GEÇİMİNİ MHP'DEN SAĞLAYANLAR HAKKINDAKİ İDDİALAR!

31 Mart 2016 Perşembe 11:38

MHP üst düzey yetkilileri gerek iktidar gerekse daha sonraki dönemlerde bu makamların nüfuzu ile kime öncelik verdikleri hakkında ilginç bilgiler okuyacaksınız. Bunu HDP'li iki milletvekili eşinin AA’sında işe alınıp açılım sürecinin seyrine göre işlerine son verilmesi siyaset kurumunun parti üst yönetimleri için nasıl kayırma düzenine döndüğünü ortaya koyuyor. Bu siyaset kurumunu sorgulayan bir durum olarak ortaya çıkıyor. Vatandaş can derdinde şehitler veriyor geçim sıkıntısı çekiyor MHP li bürokratlar kıyıma uğrarken milletvekili akrabalarına imtiyaz sağlanması utanç vericidir .Bu konuda bir haber sitesinde ortaya konan bilgiler son derece ilginç ve ibret vericidir.

GEÇİMİNİ MHP'DEN SAĞLAYANLAR HAKKINDAKİ İDDİALAR!
 İddialara göre:

Dayısı olana kadro mhpli şefkat çetin, yeğeni seyit yücel'in genel müdür, diğer yeğeni tuna şahin'in de kosgeb başkan yardımcısı olmasını sağladı. Ramazan mirzaoğlu da, yeğeni yaşamsal çetin'i bakanlığında müşavir yaptı mhp'li devlet bakanı faruk bal'ın öğretmen olan eşi ayşe bal ve sungurlu belediyesi'nde yazman olarak görev icra eden baldızı trt'de uzman oldu.Ziraat mühendisi yeğeni öcal altay'ı danışmanı meydana getiren ramazan mirzaoğlu, yeğenine denizcilik müsteşarlığı'nda da kadro verdi.Devlet eski bakanı abdülhaluk çay, ziraat mühendisi oğlunun mhp'li tarım ve köyişleri bakanlığı bünyesindeki bir kamu müesseseunda işgören olmasını sağladı.Mhp ankara milletvekili mehmet arslan'ın bacanağı ilhan senedirım, ziraat kredi kooperatifleri genel müdür yardımcılığı görevine getirildi. Yıldırım'ın daha önce uzman olduğu belirtildi.Mhp'ye yakınlığı ile bilinen gazi üniversitesi rektör yardımcısı rıza ayhan'ın hukukçu yeğeni murat sezginer, mhp'li devlet bakanı tunca toskay'a bağlı dış tecim müsteşarlığı'nda müsteşar desteksı oldu. Sezginer'e türk telekom yönetim kurulu üyeliği de verildi. Mhp genel başkan desteksı adnan uçaş'ın kayınbiraderinin de tarım ve köyişleri bakanlığı'nda müşavir olarak göreve getirilmiş olduğu açıklandı. Yakın akrabalarını devletin önemli makamlarına oturtan mhp'lilerin belirleme listesinde yeğenlerin gözde olduğu ortaya çıktı. Mhp'nin teşkilattan görevli genel başkan desteksı şefkat çetin, yeğeni seyit yücel'in şeker fabrikaları genel müdürlüğü koltuğuna oturmasını sağladı. çetin, dört yıllık devlet memuru olan diğer yeğeni tuna şahin'i ise kıdemi yetersiz olmasına rağmen sanayi ve tecim bakanlığı'na bağlı kosgeb başkan desteklığı'na aldırdı. Mhp'li devlet bakanı ramazan mirzaoğlu da yeğeni hayati çetin'i bakanlığında müşavir yaptı. Mhp'lilerin bürokrasideki diğer akrabaları atamaları şöyle:

