybetmiş bulunmaktadır. MHP; hakkın ve hakikatin, vatan ve millet menfaatinin pazarlıksız, tavizsiz savunucusu olmaya devam edecektir. Bugüne kadar böyleydik, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğimizden başta Tayyip Erdoğan olmak üzere, hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bizim karakter dünyamızda millet menfaati şereftir ve şerefin tavizi olmaz. Başbakan tüccarlık günlerinden kalma alışkanlığını vatan ve millet üzerinde tasarruflarla sürdürmek istiyor ancak Türkiye ve Türklük onun “çikolata dükkânı” değildir, pazarlığını yapmaktan çekinmediği şey bir büyük milletin hür ve müreffeh yaşama mücadelesidir. BDP’ye, “MHP'ye benzeme” diyen Başbakan’a; milletin, “asıl sen BDP’ye benzeme” deme vakti gelmiştir. Görülmektedir ki Başbakanın son icraatlarından hiç kime bölücübaşı kadar memnun olmamaktadır.
MHP; “Türk milletinin kardeşliği” sloganı ve inancı ile meydanlarda iken, Tayyip Erdoğan 36 etnik kimlik teraneleriyle kardeşliğimizi sabote etmekle meşguldü. MHP’yi kardeşlikten bahsetmemekle eleştiren Tayyip Erdoğan sultanlığa özenmekte kantarın topuzunu kaçırmış; işi kardeş katline vardırmak noktasındadır.
Şayet Başbakanın bahsettiği kardeşlik BDP ile ruh ve fikir ikizliği ise MHP buna karşıdır ve bu coğrafyadaki kardeşliğin adını kimseyi ötekileştirmeden, herkesi kucaklayarak koymuştur: “Türk milletinin kardeşliği.”
Öte yandan Tayyip Erdoğan MHP’yi sanal âlemde bulunmakla eleştirirken işgal ettiği makam ve ülke gerçekleri soğukkanlı bir şekilde değerlendirme imkânına sahip olsaydı; kimin sanal olduğunu anlayabilirdi. Başbakan olduğu ülkenin adalet ve emniyet işlerini okyanus ötesi gruplara, savunma ve dış politikasını Amerika’ya, ekonomisini küresel sermayenin ağa babalarına, bir bölgemizin yönetimini terörist ve terörist yandaşlarına terk eden kendisi sadece önemi ve getirileri sıfır raddesindeki turistik gezilerde millete azarlar yağdırırken “sanal Başbakan” konumuna düştüğünü artık görmelidir.
Bizim gözümüzde ve sözümüzde kendisi sadece ve ancak bir sanal başbakandır ve görevi ülkemizi perde arkasından yöneten grupların asabı bozulmuş taşeronu olmaktan ibarettir.
Türk milleti Başbakan’ın utanmadan sergilediği bu siyaset kalpazanlığının, gerçek nedenlerini ve arkasındaki çirkin yüzü elbette görecek ve hükmünü verecektir.

Yorum Gönder

@name x