<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</title>
    <link>https://www.haberalp.com</link>
    <description>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberalp.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 17:04:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den ABD’ye Sert Mesaj: “Dünya Gerçek Tehdidi Unutmamalı”]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/cinden-abdye-sert-mesaj-dunya-gercek-tehdidi-unutmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/cinden-abdye-sert-mesaj-dunya-gercek-tehdidi-unutmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin Büyükelçiliği, ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan bu yana bombaladığı ülkeleri listeledi. Açıklamada çifte standart ve küresel sistem eleştirisi öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Moskova’daki <strong>Çin Büyükelçiliği</strong>, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana <strong>Amerika Birleşik Devletleri</strong> tarafından bombalanan ülkelerin yer aldığı kapsamlı bir liste yayımladı. Açıklama, uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı.</p>

<p><strong>ABD’nin bombaladığı ülkeler listelendi</strong></p>

<p><strong>1945’ten günümüze uzanan dikkat çekici liste</strong></p>

<p>Büyükelçilik tarafından paylaşılan listede şu ülkeler yer aldı:</p>

<p>Japonya (6 ve 9 Ağustos 1945),<br />
Kore ve Çin (1950–1953),<br />
Guatemala (1954, 1960, 1967–1969),<br />
Endonezya (1958),<br />
Küba (1959–1961),<br />
Kongo (1964),<br />
Laos (1964–1973),<br />
Vietnam (1961–1973),<br />
Kamboçya (1969–1970),<br />
Grenada (1983),<br />
Lübnan (1983–1984),<br />
Libya (1986, 2011, 2015),<br />
El Salvador (1980),<br />
Nikaragua (1980),<br />
İran (1987, 2025),<br />
Panama (1989),<br />
Irak (1991, 1991–2003, 2003–2015),<br />
Kuveyt (1991),<br />
Somali (1993, 2007–2008, 2011),<br />
Bosna (1994–1995),<br />
Sudan (1998),<br />
Afganistan (1998, 2001–2015),<br />
Yugoslavya (1999),<br />
Yemen (2002, 2009, 2011, 2024–2025),<br />
Pakistan (2007–2015),<br />
Suriye (2014–2015).</p>

<p><strong>“GERÇEK TEHDİDİ UNUTMAMALIYIZ”</strong></p>

<p><strong>Çin’den çifte standart eleştirisi</strong></p>

<p>Çin Büyükelçiliği, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Dünya için gerçek tehdidin kim olduğunu asla unutmamalıyız.”</p>

<p>Bu açıklamayla birlikte, küresel sistemin <strong>çifte standart</strong> uyguladığı vurgulandı.</p>

<p><strong>ULUSLARARASI TOPLUM ELEŞTİRİLDİ</strong></p>

<p><strong>“Kınama yok, yaptırım yok”</strong></p>

<p>Açıklamada, Batı dünyasının ABD’ye yönelik tutumu da eleştirildi. ABD’nin askeri müdahalelerine karşı uluslararası kamuoyunda güçlü bir tepki oluşmadığı ifade edildi.</p>

<p>“Uluslararası toplum sessiz kaldı. ABD eylemleri nedeniyle herhangi bir yaptırımla karşılaşmadı” değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p><strong>İRAN-İSRAİL GERİLİMİ ÜZERİNDEN MESAJ</strong></p>

<p><strong>“ABD’nin ahlaki zemini yok”</strong></p>

<p>Açıklamanın, İran ile İsrail arasında yaşanan gerilim sürecinde yayımlanması dikkat çekti. Çin tarafı, İran’ın misilleme saldırılarının ardından ABD ve müttefiklerinin İran’ı “küresel tehdit” olarak tanımlamasına tepki gösterdi.</p>

<p>Bu kapsamda, <strong>küresel tehdit </strong>söyleminin sorgulanması gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>“BU ARTIK DİPLOMATİK MESAJ DEĞİL”</strong></p>

<p><strong>Küresel düzene açık eleştiri</strong></p>

<p>Çin Büyükelçiliği’nin yayımladığı liste, yalnızca diplomatik bir açıklama olarak değil, mevcut küresel düzene yönelik açık bir eleştiri olarak değerlendirildi.</p>

<p>Açıklamada, Batı medyası ve hükümetlerinin <strong>ikiyüzlü</strong> bir tutum sergilediği öne sürüldü. ABD’nin geçmişteki askeri müdahalelerine karşı sessiz kalındığı ifade edildi.</p>

<p><strong>“Dünya gerçekleri hatırlamalı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin tarafı, yayımlanan listenin amacının uluslararası kamuoyuna ABD’nin geçmişteki askeri operasyonlarını hatırlatmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklama, “Güç kimdeyse hukuk onun elinde, ancak bu düzen sonsuza kadar böyle devam etmeyecek” mesajıyla son buldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/cinden-abdye-sert-mesaj-dunya-gercek-tehdidi-unutmamali</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/04/cinden-abdye-sert-mesaj-dunya-gercek-tehdidi-unutmamali.jpg" type="image/jpeg" length="31346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sabri Şenel’den Kritik Uyarı: Türkiye Ateş Çemberinde]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/sabri-senelden-kritik-uyari-turkiye-ates-cemberinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/sabri-senelden-kritik-uyari-turkiye-ates-cemberinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabri Şenel, Türkiye’nin çevresindeki gelişmeler, BOP projesi, İran uyarısı ve milli kimlik üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset bilimci <strong>Sabri Şenel, </strong>yayımladığı son mesajında Türkiye’nin etrafındaki <strong>“ateş çemberi”</strong> ve küresel projeler hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın en kıymetli coğrafyasında tarihi bir dönemeçten geçildiğini belirten Şenel, <strong>milli bilinç</strong> ve <strong>uyanışın önemine</strong> vurgu yaptı.</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>BOP PROJESİYLE SINIRLAR DEĞİŞTİRİLİYOR MU?</strong></span></h3>

<p><strong>22 İslam Ülkesi Hedefte</strong></p>

<p>Şenel, son 25 yıldır bölgede uygulanan <strong>Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) </strong>kapsamında 22 İslam ülkesinin sınırlarının değiştirilmek istendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irak, Suriye, Libya ve Yemen’de yaşanan gelişmelerin tesadüf olmadığını belirten Şenel, sürecin arkasında daha büyük bir plan olduğunu savundu.</p>

<p>“Asıl hedef, <strong>Nil’den Fırat’a uzanan bölge</strong> üzerinde siyonist ve evanjelist amaçlara hizmet eden bir parçalanma oluşturmaktır.”</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>“SEVR’İ YENİDEN HAYATA GEÇİRMEK İSTİYORLAR”</strong></span></h3>

<p><strong>Kuzey Suriye Vurgusu</strong></p>

<p>Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen yapıya dikkat çeken Şenel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“<strong>İsrail’e tampon bir Kürdistan </strong>kurmak istiyorlar. Tarihin çöp sepetine attığımız <strong>Sevr Antlaşması</strong> yeniden hortatılmak isteniyor. Terör örgütleri bu projenin taşeronudur.”</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>İRAN UYARISI: “ATEŞLE OYNAMAYIN”</strong></span></h3>

<p><strong>Türkiye Doğrudan Etkilenir</strong></p>

<p>İran’a yönelik olası müdahalelerin Türkiye’yi doğrudan etkileyeceğini belirten Şenel, sert uyarılarda bulundu:</p>

<p>“<strong>İran’ı bombalayanlar sonuçlarına katlanır</strong>. İran giderse Türkiye de gider. <strong>İncirlik Üssü</strong> üzerinden yapılacak bir harekât kabul edilemez. Türk milleti böyle bir durumda sessiz kalmaz.”</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>İÇ SİYASET ELEŞTİRİSİ</strong></span></h3>

<p><strong>“Vekilleri Millet Seçmeli”</strong></p>

<p>Şenel, iç siyasete ilişkin değerlendirmelerinde parlamentodaki temsil gücünün zayıfladığına dikkat çekti.</p>

<p>“Milletvekilleri, liderlerin iki dudağı arasında değil, <strong>milletin gerçek iradesiyle</strong> seçilmelidir.”</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>MİLLİ KİMLİK VE DİL VURGUSU</strong></span></h3>

<p>Türkiye’nin kuruluş değerlerine sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Şenel, <strong>Türkçe’nin resmi dil</strong> olmasının tartışılamayacağını belirtti.</p>

<p>“<strong>Türkçe</strong>, ayyıldızlı bayrağımız gibi şerefimiz ve namusumuzdur.”</p>

<h3><span style="color:#c0392b"><strong>“YILDIRIM OLURUZ, KASIRGA OLURUZ”</strong></span></h3>

<p><strong>Atatürk’e Atıf</strong></p>

<p>Şenel, açıklamasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’taki sözlerine atıfta bulunarak tamamladı:</p>

<p>“Başımıza bombalar yağarsa tepkimiz <strong>yıldırım </strong>olur, <strong>kasırga</strong> olur. Bu millet, şehit ve gazilerinin emaneti olan vatanı böldürmez.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/sabri-senelden-kritik-uyari-turkiye-ates-cemberinde</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/03/sabri-senelden-kritik-uyari-turkiye-ates-cemberinde.jpg" type="image/jpeg" length="58545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortadoğu Nasıl Değiştiriliyor?!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/ortadogu-nasil-degistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/ortadogu-nasil-degistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu’daki gelişmeleri ele alan Prof. Dr. Mustafa E. Erkal, ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını, İran üzerinden yürütülen müdahaleleri ve Türkiye’ye yönelik olası riskleri değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. Mustafa E. ERKAL yazdı</strong></p>

<p>Çokkültürlülük Virüsü ve Milliyetçilik isimli kitabımızın 3. baskısını koyduğumuz “2000’li Yılların İşgal Modeli ve Demokratik Örtülü İstila Hareketi” isimli yazımız bugünlerde milletlerarası hukuku çiğneyerek İran’a saldıran ABD ve onun lideri İsrail’e ışık tutmaktadır. ABD devlet olarak Trump vasıtasıyla İsrail’in emrine girmiştir. Sözde bu iki işgalci ve kan dökmekten zevk alan ülke sözde rejimi değiştirip demokrasi getireceklermiş… Tam tersine bunlar emre itaat eden sözde liderleri İran’ın başına getirip darbe yaptıracaklardı. Asker ve emniyet güçlerine sözümüzü dinlemezseniz hepiniz öleceksiniz demişlerdir. Hedef Ortadoğu’da milli devlet ve üniter yapıyı dinamitlemektir. İçerde birbiriyle savaşacak gruplar ABD emperyalizmine malzeme olacaklardır. Açıkça bir ülke vatandaşları tahrik ediliyor ve bu fırsatı kaçırmayın sizin için geldik deniyor. ABD İsrail’i rahatsız edecek üniter ve milli bir devlet bırakmak istemiyor. Türkiye’de ve Suriye’de bölücü hareketlerin onlarca desteklenmesi bundandır. İsrail hedef olması gerekirken hedefin İran tarafından ABD üslerine ve Arap ülkelerine çevrilmesini ibretle izlemek gerekir. Onlara göre, Ortadoğu’da barış Arap ülkelerini karşı karşıya getirmektir. Bunlar birbirine düşmeli ve ABD-İsrail koalisyonu tarafından içerden yönetilmelidir. İhanetin sözcülüğünü yapanlar Türkiye’de de çoğulculuktan bahseder, Türk’e de savaş açarlar. Türk dışında kimler varsa Türk’le çatışıp özgürlüğün yolunu açmalıdır. Hedef alınan her yerde iç savaş barış ve demokrasi için önemli çözüm yoludur !!. Üniter yapılar ufalanıp bölgeleştirilmeye çalışılır. Türkiye’de bundan dolayı etnik gruplara özerklik ve egemenlik yolu açılmalıdır. Onun bunun dümenine girmiş bazı aydınlar bundan dolayı Türk milleti yerine tekçilik ve çoğulculuk görüşünü savunurlar. Türkiye, Türk egemenliğini bazı ayak takımı çevrelerle paylaşmalıdır !.</p>

