ŞAPKALI DA ÇIKMA ABİ!

31 Ağustos 2020 Pazartesi 10:23

Norveç'in yetiştirdiği en önemli edebiyatçılardan biriydi. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, çok sıkıntılı bir gençlik yaşamıştı. İşsizliğin, açlığın ne olduğunu daha küçük yaşta öğrenmişti. Ezen ile ezileni görmüştü. Edebiyata da meraklıydı. Bir kaç kitap denemesi oldu ama başarısızdı. Sonra gerçeği yazdı. Yaşadıklarını, yaşananları yazdı.

ŞAPKALI DA ÇIKMA ABİ!
Norveç'in yetiştirdiği en önemli edebiyatçılardan biriydi.
Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, çok sıkıntılı bir gençlik yaşamıştı. İşsizliğin, açlığın ne olduğunu daha küçük yaşta öğrenmişti. Ezen ile ezileni görmüştü. Edebiyata da meraklıydı. Bir kaç kitap denemesi oldu ama başarısızdı. Sonra gerçeği yazdı. Yaşadıklarını, yaşananları yazdı. 
Kitabının adı, "Açlık"tı. Büyük yankı yaptı. Açlık romanıyla ünlendi. Ardından Göçebe, Gizemler, Dünya Nimeti kitapları yok sattı.
1920 yılında yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Norveç'in en sevilen ve okunan yazarlarından biri oldu. Ünü Norveç'i aşmış, dünyaca tanınan bir yazar olmuştu. Ancak, 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. II. Dünya Savaşı’nda Norveç’in işgali sırasında faşist Almanlar’ı destekledi. Norveç hükümetinin Naziler'e teslim olması için kampanya yaptı. Hitler'i öven yazılar yazdı. İşgal sırasında hep Nazilerle birlikte oldu. Kazandığı Nobel ödülünü Hitler'e armağan etti. Halkını sattı. Norveçliler onu hayal kırıklığıyla izledi.
Yıllar sonra savaş bitip Almanlar Norveç'ten çekilince tutuklandı. Yaşı ileri olduğu için para cezasıyla kurtuldu. Ama Norveç halkından kurtulamadı...

 Sonrasını Zülfü Livaneli anlatıyor:
Norveçliler, kendilerine ihanet eden bu yazara hiç bir şey söylemedi. Tek kelime etmediler. Ne bir protesto, ne bir yazı, ne saldırı ama bir gün evinin önüne bir genç kız gelip onun kitaplarını bıraktı. Biraz sonra yaşlı bir adam geldi ve o da kitapları bıraktı. Derken insanlar ellerindeki kitaplarıyla akın akın gelmeye başladılar. O bütün bunları penceresinden izliyordu. 
Oslo’lular çıt çıkarmadan, en ufak bir tepki vermeden sakince kitapları bırakıyordu. Birinci günün sonunda kitaplar koskoca bir yığın ediyordu artık. Ertesi gün aynı durum devam etti. Kitap yığını büyüdükçe büyüdü, Norveç'e ihanet etmiş olan yazar küçüldükçe küçüldü. 66 yıl önce bir Şubat günü banyosunda ölü bulundu. Yüzünde acı bir pişmanlık vardı. Halkına ihanetin bedeli ağır olmuştu.

Niye yazdım bunu? 
Gözüme bir haber çarptı az önce. Türk Pop ve Rock müziğinin efsane grubu MFÖ'nün (Mazhar, Fuat, Özkan) iki gün önce Bodrum'da vermeyi planladıkları konser, tek bir bilet satılmadığı için iptal edilmiş. Oysa grubun geçmiş yıllarda Bodrum'da verdiği konserlerde izdiham yaşanırdı. Şimdi bir kişi bile bilet almamış. Hatırlar mısınız Mazhar Alanson'un "Şapkasız çıkmam abi" sözü uzun yıllar gençlerin diline dolanmıştı. Acaba Bodrumlular hiç bilet almayarak "Şapkalı da çıkma abi" mi demek istedi?
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x