SİYASET KURUMU ÖZGÜRLEŞMEZSE, SOSYAL SARSINTILARI BEKLEYİNİZ

06 Temmuz 2013 Cumartesi 18:45

ÜLKEYE KENDİNİZİ DEĞİL PARTİ ADINDAKİ ADALETİ KALICI KILINIZ

SİYASET KURUMU ÖZGÜRLEŞMEZSE, SOSYAL SARSINTILARI BEKLEYİNİZ
İktidar nimetlerinin dünyalık tadını çıkaranlar, halka her an hesap verebilme şartlarını sürekli kılamazsalar, her an birinci derecede sosyal depremlere beklemeleri gerekir. Herkes ne yaptığını gayet iyi biliyor. Gizli kapaklı iktidarı ebedi kılma süreçleri ile ancak bir yere kadar ayakta kalınır.


İktidara gelmeyi mazlum olma, bütün insani ve inanç değerlerini sömürü ve siyasetin dili yapanlar, her an o değerlerin ölçülerine teslim olmayı içlerine sindirebilmelidirler. İslami ve milli değerler iktidar sürdürmek için değil, uğruna hayat verilen değerlerdir.


Mutlaka o mübarek değerler gerçek temsilcileri tarafından korunur. Herkes o kantara bir gün çıkar boyunu, ağırlığını, tartmak ve test etmek zorunda kalır. Demokrasiyi nalıncı keseri gibi evrensel değerler olmaktan çıkarıp, tek kişilik veya bir mutlu azınlığın iktidar  makam ve zenginleşme aracı haline getirmenin bedeli siyasi partiler mezarlığıdır.


Ne kadar ustaca kullanırsan kullan mutlaka bir yerde halkı aldatanların ayakları çalıya dolanır. Bu ülkede herkese göre değişmeyen, objektif, eşit, adil, dürüst demokratik siyasi kültür ve alt yapı oluşturmadan ülke sancılardan kurtulamaz.


İktidar sahiplerini koruyan, siyaset yapma kurallarını, dikta yönetimlerini aratmayacak şekilde, her alanı baskı altına alarak sürdürmek gayri insanı ruh hali değil midir? Konuşanın başına biterek kamu gücünü seçimlerin ve iktidarda kalmanın aracı haline getirmek ancak çağ dışı dikta rejimlerinde vardır.


Müslüman Türk milletinin Müslümanlık inancını kimse kendi süfli iktidar arzularının tutsağı yapamaz.Kimse mili irade adı altında her türlü muhalif siyasi görüşlere insanlık dışı baskı ve şantajlarla şeytanın bile aklına gelmeyecek baskı yöntemlerini kullanamaz.


Herkes bugün gücün yanında biat sırasına geçmek zorunda kalmıştır. Mahalli seçimler var. Bu yarışı eşit, adil, dürüst bir demokrasi şölenine çevrileceği yerde bir tarafta devlet kesesinden develer kurban imkanlar, diğer tarafta son derece mütevazi imkanlarla yarışan adaylar, böyle ne seçim nede adalet olur. Nasıl Müslümanlık anlayışı, nasıl demokrasi anlayışı, bu kafa ülkede her zaman sosyal patlamalar, gezi parkı olayları çıkarmaya adaydır. Yaşananlar bu baskıların infialidir.


Bu infial şartlarını oluşturan, siyasal iktidar kendini bulunmaz Hint kumaşı zanneden,  sanki kendini bu ülkenin gerçek sahibi yerine koyan, yanlış ruh halini acilen terk etmeli ülke siyaset kurumu başta her yönüyle özgürleşmelidir. MHP mitingler yapıyor Bursa, İzmir, Adana ve Erzurum da yer yerinden oynuyor. Yıllardır çiftlik gibi siyasal arpalık haline gelen TRT çok cılız bir haberle olayı geçiştiriyor.


Özel medya kuruluşları zaten akçeli işlerin mahkumu olarak siyasal iktidara yandaşlık rolü ile meşgul sus ve pusturlar. Kamu imkanları ile AKP meydanları doldururken, insanları bu kadar tahkir ve hafife almanın sınırlarını zorlandığın farkına varmalıdır.


Sabrın haksızlık karşısında susmanın yaşananları insanların içlerine atmasının bir sosyal sarsıntı sınırı olduğunu AKP acilen fark etmelidir. Mısır tahrir gösterileri ve yaşanan darbeden, Gezi parkı olaylarından çok iyi ders çıkarılmalıdır. Akşam kafa yastığa koyulduğunda bu hesapları en fazla yapması gereken sayın başbakan değil midir? Ülkenin önüne açarak, milli irade seline bentler vurulmamalıdır.


Bu zorlama iktidarda kalma ayak oyunları ülkenin her yerinde farklı yaşanarak dilden dile çok kötü kokular yayılıyor. Hatta burnumuza kadar geliyor. Siz elinizin altında hangi yazılı ve sözlü medya kuruluşuna emir vererek, medya zinciri kursanız bile özgürlük tutkusu bütün haksızlık adaletsizlik zincirlerini çelik bile olsa eritir.
Seçim yarışına katılan muhalefet adaylarının çoğu kez elini kolunu imkansızlık ile bağlayarak, adil eşit dürüst olmayan seçimin, sahte galip pehlivanı olmayı, demokratik yarış olarak takdim ederseniz böyle seçim olurumu? Bu baskılar bir infial hafızasını biriktirir.


Yıllara yayılan adaletsizlik duygusunun kanattığı yaralar nasıl sosyal ve siyasal sarsıntılara sebep olur bunu kestirmek çok zordur. Adalet bir gün herkese lazım olur. Zaman çok süratli geçiyor değişim baş döndürüyor. Bu değişim iktidarınızı bir kaza ile karşı karşıya bırakmadan adaletli eşit dürüst bir seçim kanunu ve siyasi partiler kanununu çıkarınız. İllaki ABD’mi tavsiye edecek, AB komiserlerimi dayatarak çıkaracaksınız? Onların işine geliyor sadece sizinle muhatap oluyorlar.


Milletin tüm demokratik süreçlerde var olduğu, belediye başkanı ve milletvekili adaylarının sizin iki dudağınız arasında belirlendiği bir Türkiye, adı demokratik ülkede olsa Orta doğu krallıklarının Türkiye yansımalarıdır.
Hiç kimse kendini bu millete ayrıcalıklı olarak dayatamaz. Ülke dürüst adil eşit insan onurunun kutsal kabul edildiği yönetimlere hasrettir. Size değil demokratik yönetim anlayışına Müslüman Türk milletin binlerce yıllık biriktirdiği milli ve mübarek değerleri yaşamaya korumaya gelecek kuşaklara  aktaramaya mecburuz.


Ülkeye kendinizi değil parti adınızdaki adaleti getirip kalıcı kılınız. Bu ülkenin kaybedecek çok fazla zamanı kalmamıştır. İnsanların önündeki her türlü bilgi kirliliğini kaldırın. Onların saf temiz bilgi kaynağı ile kararına razı olunuz. Milli irade bu durumda ülkenin önünün açar. Kendi aklınıza değil daha çok millete güveniniz.       

Yorum Gönder

@name x