<p>Bugün İran yarın neden Türkiye hedef olmasın ki? Başımızı kaldıralım ve gerçekleri olduğu gibi görelim. Birbiriyle itişme, gündüz ve gece mitingleri insanların birleşmesine ve milli şuurun uyanmasına değil; birbiriyle çatışmasına sebep olabilir. Bazı siyasilerin ülkede bilerek veya bilmeyerek kimlere hizmet ettikleri açıktır. Türkiye’de ittifak kuramıyorsunuz, hiç olmazsa aranızda değil; Türkiye’yi hedef alan ve alacak olan ülke ve çevrelerle uğraşın. Türkiye’yi savunun. Molla rejimi yıllardır İslam’ı yaymak ve güçlendirmek yerine mezhebi (Şia) geliştirmek peşine düşmüştür. Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ın yanında yer almıştır. Hep Müslümanla sorunu olmuştur. İstanbul yerine ABD ile müzakerelerin İsviçre’ye ve Umman’a kaydırılması bugün maalesef sonuçlarını vermektedir. ABD ve İsrail ajanları tarafından İran işgal altındadır. Bazı üst rütbeliler bile düşmandan yanadır. Aslında dini liderlik ile siyasi liderliğin aynı şahısta birleşmemesi gerektiğinin ispatı İran gerçeğidir. İran intikam bayrağı çekmek ve halkı sokaklara sürmek yerine gereğini yapabilmelidir. Ağlayarak ve bağırarak öldürülen değerler geri getirilemiyor. Milletlerarası hukuku devamlı çiğneyen ve ABD’ye itibar kaybettiren Trump “işler iyi gidiyor” diyebiliyor. Egemen bir devletin okulları, hastaneleri yıkılıyor; 180 Türk öğrenci ölüyor ama milletlerarası kuruluşlar ortada yok. Patron ABD ne emri vermişse onlar da ancak onu yapabiliyorlar. İran’ın önde gelen liderlerinin adeta ölmek için bir araya gelmesini de anlamak zordur. Salondan ilk dışarı çıkan ve bir daha dönmeyen acaba neyin nesidir? Taraflar arasında müzakere masası açılmışken ABD’nin ve cinayet şebekesinin başı Netanyahu’nun masadan kalkarak bombalara sarılmaları ibretle izlenecek bir örnektir. İşgalciler ve ülkelerini genişletmek amacında olanlar Ortadoğu’ya kendilerine uygun yön vermektedirler. Eski ABD dışişleri bakanının dediği gibi sınırlar değiştirilmektedir. Milletlerarası hukuka göre Trump savaş suçlusudur. Utanmadan rejimi İran’da kendi göreviymiş gibi değiştirmekten bahsediyor. Eğer ona göre bir ülke emir dinlemiyorsa o ülke bombalanmalı ve hatta işgal edilmelidir. Emri dinlemeyip Hürmüz Boğazı’nda olduğu gibi İran, petrol tankerlerine müsaade etmediği takdirde eğer NATO ülkeleri (İtalya, İspanya, Almanya, Fransa) gibi ülkeler asker gönderip savaşa katılmazlarsa NATO’yu çökertme tehdidi bile yapılmıştır. Daha sonra kara gücü ile Lübnan’ın İsrail tarafından işgal edilmesine bile müsaade edilmiştir. ABD ve İsrail savaştan başka bir şey düşünmüyorlar. Aslında müzakereler başlamışken savaşı başlatarak niyetlerini ortaya koymuşlardır. Sırada Küba’nın olduğu ve zor durumda bulunduğu ilave edilmektedir. Demek ki Küba’yı da bu işgalci ve cinayet şebekesi İsrail kurtaracaktır! Yaşadığımız çağ 21. yüzyıl olmasına rağmen orta çağ zihniyetinde kalmış bu çevreler hala insan kanı dökmekle tatmin olmaktadırlar. Yahudi lobisi gerek İran’da, gerek yalan bir haber sonucu Irak’a müdahalede bile rol oynamış ve Irak’ı araştırmaya bile tabi tutmuşturlar. Sonuç bekledikleri sonucu da vermemiştir. Ancak Irak’ın egemenlik haklarına saldırılmıştır.</p>

<p>Kısaca Türkiye’nin iddialı bazı siyasetçileri olup bitenlerden gerekli dersi çıkarabilmeli ve kayıkçı kavgasını sonlandırmalıdırlar.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/ortadogu-nasil-degistiriliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/02/yazarlar/mustafa-e-erkal-28.jpg" type="image/jpeg" length="72163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a Saldırısında Safımız Neresidir?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/abd-ve-israilin-irana-saldirisinda-safimiz-neresidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/abd-ve-israilin-irana-saldirisinda-safimiz-neresidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabri Şenel, ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırılarını vicdan ve adalet penceresinden değerlendiriyor. "Sarı öküzü ne zaman verdik?" sorusundan yola çıkarak; mezhep ayrımı gözetmeksizin mazlumun yanında durmanın insani bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onları haklı bulmasak da geçmişte Saddam, Kaddafi, Esad ve Hizbullah gibi aktörler varken İsrail ve ABD bu kadar pervasız değildi. Filistin’de kadın, çocuk, yaşlı siviller hiçbir dönemde bugünkü kadar ağır şekilde katledilmemişti.</p>

<p>Sarı öküzü aslında Saddam ve Kaddafi alçakça öldürüldüğünde vermiştik. Bugün bölgedeki liderler hedef alındığında, mesele artık yalnızca siyasi aktörlerin haklı ya da haksızlığı olmaktan çıkmıştır. İnsanlık, mertlik ve merhamet gibi değerler Batı’nın politikalarında büyük bir yara almıştır.</p>

<p>Filistin’de ve dünyanın farklı bölgelerinde mazlumların dökülen kanı, aslında insanlığın vicdanını uyandıran bir çığlığa dönüşmüştür. Filistinli çocukların ve İranlı masumların ruhu, dünyanın dört bir yanında vicdan sahibi insanların kalbinde yankı bulmaktadır.</p>

<p>Her ne kadar 1400 yıllık mezhep ayrılıkları yeniden körüklenmeye çalışılsa da insanlık vicdanı giderek daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmaktadır. Bugün dünyanın farklı ülkelerinde, hatta İspanya’da bile insanlar zulme karşı ses yükseltmektedir.</p>

<p>Mazlumun dini, ırkı, mezhebi sorgulanamaz. Nerede bir mazlum varsa insanlığın safı orası olmalıdır. Nerede masum insanlar zulüm görüyorsa vicdan sahibi herkesin yeri onların yanıdır.</p>

<p>İnanç ve mezhep gönül işidir. Bir inancı veya mezhebi devlet ideolojisine dönüştürüp dayatmak; ister Evanjelizm, ister Siyonizm, ister başka bir doktrin olsun; insanlık dışı sonuçlara yol açabilir. Bu tür dogmatik yaklaşımlar masum insanların kanının akmasına neden olmamalıdır.</p>

<p>İnsanlık bu sapkınlıklara karşı ortak bir tavır almalıdır. İnsanlar özgürce inanabilmeli, hiçbir ideoloji masum insanların hayatını hedef almamalıdır.</p>

<p>Bizim safımız nettir:<br />
Mazlumun yanında, zalimin karşısında.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah mazlumları korusun, insanlığa vicdan ve feraset versin.<br />
Milletim uyan diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/abd-ve-israilin-irana-saldirisinda-safimiz-neresidir</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/03/abd-ve-israilin-irana-saldirisinda-safimiz-neresidir-2.JPG" type="image/jpeg" length="24575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Greenwich Üniversitesi’nden Küresel Dürüstlük Testi: Kayıp Cüzdan Deneyi Sonuçlandı]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/greenwich-universitesinden-kuresel-durustluk-testi-kayip-cuzdan-deneyi-sonuclandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/greenwich-universitesinden-kuresel-durustluk-testi-kayip-cuzdan-deneyi-sonuclandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Greenwich Üniversitesi öğrencilerinin 12 ülkede gerçekleştirdiği kayıp cüzdan deneyi, toplumsal dürüstlük oranlarını gözler önüne serdi. Türkiye, Japonya ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu deneyin şok edici sonuçları ve sosyolojik analizleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Greenwich Üniversitesi bünyesinde görev yapan 5 öğrenci, dünya genelinde toplumsal dürüstlük ve etik değerleri ölçmek amacıyla kapsamlı bir <strong>sosyal deney</strong> gerçekleştirdi. Türkiye dahil 12 farklı ülkenin en işlek caddelerinde yürütülen çalışma, çarpıcı verileri ve sosyolojik çıkarımları beraberinde getirdi.</p>

<h3><strong>DENEYİN METODOLOJİSİ: SOKAKTA BIRAKILAN CÜZDANLAR</strong></h3>

<p>Araştırmacılar; <strong>Türkiye, Japonya, İngiltere, Mısır, Kanada, Güney Kore, Çin, İran, Fransa, Almanya, Norveç ve İsviçre</strong>’nin başkentlerini hedef seçti. Her ülkenin en yoğun caddelerine, içerisinde 50, 20 ve 10 dolar nakit para ile sahibine ulaşılmasını sağlayacak iletişim bilgilerinin bulunduğu cüzdanlar bırakıldı.</p>

<h3><strong>HER ÜLKEDE 30 DENEME YAPILDI</strong></h3>

<p>Her bir başkentte <strong>30 defa tekrarlanan</strong> bu deneyde, cüzdanı bulan kişilerin içindeki paraya rağmen sahibiyle iletişime geçip geçmeyeceği gözlemlendi. Deneyin sonuçları, ülkelerin etik yaklaşımları arasındaki keskin farkı ortaya koydu.</p>

<h3><strong>ÜLKE BAZLI DÜRÜSTLÜK SIRALAMASI: KİMLER CÜZDANI GERİ GETİRDİ?</strong></h3>

<p>Deney sonucunda cüzdanların iade edilme oranları şu şekilde listelendi:</p>

<p>· <strong>Japonya:</strong> 28 Kişi</p>

<p>· <strong>Güney Kore:</strong> 28 Kişi</p>

<p>· <strong>Norveç:</strong> 27 Kişi</p>

<p>· <strong>İsviçre:</strong> 27 Kişi</p>

<p>· <strong>Kanada:</strong> 25 Kişi</p>

<p>· <strong>Almanya:</strong> 20 Kişi</p>

<p>· <strong>İngiltere:</strong> 18 Kişi</p>

<p>· <strong>Fransa:</strong> 13 Kişi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· <strong>Çin:</strong> 13 Kişi</p>

