Sabri Şenel: 'Parti bayrağı asanlar ve siyasetten geçinenler'

09 Haziran 2013 Pazar 12:16

Siyaset kurumunun ilke hedef ve aktörlerini belirleme hakkını halka mal etmedikçe ülke çalkantılardan kurtulamaz.

Sabri Şenel: 'Parti bayrağı asanlar ve siyasetten geçinenler'
Ülke insanları daha ne kadar Ankara'da parti genel merkezi kapılarında büklüm büklüm belediye başkani ve milletvekili olmak için bekleyecektir? 
Sandık iradesini sürecin her safhasında vatandaşa teslim edecek yasal süreçleri hayata geçirmek zaten birlikte yaşayan insanlarla sonsuza kadar barış huzur içinde yaşamayı sağlar.
Türkiye'nin temel sorunu belkide millet iradesine vurulan zincirleri kırmak, halk iradesini ülkeye egemen kılmaktır.
Kimse bu devirde şah, padişah olmamalıdır. Sultan süleymana kalmayan dùnya kimseye kalırmı?
Parti mensupları ve millet ne zamana kadar kendilerine dayatılanı seçmek zorunda kalacaklardır? Türk milletine kendi seçtiklerini belirleme hakkını vermek niçin ihsana lütufa bırakılmıştır?
Partililer sadece bayrak asıp sandıkmı bekleyeceklerdir?
Siyasi idari ve yasama gücünü elinde bulunduran otorite kendini her görev ve makamı için dayatma ile hissettirmesi sürdürülebilir değildir.
Temel insan haklarından olan inanma inancını ifade etme iradesini ortaya koyacak engelleri bertaraf etmek hem ilahi hemde dünyevi en büyük sorumluluk değil midir?
Ülkenin önünün açılması özgür hür Türk milletin yerli, milli, evrensel ve bilimsel değerlerle buluşarak ancak biz olarak kalmaktan geçer.
İnsanların farklı yaratılış hakikatlerini onların sadece kendilerine ait bakışını müşterek bakısımızı yapamazsak siyasetin odağına yerleştiremezsek coğu kez yetersiz tek akıla mecbur oluruz. Hani nerede kaldı kurultay, mesveret ve istişare kültürümüz? 
En üstün siyasal görüş ve fikirler tanıtım dayatma sanşı bulanlarmıdır?
Memleketin ücra köşelerinde millete ümmete ve insanlığa kurtuluş teklifleri bulunan millet evlatlarının aklından hiç kimse ülkeyi mahrum bırakamaz.
Yaratanın insan aklına insiyatif alanları vererek insanı yaşatan öncelikler sunması güç servet ve makam sahiplerine emsalsiz ibrettir .
Yelkenleri dünyevi hegemon merkezlerin rüzgarları ile doldurmak kanlı geleceğe kapı aralamaktır.
Gücü makam mevki ve ikbal dayatmalarını tilkice demokrasi diye dayatmak insan fıtratına ve ülke gerçekleri ile alay etmektir.
Türk milletinin her sosyal ve etnik aidiyetinin ortak aklını ülkenin gerçek milli iradesi haline getirecek yasal ve siyasal iklim oluşturulmadan çalkantı ve sarsılmalar devam eder.

Yorum Gönder

@name x