Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşması 21 Mayıs

21 Mayıs 2013 Salı 15:13

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşması 21 Mayıs

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- CHP'nin ilk meydan okuma mitingi Aydın'daydı. Aydın'dan Türkiye'ye selam olsun dedik. Dün Giresun'da 4 bin yıllık bir geleneği sürdürdük. Geçmişine sahip belediye geleceğine de sahiptir. Giresun'da bir fındık üreticisi geldi, Sayın Genel Başkan neden hiç fındıktan söz etmiyorsunuz dedi. "Siz sorununuzu çözmek istiyorsanız bunun formülü CHP'yi Karadeniz'de iktidara taşımaktır" dedim.

- Çünkü fındık üretiminde bir numarayız. Ama fiyatı biz değil başkaları belirliyor. Alınterini başkalarına yediriyoruz. fındık Borsası'nı Karadeniz'de kurarsınız dünya fındık fiyatını Karadeniz belirler. AKP hükümeti 10 yıldır 20 yıldır yapmadı, ama söz ilk CHP iktidarında fındık borsası Karadeniz'de kurulacaktır.

- AKP hükümeti milli günlerimizi kutlamayı yasaklıyor. İstediğin kadar yasakla meydanlar bizimdir.

- 21 Mayıs 1864.. Kafkaslar'dan binlerce Çerkes ağır bedeller ödeyerek Anadolu'ya geldi. Türk milletinin bir parçası oldular. Bugün onların Anadolu'ya gelişinin 149. yılı. Onların acılarını yüreğimizde paylaşıyoruz.

- Dış politika üzerinde özenle durulması bereken bir politikadır. İç politikada bir hatayı düzeltmek daha kolaydır. Ama dış politkada bir hatanın bedelini ülke çeker. Suriye konusunda defalarca uyardık, yanlış yapıyorsunuz dedik. AKP hükümetinin Suriye politikası Türkiye'nin dış politikasında en yanlış politikadır. Bedelini sadece Suriyeliler Türkiye değil Ortadoğu coğrafyası çekiyor.

- bizim uyarımız sadece CHP'nin uyarısı olarak kalmadı. Yazarların tamamı Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiriyor. Uzun yıllar dışişlerinde çalışmış bürokratların tamamı dış politikanın yanlışlığına dikkat çekiyor. Ancak AKP ben bildiğimi okuyacağım derse gelip duvara çarpıyorsunuz.

- Dış politika inatla sürdürülen bir politika değildir. Kendi ülkenizin çıkarlarını savunursunuz. Geldiğimiz noktada düşmanlık kazandı. Yeni yeni terör örgütlerinin mensuplarını kazandık. Kendi topraklarımızda Suriye'ye gönderilecek terör kampları kazandık.

- Kendisini ilk uyardığımızda Suriye'de 4 ölü vardı. Şimdi ölü sayısı 200 bini aştı. İslam coğrafyası dışında kan akan bir bölge var mı? Neden orada analar ağlıyor? Neden orada kardeş kardeşi boğazlıyor? Bizim de düşünmemiz lazım.

- AKP hükümeti militanları burada eğitiyor, cebine para koyuyor, sonra git oraya kardeşini öldür diyor. Yakışır mı bu?

- türkiye'nin uluslararası konferans yapma zorunluluğu var demişiz, 6 Şubat 2012'de. Ağustos ayında ise bir rapor hazırladık bu politika Suriye'yi parçalar dedik. Bizzat Başbakan'a da gönderdim o raporu. Raporda, Türkiye'nin yeni bir başlangıç yaparak ağırlığını Suriye'de barış istikrardan yana koysun diyoruz.

- Önerdiğimiz çözüm yöntemi şu: TBMM toplanacak bütün siyasi partilerin katılımıyla deklarasyon yayınlanacak. Türkiye'de bir uluslararası konferans yapılacağı dünyaya duyurulacak. Yine bu konferansta Suriye hükümeti ve muhalif kanadı temsil edilsin demişiz.

- Biz söyledik onlar dediler ki öyle uluslararası konferansın zamanı geçti, biz bildiğimiz yoldan devam edeceğiz dediler. Hala da aynı politikayı izliyorlar. Silahlı terör örgütünün kamplarını ortaya çıkaran CHP'li Hurşit Güneş gitti neden siz silahlı kamplarda eğitim yapıyorsunuz dedi.

- Brüksel'de düşüncelerimizi açıkça söyledik. Suriye konusunda siz sözünüzü tutmadınız, batılı ülkeler bizim Başbakan'a söz vermiş Suriye politikası konusunda yanında durmadınız dedim. Hayır biz hiçbir zaman böyle söz vermedik deidler. Ben size ne dedim Yalan söyleyenden Başbakan olmaz. Hem sosyalistler, hem liberaller, hem demokratlar. Ben de bu çıkışı medyanın önünde yaptım.

- Suriye konusunda bir ülkeden parasal yardım alıp belirlerseniz dış politikanızı Katar'a satmış olursunuz. Bunun hesabını bu milletin sorması gerekiyor. Ölen her Müslüman'ın kanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elindedir.

- Reyhanlı'ya gidemedi ABD'ye gitti. Türk askerlerinin giydiği elbiseleri sen kime giydiriyorsun? Ne demek lojistik destek sağlıyoruz? Terör örgütüne yardım ve yakalık yapmak ne zamandan beri Türkiye Cumhuriyeti'nin görevi oldu?

- ABD'ye gitti, 5 konuda duvara çarptı. Obama'yı ikna edeceğim, neden silahlı müdahale yapmıyorsunuz diyeceğim dedi. Obama öyle bir şey bizim gündemimizde yok dedi. Birinci duvara çarptı.