<p>· <strong>Türkiye:</strong> 2 Kişi</p>

<p>· <strong>İran:</strong> 1 Kişi</p>

<p>· <strong>Mısır:</strong> 0 Kişi</p>

<h3><strong>SOSYAL DENEYİN İŞARET ETTİĞİ 4 SOMUT SONUÇ</strong></h3>

<p>Araştırmacılar, elde edilen bu sayısal verilerin ötesinde toplumsal yapıya dair dört temel çıkarımda bulundu:</p>

<p>1. <strong>Coğrafya kaderdir.</strong></p>

<p>2. Dinin ön planda olduğu toplumlarda refah ve huzur seviyesi beklenen düzeyde olmayabilir.</p>

<p>3. Seçmenler, yönetim kadrolarında genellikle kendilerine benzeyen karakterdeki kişileri tercih eder.</p>

<p>4. İnsanlar kararlarının sorumluluğundan kaçabilseler de, bu kararların doğurduğu <strong>sonuçlardan kaçamazlar.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/greenwich-universitesinden-kuresel-durustluk-testi-kayip-cuzdan-deneyi-sonuclandi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/02/greenwich-universitesinden-kuresel-durustluk-testi-kayip-cuzdan-deneyi-sonuclandi.JPG" type="image/jpeg" length="63070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YPG'nin elebaşı Salih Müslim'in yeğeni konuştu: "YPG entegrasyon için adım atmadı"]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/ypgnin-elebasi-salih-muslimin-yegeni-konustu-ypg-entegrasyon-icin-adim-atmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/ypgnin-elebasi-salih-muslimin-yegeni-konustu-ypg-entegrasyon-icin-adim-atmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü YPG'nin sözde siyasi kanadı PYD’nin eski Eş Başkanı Salih Müslim'in yeğeni Usame Müslim'den dikkat çeken açıklamalar geldi. YPG'nin entegrasyonda adım atmadığını vurgulayan Müslim, Suriye ordusunun Halep'te başlattığı operasyonların kuzeye de uzanabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terör örgütü YPG'nin sözde siyasi kanadı PYD'nin eski Eş Başkanı Salih Müslim'in yeğeni Usame Müslim, Suriye sahasındaki son gelişmeleri değerlendirdi. "Terörsüz Türkiye" sürecini yakından takip ettiklerini belirten Müslim, sürecin şu ana kadar olumlu ilerlediğini ancak bunun Suriye sahasına yansımadığını söyledi</p>

<p><img alt="YPGnin elebaşı Salih Müslimin yeğeni konuştu: YPG entegrasyon için adım atmadı" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/770x0/69651b35586197a571cd9cd0.jpg" width="750" /><br />
<br />
Terör örgütünün kontrol ettiği bölgelerde, karşı çıkanların ya tutuklandığını ya da silahlı baskıya maruz kaldığını ifade etti.<br />
<br />
Müslim, “PKK örgütü ve onun uzantıları olan YPG, YPJ ve SDG, bunların tamamı geçmişte rejimle güçlü bir koordinasyon içindeydi. Evet, Kürt bölgelerini demir yumrukla yönetiyorlar. Onlara karşı çıkan herkes ya tutuklanıyor ya tasfiye ediliyor ya da silahla bastırılıyor” dedi.<br />
<br />
Terör örgütünün entegrasyon sürecinde adım atmadığını vurguladı. Bu nedenle Suriye ordusunun Halep'te başlattığı operasyonların kuzeye de uzanabileceğini söyledi. Salih Müslim ile devrim sonrasında yollarının tamamen ayrıldığını ifade eden Usame Müslim, Suriye devriminden yana olduğunu vurguladı ve “Bilindiği gibi, Ayn el-Arab’da örgüt her şeyi kontrol ediyor. Biz denedik, bir süre Kürt bölgelerinde çalıştık. Ancak daha sonra bizi engellediler, baskı uyguladılar ve bize pek çok sorun çıkardılar. Çünkü bizim Suriye devriminden yana olduğumuzu kabul etmiyorlar. Biz PKK’dan da YPG’den de YPJ’den de yana değiliz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="YPGnin elebaşı Salih Müslimin yeğeni konuştu: YPG entegrasyon için adım atmadı" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/770x0/69651b35586197a571cd9cd1.jpg" width="750" /><br />
<br />
Siyasi sorunların müzakereyle çözülmesi gerektiğini söyledi. Nihai hedefin, birleşik ve tek bir Suriye inşa etmek olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: cnnturk</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/ypgnin-elebasi-salih-muslimin-yegeni-konustu-ypg-entegrasyon-icin-adim-atmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/ypgnin-elebasi-salih-muslimin-yegeni-konustu-ypg-entegrasyon-icin-adim-atmadi.jpg" type="image/jpeg" length="19033"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kutsal Meşruiyetin Tükenişi: İran Rejimi Neyi Kaybetti?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/kutsal-mesruiyetin-tukenisi-iran-rejimi-neyi-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/kutsal-mesruiyetin-tukenisi-iran-rejimi-neyi-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran rejiminin dini meşruiyetini nasıl tükettiğini; paralel devlet, yolsuzluk, denetimsizlik ve ekonomik çürüme üzerinden analiz eden eleştirel bir değerlendirme yazısı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hukukun, şeffaflığın ve kamuoyu denetiminin sistematik biçimde dışlandığı rejimlerde benzer sonuçların ortaya çıkması tesadüf değildir. “Paralel devlet”, kronik yolsuzluk, oligarşik sermaye birikimi ve otoriterleşme bu tür siyasal yapılarda birer sapma değil, neredeyse kaçınılmaz birer sonuçtur.</p>

<p>Zira denetlenmeyen iktidar, er ya da geç kendi iç mantığını üretir; bu mantık da kamu yararı değil, iktidarın sürekliliği üzerine kuruludur.</p>

<p>Bu rejimler, demokratik meşruiyetin zahmetli yolları yerine daha “kullanışlı” bir meşruiyet biçimini tercih eder: sorgulanamaz, kutsallaştırılmış, ideolojik ve dogmatik gerekçeler. “Dava”, “devrim”, “beka”, “dış güçler” ya da “ilahi irade” gibi kavramlar, halkın rızasını sürekli üretmekten çok, sorgulama ihtiyacını bastırmaya yarar. Bu söylem dünyasında iktidar, hesap veren bir yapı olmaktan çıkar; kendisini tarihsel, ideolojik ya da metafizik bir misyonun taşıyıcısı olarak sunar.</p>

<p>İran İslam Cumhuriyeti bu bağlamda öğretici bir örnek teşkil etmektedir. Rejim, formel olarak cumhuriyet iddiası taşısa da fiiliyatta siyasal, askeri ve ekonomik gücün “dini lider” makamında yoğunlaştığı bir yapı üretmiştir.</p>

<p>Ali Hamaney şahsında sembolleşen bu merkezileşme, yalnızca siyasal karar alma süreçlerini değil, ekonominin en stratejik alanlarını da kapsar. Devrim Muhafızları ve onlara bağlı vakıf ve şirket ağları, devletin resmi bütçesinin çok ötesinde bir ekonomik alanı kontrol etmektedir. Bu alan ne parlamentonun ne de kamuoyunun gerçek anlamda denetimine açıktır.</p>

<p>İşte “paralel devlet” tam da burada ortaya çıkar. Hukuki statüsü muğlak, hesap verme yükümlülüğü belirsiz, ancak ekonomik ve askeri gücü son derece somut bir yapı…</p>

<p>Böyle bir sistemde yolsuzluk münferit bir ahlaki zaaf değil, yapısal bir işleyiş biçimi hâline gelir. Kaynak tahsisi liyakatle değil sadakatle; verimlilikle değil ideolojik yakınlıkla belirlenir. Sonuç ise kaçınılmaz olarak ekonomik çürüme ve toplumsal yoksullaşmadır.</p>

<p>Oysa İran, doğal kaynaklar bakımından dünyanın en şanslı ülkelerinden biridir. Doğalgaz ve petrol rezervleri açısından küresel ölçekte ilk sıralarda yer alan bir ülkenin, halkının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması yalnızca yaptırımlarla açıklanamaz. Asıl mesele, bu kaynakların kimler tarafından, hangi önceliklerle ve hangi denetim mekanizmaları içinde kullanıldığıdır.</p>

<p>Kaynaklar halk için değil, rejimin ideolojik ve jeopolitik ajandasını sürdürmek için seferber edildiğinde; refah değil, yoksulluk; istikrar değil, sürekli kriz üretilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burada kritik bir noktaya geliyoruz: İdeolojik ya da dini meşruiyetin de bir sınırı vardır. Bu sınır soyut inançlardan değil, son derece somut bir yerden geçer: toplumun temel ihtiyaçları. Ekmek, iş, sağlık, güvenlik ve onur…</p>

<p>Bir rejim ne kadar kutsal bir söylem üretirse üretsin, bu ihtiyaçları karşılayamadığında meşruiyetini hızla tüketir. Çünkü karnı aç, geleceği belirsiz bir toplum için metafizik vaatlerin ikna gücü sınırlıdır.</p>

<p>Son yıllarda İran sokaklarında yükselen itirazlar tam da bu meşruiyet krizinin dışavurumudur. Tepkiler yalnızca siyasal özgürlüklere değil, ekonomik adaletsizliğe ve sistematik yoksullaşmaya yöneliktir. Bu itirazlar, rejimin dayandığı “dini meşruiyet” anlatısının artık geniş toplumsal kesimleri ikna edemediğini göstermektedir. Kısacası sorun, inançta değil; inancın iktidar tarafından araçsallaştırılmasındadır.</p>

<p>Bugün İran rejimi, ürettiği meşruiyetin sonuna yaklaşmaktadır. Çünkü kutsallık iddiası, refah üretemediğinde; ideoloji, adaletin yerini aldığında; “dış düşman” söylemi, iç çürümeyi örtmeye yetmediğinde siyasal yapı kendi ağırlığı altında çökmeye başlar. Tarih, denetimsiz iktidarların er ya da geç aynı sona yürüdüğünü defalarca göstermiştir.</p>

<p>İran örneği bize şunu bir kez daha hatırlatıyor: Gerçek meşruiyet, ne sloganlarda ne de kutsal unvanlardadır. Gerçek meşruiyet, hukukun üstünlüğünde, hesap verebilirlikte ve halkın insanca yaşama hakkını güvence altına alan bir düzendedir. Bunun alternatifi ise yalnızca gecikmiş bir krizdir.</p>

<p>Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü</p>

<p><strong>Rubil GÖKDEMİR</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/kutsal-mesruiyetin-tukenisi-iran-rejimi-neyi-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/kutsal-mesruiyetin-tukenisi-iran-rejimi-neyi-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="86004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya nüfusu hakkında istatistiki veriler tespit ve tavsiyeler!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/dunya-nufusu-hakkinda-istatistiki-veriler-tespit-ve-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/dunya-nufusu-hakkinda-istatistiki-veriler-tespit-ve-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya nüfusu Süper ilginç!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın şu anki nüfusu yaklaşık 7,8 milyar&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Çoğu insan için bu büyük bir sayı. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;Ancak yüzdelik olarak daha insancıl ve yönetilebilir bir boyutta tahmin edilebilir.<br />
&nbsp;Ortaya çıkan analizin anlaşılması nispeten kolaydır.</p>

