DÜNYA ÇOCUKLARINDAN DÜNYA LİDERLERİNE ÇAĞRI

05 Ağustos 2018 Pazar 05:24

İsmail Taşçı'nın 1987'de yaptığı çağrıyı yeniden hatırlayalım.

DÜNYA ÇOCUKLARINDAN DÜNYA LİDERLERİNE ÇAĞRI
DÜNYA ÇOCUKLARINDAN DÜNYA LİDERLERİNE ÇAĞRI

Ben bir çocuğum, oynuyorum sokaklarda, hiçbir şeyden habersiz, düşünüyorum o anda. Kendi kendime 'ah keşke bir topum olsa da oynasam' derken; birden tam önüme topa benzer bir şey düşüyor. Uzatıyorum sevinçle ona doğru elimi, düşüncelerimi paylaşmak istiyorum onunla. Ben henüz elimi, ona değdirmeden, birden patlayıveriyor önümde ve ben, evet ben ne olduğunu anlamadan uçuyorum onunla beraber havaya ve top diye oynamaya çalıştığım o katil nesne parçalara bölüyor vücudumu ve düşüyor parça parça olan vücudum yeryüzüne. Ellerim, kollarım, bacaklarım, kafam. Hep ayrı ayrı düşüyor toprakların üzerine ve ben daha dünyayı tanımadan yok oluyorum, dönüyorum geldiğim yere, yani aslıma dönüyorum. Toprağa, toprak anaya... Evet ben göçüp gidiyorum dünya denen ahiretin tarlasından. Ama oyun hala devam ediyor. Şimdi sırada başka arkadaşlar, başka çocuklar var. Bu acıyı belki istemeye istemeye onlar da tadacaklar. Zaten savaşların acısını hep biz çocuklar çekmiyor muyuz? Biz ister Boşnak, Sırp, ister Hırvat, Rus, ister Çeçen, Afganlı, ister kolları, bacakları, kafaları taşla ezilen bir Filistinli, isterse bir İsrailli çocuk olsun. Dinleri, dilleri, ırkları ayrı ayrı olsalar dahi, değil mi ki biz çocuğuz ve değil mi ki biz masumuz.

Şimdi biz dünya çocukları olarak sizlere sesleniyor ve diyoruz ki;

Amcalar, dayılar, ağabeyler... Yapmayın, etmeyin ne olur. Allah'ın bize bahşettiği şu güzelim dünyayı cehenneme çevirmeyin. Vazgeçin bu ihtiraslarınızdan, barışın birbirinizle, kucaklaşın. Çünkü, dünya hiçkimsenin kendi öz malı değil. Dünya, üzerinde yaşadığı herkesin bir misafirhanesidir. Buraya gelen her canlı, birgün bu faniyi terk etmek zorunda kalacaktır. Çünkü, mülk ancak tek olan Allah'ındır. Bizler ise dünyada geçici olarak iskan etmekteyiz. İstesek de istemesek de birgün terk edeceğiz, döneceğiz aslımıza, toprak anamıza. Sizlerin geçmişteki hatalarınızın acısını bize tattırmaya hakkınız yok. Biz masum çocukları bırakın, bırakın da biraz çocukluğumuzu yaşayalım. Bizim, şekere, çikolataya, oyuncağa ihtiyacımız var. Bize onları verin, bizi sevindirin. Bunu yapamıyorsanız hiç olmazsa bize biraz sevgi ve şefkat gösterin, başımızı okşayın. Bunu da yapamıyorsanız o zaman bizi rahat bırakın, kendi kininizden dolayı bizleri de birbirimize karşı düşman olarak yetiştirmeyin. Dokunmayın bize. Çünkü, biz dünya çocukları olarak birbirimizi çok ama çok seviyoruz. Biz birbirimizi tanımak ve beraberce oynamak istiyoruz, çok görmeyin bu mutluluğu bize. Biz sizlerden savaşsız, gürültüsüz, özgür ve tertemiz bir dünya bırakmanızı istiyoruz. Öyle bir dünya hazırlayın bizlere. Aksi halde bu mülkün sahibi sizlerden mutlaka hesap soracak ve hesabınız çok çetin olacak. İnansanız da inanmasanız da bu mutlaka gerçekleşecek, sizler de yaptıklarınıza pişman olacaksınız. Bizleri yoktan var eden Allah (c.c) sizleri sorgulayacak ve alacak sizlerden intikamımızı. Ve biz çocuklar inanıyoruz ve diliyoruz ki, biz çocuğuz, biz masumuz ve de evet ve de bizler dünya çocukları olarak birbirimizi çok ama çok seviyoruz. Ve sizlere tek bir cümleyle, artık bizleri rahat bırakın diyor, yarın mahkemei kübrada iki elimizin yakalarınızda olacağını hatırlatmak istiyoruz.
Selam ve dua ile...

İSMAİL TAŞCI
BERLİN/ 23.11.1987




Yorum Gönder

@name x