Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 2 Nisan 2013

02 Nisan 2013 Salı 11:00

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında oldukça sert açıklamalarda bulunuyor...

Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşması 2 Nisan 2013

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli MHP grup toplantısında konuşuyor. MHP grup toplantısına katılan Devlet Bahçeli milletvekillerine sesleniyor. Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasında çok sert ifadeler kullanıyor.

İşte Devlet Bahçeli'nin MHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Partimizin sorumluluğu altındaki belediye yönetimleri detaylı olarak bilgilendirildi. Mahalli idareler seçimlerinin çok önemli sonuçlara neden olacağını biliyor ve tüm tedbirlerimizi alıyoruz.

- Türkiye'nin istikarar bulması şarttır. Dengeli şehirleşme, geniş yaşam alanları, rahat ulaşım imkanları, temiz hava, temiz içme suyu belediyeciliğin ana meseleleri arasında yer almalıdır. Partimiz belediye başkanlıkları iktidara rağmen yüz akıyla görev yapmıştır.

- 3 Kasım 2002'nin rövanşı mutlaka alınacak, AKP zihniyeti iktidardan paldır küldür düşecektir. Antalya'da partimize gösterilen yoğun ilgi hepimizi sevindirmiştir. Antalya'nın her köşesi AKP ile daha fazla gidilemeyeceğini haykırmaktadır. Antalya Türklüğü anayasadan çıkarma fütursuzluğuna şiddetle itiraz etmektedir.

- Hükümetin Türkiye'nin kaderini PKK'ya bağlaması Antalyalıları öfkelendirmiştir. Antalya kararını vermiş, AKP'yi çoktan gönlünden silmiştir. Hükümet için hezimet dolu günler elimizdedir. Yenilginin acı yüzü AKP'yi beklemektedir.

- Dün açıklanan 2012 yılı büyüme rakamları Türkiye ekonomisinin olumsuz tablosunu tescillemiştir. Yılın bütününde yüzde 2.2 büyüyen ekonomi beklentileri boşa çıkarmıştır. Ekonomik büyüme hükümetin Orta Vadeli Programı'nda öngördüğü yüzde 3.2 rakamının altında gerçekleşmiştir.

- Sıcak paradan geçinen ve üretimi dışlayan bir ekonomi politikası ile ilerleme kaydedilmesi imkansızdır. İnsanımız feryat etmektedir. Borç sorunu kritik bir noktaya gelmiştir.

- AKP hükümeti insanımızı ezmiş, işsiz bırakmıştır. Parasızlığa terk etmiştir. Zamlar, vergiler dayanılmaz noktaya çıkmıştır. İnsanımız aç ve yoksuldur. Memur, esnaf endişeli mutsuzdur. Çiftçimiz feryat etmekte, 2B sorunu can yakmaktadır. Hükümet 2B arazileri konusunda vicdansız kararlar almıştır. Atalarından kalan 150 yıllık topraklarını ekip biçen vatandaşlar hükümet zulmüne uğramıştır. Araziler hükümet tarafından rayiç bedel üzerinden hesaplanıp satışa çıkarılmıştır. Vatandaşımız kendi toprağını satın almak zorunda bırakmıştır. AKP hükümeti kimin malını kime satmanın derdindedir?

- Hükümet terör örgütüyle Türkiye'yi konuşmaktadır ancak 2B sorunu yaşayan kardeşimi önemsememektedir. Bu insafsızlıktır. 2B sorununu yakından takip edeceğiz.

- Karşı karşıya olduğumuz hırçın gözler, fırsat gözleyen karanlık emeller ülkemizin genel tablosu hakkında hepimize fikir vermektedir. Pusuya yatmış sinsi niyetlerin birdenbire belini doğrulttuğunu göstermektedir.

- Bu zevatın milletimizin tökezlediği her devirde ön plana çıkma gibi özellikleri vardır. Temelsiz demokrasiden en çok bahseden, barışı mütarekeyi bağıran bunlardır. Bunların vatanı Ruy-i zemin, milleti nev-i beşerdir. Her durumda yabancıyı öven yerliyi mahkum eden bunlardır. Komplekleriyle her değerimizi sorgulayan bunlardır. Hayatlarının hiçbir döneminde Türk milletine aidiyet şerefinden nasiplenmeyen zavallılar bunlardır.