<p>&nbsp;Aşağıdakileri içeren %100 üzerinden:</p>

<p>&nbsp;- %11'i Avrupa'da<br />
&nbsp;- %5'i Kuzey Amerika'da<br />
&nbsp;- %9'u Güney Amerika'da<br />
&nbsp;- %15'i Afrika'da*<br />
&nbsp;- %60'ı Asya'da yaşıyor</p>

<p>&nbsp;- %49'u bir köyde yaşıyor<br />
&nbsp;- %51'i şehirde yaşıyor</p>

<p>&nbsp;- %12'si Çince konuşuyor<br />
&nbsp;- %5 İspanyolca konuşuyor<br />
&nbsp;- %5 İngilizce konuşuyor<br />
&nbsp;- %3 Arapça konuşuyor<br />
&nbsp;- %3 Hintçe konuşur<br />
&nbsp;- %3'ü Bengalce konuşuyor<br />
&nbsp;- %3 Portekizce konuşur<br />
&nbsp;- %2 Rusça konuşuyor<br />
&nbsp;- %2 Japonca konuşuyor<br />
&nbsp;- %62'si ana dilinde konuşuyor.</p>

<p>&nbsp;- %77'sinin kendi evi veya kirası var.<br />
&nbsp;- %23'ünün ikametgahı yoktur.</p>

<p>&nbsp;- %21'i gereğinden fazla kalori tüketiyor<br />
&nbsp;- %63'ü üç öğün tam yemek yiyebiliyor<br />
&nbsp;- %15'i yetersiz besleniyor</p>

<p>&nbsp;- %48 yaşam maliyeti 2,00 dolardan az</p>

<p>&nbsp;- %87'sinin içme suyu var.<br />
&nbsp;- %13'ü içme suyuna sahip değil ve/veya yalnızca kirli su kaynaklarına erişebiliyor.</p>

<p>&nbsp;- %75'inin cep telefonu var<br />
&nbsp;- %25'inde hiç yok</p>

<p>&nbsp;- %30'unun internet erişimi var.<br />
&nbsp;- %70 bağlanamıyor.</p>

<p>&nbsp;- %7'si üniversite eğitimi almıştır.<br />
&nbsp;- %93'ü üniversitede okumadı.</p>

<p>&nbsp;- %83'ü okuyabiliyor.<br />
&nbsp;- %17'si okuma yazma bilmiyor.</p>

<p>&nbsp;- %33'ü Hristiyan<br />
&nbsp;- %22 Müslüman<br />
&nbsp;- %14 Hindular<br />
&nbsp;- %7'si Budist<br />
&nbsp;- %12'si diğer dinlere mensuptur<br />
&nbsp;- %12'si dinsiz, ateist</p>

<p>&nbsp;- %26'sı 14 yaşın altındadır<br />
&nbsp;- %66'sı 15 ile 64 yaş arasındadır<br />
&nbsp;- %8'i 65 yaşın üzerindedir.</p>

<p>&nbsp;Kendi eviniz (veya kiranız) varsa, günde 3-6 öğün yemek yiyip temiz su içiyorsanız, cep telefonunuz varsa, internette gezinebiliyor ve üniversiteye gidebiliyorsanız Little Privileged Group'un bir parçasısınız. &nbsp;(dünya nüfusunun %7'sinden azını oluşturan küresel elit kategorisi).</p>

<p>Mevcut şartlar altında, yeryüzündeki 100 kişiden sadece 8'i 65 yılı geçebilir.</p>

<p>&nbsp;65 yaşın üzerindeyseniz, mutlu olun ve minnettar olun. &nbsp;Hayatın tadını çıkar, anın tadını çıkar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Senden önce gidenlerin %92'si gibi sen de 64 yaşından önce bu dünyadan ayrılmadıysan, zaten insanlık içinde kutsanmışsındır.</p>

<p>Sağlığınıza iyi bakın çünkü kimse sizden daha fazla umursamıyor!</p>

<p>Kalan her anın tadını çıkarın ve şikayet etmeyin.</p>

<p>40-90 yaş arası hepimiz için: İşte herkes için bazı basit ve yararlı öneriler.</p>

<p>&nbsp;Her zaman kontrol edin:<br />
&nbsp;1. Kolesterol<br />
&nbsp;2. Glisemi<br />
&nbsp;3. Trigliseritler<br />
&nbsp;4. Tansiyon</p>

<p>&nbsp;azaltmak:<br />
&nbsp;1. Tuz<br />
&nbsp;2. Şeker<br />
&nbsp;3. Buğdaydan zengin besinler<br />
&nbsp;4. Süt ürünleri<br />
&nbsp;5. İşlenmiş ürünler.</p>

<p>&nbsp;Gerekli yiyecek:<br />
&nbsp;1. Sebzeler<br />
&nbsp;2. Meyveler<br />
&nbsp;3. Su<br />
&nbsp;4. Spor</p>

<p>&nbsp;Unutmaya çalışmamız gereken üç şey:<br />
&nbsp;1. Çağımız<br />
2. Geçmişimiz<br />
&nbsp;3. Şikayetlerimiz</p>

<p>&nbsp;Üç ana şey:<br />
&nbsp;1. Akrabalarımız/arkadaşlarımız<br />
&nbsp;2. Olumlu düşüncelerimiz;<br />
&nbsp; 3. Temiz ve misafirperver bir ev.</p>

<p>&nbsp; Üç temel şey:<br />
&nbsp;1. Daima gülümse/gül<br />
&nbsp;2. Kendi hızınızda düzenli fiziksel aktivite yapın<br />
&nbsp;3. Kilonuzu kontrol edin&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Yedi temel şey:<br />
&nbsp;1. Su içmek için susamayı beklemeyin;<br />
&nbsp;2. Uyumak için uykunuzun gelmesini beklemeyin;<br />
&nbsp;3. Dinlenmek için yorulana kadar beklemeyelim;<br />
&nbsp;4. Tıbbi testler yapmak için hasta olmayı beklemeyin;<br />
&nbsp;5. Her zaman daha iyi yarınlara umut beslemek için mucizeleri beklemeyelim...<br />
<br />
40-90 yaş aralığında değer verdiğiniz arkadaşlarınız varsa onlara bu mesajı gönderin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/dunya-nufusu-hakkinda-istatistiki-veriler-tespit-ve-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/02/dunya-nufusu-hakkinda-istatistiki-veriler-tespit-ve-tavsiyeler.jpg" type="image/jpeg" length="69031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistin’de bu noktaya nasıl gelindi?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/filistinde-bu-noktaya-nasil-gelindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/filistinde-bu-noktaya-nasil-gelindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin’de bu noktaya nasıl gelindi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıl 1837&nbsp;<br />
Filistin nüfus sayımı yapılıyor, &nbsp;Filistin’de bulunan Yahudilerin toplam nüfusu 9 Bin olarak kayıtlara geçiyor.</p>

<p>Filistinli Arapların Yahudilere toprak satması ile bu rakam 50 Bine yükseldi. &nbsp;Böylece1882'de ikinci Yahudi yerleşimi kurulmuş oldu .&nbsp;<br />
1908'de Yahudi nüfusu 100 Binin üzerine çıkmıştı.&nbsp;</p>

<p>Bu topraklar devlet tarafından satılmıyordu,&nbsp;<br />
Bizzat o bölgede yaşayan Arap şeyhlerin şahsi mallarıydı.&nbsp;<br />
Ederinin çok üstünde fiyatlara satmak için Filistinli Araplar adeta yarışıyordu.&nbsp;</p>

<p>Hâlbuki Padişahın bu konuda açık emri vardır. Hiçbir yahudiye toprak satılmayacaktır.&nbsp;</p>

<p>Her şeyin kılıfını uyduran Yahudiler, Alman kimliği ile, İngiliz kimlikleri ile toprak satın alıyorlardı.&nbsp;<br />
Filistinli Arapların ise gözü doymak bilmiyordu.&nbsp;</p>

<p>Yani öyle işgal ederek başlamadı her şey!&nbsp;<br />
Adamlar bastılar parayı aldılar toprakları.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demek ki neymiş, vatanın her bir karışı kutsal imiş, kutsalı satar isen başına bunlar gelir imiş!</p>

<p>Osmanlı &nbsp;dönemi sonrası Filistin İngiliz himayesi altına girdi ve toprak satışı yasağı kalkınca Yahudiler satın aldıkları toprakların tapularını kendi üzerlerine aldılar.&nbsp;</p>

<p>1925'te 944 Bin dönüm olan arazi satılmıştı!<br />
1927 de 1 Milyon 124 Bin dönüm arazi satılmıştı.<br />
1930 de satılan arazi miktarı 1 Milyon 700 Bin dönüme çıkmıştı.<br />
Bunlar hep satın alınan arazilerdi, tapulu belgeli!&nbsp;</p>

<p>1948 yılına gelindiğinde Bir devlet kurabilecek kadar toprak satın alınmıştı! Öyle Bazılarının söylendiği gibi Filistin falan işgal edilmiş değil!</p>

<p>Peki Bu Filistinliler nasıl insanlar&nbsp;<br />
Türkler ile bağları neymiş bir de ona bakalım.</p>

<p>Yıl 1915<br />
Filistin askerleri, &nbsp;Türk askerlerine cephe arkasından saldırmış ve 14 Bin &nbsp;Türk askerinin şehit olmasına birçok askerin yaralanmasına sebep olmuştur. &nbsp;Arap ihaneti ile esir düşen 15 Bin Türk askerinin gözleri kör edilerek eziyet edilmişti.&nbsp;</p>

<p>Kardeş Filistin Haaaa!</p>

<p>Yıl 1916&nbsp;<br />
Filistin bayrağı, Filistin halkını temsil etmek için kullanılan bayraktır. İlk olarak Şerif Hüseyin tarafından 1916 yılında Osmanlı Devletine karşı başlatılan Arap ayaklanmasının sembolü olarak 4 renkli, siyah, beyaz, yeşil ve kırmızı renklerden oluşan bir bayrak tasarlanır.&nbsp;<br />
En üstteki siyah yatay çizgi, Abbasileri;&nbsp;<br />
Ortadaki yeşil renk Şii Fatımileri;&nbsp;<br />
Alttaki beyaz renk Emevileri temsil eder.<br />
Kırmızı üçgen ise 1916 yılında Osmanlı Devletine isyan eden Şerif Hüseyin’in kabilesi Haşimoğullarını, diğer bir görüşe göre Arapların Osmanlı Devletine karşı bağımsızlığı için dökülen kanı temsil eder.</p>

<p>Yıl 1917&nbsp;<br />
Filistinli Araplar İngiliz Lawrance ile bir oluyor ve tarihe Akabe baskını olarak geçecek ihanete imza atıyorlardı. Akabe deki Tüm Türk askeri katledilmiştir. Bugün Ürdün-Filistin arasındaki wadi rum çölünde &nbsp;Lawrance Rölyefi ile Lawrance'ı dağlara taşlara kazımışlardır.</p>

<p>Ve aynı yıl yani 1917'de Kudüs Filistinliler tarafından İngilizlere Teslim ediliyor!&nbsp;</p>

<p>Bununla da kalmıyor İngiliz general Edmund Allenby Kudüs’e girerken Filistinli Araplar tarafından “El-Nebi” yani peygamber olarak karşılanıyor.</p>

