‘Cinayete Kurban Gitmeden Sesimi Duyun’

27 Ekim 2021 Çarşamba 09:31

Kırklareli’de 15 yıldır kocasından şiddet gören Gümüşhaneli Tuğba Demir, yardım istiyor.

‘Cinayete Kurban Gitmeden Sesimi Duyun'
Kırklareli Demirköy ilçesinde yaşayan aslen Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Taşlıca Köyü nüfusuna kayıtlı Tuğba Demir(32), eşi S.D.’den 15 yıldır şiddet gördüğünü ve S.D.’nin ailesine ve çevresindeki insanlara da şiddet uyguladığını söyleyerek yardım istedi. S.D.’den kaçarak ailesinin yanına sığınan ve ailesine ‘beni öldürecekseniz siz öldürün, onun eline bırakmayın’ diyen Tuğba Demir feryadının duyulmasını istiyor. Tuğba Demir’in bir Gümüşhaneli olarak kendilerine ulaştığını ve yardım istediğini dile getiren GÜDAP Gümüşhane Şube Başkanı Arzu Ay, “ Tuğba Demir ve ailesinin can güvenliğinin sağlanması için elimizden gelen her şeyi yapacağız’ dedi.

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde 17 yaşındayken, S.D. ile tanışan ve kaçarak evlenen Tuğba Demir, eşinden 15 yıldır şiddet gördüğünü söyleyerek ailesinin evine sığındı. Kırklareli’de bir kamu kurumunda işçi olarak çalışan ve 14 yaşında engelli bir çocuğu bulunan Tuğba Demir, sürekli eşinden şiddet gördüğünü ve bu şiddetin artık ailesine ve çevresindekilere kadar ulaştığını belirterek, yardım istedi. Evli bulunduğu 15 yıl boyunca S.D. tarafından sürekli, şiddet, hakaret ve tehditlerle karşılaştığını söyleyen ve S.D. belli siyasilerce korunduğunu ve hakkında hiçbir işlem yapılmadığını dile getiren Tuğba Demir, bir kadın cinayetine daha kurban gitmeden sesinin duyulmasını istiyor.

‘Cinayete Kurban Gitmeden Sesimi Duyun’

‘HAMİLEYKEN BİLE ŞİDDET GÖRDÜM’

Evliliğinin daha başlarında şiddetin başladığını ve sürekli ailesiyle tehdit edildiğini belirten Tuğba Demir, “Evlendikten 2 hafta sonra şiddet olayları başladı. Hamilelik sürecinde de dayak yedim, hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldım. Çocuğumun engelli olarak dünyaya gelmesinin bir sebebi de bu olabilir. Görmüş olduğum fiziksel ve psikolojik şiddet yıllarca devam etti. Kamu çalışanıyım. Belli bir zaman sonra bir kadın olarak çalışıp para kazandığım ve ekonomik özgürlüğümü kazandığım için kendime olan özgüvenim yerine geldi. Artık bu duruma daha fazla katlanamayacağımı fark ettim. Bu yüzden baba evine geldim. Bu yaşananları daha önce aileme hiç anlatmadığım için hiç kimse bana inanmadı. O öyle bir insan değil, iyi birisi falan dediler onunla ilgili hiç kimse yaptıklarına inanmadı. Ben bunların hiçbirine kulak asmadım. Bana ister sahip çıkın ister çıkmayın, ben kendime yeterim dedim. Kendi aileme dahi eyvallah etmedim.  Aradan belli bir zaman geçti ama tehditler sürmeye devam etti. Geri dönemezsen ailene, arkadaşlarına şunları yaşatırız, böyle yaparız gibi tehditler aldım” dedi.

‘BENİ ÖLDÜRECEKLERDİ’

S.D.’nin kendisini arabayla ezmeye çalıştığını ve bu olayın üzerine sadece 1 ay cezaevinde kaldığını söyleyen Tuğba Demir, “Beni ablası ile beraber ormanın ücra bir köşesine konuşmaya çağırdılar. Belki de ben o gün oraya gitseydim beni öldüreceklerdi. Be o gün oraya gitmedim. O günden sonra tehditlerin ardı arkası kesilmedi bende karakola giderek suç duyurusunda bulundum. Ben bu adamla boşanmaya karar verdim, hala beni tehdit etmeye devam ediyor. Ben can güvenliğimden endişe ediyorum diye şikâyette bulundum. Karakoldan çıktıktan sonra evime kadar polisler bana eşlik etti. Bunlar yol üzerinde 2 araba ile beraber bizim yolumuzu kestiler. Hem beni hem erkek kardeşimi darp ettiler. Arabayı direk benim üzerime sürdüler ve ben iki arabanın arasında kalarak ezildim. O gün orada ölüm tehlikesi atlattım, hatta ucuz kurtulduk.


