Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 16 Nisan 2013

16 Nisan 2013 Salı 10:38
Bu haber 458 kez okundu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında oldukça sert açıklamalarda bulundu...

Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 16 Nisan 2013

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli MHP grup toplantısında konuştu. MHP grup toplantısına katılan Devlet Bahçeli milletvekillerine seslendi. Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasında çok sert ifadeler kullandı.

İşte Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Geçtiğimiz yıl açılan şirket sayısı geçen yıla göre yüzde 27.3 oranında azaldı. Kurulan her 100 şirket içinden 46'sı kapanmıştır. Türkiye'nin bugünkü şartlarında esnaf ve sanayici borç tuzağında kıvranmaktadır.

- AKP zihniyeti vatandaşlarımızı 10 yılda 10 kat borca batırmıştır. Orta Vadeli Programda yüzde 4 olarak hedeflenen 2012 büyümesi yüzde 2 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak istiyorsa her yıl yüzde 7'den az büyümemesi gereklidir.

- İşsizlik oranının yüzde 10.6'ya çıktığı görülmüştür. Gerçek işsizlik oranının daha yüksek seviyede seyrettiği ortadadır. Milletimiz fakirlikle boğuşmaktadır. Gıda, kira, konuttaki yükseliş sinyal vermektedir. Düşen büyüme, çoğalan borçlar, gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluğun yaygınlaşması ekonominin kara mizahı şeklindedir.

- Emeklimiz ekmek alamayacak duruma gelmiştir. Çiftçimiz tükenmiş ve yılgındır. Dul ve yetimlerimiz uzanacak bir el beklemektedir.

- Artık bu kara düzene son vermenin zamanı gelmiştir. Milletimizin hak ettiği huzur bizimle birlikte gelecektir. Yoksulluk ve yolsuzluk kader olmaktan çıkacaktır.

- Milletçe zor günlerden geçiyoruz. Yoğun bir sömürü sisi altında aldatma ve yanıltmaya dönük siyasi adımlar durmadan ilerlemektedir. Ahlaki aşınmaya uğrayan siyasi tutumlar Türkîye'nin önünü kapatmaktadır. Türkiye'de iyi şeylerin olmadığı görülmektedir. Milli saadetimiz tırpalanmaya çalışılmaktadır.

- Türk milletinin çözülmesi ve bölünmesi için mide bulandırıcı bir yarış vicdansızlar tarafından yapılmaktadır. Türk'e dair ne varsa rencide edilmektedir. İhanetin benimsetilmesi, bölünmenin doğal karşılanması amacıyla tüm değerlerimiz istismar edilmektedir.

- Türkiye temellerinden koparılmaktadır. Tehditler had safhada artmış durumdadır. Başbakan Erdoğan çözüm süreci isimli hainliği kabullebndrimek için başvurmayacağı çirkimnliğin olmayacağını ispatlamıştır.

- Başbakan ve hükümet bölünmeden fayda aramaktadır. Terörist Öcalan'dan hikmet beklemektedir. Bunlar bir hükümet ve Başbakan açısından yüz karası bir yönelmedir.

- Türk milleti AKP BDP PKK ve İmnralı canisi koalisyonu ile yürütülen süreç parantezine alınmıştır. Gidişata baktığımızda her gün akıllara durgunluk veren bir beyan gündeme bomba gibi düşmektedir. AKP'nin PKK'yı meşrulaştırmak için her şeyi denediği görülmektedir.

- Bir yanda sözde Akil İnsanlar heyeti AKP ve PKK'nın emirlerini yerine getirirken bir yanda Başbakan ve arkadaşları yeni bölünme önerileri sunmaktadır. Bölücü örgütünün dağ kadrosu ile İmralı canisi arasında mektuplaşma trafiği almış başını giderken bir yandan AKP'nin İmnralı ziyaretleri sürmüştür.

- 4. Yargı Paketi ile PKK'ya bol kepçeli bir yol sunulmuştur. PKK propagandasına yasal kılıf dikilmiş, canibaşına Sayın demek, bölücü fikirleri şiddete başvurmadan savunmak serbest bırakılmıştır. KCK tutukluları özgürlüklerine kavuşmaya başlamıştır. PKK neyi istiyorsa almaktadır. PKK silahla yapamadığını AKP hükümeti ile yapmaktadır.

- PKK üniter milli devlet yapısının sakatlanmasını teklif etmekte AKP bunu iştahla yapmaktadır. PKK Türkiye'yi istemekte AKP buna çoktan hazır olduğunu göstermektedir. PKK nazlanmakta AKP pışpışlamaktadır.

- Başbakan ve hükümeti PKK'nın oyuncağı hale gelmiştir. Türkiye Cumhuryieti kuruluşundan 90 yıl sonra böylesi bir zillete muhatap olmak durumunda kalmıştır. İmralı canisinin belirlediği kanlı yol haritası AKP tarafındabn uıygulamaya konulmaktadır.

