Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşması 30 Nisan

30 Nisan 2013 Salı 14:34

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önemli açıklamalarda bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşması 30 Nisan

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısı konuşmasından satır başları:

- Sayıştay Yasası'na göre başkan yılda iki kere Plan ve Bütçe Komisyonu'na bilgi verecekti. İki yılı aşkın süredir bilgi vermedi. Buradan Cemil Çiçek'e sesleniyorum. Madem ki parlamento çalışmalarında duyarlılık gösteriyorsun neden Sayıştay Başkanı'nın bilgi vermesini istemiyorsun?

- Sayıştay TBMM adına bütçeyi denetliyor. Bir yasa teklifi gelmeden önce Sayıştay Genel Kurulu'nda görüşülür diyor.

- Sayıştay'ın önemi konusunda çok şey söylenebilir. Sayın Başbakan bugün nasıl yolsuzluk yapmadığını anlatmış. Kendisini yolsuzluk yapmadım diye anlatması ben yolsuzluk yapanlara kol kanat geriyorum demektir.

- TBMM Başkanları'nın iktidarın yolsuzluğunu örtme görevi yoktur. Orası 150 yıllık bir tarihe sahipse o raporları getireceksin. Meclis'e getirilmeyen 2011 raporundan bir bölüm okumak istiyorum: 2010 yılında kamu kurumu tarafından yıllık 110.135 liraya kiralanan bir benzinlik, kiralayan tarafından aynı yıl içinde 1 milyon 466 bin liraya üçüncü kişilere kiralanmıştır diyor. Rakama bakın.

- Yarım saat yolsuzluk yapmadım diyorsun, ben sana devletin raporlarından bir cümle okuyorum. Adam gibi oku ona göre konuş. Bunlar bir de biz kul hakkı yemeyiz diyorlar. Kul hakkı yiye yiye karnınız şişti. Kefenlerinin cebi olsa dolar koyacaklar.

- Daha malvarlığının hesabını vermedin. Rize'den yırtık ayakkabı ile geldim diyorsun oturduğun yere bak çift duvarlar örüyorsun. Biz ecdadımıza saygılıyız diyordu. Ecdadına o kadar saygılısın ki sultanahmet Camii'nin siluetini bozdun. Demiş ki traşlayın sahibi traşlamamış o da küsmüş. Akla bakın mantığa bakın. Sen bu ülkede Başbakansan onun ruhsatını kim verdi ona soracaksın sen. Soruyor mu soramaz. Çünkü o binayı yapanlar AKP'ye büyük kıyaklar çektiler.

- Sen çıkıp millete kul hakkı yemedim diyemezsin. Derse alnını karışlarım.

- Şimdi Süleyman Demirel'e hakaret ediyor. Böyle ahlaksız bir söylemi bir Başbakan'a yakıştıramıyorum. Hesaplaşacaksan gel karşıma hesaplaşalım. İnönü, Ecevit ne yaptı? Bülent Ecevit milliyetçiliği Beşparmak dağlarına yazdık diyor. Sen ne yaptın Her türlü milliyetçiliği ayakalrımın altına aldım diyorsun. Sen kim yurtseverlik kim. Senin görevin ülkeyi pazarlamak.

- Bu Başbakan için ne diyorlardı. Bunu kullanın deliğe süpürmeyin. Hem yalan söyleyen hem kullanılan adamdan Başbakan olmaz.

- CHP barışa karşı propagandası yapılıyor. Niye barışa karşı olalım 12 Eylül zindanlarında mağdur olan insan nasıl barışa karşı olur? Önce barış nasıl olur onu düşünmeliyiz. Özgürlük var mı, demokrasi var mı? Ülkeyi yönetenlerin yalan söylediği bir ülkede barış olur mu hiç olmaz.

- Hiç yalan söylemiyorum diyor Başbakan Erdoğan. AK Parti istişare toplantısı metnini  Aziz Nesin hikayesi gibi gülümseyerek okudum. Baştan aşağı yalan. Biz pazarlık yapmadık diyor. Bir gazetenin manşeti şöyle; 4T pazarlığı. Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan pazarlığı yapmışlar ödün vermemişler. Bir ülkenin milleti bayrağı vatanı pazarlık masasında olur mu?

- Kandil'deki Karayılan'ın mı bilgisi fazla Bülent Arınç'ın mı fazla? Bugüne kadar bekledik, şu pazarlığı görelim bir nedir? Başbakan pazarlık yapmadık diyor. Pazarlık yapanlar alçaktır ve şerefsizdir Başbakan'la aynı düşünüyoruz. Elde silahla gidemezler dedi. Karayılan dedi ki elimde silahla geleceğim, müdahale olursa karşılık veririz. Kim doğruyu söylüyor?

- Sustuk, Erdoğan konuşsun diye. Sonunda konuşan çıktı. Karayılan tüm medyanın önünde 3 aşamalı çekilmeyi anlattı. Biz çekileceğiz dedi ikinci aşama Erdoğan'dır dedi. Üçüncü aşama Öcalan dahil herkes özgürleşecek. Bu söylenenler doğru mu doğru değil mi?

- AKP-PKK işbirliği var herkes bunu biliyor artık. Şimdi anayasa da yapacaklarmış. Eğer bir Başbakan silahların gölgesinde söylenene teslim olmuşsa bağımsız iradesini kullanamaz. Erdoğan PKK'nın tutsağıdır.

- Anayasa konusunda bizim düşüncelerimiz açık ve nettir. Madem ki pazarlıklar meydana çıktı, anayasa konusundaki düşüncelerimizi açıklıyorum

Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Bu parlamentoda CHP olduğu sürece başkanlık sistemi geçemez.

Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı" dır. Başkenti Ankara'dır.

Bunlar bizim kırmızı çizgilerimizdir.

- AKP'nin maskesini indiren Kandil oldu. Talimatı verdiler süreci açıkladılar. Gücü silahsız olana yetiyor. İşçileri copla vurun dağıtın diyor. Eli silahlı olanın önünde saygı duruşunda bulunuyor. Sonra biz hiç pazarlık yapmadık diyor. Yalan söyleyen adamın biraz yüzü kızarır.

- Yarın 1 Mayıs. Emeğin, alınteri dökenlerin bayramı. Çalışıp alın teri döküp evine ekmeğiyle dönen dürüst yurttaşların bayramı. Bu bayramı kutlamak için ağır bedeller ödediler. Bütün işçilerimiz Taksim'de kutlayacağız diyorlar. Başbakan hayır diyor. Bir kişinin burnu kanarsa onun sorumlusu Erdoğan'dır.

- Bu bayram bırakın herkes istediği yerde kutlasın. Bayram kutlamasından kime ne zarar geldi. Kendi güvenlik önlemlerini kendileri alırlar. Neden yasak getiriyorsunuz?

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x