MHP Konyaaltı İlçe Başkanlığından 2B ile ilgili basın açıklaması

28 Şubat 2013 Perşembe 19:08

28 Şubat 2013 Tarihinde Antalya Konyaaltı halkı tarafından yapılan ''2B rayiç bedellerine itiraz eylemi'' nde yapılan basın açıklamasının tam metni;

MHP Konyaaltı İlçe Başkanlığından 2B ile ilgili basın açıklaması

 SAYIN HÜKÜMET SAYIN BASIN MENSUBU ARKADAŞLARIM ÇİFTÇİ KARDEŞLERİM.

2B SAHİBİ BİZLER;

- DEVLET MALINI GASP EDENLERDEN DEĞİLİZ.

- İŞGALCİ DEĞİLİZ.

- BÖLÜCÜ HİÇ DEĞİLİZ. BİZLER HAKLARI ELİNDEN ALINAN MÜLKİYET HAKLARI YOK EDİLEN DEVLET MAĞDURLARIYIZ.

ŞÖYLEKİ;

-BÜYÜK ÖNDERİMİZ ATATÜRK TARAFINDAN1924 Tarihinde çıkarılan yasa ile göçmen soydaşlara Orman içinde ve dışında iskan ve tevzi ile tapular dağıtılmış,

ATAMIZ 1925 tarihinde Öşür kaldırılarak, Orman içinde ve dışındaki araziler üzerinde TASARRUF EDENLERE bedelsiz vermiştir.

BÜYÜK ÖNDERİMİZ ATATÜRK TARAFINDAN hazırlatılan 3116 sayılı ilk orman yasamız ile devletimiz şahıslara orman içinde ve orman mülkiyeti hakkı tanımıştır.

-3116 sayılı yasanın kadastro yönünden uygulamasında teknik imkansızlıklar nedeniyle kadim tarım arazileri dahil, vatandaşa ait devlet tarafından satılan ve tahsis edilen taşınmazlar, orman tahdit komisyonları tarafından orman sınırları içerisine alınmıştır.

-4785 sayılı yasa ile İSMET İNÖNÜ’NÜN, ATATÜRKÜN mülkiyetini vatandaşlara verdiği taşınmaz malların büyük bir kısmını Orman yasası adı altında devletleştirmesiyle mağduriyetler doğmuştur.

-1945 yılının savaş şartlarında bu devletleştirme tebligat dahi yapılmaksızın, Resmi Gazetede ilanla gerçekleştirilmiş, hak sahibi olanların itirazı için bir ve beş yıllık hak düşürücü süreler konmuştur. Ancak bu yasa eylemli olmamış, Devlet bu kapsamdaki yerlere yasadan on, on beş yıl sonra gitmiş, vatandaşın yasanın çıktığı tarihten on, on beş yıl sonra haberi olmuştur. Bu sürelerde CEHALETTEN dedelerimiz itiraz edememişlerdir.

-1945 yılında Türkiye’nin okuryazar insan sayısını,1945 ikinci dünya savaşı şartlarını, arazilerin büyük çoğunluğunun köylü ve göçmen olarak gelen soydaşlarımıza ait olması vatandaşlarımızın süresi içerisinde, arazisi orman dışında bile olsa, savunma itiraz haklarını kullanamamaları sonucunu doğmuştur.

-ARADAN UZUN YILLAR GEÇTİKTEN SONRA DEVLET YAPTIĞI HAKSIZLIKLARI GİDERMEK AMACIYLA;

a)17.04.1970 tarih 1255 sayılı yasa ile, 1961 Anayasasının 131. maddesine fıkra eklenmiş

b)05.06.1986 tarihinde 3302 sayılı yasa ile 6831 Sayılı Orman Kanununun ünlü 2/b maddesi eklenmiştir.

c)1981 Anayasasının 169-170. maddesine Orman dışına çıkarma fıkralarını koymuştur.

BU ÜÇ MADDEYE BAKILDIĞINDA DURUMUN İZAHI ÇOK BASİTTİR.

-Önce devlet vatandaşlara orman içinde ve dışında arazi tahsis etmiş, satmış tapularını vermiştir.

-Sonra kendi verdiği tapuları iptal etmiş, vatandaşın Anayasa ile korunan mülkiyet hakkını hiçe sayarak arazileri geri almıştır.

-Hatasını anlayınca bu haksızlığı gidermek amacıyla muhtelif yasal düzenlemeler yapmış ve 2B arazileri doğmuştur.

13 ŞUBAT 2013 tarihinde yayınlanan Milli Emlak Müdürlüğü’nün tespit ettiği 2-B rayiç bedelleri hangi vasıfla ve hangi akla mantığa dayanarak hazırlandığı şüphe uyandırmaktadır.

2B Arazilerin ne anlama geldiği kamuoyunda farklı anlaşılmalara neden olmaktadır. Konudan bilgisi olmayanlar arazilerimiz ve bizler için Orman arazisi talancısı, yağmacıları, tüy bitmemiş yetimin hakkı yiyenler diye adlandırmışlardır. Bizler en az 100 yıldır bu topraklar üzerinde hayvancılık ve tarım yapmaktayız. Bizim arazilerimiz üzerinde 100 yıllık ceviz, zeytin gibi daha birçok ağaçlar bulunmaktadır. Bizler yağmacı değil yerlerin sahipleriyiz.Bizler değil, Yerlerimizi alacak olanlar veya yerlerimiz üzerinde planları olanlar yağmacı ve talancıdır.