- İmralı canisi 1921 anayasasını övmüş Başbakan da övmüştür. İmralı canisi Akil İnsanlar komisyonu ve TBMM'de araştırma komisyonu kurulmasını önermiş Başbakan da aynı şeyleri söylemiş ve hatta kurmuştur.

- 63 aklı karışık ne anladıkları muamma olan fikirlerle dolaşmaya başlamıştır. Bazı sözde akillere göre bölünme gibi endişeler yersizdir. Bazılarına göre barışın kaybedeni olmayacaktır. Birisi Türklerin Kürtlere olan borcu ödemesi gerektiğini söylemiş, bir diğeri PKK'ya tazminat ödenmesini önermiştir. Acaba bu sözlerin sahipleri bölücü değil midir? Türk Kürt kardeşliğini kaşımak kalleşlik değil midir? Bu sözde akiller PKK'nın mı yoksa milletin mi yanındadır?

-  Bizim 63'lüklerle ilgili söylediklerimiz bir bir ortaya çıkmaktadır. Bunların amacı Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne destek sağlamak değildşir. Hayatlarında bir defa şehide şükran duymamış bedbahtlar bu akillerin arasındadır. Bunlar PKK tetikçisidir, AKP propagandistidir, bunlar Türk milletinin sırtındaki kamburdur.

- Bunlar ünvan avcısıdır. Bunların derdi kanın durması değildir, bölünmenin sağlanması ve PKK'nın dağdan inerek Türkiye'yi esir almasıdır. Başka meramları yoktur. Çözüm olarak neyi işaret ettikleri şaibelidir. Damat Ferit'in Nasihat Heyeti nasıl eğilmişse bunlar da öyle eğileceklerdir. Türk milleti mukadderatına gözü gibi bakacaktır.

- Başbakan ve hükümeti barış sürecini kanın durması olarak fiade etmektedir. Başbakan'ın başkanlık ve partili Cumurbaşkanı hevesleri sürecin sonucudur. AKP elinde bebeklerin, anaların, şehitlerin kanı olan hain teröristlerden insanlık beklemektedir.

- Hükümetin çözüm adını verdiği rezalete kulak verenlere soruyorum; Bugünkü ihanet tablosunda silahı kimin nasıl hangi yolla bırakacağını anlayanınız var mı? PKK'nın herhangi bir açıklamasında pişamnlık görülmekte midir? PKK'nın silahtan vazgeçeeceğine dair bir umut mevcut mudur? Terör örgütü sınırdan çıkmak değil daha fazla sayıdaki militanını içeri sokmak için hazır olduğunu açıklamıştır.

- PKK Türkiye'yi tam teslim almadan bir yere gitmeyecektir. Büyümek, güçlenmek için sınır ötesi kamplara intikal edecektir. Sınır dışına çıkarken güvenlik güçlerimizin bnasıl tavır alacağı konuşulmaktadır. Mehmetçiğimiz kendisine silah doğrultmuş katillere nasıl göz yumacak? Hükümet böyle bir alçalmayı nasıl izah edecektir? Teröristlerin geçişine rıza göstermek Türk milletine küfür değil midir?

- Geçen hafta Başbakan Erdoğan'a bir çağrıda bulunmuştum. Başbakan Erdoğan Meclis'te bir araştırma komisyonu kurarak bizim de içinde yer aldığımız koalisyon hükümetini inceleteceğini açıklamıştır. Hakkımda düzenlenen bir fezleke de alelacele Meclis'e göndermiştir. Görevi ihmalden suç ve suçluyu övmekten, kalpazanlıktan, hakkında fezlekeler bulunan birisi bize dürüstlük dersi vermeye kalkışmaktadır.

- Sayın Başbakan, bilmelisin ki senden korkan senin gibi olsun. Senden çekinen senin gibi işbirlikçi olsun. dünürlere yandaşlara devletin bankalarını ve kmaunuın tüm kaynaklarını peşkeş çeken bir siyasetçiden öğrenecek bir şeyimiz de olmayacaktır. 57. koalisyon hükümetinde partimizin sorumlu olduğu bakanlıklarla ilgili veremeyeceğimiz bir fatura yoktur. Başbakan elinden geleni ardında koymamalı. Başbakan bunları yapmazsa namerttir. Biz arkasına bakarak yürüyenlerden, mazisinden dolayı yüzü kızaranlardan olmadık, olmayız. Türk milletinin hayrı için bir bedel ödememiz gerekiyorsa seve seve öderiz.

- Yargı emrindedir, kolluk güçleri bir sözünü beklemektedir. Bunlarla bölünmeye rıza göstereceğimizi sanıyorsa aklını kaçırmıştır. Biz korkmayız ve ülkülerimizin izinden çıkmayız.

- Başbakan'dan iki isteğim var. Dokunulmazlığımı süratle kaldırılmasıdır. Şahsım ve 57. koalisyon hükümtini araştırmak için komisyonun hemen kurulmasıdır. MHP istenirse bu komisyona üye vermeyebilecektir. Başbakan siz 57. hükümeti araştırın, biz de 58, 59, 60 ve 61. hükümetin hesaplarını masaya yatıralım.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder