Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Hüseyin Aygüne Fırça

22 Ocak 2013 Salı 18:06

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Hüseyin Aygüne Fırça
 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret ettim. Çünkü uygarlıkların uygulandığı bir ülke. Oraya CHP olarak davet edildik. Neden Çin çok önemli? Çin'in Gayri Safi Milli Safi Hasılası 12 milyar dolar. 2030'da dünyanın birinci ekonomisi olacak. İthalatı 1.6 trilyon dolar. İhracatı fazla ithalatı düşük.

ÇİN TÜRKİYE'DE YATIRIM YAPMALI

- Otomotiv üretiminde dünya birincisi. Bu ülkeye CHP olarak sırtımızı dönemezdik. Biz Çin'e 9 yılda 11 milyar dolarlık ihracat yapmışız. Aynı tarihler arasında Çin'den 105 milyar dolar ithalat var. Bu ticaret hep Türkiye'nin aleyhine gelişiyor. Çin'in Türkiye'de yatırım yapması gerekiyor. Hem cari açığımız azalacak hem istihdam artacak. Hem Çin kazanacak hem Türkiye. Çin'de dar siyaset kalıpları arasına sıkışmadık. Ülkemizin çıkarları doğrultusunda hareket ettik.

- Onlara, "CHP kendi ülkesinin en büyük sosyal demokrat partisidir. Gücümüz vardır. Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan gelen geleneğimiz vardır" dedik. Onlar da kendi bağımsızlık savaşlarını anlattı. O nedenle birbirimizi anlıyoruz. Biz güçlü Türkiye istediğimizi söyledik. Türkiye'nin kaderi masalarda belirlenmemeli. Türkiye güçlü olmalı masaları belirlemeli.

ÇİN'İN GÜCÜ NEREDEN GELİYOR?

- Peki, Çin neden bu kadar güçlü? Üretime önem veriyoruz diyorlar. Bilime çok önem verdiklerini söylüyorlar. Bir disiplin, bir hedef var. Çin'i bir refah toplumu haline getirmek istiyorlar. Bilim ve üretime önem vererek Çin'i büyütüyorlar. 1 milyar kişinin yaşadığı Çin'de işsizlik oranı yüzde 4, bizde yüzde 10. Neden Çin öyle de biz böyleyiz? Çünkü biz üretmiyoruz. Üreteni cezalandırıyoruz neden üretiyorsun diye.

- Ben katma değeri yüksek olan ürünleri üretmek durumundayım diyorlar. Biz üretmiyoruz. Sıcak paraya teslim bir ekonomimiz var. Kalkınma planlarımız hedef vaat etmiyor. Çin üretiyor, dünyaya meydan okuyor. Biz tüketiyoruz kime meydan okuyoruz? Bilime ne kadar önem veriyoruz? Bunların hepsinde olumsuz soru işaretleri var.

BİZ ÜRETENİ CEZALANDIRIYORUZ

- Kimse bana Türkiye de büyüyor diyemez. Doğru büyüyor ama benimle beraber yola çıkanlar daha hızlı gidiyorsa ben geride kalıyorum demektir. Birileri sıcak para pompalıyor ve biz ihracat yapamıyoruz. Üreteni cezalandırıyoruz.

EKONOMİNİN 3 TEMEL SORUNU VAR

- Cumhuriyet'in 100. yılında hedefimiz var en büyük 10 ekonomi arasına gireceğiz. Bu koşullarla girebilir miyiz hayır. Eğer siz ilk 10 ekonomi arasında girecekseniz her yol büyüme hızınız artacak. Ekonominin 3 temel sorunu var. İşsizlik bitti mi hayır. Yoksulluk bitti mi. Gelir dağılımında adaletsizlik bitti mi hayır. Ama beylerin cebi dolu herkesi kendileri gibi sanıyorlar.

- Yeni bir teşvik politikasına yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dillendiren tek parti CHP'dir. 90'lı yıllarda Türkiye sanayi üretiminde 15 ülkeden birisiydi. 2010'lar Türkiye 15'in içinde yok. Bunların başarı hikâyesi işte bu. Halka bunu anlatmamız lazım. Ülke ilerlemiyor. Sorunumuz bu.

- İstanbul'da plaza ekonomisi, Ankara'da AVM ekonomisi var. Esnaf işçi memur borç içinde. Bina yapmak fabrika yapmaktan farklı. Fabrikada istihdam yaratırsınız, ülkeye döviz getirirsiniz. Yurtsever olmak ülkesini düşünmektir.

MEDYANIN TEK ÖZGÜRLÜK ALANI CHP’Yİ ELEŞTİRMEK

- Bütün bunlar çalışarak olacak. Halka gerçekleri anlatacağız. Medya yazmıyor diye durmayacağız. Onların tek özgürlük alanları var CHP'yi eleştirmek. Onun için bize her zamankinden fazla görev düşüyor. Nüfus artıyor gazete tirajları düşüyor neden? Kimse okumuyor. Özgürlüğün olmadığı ortamda ekonomi sağlıklı gelişmez, sanayici sesini çıkaramaz, öğrenci konuşamaz, üniversiteler susar. Geriye bir tek güç kalıyor demokrasiyi getiren CHP.

AVUKATLARA YÖNELİK OPERASYONLAR

- Biz adaleti katlediyoruz. Mevlana 'Adalet ağaçları sulamaktır. Zulüm ise dikene su vermektir' diyor. Konfüçyüs, "Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur. Ve bütün dünya onun etrafında durur" diyor. Adalet bu kadar önemli.

- Geldiğimiz noktaya bakın, Türkiye'de yargıçlar var diyebiliyor muyuz? Adaletin 3 önemli ayağı var; savcı, avukat ve yargıç. Yargıcı hallettiler, siyasi otoritenin emrinde. O HSYK üyeleri orada oturduğu sürece bu ülkeye adalet gelmez.