ailece yönetiyorlar devlet bakanı şuayip üşenmez, oğlunu danışman; sıhhat bakanı osman durmuş, kardeşini personel daire başkanı; ziraat bakanı hüsnü yusuf gökalp, kardeşini il sıhhat müdürü yaptı mhpli bakanların akraba kadrolaşması dikkat çekti yakınlarını yanında çalıştırarak dikkat çeken bakanlardan biri mhpli devlet bakanı şuayip üşenmez oldu. üşenmez, oğlu alperen üşenmezi, önce kendisine müşavir (danışman) yaptı. üşenmez, tepkiler üzerine, başbakanlık müşaviri yaptığı oğlunu yine mhpli olan devlet bakanı abdülhaluk çayın yanında basın müşavirliğine getirdi.Alınan bilgilere nazaran, bakan oğlu alperen üşenmezin daha yüksek maaş alabilmesi için yeni bir girişimde daha bulunmuş oldu. üşenmez, oğlunun enerji piyasaları düzenleme kurulunda uzman olarak çalışabilmesi için "torpil" yaptı. Alperen üşenmezin başbakanlığın koza sokaktaki binasının ikinci katında, önümüzdeki günlerde uzman olarak göreve başlayacağı belirtildi. Devlet bakanı üşenmez, akrabası olan atilla üşenmezi de müşavir olarak kendi kadrosuna aldı. Dsp - mhp - anap koalisyon hükümeti döneminde, mhpli bakanlıklardaki "akraba kadrolaşması" dikkat çekici boyutlara ulaştı. Mhpli bakanlar, "kardeş, oğul, yeğen" benzer biçimde yakın akrabalarını, bürokraside önemli noktalara getirdiler. Sağlıkta iki kardeşe torpil fuat durmuş, zinnur çoban ve özel kalem müdürü vedat kulaksız, bakanlıkta üst bürokrasiyi pasifize eden bir etkinlik kurdu. Bunun üzerine, devrin sağlık bakanlığı müsteşarı prof. Dr. Haluk tokuçoğlu, önce gizli saklı bir genelge yayımladı, arkasından da görevinden istifa etti. Ilginç kadrolaşmalardan biri de sağlık bakanlığında yaşandı. Sağlık bakanı osman durmuş, kardeşi fuat durmuşu, personel daire başkanlığı görevine getirdi. öteki kardeşi fatih durmuşu da 75. Yıl ağız ve diş sağlığı hastenesinde görevlendirdi. Durmuş, mhp genel başkanı ve başbakan desteksı devlet bahçelinin koruma polisi zinnur çobanı da idari ve mali işler daire başkanı yaptı. çetinin yeğeni genel müdür ziraat bakanı hüsnü yusuf gökalp de kardeşi fikri yücel gökalpin sivas sağlık il müdürü olmasında rol oynadı. Gökalp, kardeşini unutmayarak il müdürlüğüne ambulans göndertti. Koray aydının partide güç kaybetmesinden sonra mhpnin partideki ikinci adamı olan şefkat çetin de, akraba kadrolaşması listesinde yer alan bir isim oldu. çetin, siyasal gücünü kullanarak, yeğeni seyit yücelin şeker fabrikaları genel müdürü ve yönetim kurulu başkanı olmasını sağladı. Yücel, şekerspor kulübünün de başına geçti. Kardeşine ambulans yolladı ziraat bakanı hüsnü yusuf gökalp, siyasi etkinliğini kullanarak, kardeşi fikri yücel gökalpin (solda) sivas sağlık il müdürü olmasında rol oynadı. Il müdürlüğüne ambulans da gönderten gökalp, sivastaki törene katılarak kardeşi ile birlikte memleketinde siyasi şov yaptı.

Tarihe "altın" harflerle yazılmış bir başka uğursuzluk abidesidir.

ülkücü tabanı "dava, dava" diye yatıştırırken kendi iktidarlarında ülkücü seçmeni bile atlayıp direkt yalnız kendi akrabalarına çalışan mhp yönetiminde çok açık ki 2002'de de konum aynıymış halen de aynı.

Sorsan dünyanın en "dava"'cı insanoğluı kendileridir.

Ama bu dava sanki pek alparslan türkeş'in izinde yürüyen bir dava değil şeklinde.