<p>Yıl 1978&nbsp;<br />
Filistin Kurtuluş örgütü Terör örgütü PKK ya kucak açıyor, PKK ile birlikte Türkiye aleyhine faaliyetlere başlıyor.</p>

<p>Yıl 1979&nbsp;<br />
Ankarada bulunan Mısır Büyükelçiliği Filistinli teröristlerce basılıyor 1 polisimiz ve 1 bekçimiz şehit oluyor.</p>

<p>Yıl 1980&nbsp;<br />
Filistin halk kurtuluş cephesi lideri George Habash, Lübnan'ın Sidon şehrindeki kamplarını Asala terör örgütü'ne açıyor, Asala'nın diplomatlarımızı katlettiği eylemlerine bu Filistinli teröristler de destek veriyor</p>

<p>Kardeşe bak kardeşe !&nbsp;</p>

<p>Yıl 1989<br />
Yaser Arafat, "Ermenistan'ın haklı davasını destekliyoruz" açıklamaları yapıyor.&nbsp;<br />
Karabağ işgaline ve Ermeni katliamlarına destek veriyor.</p>

<p>Yıl 1993<br />
Filistinli araplar, Mesud Barzani'nin "bağımsız kürdistan" fikrine de destek oluyor.</p>

<p>Yıl 2002<br />
Binbaşı Cengiz Toytunç Batı Şeriada, Barış gücünde görevliyken aracı durdularak oracıkta şehid ediliyor.</p>

<p>Yıl 2009&nbsp;<br />
Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas Kıbrıs'ta Türklerin işgalci olduklarını, Rumların tüm tezlerini desteklediklerini dünyaya açıklıyor.</p>

<p>Yahu sizin gözünüzdeki bu perde nasıl kalkacak!&nbsp;<br />
Bitmedi...&nbsp;<br />
Devam.</p>

<p>Yıl 2012.&nbsp;<br />
Filistin devleti Al Nakba kupası adı altında bir organizasyon düzenliyor ve sözde Kürdistan takımını da davet edip, Kürdistan Futbol takımı ile maç yapıyor.</p>

<p>Yıl 2019<br />
Türkiye'nin Suriye'de başlattığı “Barış Pınarı harekatı” &nbsp;için Filistin’in de içinde olduğu “Arap birliği"; kınama mesajı yayınladı.</p>

<p>Yıl 2020.<br />
Filistin, Türkiye'nin doğu Akdeniz’deki hak iddialarına karşı olarak kurulan doğu Akdeniz gaz forumuna üye oluyor. (eastern mediterranean gas forum) &nbsp;<br />
Yunanistan, mısır, Kıbrıs Rum kesimi ve İsrail ile birlikte Türkiye'nin mavi vatan tezine karşı cephe alıyor.<br />
Ve aynı yıl yani 2020'de<br />
Filistin, Çin'in Uygur Türklerine yaptığı soykırımı destekliyor ve çin'in Uygur Türkleri politikasına destek verdiğini söylüyor.</p>

<p>Bugün Güzel ülkemin güzel sokaklarında bu Kahpe milletin üzerinde Türk kanının da temsil edildiği Filistin bayrağını şahlandıran bir kesim var.&nbsp;<br />
Onların amaçları nedir bilmiyorum ama, Türkiye’de; &nbsp;İtalyan, Alman, İngiliz şirketleri adı altında İsrail tarafından alınan binlerce dönüm tarım arazisinin satın alındığını herkes biliyor. Tıpkı vakti zamanında Filistinli Arap şeyhlerin topraklarını sattıkları gibi bizlerde topraklarımızı maalesef Ecnebilere sattık, satmaya da devam ediyoruz!</p>

<p>400.000 dolar veren herkes Türk vatandaşı olabiliyor...<br />
Filistinleşiyoruz ruhunuz duymuyor!</p>

<p>-Alıntıdır-</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/filistinde-bu-noktaya-nasil-gelindi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/filistinde-bu-noktaya-nasil-gelindi.jpeg" type="image/jpeg" length="26925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pakistan Genelkurmay Başkanından Afganistanla ilgili sert çıkış]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/pakistan-genelkurmay-baskanindan-afganistanla-ilgili-sert-cikis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/pakistan-genelkurmay-baskanindan-afganistanla-ilgili-sert-cikis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan Genelkurmay Başkanı General Asım Munir, doğu komşusu Hindistan ve batı komşusu Afganistan’a ”Ülkede artan güvensizlik” nedeniyle uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pakistan Genelkurmay </strong>Başkanı General <strong>Asım Munir</strong>, doğu komşusu Hindistan ve batı komşusu <strong>Afganistan</strong>’a ”Ülkede artan güvensizlik” nedeniyle uyarıda bulundu.</p>

<p>Express Tribune’un haberine göre, Genelkurmay Başkanı Munir, devlet ve özel üniversitelerdeki öğrenciler arasında yaptığı konuşmada Pakistan’ın güvenliği söz konusu olduğunda kimseye saygı duyulmayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Munir, “Bir Pakistanlının hayatı Afganistan’ın tamamından daha önemli” dedi.</p>

<p>Ayrıca Afgan hükümetine uyarıda bulunan Munir, “Pakistan’a bakmayın, her şeyi feda etmeye hazırız.” ifadesini kullandı.</p>

<p>Pakistan’ın yaklaşık 50 yıldır beş milyon mülteci Afgan’ı beslediğini ifade eden Munir, Afganistan’ı Belucistan kurtuluş hareketine uzun süredir destek vermekle suçladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/pakistan-genelkurmay-baskanindan-afganistanla-ilgili-sert-cikis</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/pakistan-genelkurmay-baskaninin-durusu.JPG" type="image/jpeg" length="51484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de Teksas krizi! 25 eyalet bildiri yayınladı!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/abdde-teksas-krizi-25-eyalet-bildiri-yayinladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/abdde-teksas-krizi-25-eyalet-bildiri-yayinladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de Teksas krizi yaşanıyor! Meksika sınırına kaçak göçmenlerin geçişini engellemek için dikenli tel yerleştiren Teksas Valisi, Yüksek Mahkeme'nin kararına uymamış ve ABD sınır devriyesine de izin vermemişti. Olayların ardından ABD'deki 25 eyalet Joe Biden yönetimine karşı çıkarak Teksas'a destek bildirisi yayınladı. Oklahoma Valisi Kevin Stitt ise devam eden sınır anlaşmazlığında Teksas'a destek amacıyla Ulusal Muhafızlarını Meksika sınırına yardıma göndereceğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stitt Fox TV'ye yaptığı açıklamada, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın tüm Cumhuriyetçi valilere çağrısı üzerine, düzensiz göçmenlerin geçişini engelleme konusunda Washington yönetimiyle ters düşen "Teksas'ın yanında olduklarını" belirtti. Vali Stitt, sınır güvenliği için Teksas'a daha önce de Oklahoma Ulusal Muhafız Birliği'nden destek gönderdiğini anımsattığı açıklamasında, gerekli yönlendirmeleri yaptığını, "birliklerin hareket için hazırlandığını" söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"PATRONLARINA İTAAT ETMEYE ÇALIŞIYORLAR"</strong></p>

<p>Bizzat Teksas sınırına giderek inceleme yaptığını aktaran Stitt, "Sınır görevlilerinin bile kafaları karışık. Bunlar iyi Amerikalılar ve patronlarına itaat etmeye çalışıyorlar ama bu politikayı da kabul etmiyorlar." diye konuştu.</p>

<p>ABD 2024 başkanlık yarışından Donald Trump lehine çekildiğini açıklayan Florida Valisi Ron DeSantis de X hesabındaki paylaşımında, "Anayasa gerçekten eyaletleri kendilerini bir işgale karşı savunma konusunda güçsüz bıraksaydı, ilk başta onaylanmazdı ve Teksas birliğe (federal yönetime) asla katılmazdı." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/abdde-teksas-krizi-25-eyalet-bildiri-yayinladi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/abdde-teksas-krizi.JPG" type="image/jpeg" length="29474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ermeni lobisi Fransa’da ATATÜRK’ü hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/ermeni-lobisi-fransada-ataturku-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/ermeni-lobisi-fransada-ataturku-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk filmini protesto eden ve Atatürk’le Hitleri bir tutmaya çalışan Fransa’daki Ermeni lobisine Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu tek cümleyle yanıt verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'da faaliyet gösteren Comité de Défense de la Cause Arménienne (CDCA) adlı Ermeni Davasını Savunma Komitesi, Atatürk filmini hedef aldı. Lobinin,&nbsp;Türkiye&nbsp;Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile Hitler'i bir tutmaya çalışarak büyük bir skandala imza attı.</p>

<p>Ermeni lobisi,&nbsp;<strong>"Tüm hak savunucularını Ermeni nefretine yönelik bu özrün karşısında ayağa kalkmaya çağırıyoruz."</strong>&nbsp;şeklinde bir açıklama yaparak tepkisini dile getirdi.</p>

<p>Bu eleştirilere Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu hızlı bir şekilde yanıt verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mumcu, Fransızca bir cümle ile verdiği jet yanıtında, Türk bayrağını da ekleyerek Atatürk filmi afişi önünde çekilmiş bir fotoğrafını paylaştı.</p>

<p><img alt="f.png" height="855" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/other/2024/01/25/f.png" width="589" /></p>

<p><img alt="feew.png" height="865" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/other/2024/01/25/feew.png" width="531" /></p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>2023 yılında Aras Bulut İynemli'nin başrolünde yer aldığı "Atatürk" dizisini yayınlayacağını açıklayan Disney Plus, bu kararından vazgeçmişti. Film sinemada iki bölüm halinde beyaz perdede yer aldı.</p>

<p>Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA), dizinin yayınlanmaması için kampanya yürütmüş ve Disney için boykot kampanyası başlatmıştı.</p>

<p>Dizinin yayınlanmama kararının ardından ANCA, bir kutlama mesajı da yayınlamıştı. Türkiye yaşananlar karşısında ayağa kalkmış her kesimden tepki yağmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/ermeni-lobisi-fransada-ataturku-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/ataturk-filmi.jpg" type="image/jpeg" length="46931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazan'da Tatar diline destek eylemi gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/kazanda-tatar-diline-destek-eylemi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/kazanda-tatar-diline-destek-eylemi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[16 Ocak'ta Kazan'da, büyük Tatar şairi Abdulla Tukay'ın anıtının yakınında, Azatlık Tatar gençleri Birliği Tatar dilini desteklemek için tek başına bir eylem düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>16 Ocak'ta <strong>Kazan</strong>'da, büyük <strong>Tatar </strong>şairi <strong>Abdulla Tukay</strong>'ın anıtının yakınında, Azatlık Tatar gençleri Birliği <strong>Tatar dili</strong>ni desteklemek için tek başına bir <strong>eylem </strong>düzenledi. Birlik aktivisti elinde bir pankartla çıktı: "Rubin futbolcularının maaşları yılda 16 milyon avro (!). Dil geliştirme programı 111 milyon ruble (!). Tatar dilinin zorunlu eğitiminin geri getirilmesini ve dil geliştirme programının en azından futbolcu maaşları seviyesine çıkarılmasını talep ediyoruz."</p>