- Orada kimyasal silahlar klullanılıyor diyordu. Bu konuda da duvara çarptı.

- Suriye'de uçuşa yasak bölge ilan edin muhalifler güçlensin diyordu. Obama biz Suriye'nin parçalanmasından yana değiliz diyordu.

- Gitti Cenevre Konferansı ipe un sermektir dedi. Obama bie dakika kardeşim, Rusya ile biz bir uluslararası konferans düzenleyeceğiz dedi. O toplantıdan çıktı görüşüm değişti dedi. O beyzbol sopasını görürsen değişir tabi.

- Gazze'ye gideceğim diyordu. Hele bir önce Amerika'ya gel dediler, gitti. Amerika'ya gitti, Gazze nerden çıktı dediler. Gideceksen hem Gazze'ye hem batı Şeria'ya gideceksin dediler. Başüstüne dedi. Sen Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı olamazsın.

- Özel bir toplantı yapıyorlar. O toplantı Türkiye açısından yüz kızartacak bir toplantıdır. O toplantıda Dışişleri Bakanlığı müsteşarı ve büyükelçi yok. Devletin arşivine hangi bilgiler girecek? Kendi ülkesini kendi malı gibi gören anlayıştır bu.

BRÜKSEL KRİZİ

- Brüksel ziyaretimiz oldu. O toplantı sonunda inandığımız şeyleri söyledik. Grup Başkanı Swoboda ile ortak basın toplantısı yaptık. Swoboda ayrıldıktan sonra bir Türk gazeteci bizi suçladığını söyledi. Ben de Esad'la Erdoğan arasında bir fark olmadığını sadece ton farkı olduğunu söyledim. Esad'a kardeşim demedim bir gece sonra da düşmanım demedim dedim.

- Saat 18'de onun danışmanları Swoboda'nın danışmanları benim yaptığım açıklamadan rahatsız olduğunu söylediler. Ben de aynen benim düşünceme saygı duymayan birisiyle ben asla ve asla görüşmem dedim. Biz onlara türkiye 3. sınıf bir demıokrasiye layık değildir. Sen kim oluyosun da benim düşüncemden rahatsız oluyorsun. Ben hesabımı kendi milletime veririm.

- Reyhanlı'da 51 kişi yaşamını yitirmiş. O ölenlerin hesabını kimden soracağız Reyhanlı'daki manavdan mı soracağız, Hatay'daki esnaftan mı soracağız. Bütün demokrasilerde bu işlerin sorumlusu iktidardır  ve onun başındaki adamdır. Ülkenin başındaki de diktatörlüğe soyunan bir adamdır.

- Diktatör demişim alınmışlar. Yasama ve yargı benim için ayak bağı diyen birine diktatör denir. Ben Silivri davalarının savcısıyım diyen adama ne denir? Özel yetkili mahkemeleri kuran, kendi mahkemelerini kuran adama ne denir diktatör denir...

- 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü yasaklayan adama ne denir diktatör denir. Masum insanları sabahın köründe gözaltına alacaksın, tutuklatacaksın, aylarca tutacaksın bunu yapan adama ne denir? Diktatör denir. Ben de onu söyledim zaten. İşçi hak aramak için grev yapıyor, sendika kuracağım diyor. Sendika kuramazsın kapının önüne koyarım diyor. Bu düzeni savunan adama diktatör denir.

- Kesinleşmiş yargı kararlarını uygulamamak için parlamentodan özel yasa çıkaran adama diktatör denir. Orduya talimat vereceksin Uludere'de 34 vatandaşımız öldürülecek. Kendi vatandaşını öldüren kişiye ne denir, diktatör...

- Mahkemeye verecekmiş beni. O kadar mutlu oldum ki, belki Türkiye'nin en hayırlı davası olacak. 34 yurttaşımızın katili Recep Tayyip Erdoğan'dır.

- Avrupa'nın en büyük dünyanın 3. büyük barosu yargılanıyor. Yargıç davayı erteledi, Cumartesi gününe gün verdi. Haberi bile yok Cumartesi'nin tatil olduğundan. Gazetecileri öyle ya da böyle işinden attıran adama ne denir, diktatör. Sizin boynunuzdaki tasmaları ben çıkardım diyen adama diktatör denir.

- Bugün ATO bilboardları süslemiş Erdoğan IMF borcunu ödedi teşekkür ederiz diye. Yağdanlığın bu kadarını hiç görmedim. Diktanın olduğu yönetimlerde bu tür yalakalar kimseyi şaşırtmasın. Onların tek görevi var, koltukları için minnet duydukları kişiye yap çekmek.

- Bütün baskılara rağmen CHP'li belediyeler güzel çalışıyor. Başbakan'ken sahip olduğum yetkilere olur ya Cumhurbaşkanı seçilirsem de sahip olayım diye Başkanlık Sistemi isteyen kişiye diktatör denir.

- Bu Amerika gezisinin bütün yönleri mi kötyüdü? En önemlisi de hanımefendiye verdikleri kitap: Diktatörlüğün Psikolojisi... Ne güzel okuyorlar değil mi? Ruh halini biliyorlar çünkü.

- Ülkenin içinde bulunduğu koşullar iyi değil. Biz Cumhuriyet'in partisi, halkın partisi, yetim hakkı yemeyenlerin partisiyiz. Kendimizi çok daha iyi tanıtacağız. Türkiye'yi AKP kabusundan mutlaka ama mutlaka kurtaracağız.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x