Mhp hdp Fethullah Gülen cemaati üçgeni almanağı
ali güngör
mhp'li vekilin ersin zorluer'le ilişkisi

örneklerinde ve yukarıda verdiğim linkte yer edinen örnekte olduğu benzer biçimde, davaya bakış açısı değişiklaşmış açık ki. Farklı diyince farklı ülkücülük de buna dahil olmuş diyebiliriz.

ülkücü taban aç kalsın, nefesleri koksun değil mi? Vatandaş aç kalsın, nefesleri koksun değil mi?

Yolsuzlukların sembolleştiği 1999-2002 döneminde onca hengameye karşın kendi akrabalarını, yeğenlerini kadrolaştırabilen, teröristbaşını affedebilen bu isimlere aslabir ülkücü hakkını helal edebilir mi?

Hdp barajı aşarsa mhp karlı çıkar diyen, öcalan-rahşan aflarını bir çırpıda uyarılara karşın imzalayıveren, uyarmalara karşın Fetullah Hoca cemaati'nin mhp yönetiminde etkin hale gelmesine yol açan ve hem öcalan hem toplum mevzusunda uyaranları tasfiyeye girişenlere ülkücü hareket hakkını helal eder mi?

Bakın ben cevap vermiyorum. Bir tek soruyorum... Eder mi etmez mi?

ülkücü taban çalışsın çabalasın onları sokaklarda koşturalım hepimiz keyfimize bakalım anlayışı nereye kadar ilerleyebilir? Nereye kadar ilerledi?

Bu partinin oylarını diplerden temizleyip yukarılara çıkaranları, tabanın sevmiş olduği adları, başarılı kariyerli adları tasfiyeye girişip zafer işareti çakanlara, cemaatçilere, kariyersiz başarısız düşük profilli isimlere partide koltuklar armağan edip oyları yerle bir ettikleri halde onları halen daha tabana dayatmak iyi mi bir tepki yaratır sizce?

Neden devlet bahçeli hep susuyor da çevresindeki hiçbir mevzudan anlamayanlar anlaşılamayan cümlelerle bir şeyler eveleyip geveliyorlar?

Neden devlet bahçeli evlilik programları seyretmek haricinde bir şey yapamıyor?

Bugün iktidara yada ana muhalefete kızdığımız, eleştirdiğimiz şeyleri bizler yaptıysak, yapanları halen kadroda tutabiliyorsak, aynı hatalarımızı devam ettirebiliyorsak o süre başkalarına kızma hakkını aynaya bakmadan iyi mi kendimizde bulabiliriz?

Iktidarı veya ana muhalefeti geçtim, hdp'ye dahi söz söyleyecek yüzümüz yok hemen hemen...

Hoş... Mhp'nin sivaslı ama sivas'tan aday olmaya çekinip istanbul'da 1. Bayağı bile güç bela seçilen genel başkan desteksı hdp'ye destek çıkarak esasen mhp yönetimi'nin halini gözler önüne sermişti.

Yazık ya... Kendimize ülkücü diyoruz, ben minimumından demeye çalışıyorum fakat partimizin geldiği yere ve davadan sapışına baktığımda sizler adına ben utanıyorum...

Siz utanmayın boşverin, aynen devam edin. ülkücüler de mhp'ye oy vermiş vermemiş çok problem değil nasılolsa barajı geçip seçim yardımı gelse, genel başkan yardımcıları kâr üstüne kâr etse, şirketleri ihaleleri toplasa, partinin broşürlerinden, afişlerinden falan da seçim dönemlerinde iyice kâr edilse yeter değil mi?

Edit: çok gariptir bir de bir bahaneyle mhp'den tasfiye ettiğiniz ya da etmeye çalıştığınız adların arkasından bir de "mhp'den geçimini sağlamaya çalıştı" şeklinde kara propaganda yapmış oldurıyorsunuz veya kendiliğinden kara propaganda ortaya çıkıyor(!). Ben link verdim. Medyaya çıkanlar gerçeklerin bazen 1000'de 1'i bile olmuyor. Kim mhp'den geçinmiş kim mhp'ye katkı sağlamış her şey istatistiklerde belli...

