Faruk Ülker: Fedaralizm'e Giden Yolda Bölünmüş Türkiye

31 Aralık 2012 Pazartesi 18:46

Günümüzde ki BOP, Sevr anlaşmasından sonra 100 yıllık bir projenin adıdır.

Faruk Ülker: Fedaralizm'e Giden Yolda Bölünmüş Türkiye

 Uygulanması için,şartların olgunlaşması,uydu devletlerin ortaya çıkarılması ve iş birlikçi liderlerin  hazırlanması gerekmektedir.

 Birinci Dünya savaşında,Araplar’ı Osmanlı’ya isyan ettiren,LAWRANSE; “...Bir Kürt Devleti kurdurabilseydim,Türkler’i tarihten silecektim ama başaramadım...” demiştir.
 İşte Lawranse’nin hedefini gerçekleştirmek ve Türk Milletini tarih sahnesinden silmek için,coğrafyamızda,AYRILIKÇI, AYRIŞTIRICI yeni plan ve projeler geliştirilmekte olunduğu hepimizce malumdur.
 Bu maksatla BOP projesi 100 yıllık bir planın gereği günümüzde tekrar sahneye sürülmüştür.Türksüz Türkiye,vatansızlaştırılmış coğrafya yapılarak Anadolu hedef alınmıştır.
 Projenin eş başkanı da maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıdır..Öyle ki,ABD ‘nin Ortadoğu politikaları ile,mevcut iktidarın politikaları arasında tam bir uyum vardır.
AKP iktidarının,Irakta ki olup bitenler karşısında ki sessizliği ve Özerk Kürt Devleti’nin kuruluşunda  verdiği destek ile ABD  politikası tam bir uyum içinde olduğu görülmektedir.
Amerika’nın önde gelen  düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi (CFR), “ Türkiye-ABD ilişkileri konusunda YENİ ORTAKLIK başlıklı geçtiğimiz aylarda bir rapor yayınlamıştır.
Yayınlanan CFR raporunda:
 “...Türkiyenin bölgesinde yükselen ve küresel bir güç olduğu,ABD ile birlikte,Türkiye’nin Orta Doğuda ki SİYASAL GEÇİŞ SÜRECİNİ desteklediği,İran’nın nükleer silahlar peşinde olmasına karşı olduğu ve Suriye’de akan kanın durdurulması için çalıştığı...” belirtilmektedir.
ABD ve Küresel güçler,Afganistan’dan Fas’a kadar,23 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirme operasyonunu,ülkemizde dahil olmak üzere nasıl yapmaktadırlar?
Plan aynen şu şekilde işlemektedir:
 İlk önce sınırları değiştirilecek bölgede küresel güçler tarafından bir kaos ortamı hazırlanmakta, farklı zenginlikler ayrıştırılarak her biri diğerine karşı özerkleştiriliyor.Özerkleşen her bir yapılanma,kendi içinde kapanarak,ayrı bir kimlikleşme kazandırılıyor.
 Bir adım sonrası,bütünden koparılarak farklılaştırılan ve eyaletleşme ile özerkleşen etnik yapılar biribirlerine aykırı hale getirilerek kendi aralarında çatıştırılıp güçten düşmesi sağlanmakta böylece,bölge üzerinde ufalanmış,parçalanmış etnik tasarımlar gerçekleştirilmektedir.
 Böl,parçala,kendi aralarında çatıştır ve yut politikası dünden bu güne aynen devam ede gelmektedir.
 Milli Devletlerin,eyaletleşerek özerk yapıya kavuşturulması ve ufalanması sonra da yutulması küresel güçler tarafından tamamen,demokratikleşme ve insan hakları maskesi altında gizlenerek yapılmaktadır.
 Hiçbir devletin tartışmadığı konular ülkemizde tartışılır hale getirilmiştir.Tarihten bu güne ülkemizi Türkiye yapan tüm değerler açık artırılmaya çıkarılmıştır.Dirençli devletler,iç işlerine kimseyi karıştırmazken,ülkemizin iç işlerine karışmayan kalmamıştır.
 İnsan hakları maskesi altında,sözde ırkçılığa karşıymış gibi görünenler; Türk Vatanında,Türk’e karşı ırkçılık yapılmaktadır.
 Yeniden Türkiye gündemine getirilen, “YENİ OSMANLICILIK” tartışmalarının arkasında ki esas gaye,Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiye edilmesidir.
 ABD’nin, İstanbul İstinye’de bulunan Başkonsolosluğunda bazı gazetecilere, “ YENİ OSMANLICILIK BRİFİNGİ” verilmiştir.Bu brifingin ardından,”ILIMLI İSLAM PROJESİ” BOP kapsamında gündeme taşınarak dikte ettirilmeye başlanmış olduğu görülmektedir.
 Tarih günümüzde yeniden tekerrür etmeye başlamıştır.Geçmişte ki,Ali Kemallerin yerini günümüzde neo-liberal gazeteciler,geçmişte İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin yerini Amerikan Dostları ve Avrupa Dostları almıştır.
 Federalizme giden yolda,Ali Kemal’in çocukları ile Hasan Tahsin’in çocukları karşı karşıyadır.
               
