CHP İL BAŞKANI NİÇİN İSTİFA ETTİ?

28 Ocak 2019 Pazartesi 14:50

Dün akşam televizyon izlerken, bir alt yazı geçti... Flaş, flaş, flaş... CHP İSTANBUL İL BAŞKANI CANAN KAFTANCIOĞLU; İL BAŞKANLIĞI GÖREVİNDEN İSTİFA ETTİ...

CHP İL BAŞKANI NİÇİN İSTİFA ETTİ?
HOROZLAR SENFONİSİ!..

Dün akşam televizyon izlerken, bir alt yazı geçti... Flaş, flaş, flaş... CHP İSTANBUL İL BAŞKANI CANAN KAFTANCIOĞLU; İL BAŞKANLIĞI GÖREVİNDEN İSTİFA ETTİ...

Hopbalaa dedim... 
Yine ne oluyor! Kardeşim... 

Biraz sonra bir alt yazı...
Canan Kaftancıoğlu, yaptığı açıklama da; “Bundan sonra partime, bir nefer olarak hizmet edeceğim.”  

Hadi ordan...
Ne neferi kardeşim! 
Senin Bu çıkışla; neferiyim dediğin partinin, birliğine ve dirliğine verdiğin zararı, binlerce, on binlerce düşman neferi veremez!

Sen gerçekten partine nefer olsaydın eğer; ilk defa hedefe ulaşılması umudunun doğduğu bir iklimde, bu umudun şişirdiği yelkenlerin düşmesine sebep olacak kişisel kaprislerinin beslediği, bu çıkışı yapmazdın!

Tamam anladık... 
Solcular olarak, kendinizce hepiniz; allemi cihansınız... Her bir konuda bilginiz var... Her bir konuda görüşleriniz var... Her şeyi bilir, her bir şeye laf yetiştirirsiniz... 
En güzel şiirleri, romanları siz yazar, en güzel güfteleri ve besteleri siz yapar, şarkıyı, türküyü de en güzel siz söylersiniz...

Ama bütün bunlar size sadece kavgayı mı sağlık veriyor kardeşim...

Özgürlüğünüze düşkün olduğunuzdan;
Baş eğmez...
Biat etmezsiniz...

Çatışmacı kuramdan doğan, sol görüş ve politikaları benimsediğiniz için, aklınıza yatmayan konularda hep güçlü bir itiraz koyarsınız.
 
Tamam! Bunların hepsine eyvallah... Ama; bir durun kardeşim... 
Bir nefes alın... 
Yahu çatışma varsa, uzlaşma diye bir şey de var...

Lafa gelince; Mustafa Kemalin askerleyiz diye slogan atıyorsunuz... Atam! İzindeyiz diyorsunuz... 
Ancak; ne hikmetse; Mustafa Kemal’in izinden gittiğiniz bir icraatınızı da göremedik! 

Şayet onun izinden gitseydiniz, en azından kendi içinizde bir barış sağlayıp, birlik beraberlik oluşturur ve bunun vermiş olduğu dinamizmle, her alanda, eminim daha büyük işlere imza atardınız.

Atatürk'ün; gerek iktisadi, gerekse siyasi alanda yaptığı icraatın yüzde birini bile yaptığınız yok... Sadece yaptığınız; bal üretmeyen arı gibi, sürekli; vız vız vız...

Onu da dışarı çıkıp yapsanız gam yemiyceğim! Hep kendi kovanınız içinde vızıldayıp duyuyor sunuz. 

Eğer bugün Türkiye;
Adalet! Diyorsa...
Demokrasi! Diyorsa...
Özgürlük! Diyorsa...
Bunun sebebi; sizin kendi içinizde alışkanlık haline getirdiğiniz, HİZİP SİYASETİDİR!

Canan Kaftancıoğlu kardeşim! 
Gelişin; bir olay oldu... 
Gidişin; başka bir olay...

Varlığın CHP'nin göğsüne saplanmış bir hançer gibi!
Girerken de acıttın... Çıkarken de...

Ağzınız iki laf yapıp biraz palazlanınca; hemen kendinizi horoz zannedip, başlıyorsunuz yerli yersiz ötmeye...
 
Bunu senden önce: Selin Sayek BÖKE'de yaptı... Emine Ülker Tarhan'da yaptı... İsmini saymaya değer bulmadığım bir sürü insan da yaptı...

Ama biri var ki! 
Son yıllar da partiye en büyük zararı o verdi... Çatlak zurna gibi nerde, nasıl öteceği belli olmuyor...

Rakip parti bir seçim süresince; onun KILIÇDAROĞLU  hakkında söylediği sözler üzerinden seçim propagandası yürüttü... Ve o sözleri kendisi karşısında rakibi tarafından kullanılan en büyük koz oldu.

Eee... Ne demiş şair!
“Hangi yana baksam; inkisar ve pişmanlık...
Kimse edemez bana; benim kadar düşmanlık;”

Yani; o partinin içinde, sen ve senin gibiler varken; sizi alt etmek için başka düşmana gerek yok! Siz kendi kendinize yeter de artarsınız bile.

“Horozu çok olan köyün; sabahı geç olur!” diye boşuna söylememiş atalarımız. Gerçi bırakın sabahın geç olmasını; bu kafayla, hiç sabah yüzü göremezsiniz siz!

Ama sizin parti içinde ki bu hizipleşmelerinizden; demokrasi kaybediyor ve nihayetin de ülke kaybediyor.

Bunu size; bakın bir ÜLKÜCÜ olarak söylüyorum! Ve bir ülkücü olarak, CHP'nin bu hastalığını tedavi edip, Türk siyasal hayatında sağlıklı bir yapı olarak yer almasını, elzem görüyorum...

CHP bu ülkenin denge kontrol mekanizmasıdır! Eğer bu denge kontrol mekanizması olmazsa, ülke bir tarafa evrilerek homojene bir yapı oluşturur ve neticede; gelişim ve ilerlemenin önü kapanarak durağanlaşan bir ülke çıkar meydana... Ve de bunun da sonu Bu ülke için çöküştür... 

Türkiye için asıl beka sorunu ise; işte tam da budur! Sevgili kardeşim...

Mehmet Sevinç 
28.01.2018
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x