Tabi şimdi iktidar olacak idare de olmayınca bu sefer de parti içinde kadrolaşıyor ve başarılı, kariyerli adları veya cemiyet karşıtı adları tasfiye ediyoruz. çünkü güçlü adam olursa ve bir yerlerle bağlantıları olmadan tek yürek mücadele eden kahraman adlar var olursa allah muhafaza devlet bahçeli'nin koltuğu tehlikeye girer değil mi?
Ayrıca kadrolaşmanın tüm partilerde olduğu hususunu hatırlatan/hatırlatacak olanlarla hemfikirim. Sadece mevzuyu aynen dava özelinde değerlendirdiğimizde mhp'nin farklı bir parti olması gerekirdi. Eğer mhp farklı bir parti olmuyorsa yöneticilerin kalkıp da davadan bahsetmesi, "hepimiz ülkücüyüz" falan demeleri hiç fakat hiç inandırıcı olmuyor bir tek boş geyiğe dönüşüyor. Ek olarak dava söylediğin boş sözler savurup "bizler ülkücüyüz" diyerek tabana arada bir slm çakmak değildir.

Hele hele o dönem kendi akrabalarına iş edindirdikleri kadar ülkücü seçmene de yararları dokunmuş olsa yine gam yemeyeceğim. Ama 2002'de de 2016'da da yukarısı keyfine bakıyor parti tabanı ise tüm zahmeti çekiyor. Parti tabanının sevmiş olduği isimleri ve başarılı kariyerli isimleri de birer birer tasfiye edilirken zafer işaretleri sallayan, cemiyetçi, oyları düşüren, başarısız kariyersiz düşük profil isimler partiye dolduruluyor.

Esasen bu ve benzeri çeşitli nedenlerden dolayı da mhp yönetimi mhp seçmeninin gaslınden iyice düştü. Eskiden her insana laf edilir ama devlet bahçeli'ye saygı duyulurdu. şimdi o saygıyı bile hem bahçeli hem çevresi kendi elleriyle zedelemeye başladılar. 

Geçimini mhp'den sağlayıp davadan bahsenlerin içinde şefkat çetin'e ayrı bir parantez açmak gerek. 3 kasım 2002 seçimlerinde, hata bendedir deyip mhp'den kaçtı gitti. Fikirleri pek sual edilmeyen genel başkan db tarafından, koray aydın'ın kendisine rakip olduğu 2012 yılındaki kongre öncesi partiye yine davet edildi. Hali hazırda teşkilatlardan sorumlu genel başkan desteksı.

Bu adamı çevreımda seven tek bir ülkücü görmedim. Göreceğimi de sanmıyorum . Etrafındakilere saygısız, kendini ülkü devi zanneden, ikinci adamlık üstüne yapışmış ve hede hödelerle beylik sözlerle partide söz almak isteyenleri sindirerek politika icra ettiğinı zannediyor. Sedat peker gibi mafyatik bir insanla bile polemik konusu olabiliyorken halen partide tutuluyor.

2002 seçimlerinden sonrasında kaçarken, sorumluluk bende demişti, şimdi de aynı görevin başından 80 milletvekilinden 40'a düştük, alsana mesuliyet hadi bakalım göreyim seni. Sana bu kadar yeter.

Gelelim mhp'den geçinme meselesine. Bu her partinin kronik hastalığı kim bilir. ülküdaşlık hukuku ve dava arkadaşlığı olarak bakıp, bunu yalnız mhp özelinde tartışmak gerekse bile bal tutanın parmağını değil kolunu yaladığı zamanlarda ömrümüz geçiyor. O nedenle bazı parti yetkililerinin akrabalarına kıyak memurluk ve makamlar verdiğini öğrenmek inanın zerre etki etmiyor bende. Bunun temizlenebilir bir yanı da yok. çünkü her gelen aynı boku yiyecek maalesef. Bu millet cebine girene bakıyor. Kanaatini ona göre belirliyor. Kim nerede suyun başına geçmiş kimsenin umrunda değil.

Yorum Gönder

@name x