 FEDERAL TÜRKİYE İÇİN YASAL HAZIRLIK
                    
 Başkanlık ve yarı başkanlık sistemi tartışmaları arasında AKP iktidarı, “YEREL YÖNETİMLER REFORMU” adı altında,Ülkemizi EYALETLERE BÖLECEK, “Yerel Yönetimler Temel Yasası” nı gündeme taşımıştır.
 Bu yasa ile Milli Devlet ve Üniter yapımız adeta dinamitlenmiştir.Devletimiz eyaletlere bölünerek,güçsüzleştirilmek ve sembolik hale getirilmek istenmektedir.
 İktidarın hazırladığı Yerel Yönetimler Çalışma Komisyonu’nun bu raporu hiç şüphesiz,Türkiye’yi eyaletlere bölmeyi ve yönetimleri yerel idareye bırakmayı planlayan bir rapordur.
 Raporun getirdiği kritik öneriler arasında:
 İl Genel Meclisi ve İlçe Belediyeleri’nin kaldırılması,her ilin sadece tek bir belediye başkanı ve tek bir yerel meclisle temsil edilmesi yer almaktadır.Yerel Meclislerin sınırları kanunla belirlenmek şartıyla,vergi ve harç koyma yetkileri olmalıdır.İçişleri Bakanı’nın görevden alma yetkisinin kaldırılması,bu yetkinin mahkeme ve seçimlerle yerel halkın iradesine bırakılması,İçişleri Bakanlığı’nın yerine,İç güvenlik bakanlığı’nın oluşturulması,..bir yerel yönetim bakanlığı veya başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık kurulmalıdır....”
 Yasa tasarısının tüm metnine bakıldığında,Başkanlık sisteminin alt yapısı oluşturulmak ve bir fiskeyle dağılabilecek eyalet yapısı kurulmak istenildiği görülmektedir.
                         
