DEMOKRATİK DEĞİŞİM HAREKETİ - İrfan ÇEP

10 Haziran 2017 Cumartesi 10:15

Ülkücü camiadaki yeni oluşumun referans noktalarını İrfan Çep anlattı...

DEMOKRATİK DEĞİŞİM HAREKETİ - İrfan ÇEP
 3 Haziran tarihinde Ankara'da iftar toplantısında bir araya gelen DEMOKRATİK DEĞİŞİM HAREKETİ isimli topluluğun yaptığı İlk istişarenin TEMEL REFERANSLAR başlıklı sonucunu madde madde daha sonra ele alacağımı belirtip, orada özellikle altını çizdiğim üç noktayı kısaltarak ve kısmen değiştirerek bilginize sunuyorum: "..

4-Vatandaşların siyasal sisteme katılım kanallarının sonuna kadar açık tutulması ve millet enerjisinin rejime yansıtılabilmesi için DEMOKRASİNİN bütün kurum ve kurallarına sahip çıkılması ve bütün siyasal ve sosyal yapılarda demokratik usul ve esasların zorunlu olarak işletilmesi gerektiği,

5- 'Kabile, aşiret, cemaat' tipi sosyal yapıların daraltıcılığın aksine insanlığın sosyolojik anlamda keşfettiği ve ileri aşama olan, en geniş anlamda kapsayıcılığı bulunan "milliyete" bağlılığımız ve aidiyetimizin ifadesi olan MİLLİYETÇİLİĞİMİZİ, insanımızın refahı, ilerlemesi ve ülkemizin de dünyayla yarışmasının ve kalkınma ideolojisinin motivasyon kaynağı, itici gücü olarak anlaşılması ve değerlendirilmesi gerektiği ve bu temel ilkelerin vazgeçilmez REFERANSLARIMIZ olduğu hususunda tam bir mutabakata varılmıştır. Bu temel ilke ve referansları esas alarak, yürütülecek faaliyetlerde usûl ve yöntem olarak, dayanaksız, soyut ve hamâsi söylemler yerine, bilimsel verilerden hareketle, "ANALİZ" yönteminin benimsendiğini, siyasetin "algı yönetimi" dışında "rasyonel" unsur ve tezlerle yapılması gerektiği de içtenlikle benimsenmiştir.".....

Buraya aldığım üç paragraf içerisinden 5. maddede sözü edilen milliyetçiliğin, diğerlerinin daraltıcılığı karşısındaki kapsayıcılığını, daha evvel görüşmüştük zaten. En ilginç, yeni ve en önemli bulduğum ifade ise "Millet enerjisinin rejime yansıtılabilmesi" ifadesidir.

Bu konuda katılımcı arkadaşları kutlarım. Eğer bu ifadenin altı, az buçuk tahmin ettiğim gibi doldurulabilirse -ki bu parti programı ile değil, parti tüzüğü ile hayata geçirilebilecek bir husustur- millet enerjisi, milletin partileri aracılığı ile rejime bizzat yansıtılmış olacaktır. Bu, işlerin "kendiliğinden halli" gibi bir süreci doğurur.

"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" hadis-i şerifinin hayata geçirilmesi olur. Yoksa, şu anda Türkiye'de siyaset, sadece bazı insanların, kurallarını anlık belirleyip kendi aralarında oynadığı bir oyundan ibarettir ve bu oyun anlaşılmazdır, zevksizdir, yorucudur.

Ne oynaması, ne izlemesi zevk vermeyen bu oyunu, milletin oynayabileceği, zevkli ve sürdürülebilir bir oyuna döndürmek, mevcut siyasi partiler yasasına rağmen, -istenirse- mümkündür. Bu konuda, külliyat yayınlayacak kadar pratiğim ve çalışmam da vardır.

İrfan ÇEP




Yorum Gönder

@name x