Devlet Bahçeli: Kandil artıkları aynı kalıba girsinler

22 Ocak 2013 Salı 12:08

Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 22 Ocak 2013 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında oldukça sert açıklamalarda bulundu...

Devlet Bahçeli: Kandil artıkları aynı kalıba girsinler

 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli MHP grup toplantısında konuştu. MHP grup toplantısına katılan Devlet Bahçeli milletvekillerine seslendi. Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasında çok sert sözler söyledi.

İşte Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Sayın Ahmet Doğan'ın maruz kaldığı silahlı saldırıyı kınıyorum. Bulgaristan hükümetinden bu olayın tüm yönleriyle aydınlığa kavuşturulmasını bekliyoruz.

- Milli vicdanlarda geçmişteki yıkım ve yenilgiler her zaman etkili olduğundan benzerlerini yeniden yaşamamak için hyer şey buna göre yapılmıştır. Tarihi Şark meselesi emelinden hiç vazgeçmediğinden dolayı farklı enstrümanlarla amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Şark Meselesi hedefe varmanın amacındadır.

- Demokrasi, özgürlük, barış çığırtkanlığıyla Türk milleti eskiye nazaran daha kötü bir durumun içine sokulmuştur. Türk milleti yavaş yavaş zehirlenmektedir. Barış ezberleri varlığımızı harap etmeye ayarlı saatli bir bombaya dönüşmüştür. Geçmişte her çözüm denildiğinde bir insanımızı yitirdik.

BAŞBAKAN, DAMAT FERİT'TEN ALDIĞI BAYRAĞI TAŞIYOR

- Sevr'e barış antlaşması diye imza atanların varisleri bugün Türk milletinin cenazesini hazırlamaktadır. Başbakan Erdoğan Damat Ferit'ten aldığı bayrağı bölünmüş vatanda dikmek için çalışmaktadır. İstismarda aldatmada sınır tanımamaktadır. Milletimiz yeni kayıplara alıştırılmak isteniyor. AKP Şark meselesinin bir parçası olmaya talip olmuştur.

BİZ HER ŞEYE BOZKURT GİBİ DİRENİRİZ

- Milleti bölmenin adı çözüm olarak görülüyorsa biz çözüm taraftarlarına karşıyız. Bırakın zalimler, hainler dayanışma içinde olsunlar. Biz alayıyla dişe diş mücadele ederiz. Bırakın AKP, CHP BDP PKK Barzani İmralı canisi ve Kandil artıkları aynı kalıba girsinler, biz hepsine Bozkurt gibi direniriz.

- Çıkışlarımızın, uyarılarımızın izdüşümünde tavrımızı belirliyoruz. Biz sırf muhalefet olmak için konuşmuyoruz. Böyle bir düşkünlüğe tenessül etmiyoruz.

BARIŞ NEDİR?

- Başbakan Erdoğan ve hükümetinin önerdiği çözüm nedir? Barış derken ne kast ediliyor? Savaş var ise tarafları kimdir? İmralı canisi kimi temsil etmektedir? PKK Türk devletinin eşiti haline mi gelmiştir? Çözüm başlığı altında neler planlanmaktadır? Anadilde eğitim, İmralı canisinin serbest bırakılması, özerklik ve federasyon çözüm müdür? PKK'nın affedilerek siyasete taşınması çözümün hangi adımıdır?

KANDİL YAMACINA ÇÖZÜM AMACIYLA PARAŞÜTLE İNENLER

- Biz Türk milletine inanıyoruz, varlığına güveniyoruz ve bütünlük içinde yaşamak dışında hiçbir alternatife güvenmiyoruz. Milleti bölmenin adı çözüm ise, biz çözüme ve çözüm taraftarlarına karşıyız. Bırakın, Kandil yamacına çözüm amacıyla paraşütle inen soytarıların yedikleri içtikleri ayrı gitmesin bize Türk milletinin varlığı ziyadesiyle yeter.

- Sayın Cumhurbaşkanı sizin için çözüm nedir? TÜSİAD yöneticileri siz çözümden ne anlıyorsunuz? İstanbul'da bol keseden konuşacağınıza Hakkari'de Bingöl'de ne zaman yatırım yapacaksınız?

- Türkiye'nin teslim senedi imzalanınca, İmralı canisi özgür kalınca bunun adı çözüm mü oalcak? Buna barış mı diyeceğiz? İsyankarların itibar kazanması çözüm müdür?

