'Dizilerde dövüş sahneleri acemice; her türlü desteğe açığız'

15 Aralık 2012 Cumartesi 13:10

Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, yabancı dizi ya da filmlerinde profesyonel dövüş sahneleri gördüğünü; ancak Türk dizi ve filmlerinde bu sahnelerin acemice olduğunu söyledi.Başkan, bir dönemlerin usta karatecisi Hakkı Koşar’ın...

'Dizilerde dövüş sahneleri acemice; her türlü desteğe açığız'

Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, yabancı dizi ya da filmlerinde profesyonel dövüş sahneleri gördüğünü; ancak Türk dizi ve filmlerinde bu sahnelerin acemice olduğunu söyledi.

Başkan, bir dönemlerin usta karatecisi Hakkı Koşar’ın usta aktörler ve figüranları eğittiğini ve kaliteli dövüş sahnelerinin eskiden izlendiğini belirtirken, günümüzdeki film ve dizilerdeki dövüş sahnelerinin çok acemice olduğunu söyledi. Başkan Şahin, film ve dizi yapımcılarına da çağrıda bulunarak, eğer isterlerse başrol oyuncularına da figüranlara da dersler verebileceklerini söyledi.

Federasyon Başkanı Metin Şahin, Cihan Haber Ajansı’nı ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Metin Şahin, federasyon olarak Türkiye ve grup şampiyonaları hazırlıklarını sürdürdüklerini dile getirdi.

Antrenör seminerleri ve kuşak sınavlarının devam ettiğini kaydeden Metin Şahin, federasyonun bir yıllık faaliyetlerini anlatarak, “Bu seneki en büyük yarışma Meksika’da yapılacak 2013 Dünya Tekvando Şampiyonası. Bu şampiyonu yapılırken aynı zamanda Dünya Tekvando Federasyonu’nun olağan genel kurulu ve seçim de yapılacak.” bilgisini verdi.

2013 Akdeniz Oyunları’nın Türkiye’de yapılacağını hatırlatan Şahin, tekvando olarak 8 sıkletle ilk defa Türkiye’yi bu organizasyonda temsil edeceklerini dile getirdi.

Metin Şahin, “Bütün bunların hazırlıklarını ciddi bir şekilde başlatacağız. Hedefimiz dünya şampiyonasında başarılı olmak ve ilk defa katılacağımız Akdeniz Oyunları’nda tavan yapıp ülkemizin sıralamasını en üst noktaya getirmek.” şeklinde konuştu.

Dünya Tekvando Federasyonu seçimleriyle ilgili de konuşan Şahin, 2004’ten bugüne Dünya Tekvando Federasyonu’nda iki yönetimde de görev aldığını belirtti Şahin, Dünya Tekvando Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu kaydederek, “En çok oy alanlardan birisiyim. 2013’te de yapacağımız çalışmaları şimdiden yapıyoruz. Düzenlenen aktivitelerde arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Yönetim kuruluna yine üye olarak aday olacağız. İnşallah başarılı bir şekilde ülkemizi temsil etmeye devam ederiz.” diye konuştu.

Soruları da cevaplayan Metin Şahin, “Türk filmlerinde ya da dizilerinde dövüş sahneleri acemice çekiliyor. Size bu konuda herhangi bir müracaat geliyor mu? şeklindeki soruya, “Bize müracaat gelemdi. Yabancı filmleri izlediğimizde çok profesyonel sahneler izliyorum. Bizim Türk dizilerinde bu sahneler, çok acemi kalıyor. Bu konularda daha profesyonel, daha bilinçli hizmet almak isterlerse federasyon olarak her türlü hizmeti verebiliriz. Çok yetenekli eğitmenlerimiz ve sporcularımız var.” karşılığını verdi.

“TEKVANDO İLE İLGİLİ DENETLEMELERİMİZ VAR”

Dövüş sporları adı altında değişik branşların türediğinin hatırlatılması üzerine Metin Şahin, “Çakma branşlarda çakma şampiyonlar, çakma sporcular var. Denetim konusunda zayıf kalınıyor. Tekvando branşında salonların denetimini, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlükleri ve federasyonumuz yapıyor.” dedi.

