Erdoğan Bahçeli'ye ve MHP'ye dava açacak

22 Ocak 2013 Salı 18:09

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakan Erdoğan, AK Parti grup toplantısında İmralı süreci ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısı konuşması 22 Ocak 2013

Erdoğan Bahçeli'ye ve MHP'ye dava açacak
 AK Parti Genel Başkanı Başbakan Erdoğan, AK Parti grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Başbakan Erdoğan, AK Parti grup toplantısı konuşmasında oldukça sert ifadeler kullandı.

İşte Başbakan Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Geçtiğimiz hafta çok önemli açılışlar gerçekleştirdik. Ekmek israfını önleme kampanyasını başlattık. Bu kampanya son derece önemli. TMO'nun yaptığı araştırmada tüketilen ekmek miktarı yılda 35 milyar ekmek tüketiliyor. Yılda 2 milyar ekmek çöpe gidiyor. Refah arttıkça ekmek israfı artıyor.

- Dünyada 10 milyon insan yetersiz beslenme nedeniyle ölüyor. Yılda 1 trilyon gıda israf ediliyor. Bizim Türkiye olarak bu israfın önüne geçmemiz gerekiyor. Biz refah arttıkça sosyal meselelere gözünü kapatan bir toplumdan yana olamayız. Bizim temel ilkemiz son derece net, komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir.

- Biz gürül gürül akan nehirden su içerken bile o suyu israf etmeyen bir milletin evlatlarıyız. Biz büyüdükçe kendisine yabancı olanlardan değil, büyüdükçe biz olarak kalanlardan olacağız. Aziz milletimin ekmek kullanımında çok dikkatli olmasını rica ediyorum. Ekmek alırken o ekmeğe sahip olamayanların düşünülmesini rica ediyorum.

- Artık biz beyaz undan ekmek dönemini de kapatalım dedim. Artık buğdayın orijinalinden üretilen un neyse bundan ekmeğimizi üretelim dedik. Batı bunu anladı bizi geçmiş durumda biz de bu açığı kapatacağız.

- Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından tamamlanan 365 tesisi hizmete aldık. Türkiye'ye 1 buçuk milyar liralık hizmet ve eser kazandırdık. Hafta sonunda Gaziantep'teydik. Gaziantep'te 64 farklı başlıkta eserin açılışını yaptık ve bu eserlerin toplam değeri 1 milyar 200 milyon lira.

- Nizip ilçesinde vatandaşlarımız ve Suriyeli kardeşlerimizle bir araya geldik. Caddeler boyunca farklı bir heyecan gördük. Binlerce insanın oradaki teveccühü ile karşı karşıya kaldık.

GAZİANTEP POTANSİYELİNİ DEĞERLENDİRDİ

- Gaziantep Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki illerden biri. Coğrafya olarak, nüfus olarak gerek Güneydoğu Anadolu bölgesinin gerek Anadolu'nun illerinden faklı değil. Ancak Antep çok farklı bir kalkınmayı gerçekleştirdi. Sanayi, tarım, turizm, eğitim noktasında Gaziantep potansiyelini değerlendirdi. Hem kazanan hem Türkiye'ye kazandıran bir şehir oldu. Şu anda Gaziantep altıncı ve yedinci Organize Sanayi Bölgeleri'ni kurmaya hazırlanıyor. Devletin kapısında bize para verin diyen bir anlayış da yok. Kendi ayakları üzerinde ayağa kalkan, büyük göçe rağmen ayakta duran bir ilimiz. İşsizliği mümkün olduğunca düşük seviyelerde muhafaza etti. Bu başarıyı ciddiyetle sorgulamamız gerekiyor.

GAZİANTEP'E DÖRDÜNCÜ ÜNİVERSİTE GELİYOR

- Gaziantep'te 3 üniversite var. Şimdi dördüncüsü geliyor. Tamamen sağlık alanında oluşturulan bir üniversite. Peki, bunu neden Van değil, Diyarbakır değil de Gaziantep yaptı? Sadece Antep de değil, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa çok farklı yerlerde duruyor. Bazı illerimiz umutla büyürken bazıları ne yazık ki yerinde sayıyor.

