Güvenkaya: Hakk, Muhammet, Ali yolunu yaşamak isteyen insanlarız

20 Şubat 2013 Çarşamba 16:33

Fatsa Fatımatüz-Zehra Derneği Başkanı Ali Rıza Güvenkaya, "Bizler Hakk, Muhammed, Ali yolunun yolcuları olarak, tüm canlarla yani sizlerle kardeşliğimizi sağlamlaştırmalıyız. Her geçen gün tüm canların birlik ve beraberliğe ihtiyacı...

Güvenkaya: Hakk, Muhammet, Ali yolunu yaşamak isteyen insanlarız

Fatsa Fatımatüz-Zehra Derneği Başkanı Ali Rıza Güvenkaya, "Bizler Hakk, Muhammed, Ali yolunun yolcuları olarak, tüm canlarla yani sizlerle kardeşliğimizi sağlamlaştırmalıyız. Her geçen gün tüm canların birlik ve beraberliğe ihtiyacı artmaktadır. Hepimiz Allah’a kul, Peygamberine ümmet, Ali’ye talip ve O'nun Al-i Abasına gülam olmak isteyen, Hakk, Muhammet, Ali yolunu yaşamak ve yaşatmak isteyen insanlarız." dedi.

Fatsa Fatımatüz-Zehra Derneği tarafından düzenlenen 'Eylibeyt Yolunda Hızır Aleyhisselam' konulu konferans, Fatsa Belediyesi Kültür Sarayı’nda gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Fatsa Fatımatüz-Zehra Derneği Başkanı Ali Rıza Güvenkaya, "Hak, Muhammed, Ali yoluna hizmet etmeyi her türlü değerin üstünde gören derneğimiz Ehl-i Beyt, Oniki İmam ve Anadolu Erenleri üzerinden akıp gelen 'Hakk, Muhammed, Ali yolunu' tarihsel özgünlüğü içinde çağımız insanına ulaştırmak ya da ulaştırmaya katkı yapmak amacını kendine vizyon edinen derneğimiz, bugüne kadar bu doğrultular çerçevesinde faaliyetlerine hız vermeden devam etmektedir." diye konuştu.

Alevi Bektaşi Dedesi Süleyman Alan ise konuşmasında şunları ifade etti: “İnsan bir görünen şekliyle, zahiri şeyliyle bir insandır, bir de ihtiva ettiği, içerdiği mana itibariyle bir insandır. İnsanın yaratılışına baktığınız zaman; Kur'an-ı Kerim’in ayetleri ölçüsünde bakıldığında, insan bir damla sudan, kurumuş bir çamurdan, bir kilden ve bir kan pıhtısından yaratıldığı, çeşitli ayetlerde ve çeşitli surelerde beyan edilmektedir. Daha sonra insana yeryüzünde Hakk’ın halifesi, tüm kâinatın, semada ve arzda ne varsa hepsinin insanın emrine amade kılındığı, insanın Kur'an'a muhatap kılındığı, Allah’ın insanı kendisine halife olarak seçtiği, başka ayeti kerimelerde mevcuttur. Bütün meleklerin dahi hepsinin Âdem’e secde ettiği şeklinde ayet-i kerimeler mevcuttur. Şimdi bir yönüyle insanın yaratılışına baktığınız zaman, kadir kıymet pek ifade etmez şeylerden yaratıldığını görüyorsunuz. Diğer yönüyle insana baktığınız zaman da acaba bu insan mıdır ki kendisine bu kadar değer, kıymet verilen, o zaman şöyle düşünüyor; insanın zahirdeki manasıyla batındaki manası birbirinden farklıdır. Yani görünen insan ile içerdiği mana farklıdır. İşte Hızır (a.s) insanın zahiri şeklinden ziyade batıni şekline dikkat çekmek suretiyle, insanı şekilden kurtarıp, manaya eriştirmek suretiyle bizim ilm-i ledün olarak ifade ettiğimiz mana ilminin sahibi olması yönüyle bize zahirden batına doğru giden yolda kılavuzluk etmek için Alevi Bektaşi yolunun bir öğretisi olarak, bizlere kılavuzluk etmek için 'Ali baş Hızır da yoldaşımız olsun' ölçüsünde bizlere bu yolda kılavuzluk etmiştir. Biz bu vecih ile Hz. Hızır (a.s)’ın hürmetine oruç tutuyor, lokmalar dağıtıyoruz ama bunu yaparken de arzumuz şekil olarak insandan kurtulup, mana insanı yani hakikaten insan gibi insan olma yolculuğunu gerçekleştirmek. Bunun için de Hızır (a.s) bizim kılavuzumuz ve yoldaşımızdır.”

Alevi Bektaşi Dedesi Süleyman Alan’a konuşmasının ardından Fatsa Cem Evi Derneği Başkanı İhsan Kartal, üzerinde zülfikar bulunan bir tablo hediye etti.

“ORDU’DA CEM EVİMİZ YOK FATSA’DA VAR”

Programda konuşan Gürgentepe Belediye Başkanı Halis Baykara ise Ehli Beyt'in, İslam'ın doğuşunda ehli insanlar olduğunu ifade ederek, "İnsanlarımız, bu coğrafyada, dünyada emin olarak öğreten öğreticiler anlamına gelmektedir. Elbette ki dedeler kadar bilgimiz yok ama bu felsefeyle büyüdük. İslam’ın doğuşundan bu yana, yeryüzüne canlar, erenler geldiğinden bu yana böylesi öğretilerle yoğrulduk. Dedelerimizden, amcalarımızdan, büyüklerimizden böyle öğrendik. Onun için ben bu tip oluşumları kutluyorum ve Anadolu’da aydınlanmayı başlatan Pir Sultan Abdal’lara, Hacı Bektaşi Veli’lere, Şeyh Bedrettin’lere, Yunus Emre’lere, Mevlana’lara can olsun diyorum. Çünkü biz bu yolu onlardan öğrendik. Bizler seçilmiş olarak belediye başkanları, öyleyse bu topraklar üzerinde yaşayan uyruğu, dini, cinsiyeti, ırkı ne olursa olsun biz inanca saygılı olmak zorundayız. Onların ihtiyaçlarını karşılamak zorundayız. Bana göre demokrasi de ileri demokrasi de budur. Bugün Ordu ilinde henüz cem evimiz yok ama Fatsa’da cem evimiz var. Biz öyleyse belediye başkanları olarak, toplum olarak el ele, gönül gönüle vererek, bu öğretiyi açık bir şekilde yapmamız gerekiyor. Bu görev siyasilere, muhtar arkadaşlarıma, sivil toplum örgütlerine, toplumun kanaat önderlerine düşer. Çünkü inanca saygılı olmak durumundayız, inanan insanın ihtiyaçlarını karşılamak zorundayız. Bugüne kadar dağlarda, derelerde, birilerinin baskısından korkarak inancımızı, ibadetimizi yapmamalıyız. Şehrin göbeğinde devlete karşı gelmeden bu öğretiyi, bu felsefeyi hep birlikte yapmamız gerekiyor. Onun için bizi buralara kadar getiren dedelere, tarikat babalarına, yol babalarına, Hacı Bektaşi Veli’lere ve onlar gibi bizi barışa yöneltenlere selam olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x