Metin Şahin, koordineli olarak denetimleri sürdürdüklerini anlatarak, “Fakat bizim dışımızda çakma branşlar var. Dünya şampiyonası adı altında bazı organizasyonlar, yerel, hatta büyük televizyonlarda itibar görüyor. Ne yazık ki bunların çoğu hiçbir şekilde hiçbir federasyona bağlı değil. Bu zaten belli oluyor. Bunlar da sporun itibarını düşürüyor. Biz bunların denetimi noktasında tekvando ile ilgili olan bölümde hemen müdahale ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“AMATÖR BRANŞLARDA BİR NUMARAYIZ”

Federasyon olarak çok kalabalık olduklarını ve 270 bine yaklaşan lisanslı sporcularının olduğunu dile getiren Şahin, “Türkiye’de amatör branşlarda bir numarayız. 61 tane federasyon var; çoğalmamızla gurur duyuyoruz.” dedi.

“İLK ÖĞRETİMDE SPOR EĞİTİMİ VE AHLAKI VERİLMELİ”

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın çok sayıda tesis yaptığının ve yapmaya da devam ettiğinin hatırlatılarak, ancak seyircilerin salon ve statlardan kaçtığı yönündeki soruya ise Şahin, “Türkiye’de her şeyden önce spor eğitiminin, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilk öğretim okullarında sadece spor eğitimi değil, spor ahlakı ve sporcu kimliğinin üzerinde önemli bir ders olarak verilmesi gerekiyor.” cevabını verdi.

Şahin, şöyle konuştu: “Türkiye’de spor seyircisinin bile mantalitesi farklı. Şimdiden spor anlayışının sadece beden eğitimi bazında değil; spor anlamında bir ders olarak verilmesi gerekiyor. Bu konuda çocuklarımızın 5 yaşından itibaren eğitilmesi taraftarıyım. Eğer biz bu konuda sporun özelliklerini, güzelliklerini ve seyir zevkini tattırabilirsek o statlar dolacaktır.

Ben sporu bıraktıktan sonra kendi salonumu açtım ve sporcu yetiştirmeye başladım. Genç sporculara verdiğim derslerde önceliğim nasıl madalya kazanılır değildi. Önce güzel ahlak, anne ve babaya saygı, rakibe saygı. Ben bunu hem sevgiyle hem de yeri geldiğinde korkuyla vermeye başladım. Anne babasını seven rakibine emeğinden dolayı saygı gösteren ve çalışan bir insanın başarısız olması mümkün değil. Bugün hem sporcularımızda hem de seyircilerimizde eksik olan bu anlayıştır. Bunu kazandırdığımız zaman saha ve salonlarımız dolar, olaylar da yaşanmaş.”

SEVGİ VE HOŞGÖRÜ GENÇLİĞİ OLUŞTURMAK DURUMUNDAYIZ

Bu haftanın Mevlana haftası olduğunu da dile getiren Şahin, “Hazreti Mevlana, bütün dünyadaki insanları sevgi ve hoşgörüye çağırıyor. Biz önce sevgi ve hoşgörü gençliği oluşturmak durumundayız. Her şey eğitimle başlar. Yaptığımız spor dövüş sporu olarak görünüyor, aslında inanılmaz sevgi ve saygı var. Yarışma sporu olmasına rağmen insana gelebilecek bütün zararları engellemiş puan müsaderesiyle bir kazanım var. Bittikten sonra rakibin kolunu kaldıracak kadar nezaketli bir sporcu yetiştirebiliyorsak, sporda saygıyı sevgiyi ve hoşgörüyü geliştirmiş durumdayız." diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Manevi anlamda da insani ilişkileri kurgulamamız lazım. Aileden başlanacak, okulda devam edecek. Toplum içinde öfke kontrolünü insanlar içinde saygı ve nezaketi devam ettirecek. Çocuklarımıza mühendislik bilimi, biyoloji bilimi verelim; ama manevi iklimin içindeki bilimi de bu çocuklarımıza aşılayamazsak bu sıkıntıların devamı her zaman gelecektir. Kanun, kural ve yasalarla insanları hizaya sokamaz, disiplini saglayamazsınız.”

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x