- Mehmetçik giyecek çarık, yiyecek ekmek bulamazken bireysel çıkarları doğrultuısunda yabancı postalları yalayacak kadar alçalmış maskeli yüzler bu zümrenin elemanıdır. Askerimiz, korucumuz şehit olurken şampanya patlatan sonra da özgürlük naraları atanlar bu zümrenin torunlarıdır. Hayatlarında her şey olup Türk olamayan bu çürümüşlerdir.

- Bunlar yeri gelince liberal, yeri gelince Marksist, bazen ilerici, bazen özgürlükçü sıfatlarını kullanabilmektedir. Şimdi Kürtçü, PKK'lı, BOP'çu olarak görülmektedir. Bunların kalbinde kilise dilinde cami vardır. Bunlara göre, bölücü olmak zamanın ruhunu yakalamaktır.

- Bu çevrelerin PKK'ya duyduğu derin sempati tüm yönleriyle yüzeye çıkmıştır. Türk milletini çözmek için her oyun oynanmaktadır. Tehlike büyüktür. Önlem alınmazsa Başbakan Erodğan'ın ustalık dönemi yıkımın ve yıkılışın devri olacaktır. İhanet masasında son rötuşlarla olgunlaştırdığı yeni Türkiye vaadi bu tehlikenin sadece bir bölümüdür.

- Bunlar ihanetin normal görülmesi ve AKP'nin istenilen kıvama gelmesi için emek arf etmiştir. Ülkemiz AKP tarafından sürüklendiği uçurumda kobay bir ülke durumuna düşürülmüştür.

- Ekranlarda çok bilmişlik taslayan yorumlarıyla milleti yanıltmayı meslek edinmiş ne idüğü belirsiz uzmanlar, çanak soru soran ucube moderatörler bulunmaktadır. Sipariş anketlerle toplumun aklını karıştırmaya çalışan araştırma şirketleri de bunların arasındadır.

- Türkiye hain tuzaklarla çevrelenmiştir. Ülkemiz kısır bir döngünün içine hapsedilmiş durumdadır. Medya vasıtasıyla demokratik özerklik, federalizm, yerel sembol ve bayrak gibi kabul edilemeyecek teklifler tartışmaya açılmış haldedir.

- Başbakan Erdoğan kendi egoları için her değerimizle didişmeye başlamıştır. Yabancı projelerin kuklası olduğunu artık net olarak göstemriştir. Başbakan'ın eyalet sistemi ile ilgili sözlerini böyle almak lazımdır. Büyük devletlerde eyalet sisteminin büyük sorun yaratmadığını, başkan olursa bu sistemi önereceğini söylemiştir. Eyalet sistemi ile ilgili PKK'ya bir söz verilip verilmediği aklımıza gelmiştir? İmralı'da yapılan görüşmelerde en kısa sürede eyalet sistemine geçilmesi konusunda bir söz verilmiş midir? Milleti 36'ya ayıran etnik kimlikleri coşturan bu zihniyet teröristlere daha neleri vaat etmiştir? Başbakan Erdoğan İmralı canisine önce özerklik sonra eyaletleşme sözü mü vermiştir? AKP'nin barışı Türkiye'nin bölünmesi midir?

-Eyalet sistemi tam anlamıyla federal bir yönetimdir. Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. Türk milleti toptan imha olacağı kıyamet gününe doğru ilerlemektedir. Başbakan Erdoğan böyle bir tavrın ihanet ve hainliğin ötesi olduğunu bilmez mi? Başbakan bilmez midir Cumhuriyet'i yıkmak, Türkiye'yi etnik coğrafi bölgelere ayırmak küfürdür ve azgınlıkla eşdeğerdir?

- Türkiye terörist bağımlısı bir Başbakan'a ne zaman dur diyecektir? Bu kafa yapısıyla Türkiye nereye kadar gidecektir? Başbakan Türkyie'yi federasyona dönüştürmek için mi oy almıştır? Bir yandan Türkiye'yi 36'ya ayırmaktan bahsederken hangi yüzle Tek millet Tek Devlet demektedir?