 Coğrafyamızda yaşananlardan ibret almak durumundayız.Irak parçalandı.Şimdi Suriye’yi parçalıyorlar.Biz bu filmi Yugoslavya örneğinde gördük.
 Küresel    güçler bu     parçalanmayı  kolaylaştırmak   için Türkiye’de daha   değişik bir  senaryo ve taktik uygulamaktadırlar. İnsan hakları maskesi altında, mahalli derebeylikler ve şehir devletçikleri ortaya çıkarılacaktır. Eyaletleşmenin yasal alt yapısı hazırlanmış federalizm’e giden yolun taşları döşenmiştir. Türkiye’de  en ufak bir iç kargaşa ile dağılabilecek “Gevşek İdari Yapı” ile bölünmüş Türkiye; hedeflerine ramak kalmıştır.
 Tartışmaya açılan “Yerel Yönetim” paketinde; Valilerin yetkisi alınıp,Belediye Başkanlarına verilerek adeta,Devlet Başkanı yetki statüsü tanınacaktır.
 Tüm bu yaşananların sonucu olarak ilk adımda eyaletleşme ve özerkliğin  tanınması ve ikinci adımda bağımsızlığın ayak sesleri olacağı kesindir.
 23 İslam Ülkesi’nin sınırlarının değiştirilmesi olan BOP nin amacı da zaten budur.
 Yerel Yönetimler’e özerkliğin,AKP programında olduğu,basında defatle belgelerle açıklamıştır.
 “....Demokratik özerklik talebi,AKP daha kurulmadan,ABD’den,gönderilen gizli bir memorandumla gündeme getirilmiş ve küresel güçlerin,kuruluş sürecinde ki AKP’yi bu şartla destekleyeceklerini belirtilmiştir....Üstelik bu  memorandum,AKP’nin parti programı haline getirildi...”
 Mevcut Yerel yönetimlerle ilgili iller bazında ki düzenleme,zaten Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.Aksayan yönleri varsa düzeltilmesi tabi ki mümkündür.
 Fakat getirilmekte olan,”Yerel Yönetimler Temel Yasası” ise yerel yönetimlerin güçlendirilmesi amacını taşımadığı gibi,Türkiye’nin yapısal işlevine aykırıdır. Bu bir siyasal projedir.
 Bu projenin amacı da yerel yönetimleri güçlendirme adı altında egemenliğin ve gücün paylaşılması ve devletin ufalanması, ayrıştırılması,küçük parçalar halinde bütünden kopartılarak ötekileştirilmesi projesidir.
 Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ne getirmektedir? ve ne istemektedir? tekrar hatırlayalım.
 Avrupa birliği müktesabatında görüldüğü gibi:
 “..Yerel idarelerin güçlendirilmesi,özerkliklerin savunulması,yerinden yönetim ve demokrasi ilkelerine dayanan bir Avrupa’nın kurulmasının temel koşuludur..”denilmektedir.
 Bu çerçevede baktığımızda,yerel yönetimlerin özerkliğinin sağlanması nihai amaçları olduğu açıktır.
 Bu şartların,ülkemizde yasal düzenlemelerle dikte ettirilmesi,ülkemizin parçalanmasının önünü açacağı aşikardır.
 Yaşananları alt alta ve  yan yana  getirdiğimizde; endişelerimizde ki haklılık ortaya çıkmaktadır.
Anayasamızdan Türk Kimliği çıkartılmaktadır.    Türk kimliği eritilmektedir..Hıristiyan güçler Müslümanları biribirine kırdırırken ülkemizi yönetenler bunları kerhen veya zorla desteklemektedir. ”One minute” kandırmacası ile doğu Akdeniz İsrail’e teslim edilmiştir.ABD kandil’e girmemize izin vermezken,Irak’ta Türkiye’nin desteği ile kukla Kürt Devleti kurdurulmuştur.
 Suriyede’de sınırlarımızın dibinde ikinci Kürt devleti kurdurularak büyük Kürdistan projesi tamamlanmak üzeredir. Türkiye ise eli kolu bağlı hiçbir şey yapamamaktadır...
 Türkiye süratle,ABD ve AB’nin boyunduruğundan kurtularak ve bağımsız bölge politikası uyguluyarak aslına tekrar rücu etmek durumundadır.Büyük devlet olmanın yolu bundan geçmektedir.
 Başta ABD,İngiltere ve İsrail’in asıl hedefi bölgeye el koymak ve ele geçirmek olduğu bilinen politikalarıdır.
 Bölgemizde ABD,İngiltere ve İsrail’e hizmet eden sözde bağımsız Kürt devleti kurdurularak, Orta Doğu ve Hazar’da hakimiyetlerini pekiştirmek vazgeçilmez amaçlarıdır.
 
 İran sınırından,Akdeniz’e kadar Büyük Kürdistan bu amaçla hazırlanmaktadır.Güçlü ve dirayetli bir Türkiye bu senaryo’ya engel olacağından, dağılmış,ufalanmış ve federatif gevşek idari yapısı ile, küresel güçler için,korkulu rüya olmaktan çıkarılacaktır. 
 Tablo gayet açıktır.Okunması için gözlük kullanmaya da ihtiyaç yoktur. 20.07.2012
                                                                      
                                                                                                                                                                                                               AV.FARUK ÜLKER

Yorum Gönder

@name x