Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 12 Mart 2013

12 Mart 2013 Salı 10:45

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında oldukça sert açıklamalarda bulunuyor..

Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 12 Mart 2013

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli MHP grup toplantısında konuştu. MHP grup toplantısına katılan Devlet Bahçeli milletvekillerine seslendi. Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasında çok sert ifadeler kullandı.


Terörist başı Abdullah Öcalan'ın mektubunu ulaştırmak üzere Kandil'e giden ve PKK'lılarla fotoğraf çektiren BDP milletvekilleri üzerinden Başbakan Erdoğan'ı eleştiren Devlet Bahçeli "Türkiye hangi Erdoğan'a güvenmeli?" diye sordu.

İşte Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Almanya'daki yangınla ilgili isteğimiz AK Parti hükümetinin imkanlarını kullanarak bu yangının peşini bırakmamasıdır. Alman hükümetinin varsa suçluları ortaya çıkarması ve yangınla ilgili her kuşkuyu ortadan kaldırması insanlığa karşı bir zorunluluktur.

- Millet ve devlet olarak yakın tarihin en ağır ve karanlkık döneminden geçmekteyiz. Türk milletinin birliği tırpanlanmaktadır. Çıkış merkezi malum nifak bulutu ülkemizin üzerini örtmüştür. AKP yönetimi zulmün ve milli değer karşılığının ismi olmuştur. Türkiye AKp ile birlikte direncinden kopmaya başlamıştır. Türk kimliğini bastırmaya çalışan iktidar partisi kontrolünü kaybetmiştir.

- Siyasi, ahlaki ve vicdani yörüngesini kaybeden hükümet tüm belaların ana arteri haline gelmiştir. Ülkemizin bugünkü durumu çok ciddidir. Türkiye dört bir koldan kuşatılmıştır. Nerede duracağı, hangi kayıplarla biteceği kabaca belli olan yıkım ve çöküş süreci her tarafı sarmıştır. Medya milletimizi bölme kampanyasına destek çıkmaktadır.

- STK'lar akılları karıştırmak amacıyla var gücüyle inisiyatif almaktadır.

- Üniter devlet yapımız saldırılara açık hale getirilmiştir. Bölücü terör aşama aşama amaçlarına ulaşma kulvarına sokulmuştur. Terör örgütü devlete denk bir kurum haline getirilmiştir. Yakıp yıkmakla pazarlık güçlerini arttıran caniler AKP'nin siyasi kararlarına hükmetmektedir.

- Başbakan Erdoğan analardan destek istemektedir. Siz isterseniz olur diyerek sanki analar istemiyormuş gibi bir algı oluşturmaktadır. Başbakan kötülüğün meşrulaşması münafıkça bir tavır olarak görülmelidir. Başbakan İmralı canisi lehine dua istediğinin farkında mıdır?

- İmralı canisinden kanlı mürekkeple yazılan mektuplar alarak Kandil ve Avrupa yolu tutan BDP'lilerin AKP ile girdiği pozlar utanç vesikasıdır. BDP'li milletvekillerinin Kandil inindeki görüntülerini milletimiz lanetlemiştir. PKK paçavraları ve İmralı canilerinin posterleri altında poz vermesi rezalet, ihanet ve Türk milletine meydan okumadır.

- Karayılan masanın baş köşesine tünemiş ve TBMM üyesi olarak her imkanı kullanan vekiller süklüm püklüm yere çökmüşlerdir. BDP'liler Hakkari'deki kucaklaşmayı daha ileriye taşıyıp özlemlerini Kandil'de gidermiştir. Teröristle kucaklaşanlar siyasetçi olmaktan çıkmıştır.

- Oysa ki Başbakan'ın geçen yaz BDP'lilerin teröristlere kucaklaştığı o görüntülere söylediği sözler hafızamızdır. Erdoğan demiştir ki "Milletvekilleri kardeşler olarak birbirine sarılabiliyorlar, medya tespitini yaptı bu ne muhabbettir, bunlar siyasetçi olmaktan çıktılar, ben nasıl siyasetçiyim, 9 vekilin gösterdiği tablo yenilir yutulur değil. Milletin gözünün önünde gittiler efendilerine sırtlarını sıvazlattılar. Kameralar olmasa ellerini öperlerdi. Kalkacaksın teröristlerle kucaklaşacaksın sonra merhaba dedik diyeceksin. bu parlamento yol geçen hanı değildir. bu parti ismimin aksine barış isteyen değil barışı engelleyen bir partidir. Gidip teröristlerle kucaklaşacak kadar bu ülkeden kopmuşlar. Ya Kandil'e ya Meclis'e gideceksin. Kandil'in emirlerini talimatlarını sorgulayabilecek bile kendi ayakları üzerinde duramadılar. Bu BDP yönetiminden itaatten başka bir şey beklenemez. Meclis'e geldiğinde bunların dokunulmazlıklarını kaldırmakla cevap vereceğiz. Sonrası yargıya aittir "

- Başbakan'ın Kteröristlerle kucaklaşan milletvekilleri hakkındaki söyledikleri ile vekillere zehir kustuğu görülmektedir. Ancak aynı sahnenin daha vahimi terörist elebaşısı ve BDP'li vekiller arasında cereyan etmiş ancak Başbakan'dan bir tepki gelmemiştir. Peki, haksızlıklar karşısında susan şeytandan değil midir?