- Bil ki seni PKK Başbakan yapmadı.. Yoksa verilmiş sözlerin, Başbakan kalabilmek için yabancılara yeminlerin mi vardır? Bitmedi mi oyunların? Türkiye bu saldırılara daha fazla katlanamayacaktır. Erdoğan geçen haftaki grup toplantısında anneler ağlamasın diye çalışan bir iktidar olduklarını iddia etmektedir. Şehit anneleri ile terörist annelerini aynı seviyeye düşürmek bedbahtlığındadır.

ANALARI AĞLATAN AKP

- 10 yıldır hiçbir dönemde olmadığı kadar ağlayan analar neyle izah edilecek? Analara karalar bağlatan iktidarın ismi AKP, Başbakan'ı da Erdoğan'dır. PKK'yı affetme derdine düşen Başbakan önce kendisine ve partisine bakmalıdır. Yakında güneş açacak ve AKP'nin sonu gelecektir.

3 PKK'LI KADININ İNFAZI

- Paris'te 3 PKK'lının ifnaz edilmesi 10 gündür Türkiye gündemini meşgul etmiştir. Zanlının da PKK'lı olduğu ortaya çıkmıştır. Biz Paris'teki infazları örgütün iç hesaplaşması olarak değerlendirmiştik. Yine de buy olayın üzerindeki sis perdesi aralanmalıdır. Cenazeler tam bir şova dönüşmüş ve aleni terör propagandasına dönüşmüştür.

- 17 Ocak tarihinde Diyarbakır'da bölücü örgütün her şeyi kontrol altına aldığını gösteren şov hükümet için acziyet olarak görülmelidir. Gazeteler, 'Türkiye barışa hazır' Sessizce yürüdüler, Diyarbakır sözünü tuttu, Bu sefer olacak galiba, Herkesin gönlü Barışın yanında, Diyarbakır Barışa Durdu, Artık Barış Zamanı... gibi manşetler attı. Bu ifadeler karanlık bir kampanyanın tesir alanını nasıl genişlettiğinin ispatıdır.

BU İKİNCİ HABUR'DUR

- Bu aslında ikinci Habur'dur. Sözde güvenlik önlemleri PKK militanları tarafından alınmış, örgüt paçavraları tabutların üzerine konulmuştur. İmralı canisinin fotoğraflarının taşınmamasına hikmet bağlanmış. Bu yaşananlardan çıkan sonuç, tek sorun polistir, askerdir. Bunlar çekilince bir tek taşkınlık yaşanmamıştır. AKP, teröriste Habur'da karşılama, Diyarbakır'da cenaze töreni düzenlemiştir. Eğer Türkiye bölünürse hiçbir sorun yaşanmayacak mesajları verilmiştir.

SAVCILARI GÖREVE ÇAĞIRDI

- Eğer adalet hala varsa, mahkemeler açık ise Diyarbakır'daki örgüt propagandalarıyla ilgili soruşturma açılması, tabutlara PKK paçavrası serilmesi soruşturulmalıdır. Ben yiğit savcılardan çıkış bekliyorum.

- Başbakan Erdoğan 'kürtçülüğü reddediyorum' dedi. Milletimiz bu ülkede Kürtçülüğün yayılmasına kim ya da kimlerin neden olduğunu iyi bilir. Denize kapak olmayacağı gibi yalan sözlerin de kalıcılığı bulunmayacaktır. Kürtçülüğün mutfağında yüzünü kapatan aşçı sensin. Ölüm döşeğindeki Kürtçülüğe su veren kendisidir.

- Teröristlerin Türkiye'ye armut toplamak için gelmediğini söyleyen Başbakan'ın teröristlere ortak tavrından uzaklaşması Türk milletinin çökmemesi için zorunluluktur.

'OYUN SENİN OLSUN' TARTIŞMASI

- Şubat ayında atama talep eden öğretmenlerin beklentileri acilen karşılanmalıdır. Başbakan'ın netaketsiz, kaba yaklaşımı yeni bir skandala sebep olmuştur. Demokratik hakkını kullanan bir kardeşimize 'Al o oy senin olsun' demesi demokrasiyle bağdaşamaz. 'Ananı al git' sözünün bir kopyasıdır. O hakaret tüm öğretmenlere yapılmıştır. Bu zihniyet artık sandığa gömülmelidir.

Yorum Gönder

@name x