Bu olayların akabinde sadece 1 ay cezaevine girdi ve çıktı. Aradan geçen zamanla beraber bana iftiralar atılmaya başlandı. Benim sözde kendisine ihanet ettiğim için boşanmak istediğim öne sürüldü” şeklinde konuştu.

‘ELİNE TÜFEK ALIP KENDİ ÇOCUĞUNU VE BENİ ÖLDÜREBİLECEK KADAR GÖZÜ DÖNMÜŞ BİRİSİ’

Gördüğü şiddette artık dayanamadığını ve bu olaylara artık bir dur demek istediğini söyleyen Tuğba Demir, “Kamu personeliyim demiştim. Bir tane memur arkadaşımız var. Kendisiyle bir ilişkim olduğuna dair iftira atıldı. Bu arkadaşıma evli olmasına rağmen siyasi güç kullanılarak 5 ay boyunca sürgün hayatı yaşattılar. Bir sonuç alamayınca bu sefer başka bir iş arkadaşımı Demirköy Meydanına çağırarak meydanda kendisini darp ediyorlar. Bugün hala Tuğba evine dönemez ise ayaklarına sıkarız, öldürürüz gibi tehditler alıyorum. Şiddetin boyutunu şu şekilde ifade edeyim sizlere; eline tüfek alıp, kendi çocuğunu ve beni öldürebilecek kadar gözü dönmüş. Ben çocuğum için boyun eğdim bu zamana kadar yalvar yakar tüfeği elinden aldım 2 kere. Yıllar boyunca bu psikopat insanla bir arada yaşadım. Ve artık bu yaşananlara dur demek istiyorum” diye konuştu.

‘GÜDAP OLARAK TUĞBA DEMİR GÜVENDİ’YE SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Konunun ilk olarak kendilerine geldiğini ve bu şiddetin önüne geçmek için sürecin en başından beri mücadele verdiklerini dile getiren Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği (GÜDAP) Gümüşhane Şube Başkanı Arzu Ay konuyla ilgili basın açıklamasında bulundu. Gümüşhaneli Tuğba Demir Güvendi ve ailesine sahip çıkmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını dile getiren Arzu Ay,   “15 sene içinde fiziki şiddet, hakaret ve cinsel şiddete maruz kalan Tuğba Demir Güvendi’ye sahip çıkacağız. 14 yaşındaki engelli çocuğu ile baba evine sığınan Tuğba Demir’in ailesinin ve kendisinin can güvenliği yok. Kamu personeli olarak çalışan Tuğba Demir, iş arkadaşlarının darp edildiğini, bir kişinin de sürüldüğünü söylüyor. Karakolda ifadesini geri aldırtmak için baskı kuruluyor, sindirmeye çalışıyorlar. Kadın beyanı esastır diyoruz, itiraz ediyorsunuz erkek beyanının esas alıp, kadının can güvenliğini tehdit ediyorsunuz. Şiddeti kabullenmiş hatayı kadında arayan sabretme teknikleri veren açıklamalar, toplumda çözüm üretici olmayıp, kadının değerini düşürdüğü gibi belki intiharına ve belki de öldürülmesine sebep oluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre ülke sınırları içinde yaşayan herkesin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi bir devlet görevidir. Devlet fiziksel çevrenin yanı sıra, sağlıklı bir sosyal çevrenin oluşması için de çalışmalar yapmalıdır. Sağlıklı bir sosyal çevrenin oluşması ve sürdürülebilmesinin önündeki engel bireysel ve toplumsal şiddettir. Koruma ve destek sürecinde mağdurlar için temel insan hak ve özgürlükleri ve emniyetine odaklanmalıdır. Devlet uzman kadrolarını oluşturup şiddetin gerçekleştirildiği ve gerçekleşebileceği şeklindeki değerlendirmeleri yetkili üst kurumlara bildirmesinin önüne engel oluşturulmamalıdır. Biz bir türlü insana geçiş yapamıyoruz. Bir erkek egemen toplumda iki cinsiyet arasında eşit olmayan ilişkileri sürdürmek için şiddeti baskı aracı olarak kullananlar tarafından öldürülmek istemiyoruz. Tuğba Demir Güvendi ve ailesinin can güvenliğinin sağlanmasını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Kaynak: Gümüşkoza

Yorum Gönder

@name x