2B Arazilerimizin yoğun olduğu köylerimizde, devletimizin zamanında tapu çalışmasını doğru dürüst, düzenli bir şekilde yapmadığından kaynaklanmaktadır.1940 yılında yapılan çalışmalarda göze görünen yerler ölçülmüş, çoğu yerimiz de kalmıştır. 1984 yılında ölçülen yerlerin tapuları bedelsiz olarak verilmiştir. Tapusu verilemeyen yerler ise devletimizin kadastro ölçümlerini düzgün yapmadığından 2 B vasfıyla arazilerimiz kalmıştır.

Bizlere bu arazileri ticaret yapmak maksadıyla, ormanın gasp edilmesiyle, ele geçirmedik. Bizlere yerlerimiz, Yemen’de Sarıkamış’ta Çanakkale’de ülkenin varlığı için savaş veren dedelerimiz den, atalarımızdan bu yerler kaldı. Bizlerin doğum yerimiz de bu toprakların adı yazmaktadır. Evlerimiz bu topraklar üzerindedir. Maksadınız bizleri topraklarımızdan men etmek mi, yoksa topraklarımızı vermek mi şüphe içindeyiz. Bizler bu güne kadar bu yerleri ıslah ettik, tesfiye ettik, ziraat yaptık, ektik biçtik, sebze meyve yetiştirdik, devletimize halkımıza ürün elde ettik, devletimize vergimizi ödedik. Bunları yaparken de hiçbir zaman, bazı halkımız gibi, isyankar tavırlar içinde olmadık. Hep devletimizle barışık olduk, evlatlarımızı devletimiz uğruna şehit de verdik. Bu ülkenin ekonomisine katkıda bulunduk. Bu fiyatlarla yerlerimizi alma

imkanımız olmadığı gibi, bu ülkenin topraklarında yaşama yerimiz de kalmayacaktır.

Şimdiye kadar Türk milleti olarak, tarihten beridir, soydaşlarımıza ve mazlumlara hep kucak açtık. Her zaman mazlumun yanında olduk. Mazlumu koruduk kolladık. Neden bizler kendi topraklarımızda mazlum haline geldik, bizlerin yabancı soydaşlar kadar değeri yokmudur şüphe içindeyiz.

Mevcut fiyatları araştırarak belirleyen ve meclisten geçirten kişilere buradan soruyoruz. Ve öneride bulunuyoruz.

Özellikle belirtmek istiyoruz ki amacımız; arsa arazi spekülatörlerinin değirmenine su taşımak değildir. Bu hassasiyetler korunmak kaydı ile Bedel tespitlerinde;

-Arsa, arazi, vasıf tespitleri sağlıklı bir şekilde yapılmalıdır.

-Tarımsal nitelikli alım yapacak hak sahiplerinden 5-10 yıl satış muhafazası konulmasını kabul eden hak sahiplerine RAYİÇ DEĞER üzerinden değil; BEYAN DEĞERİ üzerinden satış seçeneği konulmalıdır.

-Böylece tarım ve çiftçiler desteklenmiş olacaktır.

-Satış muhafaza şerhini kabul etmeyen hak sahipleri için RAYİÇ DEĞER üzerinden mevcut yasaya göre satışlara itirazımız yoktur. Böylece emlak rantçılarının da önüne geçilmiş olacaktır.

-Devlet 2B mağdurlarını, İŞGALCİ, HAZİNE MALINI GASP EDENLER olarak görmeden bu mağduriyetimizi gidermelidir.

-Devletin tarihi hataları bizim gibi MAĞDURLARA fatura edilmemelidir

-Tarlalarımıza, neden arsa ve rant sağlanıyor gözüyle fiyat biçiyorsunuz?

-Neden bizleri devletin yerini Gasp etmiş gözüyle görüyorsunuz?

-Bizlerin bu yerler üzerinde ticaret yaptığımızı mı zannediyorsunuz?

-Yerlerimizin Osmanlı Tapularımızı iptal edip neden 2 b vasfıyla tekrar bizlere satıyorsunuz?

-Neden toki arazilerine 10 yıl 20 yıl vade yapıyorsunuz da bizlere yerlerimizi

almamamız için her türlü zorluğu öne sürüyorsunuz?

Muhalefet partiler bu yerleri bedava ya verilmesine destek vermektedir. Sizlere yerlerimizi, bizlere bedava verin demiyoruz.

Beyan Değeri üzerinden verilmesini ve ödeme kolaylığı sağlanmasını istiyoruz.

Bizler kıt kanat geçimini sağlayan Türk milletinin bir bireyiyiz.

Sayın başbakan Atamız Köylü milletin efendisidir demişti.

Hatırlatırız

Köylüye hak ettiği değeri vermenizi önemle arz ederiz.

Yorum Gönder

@name x