- Bu durumun MHP tarafından kabul edilmesi mümkün değildir. Anadolu tesadüfen vatan olmuş bir coğrafyanın adı değildir. Milyonlarca vatan evladının yurt tuıtmasıyla oluşmuştur. Bir sömürge artığı değildir. Bir kutlu savaşın, dökülen kanların mübarek bir eseridir ve böçyle kalmaya devam edecektir.

- Başbakan Erdoğan fırsat bulduğu her anda MHP'ye saldırmaktadır. Bize her türlü iftirayı atmaktadır. Bizim üzerimizden prim elde edeceğini zannetmektedir. Bir TV programında eyalet sistemi ile ilgili konuşurken bizim tarih bilmediğimizi pişkince gündeme getirmiştir. Osmanlı'da Laziztan ve Kürdistan'ın varlığını söylemiş bizim de bunu bilmediğimizi söylemiştir. Bize göre AKP tarih bilmiyor ve milleti anlamıyor. Bizim tarihe bakışımız ile Başbakan'ın bakışı arasında büyük farklılık vardır.

- Tarih bizim ilham kaynağımızıdr. Milletimizin binlerce yıllık birikimidir. Başbakan Erdoğan Osmanlı'nın bir döneminde uygulanan eyalet yönetiminin nelere yol açtığını bilmeyecek kadar tarih bilincinden uzaktır. Bazı dönemlerde devlet yönetimindeki sorumsuz kişiler ikbal beklentisi ile günlerini geçririken bölücülüğe imkan vermiştir.

- Teröristler güya sınır dışına çıkmak için TBMM'nin kanun çıkarmasını şart koşmuştur. PKK hukuki bir çerçeve oluşturuşlması için kurnaz ve küstahtır. PKK, TBMM taragından meşru bir aktör olarak görülmek istiyor. PKK öylesine bir cesarete kavuşmuştur ki legal bir örgüt gibi hareket etmeyi kendisine hak görmüştür. Zannedersiniz 40 bin kişinin katili değildir. PKK'yı böyle şımartan AKP hükümetidir.

- Başbakan Erdoğan silahla sınır dışına çıkılmasına karşı çıkmış "Silahsız gitsinler" demiştir. Böylece silahsız teröristlere güvenlik güçlerimizin müdahale etmeyeceği açıklamasına ihtiyaç duymuştur. Yani şarkı söyleyerek, geldikleri gibi güle oynaya çıkacaklar. Yaptıkları yanlarına kar kalacak.

- Başbakan'a göre tek mesele silahtır. Silahını bırakan terörist aklanmış olacaktır. Silahsız olurlarsa güvenlik güçlerimizin gözü önünde ilk fırsatta tekrar gelmek üzere elini kolunu sallaya sallaya gideceklerdir. Mehemtçiğimiz bu zillete nasıl katlanacaktır? Şehit aileleri, gazilerimiz bu müptezelliğe nasıl dyaanacak, katillerin uğurlanmasını nasıl kabul edecektir?

- Teröristlerin tek suçu silah taşımak mıdır? Döktükleri kanlar ne olacaktır? Başbakan Erdoğan PKK'ya genel af vaat ettiğinin farkında mıdır? PKK'lılar ülke dışına göstere göstere giderken hangi hukuk kuralı uygulanacaktır? Başbakan'a tavsiyemiz teröristler giderken arasına karışması ve dönmemek üzere gitmesidir.

- Bizim açımızdan tek çıkış silahları güvenlik güçlerine teslim etmesi ve hukuk önünde yargılanmalıdır. Caniler nerede görülürse orada etkisiz hale getirilmelidir.

- Cani başı hayat döndürülmüştür. Sayın Başbakan bize göre yapacağın tek şey kalmıştı, Başbakanlık makamından kalkman ve yerine cani başını oturtmandır. Bu ikili yandaş bir TV kanalında İmralı adasında yapılacak bir canlı yayında düşüncelerini açıklamalıdır. PKK süreci sönmeye başlamıştır. Türk milleti bu sürece onay vermemiştir. İmralı canisi ile yapılan görüşmelerin hesabı sorulacaktır.

- AKP'nin her taraftan silmeye çalıştığı "Ne Mutlu Türküm Diyene" seslenişi kabusu olacaktır.

Yorum Gönder

@name x