TÜRKİYE'DE HUKUK YOK

- Ama çözemedikleri bir şey vardı, avukatlar. Şimdi ne yaptılar, avukatlara operasyon düzenlediler. Operasyon yapıyorlar, avukatları sabah evlerinde basıyorlar. Türkiye bir hukuk devleti olmak zorunda. Türkiye'de hukuk yok. Sabahın köründe giderim, hepsini tutuklarım, yasaya göre savcının orada olması gerekliymiş mühim değil ben alırım.

- Onun için özgürlük isteyen her yurttaşın mutlaka bu olaylar karşısında duyarlı olması gerekiyor. Tepki vermek zorundayız. Üniversitelerden bir ses çıktı mı? Hukuk fakülteleri var değil mi? O ders veren hocalar öğrencilerinin yüzüne nasıl bakıyorlar? Hukuku nasıl anlatıyorlar?

- Yasa var savcının orada olması lazım. Savcıyı takmıyorsun sen. Neymiş kaçarlarmış. ÇHD başkanı yurtdışındaymış arandığını duyunca gelmiş. Onlar senden daha yurtseverdir Recep Tayyip Erdoğan.

SÜREK AVI BAŞLATTILAR

- Türkiye'de toplu davalarla sürek avı başlatmışlar. Sen niye çıkıp Türkiye'nin aleyhine konuşuyorsun diyorlar? E bizde gazeteci tutuklu değildir mi diyeyim. Bizde avukatların evine normal saatte savcıyla gittiler mi diyeyim. Kenan Evren bile bunları yapmadı. İlk kez yargı ayaklar altına alınmıştır. İlk kez bu ülkede adalet tartışılır hale gelmiştir.

FAKİR FUKARAYI MI SOYDUN, ARKANDA RECEP BEY VAR KORKMA!

- Alacaksın avukatları istediğin gibi tutuklayacaksın. Bir de bir gün önceki tarihle tutanak tutacaksın. İşine gelince böyle, Deniz Feneri'nde böyle oldu mu? Yolsuzluk mu yaptın, fakir fukarayı mı soydun, arkanda Recep Bey var istediğin kadar götürebilirsin. Sana kimse dokunamaz, hatta sana dokunan savcı sürülür. Kendilerine Yüksek adını veren o kurula söylüyorum, yeriniz yüksekte değil çukurda.

- Bu avukatlar neye bakıyorlardı? 1- Faili meçhullerle. Biz faili meçhuller araştırılsın önergesi verdik, AKP'lilerin hepsi reddetti. 2- Cezaevlerindeki haksız uygulamalar 3- Karakollarda darp hak yemek var mı diye bakıyorlar.

- Çiçekleri ne kadar koparırsanız koparın baharın gelmesini engelleyemeyeceksiniz.

- Bu ülkenin namuslu insanları, eğitilmişleri, halkı sevenlerin birleştiği partidir CHP. Direnişin umudun adıdır CHP. Ne zaman Türkiye dara düşse bir CHP'li gelmiştir. Biz Cumhuriyet'i kurduk, sonra çok partili hayatı getirdik ve sosyal demokrasiyi getirdik. Sağlıklı bir demokraside sosyal demokrat bir ülkenin olmadığı hiçbir ülke yoktur.

CHP ULUSALCI MI SOSYAL DEMOKRAT MI?

- Siz ulusalcı mısınız sosyal demokrat mısınız diyorlar. Cehaletin bu kadarına ilk kez şahit oldum. Bizim 6 okumuzdan biri milliyetçilik. Elbette ulusalcıyız. Biz herkesi kucaklıyoruz ulusalcılık budur. Biz birilerinin Ortadoğu'da taşeronluğunu yapan bir parti değiliz. Biz Türkiye'yi pazarlamakla görevli bir anlayıştan gelmiyoruz. Bizim ulusalcılığımız işte budur. Bu ülkede adaletin olmasını isteyen bir anlayıştır ulusalcılığımız. Biz ulusalcıyız ama aynı zamanda sosyal demokratız. Çünkü bizim hedefimizin odağında insan var.

- Bizim sosyal demokrat anlayışımızda ne ezen ne ezilen hakça bir anlayış yatar. Biz sosyal demokrat anlayışımızı 1960'da parti tüzüğümüze koyduk. Ben sana sorayım, hangi ülkenin taşeronluğunu yapıyorsun?

- Bizim ideallerimiz var. Ulusalcıyız, devrimciyiz, halkçıyız biz. Adaletten yanayız. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'nin yanındayız.

HÜSEYİN AYGÜN'E KÜRSÜDEN FIRÇA

- Kurtuluş Savaşı'nda Ankara'ya doğru gelmişti savaş, Meclis'in Kayseri'ye taşınması gündemdeydi. Kürsüye Dersimli Diyap Ağa çıktı, "Biz buraya ölmeye geldik. Meclis taşınmayacak" dedi. Kuvay-i Milliye ruhu var bu siyasi partinin hamurunda. Biz düşmana saygı duyduk. Kurtuluş Savaşı'nda etnik temizlik yaptık diye bir anlayış asla kabul edilemez.

- O savaşı verdik çünkü topraklarımız işgal altındaydı. Kemal Atatürk o savaşın ardından zorunlu olmadıkça savaş cinayettir demişti. Biz bütün kimliklere saygılıyız. Bu partide çalışacak bütün arkadaşlarım bunu böyle bilsin. İnsanımızı tarihimizi bu toprakları seviyoruz. Bu topraklar için kan döktük. Biz ülkemizi böyle kazandık.

Yorum Gönder

@name x