- Kamu yatırımları konusunda hiçbir ilimize farklı davranmıyoruz. Oy oranına asla bakmadan eşit seviyede yatırımları ulaştırıyoruz. Yolsa yol, okulsa okul, hastaneyse hastane. Ankara'ya ne yapılıyorsa Van'a Muş'a Bitlis'e de aynısı yapılıyor. Geri bırakılan illerimize pozitif ayrımcılık yapıyoruz.

DOĞU İLLERİ GELİŞEMİYOR ÇÜNKÜ...

- Bu şehirlerimiz özel sektör yatırımları noktasında neden büyümüyor? İşte terörün bu bağlamda artık çok daha güçlü şekilde sorgulanması gerekiyor. Burada tek sebep terör. Gaziantep'teki başarının en önemli etken kardeşlik, barıştır. Hatay, Osmaniye Kilis, kardeşlik hukukunu yücelterek bu günlere ulaşmıştır. Kabuğunu kıramayan atılım yapamayan illerimiz terörün bu noktadaki engelleyici rolünü sorgulamalıdır.

- Doğu ve Güneydoğu'da 12 Eylül darbesi sonrası çok ağır tahribatlar gerçekleştirildi. 1980'lerde terörle mücadele adı altında terör örgütünün eline fırsat ve imkân verildi. Bir köye arama yapmak için giren güvenlik güçleri o kadar dikkatsiz davrandı ki teröre üreme imkânı sağladı.

OHAL'İ KALDIRDIK AMA BİR GELİŞME YOK

- AK Parti ile birlikte OHAL kalktı, Kürt kardeşlerim hep bunu kaldırmamızı söyledi ama yine herhangi bir şey yok. İşkenceye sıfır tolerans başladı. AK Parti insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla göreve gelmiştir. Biz 2002 öncesi yaşanan acı hadiselerin öncesini çok iyi biliyoruz.

- 2002 tarihi sadece belli kesimler için değil, bu ülkede 10 yıllar boyunca yaşatılan acılar için de bir milat olmuştur. Biz istikbal mücadelesine kendi dönemimizde en büyük katkıyı verdik. Cumhuriyetimizi refahla güçlendirmek için çalışıyoruz. CHP döneminde kapatılan camiler ahıra döndürülen camiler belli bir zümrenin değil bu toplumun camileriydi. Türkçeye çevrilerek okutulan ezan belli bir kesimin değil bu ümmetin ezanıydı.

BİZİM İÇİN İNSAN, İNSANDIR

- Statükocular devlet karşısında öz evlat muamelesi görülürken halk ikinci sınıf insan muamelesi gördü. AK Parti bu gidişe dur demiş, normalleştirmenin mücadelesini vermiştir. Biz Cumhuriyet'i demokrasiyle güçlendirmenin mücadelesini verirken geçen dönemlerdeki hatalarla da yüzleşen bir iktidar olduk. Biz insan devlet için vardır demiyoruz, devlet insan için vardır diyoruz. Dini, mezhebi, dili, ırkı, ideolojisi ne olursa olsun bizim için insan insandır.

- AK Parti ile birlikte Türkiye'de statüko, vesayet rejimi, çetelerin mafyanın sirayet ettiği rejim sona erdi. Biz demokrasi mücadelesini tek başımıza veriyoruz. Bir yandan Türkiye'yi büyüttük aynı zamanda bu milletin ortak yaralarının kapanmasına yardım ettik. Acıları unutmayacağız ancak istikbalimizi umutlar üzerine inşa edeceğiz. 2002 öncesi kim ne acı yaşadıysa o acıları paylaşıyoruz.

BAHÇELİ'Yİ HUKUKA HAVALE EDECEĞİM

- Diyarbakırlı kardeşim yüreğindeki yarayı gel beraber tedavi edelim. Silahı aradan çekelim geçmişin acılarıyla hep birlikte el ele yüzleşelim. Varsın birileri kardeşliğe inanmasın. Yine yavru muhalefet bu sabah verip veriştiriyor. Kim buna kılavuzluk yapıyor bilmiyorum, ama cevap vermeyeceğim. Onları hukuka havale edeceğim. Bunlar ancak sövmekten anlar.