<p>Azatlık lideri Nail Nabiullin'e göre eylemin nedeni Tataristan'da dil koruma programına ayrılan fonun azaltılmasıyla ilgili haberlerdi ve Tatar aktivistler bu eylemle Tatar dilinin durumuna dikkat çekmek istiyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tataristan'ın devlet ve yerel dillerin geliştirilmesi programının finansmanını azalttığını öğrendik. Dil geliştirme programına ayrılan fonun azaltılması, özellikle de devlet Tatar dilinin kelimenin tam anlamıyla okullardan atıldığı bir dönemde çok çirkin.</p>

<p>Eylemden önce futbolcuların maaşlarını sorduk. Medyaya göre, Rubin futbol kulübü sadece 2023 yılında futbolcu maaşları için 16 milyon avro harcadı. Bu arka plan karşısında, dil geliştirme programı için zaten yetersiz olan fon miktarının azaltılması, cumhuriyet yetkililerinin bu dillerin, özellikle de Tatar dilinin geliştirilmesi konusunu ne kadar resmi bir şekilde ele aldıklarını göstermektedir. Kesintilerden önce bile fon miktarının son derece yetersiz olduğuna inanıyoruz. Futbolcuların kıyaslanamaz maaşları göz önüne alındığında, dil gelişimi için ayrılan fon miktarı Tatarlarla ve haklarımızla açıkça alay etmek anlamına geliyor. Başka bir deyişle, dillerin korunması ve geliştirilmesinin önemli olmadığı, önemli olanın oyuncuların nasıl koştuğu olduğu bize açıkça söyleniyor. Bu, anlaşmayı yenilemedikleri ve Tatar dilini seçmeli ders olarak bırakarak okullardan attıkları en az 2017'den beri kamuoyu önünde aşağılanmaya devam eden Tatar halkına ve Tatar kamuoyuna doğru bir başka tükürüktür. Son derece öfkeliyiz ve mevcut duruma kategorik olarak katılmadığımızı ifade ediyoruz.</p>

<p>Bugün Tataristan'da tam teşekküllü bir Tatar milli eğitim sistemi oluşturmak önemlidir. Tatar anaokulları ve okullarının kurulmasıyla başlayıp ulusal bir üniversite ile sona erecek. Aynı zamanda, bakanlıklar, daireler ve belediyeler için iki dilli personel yetiştirilmesine dikkat etmek önemlidir. Buna ek olarak, dilin tam gelişimi için modern Tatarca içeriğin oluşturulmasını finanse etmek önemlidir.</p>

<p>Azatlık Tatar Gençleri Birliği, Tataristan'daki tüm eğitim kurumlarında Tatar dilinin zorunlu olarak okutulmasını talep etmektedir" - diye vurguladı Azatlık lideri Nail Nabiullin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/kazanda-tatar-diline-destek-eylemi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jan 2024 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/kazanda-tatar-diline-destek-eylemi.jpg" type="image/jpeg" length="86513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biz Suud ailesi Yahudilerin kuzenleriyiz!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/biz-suud-ailesi-yahudilerin-kuzenleriyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/biz-suud-ailesi-yahudilerin-kuzenleriyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biz, Suudi ailesi, Yahudilerin kuzenleriyiz: Yahudilere düşmanlık gösteren herhangi bir Arap veya Müslüman Otoriteye tamamen katılmıyoruz; ama onlarla birlikte barış içinde yaşamalıyız. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Biz, Suudi ailesi, Yahudilerin kuzenleriyiz: Yahudilere düşmanlık gösteren herhangi bir Arap veya Müslüman Otoriteye tamamen katılmıyoruz; ama onlarla birlikte barış içinde yaşamalıyız.&nbsp;</p>

<p>Ülkemiz (Arabistan), ilk Yahudi'nin doğduğu ve onun soyundan gelenlerin dünyanın dört bir yanına yayıldığı Çeşme başıdır.&nbsp;</p>

<p>Bu, Kral Faysal El-Suud Bin Abdülaziz'in beyanıydı! ' O dönemde Kral Faysal El Suud, 17 Eylül 1969'da Washington Post'a yaptığı açıklamada, ailesinin Yahudilerle akrabalığını inkar edememişti.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arabistan Müslümanlar tarafından değil, Yahudi parazitler tarafından kontrol ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/biz-suud-ailesi-yahudilerin-kuzenleriyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/arabistan.jpg" type="image/jpeg" length="98508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir İtalyan’ın gözüyle Türk çocukları]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/bir-italyanin-gozuyle-turk-cocuklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/bir-italyanin-gozuyle-turk-cocuklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllarca Türkiye’de araştırmalar yapmış olan İtalyan asıllı profesör Anna Masala geçtiğimiz senelerde ‘Türkiye’ye Aşk Mektuplarım’ isimli bir kitap yayımladı. Kitapta içindeki Türkiye sevgisini dile getiren Prof. Masala Türk çocuklarını bakın nasıl tarif ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca Türkiye’de araştırmalar yapmış olan İtalyan asıllı profesör Anna Masala geçtiğimiz senelerde ‘Türkiye’ye Aşk Mektuplarım’ isimli bir kitap yayımladı.</p>

<p>Kitapta içindeki Türkiye sevgisini dile getiren Prof. Masala Türk çocuklarını bakın nasıl tarif ediyor:</p>

<p>“Siz Türklere kompliman olmasın ama, çocuklarınızın hepsi güzeldir. Sadece güzel değil terbiyeli ve usludurlar. Gözlerinde ırkının güzelliği ve gururu parlar. Gençken Türk çocukları beni sokaklarda ‘abla’ diye çağırırdı. Sonra ‘teyze’ oldum. Yalnız birkaç sene önceleri bir delikanlı bana ‘nine’ deyince çok kırıldım..</p>

<p>Çok Türk çocuğu tanıdım ve onlarla ilgili çok anım vardır.</p>

<p>Birgün Ankara’da, Yenişehir sokaklarında oynayan bir çocuk grubu gördüm. O sırada bir askerî kamyon geçti. Çocuklar oyunu bırakıp dikkate geçerek, asker selâmı verince askerler de büyük bir ciddiyetle onlara cevap verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>&nbsp;Yanımda bulunan babam:</p>

<p>*"Türk milleti budur, işte bu sebeple Türkiye’nin ebedî olduğuna inanıyorum.’ dedi…”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/bir-italyanin-gozuyle-turk-cocuklari</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jan 2024 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/bir-italyanin-gozuyle-turk-cocuklari.jpg" type="image/jpeg" length="36732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC’de sessiz işgal şehit, gazi ve Denktaş’ın kemikleri sızlatılıyor!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/kktcde-sessiz-isgal-sehit-gazi-ve-denktasin-kemikleri-sizlatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/kktcde-sessiz-isgal-sehit-gazi-ve-denktasin-kemikleri-sizlatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC’de sessiz işgali gerçekleştiren israillilere ait 36 şirketin isimlerini ve sahiplerini açıklıyorum. İşte KKTC'yi parselleyen israilli şirketler]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“SESSİZ İŞGAL’İ önemsizleştirmek için hala “belge yok, kanıt yok, spekülatif yayınlar yapılıyor “ diyen CB Tatar ve Başbakan Ünal Üstel iyi okusun. Yabancılara arazi satışını yasaklayan, konut satışını sadece 1 apartman Dairesi ile sınırlayan, bugüne dek yapılan yasa dışı satışları geçersiz ilan eden yasayı Mecliste geçirene ve İSRAİLLİLERE VERİLEN VATANDAŞLIKLAR İPTAL EDİLENE KADAR peşinizi bırakmayacağız. İşte İSRAİLLİLERE AİT ŞİRKETLER</p>

<p>1- ÇATALKÖY HEİGHTS PROPERTİES LTD.</p>

<p>YUVAL MİCHAELY ( İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>AMİKAM MAHROOM (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>2- HERMAVİ PROPERTİES LTD.</p>

<p>AMİKAM MAHROOM ( İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>YUVAL MİCHAELY (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>3- İLYAL DEVELOPMENT</p>

<p>YACOB BAR OZ. (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>EYAL AMİR (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>4- MAPO İNVESTMENT LTD.</p>

<p>JOYAS LTD.</p>

<p>(Yahudi ortaklı yerel şirket)</p>

<p>5- NOYA BUİLDİNG LTD.</p>

<p>İTAMAR ÜNSAL SARILAN (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>6- YOSOLİNT İNVESTMENT LTD</p>

<p>(Yahudi ortaklı yerel şirket)</p>

<p>NADAV FRİEDMAN (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>İTAMAR ÜNSAL SARILAN (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>7- İTACARE PROPERTİES LTD</p>

<p>AMİKAM MAHROOM (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>YUVAL MİCHAELY (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>8- İSLA PROPERTİES LTD</p>

<p>AMİKAM MAHROOM (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>YUVAL MİCHAELY (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>9- SWEET WATER BAY PROPERTİES LTD</p>

<p>Eagle Bay Holdings İnc</p>

<p>Anguilla Tes Şti</p>

<p>Tatlısu’da iş takibini İSRAİLLİLER yapıyor</p>

<p>10- ALSANCAK DEVELOPMENT LTD</p>

<p>RAPHAEL ELMALEH (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>11- TATANKA PROPERTİES LTD.</p>

<p>AMOUR KANCEPOLSKY (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>12- PAUSA PROPERTİES LTD</p>

<p>TRNC Holdings İnc.</p>

<p>Anguilla Tes Şti</p>

<p>Gaziveren’de iş takibini İSRAİLLİLER yapıyor</p>

<p>13- WESTMORE MANAGEMENT LTD.</p>

<p>RAPHAEL ELHANANİ (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>14- MİCAR İNVESTMENT</p>

<p>RAPHAEL ELHANANİ (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>15- LİBET İNVESTMENT LTD</p>

<p>SHLOMO HAKİM (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>HAYIM SAYGIBİLEN ( TC/İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>16- BURTON MANAGEMENT LTD.</p>

<p>YOSEF SALMANİ (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>17- DASSİMONA, İNVESTMENT LTD</p>

<p>YOSEF SALMANİ ( İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>18- VALEGA İNVESTMENT LTD</p>

<p>(YOSEF SALMANİ)</p>

<p>19- KERİLDO İNVESTMENT LTD</p>

<p>İTAMAR ÜNSAL SARILAN (İSRAİL VATANDAŞI)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>20- BLUE CARAMEL DEVELOPMENT LTD</p>

<p>CARAMEL ENTERPRİSES LTD. (Panama tescilli şirket)</p>

<p>21- BİG OLDU BAZAAR DEVELOPMENTS LTD</p>

<p>Kalecik/İskele’de. İş takibini İSRAİLLİLER yapıyor</p>

<p>22- SAPA PROPERTİES LTD</p>

<p>North Cyprus Teal Estates İnc</p>

<p>Anguilla Tes Şti.</p>

<p>Gaziveren’de. İş takibini İSRAİLLİLER yapıyor</p>

<p>23- YOSOLİNT İNVESTMENT LTD</p>

<p>İTAMAR ÜNSAL SARILAN (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>24- SAR-AY İNVESTMENT LTD.</p>

<p>NAOR YASİNOVSKİ (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>BEZALEL SHAİ YASİNOVSKEİ (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>25- SLEEPING ELEPHANT PROPERTİES LTD</p>