- Kendisi Türk milletini toz pembe masallarla yanıltmaya alışmıştır. Bir grup milletvekilinin PKK ile bir araya gelmesi, mesaj alıp vermesi Türk devletine işlenmiş en büyük suçlardan birisidir. Buna kolaylık gösteren kim olursa olsun ihanete kasten  çanak tutmakla suçlanacaktır.


- İmralı canisi söz konusu mektuplarda sözde çözüm önerilerinin 21 Mart 2013'e kadar hayata geçirilmesini beyan etmiştir. Bundan sonraki ilk aşamada terör örgütü ve cani başının MİT'in devreden çıkması için bastıracak ve sözde siyasi aktörlerin devreye girmesini isteyeceklerdir.  

- PKK'nın silahlarını gömmesi imkansızdır. PKK iktidarı tümüyle içine alacaktır. Artık AKP ile BDP bir olmuş İmralı amigoluğu ve Kandil soytarılığı rollerini hevesle oynamaya başlamışlardır.

- İmralı canisinin beyanatlarının kim ya da kim tarafından sızdırıldığını kafaya takan Başbakan gerçek noktaya bakmamaktadır. Başbakan hala açıklayın yoksa ben açıklarım diyerek BDP'ye sözde gözdağı vermektedir. Görülüyor ki sızıntının ihalesi BDP'deki çaycı ve fotokopiciye kalacaktır.

- Başbakan her konuşmasında İmralı canisinin beyanatlarını kast ederek asılsız haberlere itibar edilmemesini istemekte ve güven duyulmasını beklemektedir. Başbakan hangi sözüne güvenilmesini istemektedir? BDP'lilere en ağır sözleri sıralayan Başbakan'a mı, Sinop olayları sonrası BDP'lileri koruyan Başbakan'a mı güvenilmelidir? Teörrist başını kast nederek "Ben olsam asardım" diyen Başbakan'a mı İmralı sürecini başlatan Başbakan'a mı güvenilmelidir? Biz bu milletin hizmetkarıyız diyen Başbakan'a mı, Al ananı da git, o oy senin olsun diyerek herkesi azarlayan Başbakan'a mı itibar edilmelidir? Türkiye hangi Erdoğan'a inanmalıdır? Başbakan Erdoğan'ın kaç yüzü, kaç dili bulunmaktadır?

- Başbakan her defasında büyük lokma yemiş büyük laf etmiş ve bunların altında ezilmiştir. Gelgitleri ikiyüzlülüğün dansikasıdır. Başbakan işine geldiğinde BDP ve PKK'ya atıp tutmakta, işine gelmeyince de suya yazı yazmaktadır.

- Başbakan Erdoğan salkımı kendi yutmaktadır. Sürekli kıvıran, tutarsızlıkla bocalayan siyaset ahlaksızlığı Türkiye'nin üzerine çökmüştür. Türkiye fosilleşmiş bir siyasetçinin pençesinde can çekişen bir duruma gelmiştir. Kendisinin ve partisinin eridiğini gören Başbakan'ın ayağı dolaşmaktadır.

- Sınırlarımızın hemen yanı başında birden fazla Kandil imal edilmektedir. PKK stratejik hedefleri çerçevesinde AKP ile köşe kapmaca oynayacaktır. PKK sınır dışına çekilecek iddiaları gerçekleşmeyecek, gerçekleşse bile sınırımızın hemen yanında bulunan mobil kamplara çekilecektir.

- BDP'li bölücülerin 'Öcalan'a özgürlük PKK'ya statü' olarak yorumlanabilecek sözleri aslında her şeyi ortaya koyuyor. Dünyanın hiçbir yerinde terör örgütünün kaçırdığı kişiler tutsak olarak adlandırılmamaktadır. Türk devleti teröristin insafına terk edilemez. Türkiye öyle bir devlettir ki PKK'nın elinde tuttuğu evlatlar her neredeyse aranır bulunur ve hainlerin de ciğeri sökülür.

- Başbakan MHP'ye söylediği sözlerin azını bile PKK'ya söylememiştir. Türk milleti AKP'nin bölücü emellerine bırakılmayacaktır.

Yorum Gönder

@name x