DİĞER IRKLARI AŞAĞILAMAK ŞEYTANDANDIR

- Kuran-ı Kerim'de bütün ayrıntılarıyla anlatıldığı gibi, Allah bütün meleklere Hz. Âdem’e secde edin dedi. Bütün melekler secde etti, şeytan hariç. Onu çamurdan yarattın beni ateşten ben ondan üstünüm dedi. İşte bu ırkçılıktır. Diğer yaratılanları aşağılamak şeytandandır. Benim Kürt kardeşimin de Türk kardeşimin de kaynağı aynıdır.

- Bize o ırkçılık duygusunu aşılamaya çalışanlara karşı Recm edilmiş şeytandan Allah'a sığınırım diyerek uzak duracağız. Şeytan ve şeytanın izinden gidenler kazanır. İstikbali ortak kaynaklarımız ortak tarihimiz üzerine inşa edeceğiz. Tek bir millet olarak kardeş olarak kazanan biz olacağız.

YENİ BİR VESAYET YARATMA ÇABASI BEYHUDE

- AK Parti her iki kişiden birinin oyunu alırken kimse biz şu grubun partisiyiz diyemez. Irkçı siyasetle aramıza mesafe koyuyoruz. Şu ırkın temsilcisi biziz diyenler Türkiye'yi 2002 öncesine götürmek özlemi içinde olanlardır. Vesayet sistemi AK Parti'yle birlikte çökerken bazı siyasi partilerin yeni bir vesayet yaratma çabası beyhudedir.

SİZ AKLINIZI KİRAYA MI VERDİNİZ?

- Biz BDP'ye bu yeni süreçte sağduyu soğukkanlılık tavsiyelerimizi ilettik. Siyaset baskılara karşı cesur bir tavır sergilemekle başarıya ulaşır. Siz aklınızı kiraya mı verdiniz? Madem siyaset yapacaksınız kendi iradenizle yapın, oradan buradan talimat gelecek diye bekliyorsunuz. Siz neye yarıyorsunuz o zaman?

- Biz BDP'nin en başından itibaren yaşatmanın yanında durmasını bekledik. Teröristin öldürme hakkını değil yaşatma hakkını savunmasını bekledik. Yeni süreçte de kendi fanatik kitlesine şirin görünmek adına teröristin öldürme hakkını savunuyor.

ŞU ANDA ÇATIŞMA VAR

- Şu anda polisimiz dağlarda onların peşinde çatışma halinde, girerken öğrendim. Ne yapacağız, çatışmayacak mıyız? Onların izlerini sürmeyecek miyiz? O polisimizin kanını yerde mi bırakacağız? O bir buçuk yaşındaki Musab’ın gözyaşlarını ne yapacağız? Sonuna kadar onların izini sürmeye mecburuz. Bu bizim sorumluluğumuzdur.

- Elinde silah dağlarda bizim askerlerimize pusu kuranları savunmak çözüm isteyen bir tavır değildir. Terör estirenler bizden anında cevabını alırlar. Samimiyseniz bırakırsınız silahları, bu ülkede yaşamak istemiyorsanız gidersiniz nereye istiyorsanız. Ama bu milletin refahını gölgelemeye kimsenin hakkı yoktur.

- Paris'teki suikast sonrası hükümeti suçlamak ilkeli bir siyaset değildir. Olay aydınlatıldığında hükümeti ve devleti itham edenler mahcup olacak. Samimi olanlarla bu işler konuşulur. Bize samimi görünenler geliyor kendilerini adaya gönderiyoruz. Sen adadan döndükten sonra yine zehir zemberek açıklama yaparsan olmaz.

TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZ YOK

- Biz Kürt kardeşlerimize değil teröristlere bomba yağdırıyoruz. Bu mücadelemiz aynen devam edecek. Orada taviz yok. Kararlılığımız devam edecek. 2002'de başlayan normalleşme sürecini bugünlere getirdik.

- Türkiye'nin baskı günlerine dönmemesi için her tedbiri alıyoruz. Statükoyu savunan karanlığa alışmış partilere rağmen biz ısrarla değişimi ısrarla kardeşliği savunmaya devam edeceğiz. Kazanan mutlaka kardeşlik olacak. Milli birlik ve kardeşlik projemiz er veya geç neticesini bulacak.

Yorum Gönder

@name x