<p>North Cyprus Real Estates</p>

<p>Anguilla Tes Şti.</p>

<p>26- PARMES DEVELOPMENT LTD ( MŞ no:17160)</p>

<p>DANİEL PARDO ( İSRAİL – KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>(KKTC’nin değişik bölgelerinde onlarca apartmanın sahibi)</p>

<p>27- LEXİNGTON DEVELOPMENT LTD.</p>

<p>NADAV FRİEDMAN (İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>28- SQUIRREL CONSTRACTİON LTD</p>

<p>SERGEİ KHROMOV ( İSRAİL/RUSYA vatandaşı)</p>

<p>29- DUMİCA, LTD VE AFİK GROUP LTD</p>

<p>AFİK (JACK) YAACOV (İSRAİL, PORTEKİZ, KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>SİMON MİSTRİEL AYKOUT (İSRAİL, TC, KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>30- İMKB DANIŞMANLIK YÖNETMELİK LTD,</p>

<p>31- OUTDOOR COMPANY LTD,</p>

<p>32- İSE CONSULTİNG&amp; DİRECTİNG LTD,</p>

<p>33- TECHNOLOGİES Group LTD</p>

<p>SİMON MİSTRİEL AYKOUT ( İSRAİL, TC, KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>34- LİOMİ CONSTRACTİON LTD</p>

<p>AFİK (JACK) YAACOV ( İSRAİL, PORTEKİZ, KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>SİMON MİSTRİEL AYKOUT (İSRAİL, TC, KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>35- EVERGREEN LTD</p>

<p>AMİKAM MAHROOM ( İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>YUVAL MİCHAELY ( İSRAİL VATANDAŞI)</p>

<p>36- EUROCOAST LTD</p>

<p>BENZİ FRİEDMAN (İSRAİL, KKTC VATANDAŞI)</p>

<p>MAOR FRİEDMAN (İSRAİL – KKTC vatandaşı)</p>

<p>KKTC’DE İNŞAAT ŞİRKETLERİ OLAN DİĞER İSRAİLLİLER VE YABANCILAR</p>

<p>UDİ İLAN (Udilan)</p>

<p>( İSRAİL – KKTC vatandaşı)</p>

<p>Şirketinin adı tespit edilemedi.</p>

<p>Esentepe’de 1200 konut yapıp sattı. Bafra’da yaptığı 2700 konut inşa halinde. Toplam 3900 konut</p>

<p>İsrail Vatandaşı David Lewis’in sahibi olduğu Karpaz Gate Marina’nın ihale sürecini gerçekleştirdi</p>

<p>ANDREİ KENTLİER (KKTC vatandaşı yapıldı)</p>

<p>SERGEİ KHROMOV (Rus)</p>

<p>JOSHUA BEKİR BORA ( KKTC vatandaşı yapıldı)</p>

<p>SARAH ELİZABETH VAROY (İNGİLİZ)</p>

<p>SEYED AZİN ROSHAN (İRAN)</p>

<p>SANDRA KILIÇ (KKTC Vatandaşı yapıldı)</p>

<p>RAKESH KUMAR (İngiliz)</p>

<p>RANJİT SİNGH SOKHİ (İngiliz)</p>

<p>PAYAM AKHAVAN MALAYERİ (İngiliz)</p>

<p>PEDRAM AKHAVAN MALAYERİ (İngiliz)</p>

<p>ENGELBERT FRİEDSAM (Alman)</p>

<p>HANS WİLHELM OTMAR (Alman)</p>

<p>UWE ZEİLER ( Alman)</p>

<p>RAFAEL PIOTR SWICA (Polonya)</p>

<p>SANJİW MALİK (Hindistan)</p>

<p>SERGIUSZ LECH GOLEBIEWSKİ (Polonya)</p>

<p>Yukarıdaki şirketler sadece benim tespit edebildiklerim. KKTC vatandaşı avukatların adına kurulan veya yüzde 51 hissesi KKTC’li avukatlara, yüzde 49 hissesi İsraillilere/Ruslara/İranlılara/İngilizlere/Almanlara vb... ait olan daha onlarca şirket var. Girne bölgesinde Beşparmak Dağları etekleri ile İskele /Gazimağusa’da lüks malikanelerde yaşayan ve binlerce konut yapan, her biri 30-40 şirketin sahibi olan bu avukatlara devlet şu soruları niye sormuyor?</p>

<p>- Bir avukat olarak binlerce dönüm arazi alacak ve binlerce konut yapacak milyonlarca sterlini nereden buldunuz?</p>

<p>- Şirketinizin kullandığı bu paralar Bankacılık sistemi üzerinden mi geldi? Bunu kanıtlayabilir misiniz?</p>

<p>- Şirketiniz adına, yapılıp satılan binlerce konut için ne kadar kurumlar vergisi ödediniz?</p>

<p>- Siz ve ortaklarınız, ne kadar şahsi gelir vergisi ödedi?</p>

<p>- Binlerce konutu kimlere, kaça sattınız?</p>

<p>- Sattığınız binlerce konutun tapularını devrettiniz ve yüzde 21.5 oranındaki vergilerini ödediniz mi? Devretmediyseniz ve harçlarını ödemediyseniz niye?</p>

<p>- Aynı sorular vatandaş yapılan ve doğrudan kendi adlarına kurdukları şirketler adına veya kendi adlarına binlerce dönüm arazi alan, binlerce konut yapan İSRAİLLİLERE ve diğer yabancılara da sorulmalıdır</p>

<p>CB Tatar, Başbakan Ünal Üstel ve Maliye Bakanı Özdemir Berova’ya sesleniyorum.</p>

<p>Belge ve kanıt yukarıda bir kısmını aktardığım İskele, Karpaz, Yeni Erenköy, Tatlısu, Kaplıca, Geçitkale, Esentepe, Girne, Akdeniz, Gaziveren, bölgelerindeki 35 bin-50 bin arası konuttur. Belgeler ve Kanıtlar Şirketler Mukayitliğindeki şirket dosyalarındadır. Belgeler ve Kanıtlar yukarıdaki soruların yanıtlarındadır. Belge ve kanıt, yukarıdaki bölgelerde Tarım arazilerinin yüzde 80-85’inin İSRAİLLİLER başta olmak üzere yabancılar tarafından satın alınmış olmasıdır. Devlet elinizde. Her türlü soruşturma ve araştırmayı yapma imkanınız var. Bana soracağınıza gerekli araştırmayı niye başlatmıyorsunuz? Özel bir araştırma Komitesi kurun, çok yönlü geniş bir soruşturma yaptırın, yukarıdaki soruların yanıtlarını alın, kamuoyuna açıklayın ve gereğini yapın. Yabancılara arazi satışını tümüyle yasaklayan, sadece 1 konut alınmasına cevaz veren, . Paravan şirketler kurulmasını önleyen yasal düzenlemeyi acilen yapın. Bugüne de yapılan tüm yasadışı alımları geçersiz ilan ederek yasadışı alınan mülkleri devlete devredin.</p>

<p><strong>SABAHATTİN İSMAİL</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/kktcde-sessiz-isgal-sehit-gazi-ve-denktasin-kemikleri-sizlatiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/kktcde-sessiz-isgal-sehit-gazi-ve-denktasin-kemikleri-sizlatiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="34611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yunan Polisi, Doğum gününde Türk kızını katletti]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/yunan-polisi-dogum-gununde-turk-kizini-katletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/yunan-polisi-dogum-gununde-turk-kizini-katletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İskeçe'de köpeğini gezdirmeye çalışan Türk kızına çarpan Yunan Polisi olayı gizlemeye çalıştı. Yaşanan olayın ortaya çıkması ise Türk şehri İskeçe'de gösteriler düzenlenmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>'da Batı Trakya'daki <strong>İskeçe</strong> ilinin Mizanlı Köyü'nde yaşayan Türk kızı <strong>Ayşe Kadri </strong>trafik kazasında hayatını kaybetti. Bir otomobilin çarpmasıyla hayatını kaybeden genç kız için Batı Trakyalılar sokağa döküldü, polisin tutanakla oynadığı ortaya çıktı.</p>

<p>Yunanistan'da 19 yaşındaki Türk kızı Ayşe Kadri'ye 3 gün önce polisin kullandığı otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Doğum gününde toprağa verilen genç kızın ölümüne ilişkin açılan soruşturmada polisin olayı gizlemeye çalıştığı ortaya çıktı.&nbsp;</p>

<p>Batı Trakya Gündem gazetesinin haberine göre, Yunan polis acil sağlık ekibine haber vererek ambulansın gelmesini bekledi ancak kazaya kendisinin sebep olduğu gerçeğini gizleyerek kendini tutanaklara görgü tanığı olarak geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HALK SOKAKTA, POLİS GÖZALTINDA</strong></p>

<p>Polisin ifadelerindeki çelişkilere yoğunlaşan emniyet yetkililerinin kısa sürede polis memurunun kazaya sebep olduğunu ortaya çıkartarak polisi gözaltına aldığı bildirildi.</p>

<p>Bu arada Ayşe Kadri’nin ölümüne neden olan polisin tutuklanması için İskeçe şehir merkezinde eylem düzenlendi. İskeçe şehir meydanında toplanan göstericiler ilk olarak İskeçe Emniyet Müdürlüğü’ne yürüdü ve ''Bu cinayet unutulmayacak. 19 yaşındaki kızın sesi olacağız” diye sloganlar atıldı.&nbsp;</p>

<p>Emniyet güçleri aleyhine burada da sloganlar atmaya devam eden göstericiler daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.</p>

<p>Ayşe Kadri’nin doğum gün olan bugün (14 Aralık) yaşadığı Mizanlı Köyü Camii’nde kılınacak namazın ardından toprağa verildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/yunan-polisi-dogum-gununde-turk-kizini-katletti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/yunan-polisin-olumune-neden-oldugu-turk-kizi-icin-halk-sokaga-indi.jpg" type="image/jpeg" length="35345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yunan Savunma Bakanı Türkiye’den ne istormuş!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/yunan-savunma-bakani-turkiyeden-ne-istormus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/yunan-savunma-bakani-turkiyeden-ne-istormus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’ın Türkiye’den ne istediğini Yunan Savunma Bakanı Dendias açıkça söyledi. To Vima gazetesine konuşan Dendias, "Sahadaki yumuşamanın yanı sıra Türk-Yunan ilişkilerinde gerçek bir sayfa açılmasını istiyorsak, Türkiye’nin gelecekte gerilime neden olabilecek yapısal konulardaki tutumunda da bir değişikliğe ihtiyacımız var. Bunlar arasında Casus Belli, Türkiye – Libya anlaşması, Mavi Vatan ve Kıbrıs meseleleri var.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı <strong>Nikos Dendias</strong>, <strong>Türkiye</strong>’nin gelecekte gerilime neden olabilecek yapısal konularda da değişikliğe gitmesi gerektiğini söyledi. Dendias bunlar arasında Casus Belli, Türkiye – Libya anlaşması, Mavi Vatan ve <strong>Kıbrıs</strong> gibi konuların olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’nin gelecekte gerilime neden olabilecek yapısal konularda da değişikliğe gitmesi gerektiğini söyledi. Dendias bunlar arasında Casus Belli, Türkiye – Libya anlaşması, Mavi Vatan ve Kıbrıs gibi konuların olduğunu kaydetti.<br />
<br />
To Vima gazetesine konuşan bakan Dendias, "Sahadaki yumuşamanın yanı sıra Türk-Yunan ilişkilerinde gerçek bir sayfa açılmasını istiyorsak, Türkiye’nin gelecekte gerilime neden olabilecek yapısal konulardaki tutumunda da bir değişikliğe ihtiyacımız var. Bunlar arasında Casus Belli, Türkiye – Libya anlaşması, Mavi Vatan ve Kıbrıs meseleleri var.” dedi.<br />
<br />
Türkiye Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın Atina ziyaretiyle ilgili olarak “Erdoğan’ın ziyareti ne getirdi ve retorikteki değişikliği nasıl yorumluyorsunuz? Tutum ve politikada bir değişikliğe yol açabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Dendias,"Erdoğan’ın Atina ziyaretinin ve Yüksek İşbirliği Konseyi’nin Türk-Yunan ilişkilerinde sükunete doğru bir adım olduğu bir gerçek. Bir Konsey ve bir ziyaretle sorunların ortadan kalkmasını ve anlaşmazlığımızın sihirli bir değnek değmişçesine çözülmesini bekleyecek kadar saf olmadığımızı söylemeye gerek yok. Ancak sükunet memnuniyet vericidir ve belirli koşullar altında daha fazla ilerleme sağlanmasına katkıda bulunabilir. Ancak Yunanistan ve Türkiye arasındaki askıda olan ilişkilerde tarihsel olarak yaşanan pek çok değişimi de unutmamalıyız. Hem olumlu hem de olumsuz senaryolara her zaman hazır olmalıyız." yanıtını verdi.<br />
<br />
“Yaşar Güler ile bir görüşmeniz oldu. Dışişleri Bakanı olduğunuz dönemden ve gerginlik döneminde Çavuşoğlu ile yaptığınız görüşmelerden bu yana atmosferde neler değişti?” sorusunu ise Dendias şöyle yanıtladı:<br />
<br />
"Sayın Güler kişisel iletişimde son derece sempatik bir insan ve sahadaki gerginlik açısından pek çok şeyin değiştiği doğru. Eski mevkidaşım Mevlüt Çavuşoğlu’na atıfta bulunduğunuz için, size uzun süredir devam eden dostane ilişkimizi hatırlatmama izin verin, bu da gerektiğinde Yunan pozisyonlarını savunmama engel olmadı. Öte yandan, Sayın Çavuşoğlu ile Türkiye’nin depremden etkilenen bölgelerine yaptığımız ortak ziyaretin gerginliğin azalmasının başlangıcı olduğunu da unutmamalıyız. İyi bir kişisel iletişim kesinlikle önemli bir rol oynamaktadır. Ancak sahadaki yumuşamanın yanı sıra Türk – Yunan ilişkilerinde gerçek bir sayfa açılmasını istiyorsak, komşu ülkenin gelecekte gerilimin yeniden tırmanmasına neden olabilecek yapısal konulardaki tutumunda da bir değişikliğe ihtiyacımız var. <strong>Yunanistan</strong>’ın yasal hakkını kullanmasına ilişkin Casus Belli, Türk-Libya Memorandumu, ‘tamamen asılsız’ Mavi Vatan teorisi, Ankara’nın Kıbrıs meselesindeki tutumu ve bir dizi başka konudaki bilinen asılsız iddialar bu konulardan bazılarıdır."<br />
<br />
Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias “Türk – Yunan ilişkilerindeki iyi hava silahlanma planlarını etkiliyor mu?” şeklinde soruya ise "Yunanistan güçlü bir Silahlı Kuvvetlere sahip olmalı ve durumun rehinesi olmamalıdır. Sonuçta planlama orta ve uzun vadede yapılır ve kimse uzun vadede ne olacağını tahmin edemez. Ne de olsa sınır komşumuz Lüksemburg değil, Türkiye ve Ortadoğu. Her halükarda Yunanistan güçlü bir Silahlı Kuvvetlere sahip olmalı, hesaba katılması gereken bir güvenlik faktörü olmalı ve daha geniş bölgedeki gelişmelerde bir rolü ve söz hakkı olduğunu pratikte kanıtlamalıdır. Bu doğrultuda, Dışişleri Bakanı olarak ABD, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri ile imzaladığım savunma anlaşmalarını ve Suudi Arabistan ve Mısır ile aramızdaki pratik savunma işbirliği ilişkisini hatırlatmak isterim." cevabını verdi.<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/yunan-savunma-bakani-turkiyeden-ne-istormus</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Dec 2023 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/yunan-savunma-bakani-dendias.jpg" type="image/jpeg" length="49619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege’de ve her yerde ulusal çıkarları savunmak]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/egede-ve-her-yerde-ulusal-cikarlari-savunmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/egede-ve-her-yerde-ulusal-cikarlari-savunmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan Ege’de Türkiye’ye ait 150’den fazla ada,adacık ve kayalık üzerinde egemenlik iddia ediyor .!Bunlardan kendisi için önemli gördüğü Türkiye’ye yakın büyük Adalar’da devlet uygulamalarına hız verdi. Yaptığı fener, iskele ,liman ,tesis, bina ,askeri üs , helikopter pisti gibi tesisler “Burası benimdir“ mesajını veriyor. 16 civarında adada bizzat Yunan bayrağı dalgalanıyor bu ise fiili işgal anlamına geliyor!!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Ege’de Türkiye’ye ait 150’den fazla ada,adacık ve kayalık üzerinde egemenlik iddia ediyor .!Bunlardan kendisi için önemli gördüğü Türkiye’ye yakın büyük Adalar’da devlet uygulamalarına hız verdi. Yaptığı fener, iskele ,liman ,tesis, bina ,askeri üs , helikopter pisti gibi tesisler “Burası benimdir“ mesajını veriyor. 16 civarında adada bizzat Yunan bayrağı dalgalanıyor bu ise fiili işgal anlamına geliyor!!</p>

<p>&nbsp;Maalesef ruhumuzu ve benliğimizi kaybettik içe gömülerek çevremize ve dünyamıza sırtımızı dönerek yaşamaktan keyif alıyoruz .Bu nedenle etrafımızdaki çemberin giderek daraldığının farkında bile değiliz !<br />
Birileri dört bir taraftan nefesimizi kesiyor jeopolitik bir saldırı altındayız…</p>

<p>&nbsp;Öncelikle konunun daha iyi anlaşılabilmesi için sorunun Özü hakkında kısa bir bilgi vermem gerekiyor.Uluslararası hukuk gereğince,bir ülkenin belirli bir toprak parçası üzerinde egemenlik hakkı ileri sürebilmesi için bu alanın bir antlaşma ile kendisine devredilmesi gerekmektedir …<br />
Hiçbir koşulda otomatik olarak hükümranlık hakkı doğmaz!!!&nbsp;<br />
Devir için açık bir irade beyanı gerekir …</p>

<p>Yunanistan’a ;Londra (30 Mayıs 1913 )Atina (14 Kasım 1913 ) Altı Büyük Devletler Kararı (13 Şubat 1914 ) Lozan &nbsp;(24 Temmuz 1923) ve Paris (10 Şubat 1947 ) anlaşmaları ile isimleri resmen zikr edilen Osmanlı devletine ait ada ve adacıklar devredilmiştir…&nbsp;<br />
Üç ada ( Taşoz, Bozbaba ipsara) ismen zikredilmemekle birlikte , Altı Büyük Devlet kararını Lozan’da kabul etmemiz nedeniyle elimizden çıkmıştır.Hiçbir ülke Yunanistan’ın bu konudaki egemenlik hakkına karşı çıkmamaktadır …<br />
Kuzey ve Orta Ege’de dokuz ada (Semadirek, Limni, Midilli, Sakız ,Sisam ,Ahikerya,Taşoz, Boxbaba, Pisara ) Güney Ege’de ise 13 ada (Rodos ,İstanköy ,İstanbulya,İleryos,ileki,incirli ,Batnoz ,Çoban,Herke,Kerke,Kerkelemez &nbsp;Lipso ve Sombeki, ile Akdeniz’deki Meis adası ) bitişik adacıklar (sadece Güney Ege ve Meis için) Ile birlikte Yunanistan’a &nbsp;verilmiştir…<br />
&nbsp;Sonuç olarak verdiğimiz adalar Kuzey ve orta Ege’de dokuz Güney Ege’de 14 olmak üzere Manisa adası dahil toplam 23’tür bunun dışında kalan 150 dolayındaki ada adacık ve kayalık Osmanlı’nın mirasını devralan Türkiye’ye aittir …Türkiye Osmanlı’nın borçlarının nasıl ödediyse bu adaların sahiplenmesi de en doğal hakkıdır… Bu alanlar &nbsp;Gri ya da tartışmalı değil hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde açık ve kesin olarak Türk toprağıdır…<br />
&nbsp;Sorun büyük bir tesadüf eseri Figen Akad adlı Türk ticaret gemisinin 25 Aralık 1995 günü Karsak’ta &nbsp;karaya oturması ile Türkiye’nin gündemine girmiştir .Gerginlik kısa sürede krize dönüşmüştür .Bu krizde Türk Dışişleri Bakanlığı ile Yunanistan’ın Ankara büyükelçiliği arasında nota teatileri &nbsp;yaşanmış ve böylece bu ihtilaf resmi bir nitelik kazanmıştır. O &nbsp;dönemde izlenen milli politikalar nedeniyle Türkiye bu sorunda ilkeli ve kararlı bir duruş sergilemiştir .</p>

<p>Türk Deniz kuvvetleri 1996 yılının Ocak ayinin sonunda çok kısa süre içinde olaya müdahil olmuş Kardak adacıkları civarında kısmi deniz kontrolü sağlanmış olaya Yunan deniz kuvvetlerinin müdahil olması engelleyerek inisiyatifi ele geçirmiştir ..Böylece Yunanistan geri adım atmak zorunda kalmış ,Başbakan genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları arasındaki karşılıklı suçlamalar yunan basının manşetlerine taşınmıştır.. Bu olay sonrasında yunan Silahlı kuvvetlerinin teşkilat yapısında köklü değişikliklere gidilmiştir …</p>

<p>Konu yaşamsal önemdedir çünkü ada ,adacık ve kayalıkların 1982’de Karakasta imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine göre karasuları kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeleri bulunmaktadır ..<br />
Bu konu Türkiye ile yunanistan arasındaki sorunların çözümüne de tesir edecektir …Türkiye’nin bu hakkından vazgeçmesini gelecek kuşaklar asla affetmez …</p>

<p>Yunanistan devlet ve basın olarak bu konuda yunan ulusunu dinamik ve canlı tutarken Türkiye’de bu sorun Türk milletinden Gizlenerek kapalı kapılar ardında müzakere edilmektedir …Yunan devlet adamları basın karşısında kendi görüşlerini cesurca savunurken Türk devlet adamlarının ne söyledikleri anlaşılamamaktadır ..</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kardak’ta 20 yıl önce kükreyen Türkiye günümüzde daha büyük ihlaller işgaller yaşanırken niçin şimdi kuzuların Sessizliğine bürünmüş bu durumun oluşmasında Ergenekon Balyoz gibi davaların bir rolü olabilir mi ???</p>

<p>Türkiye’yi silahsız işgal ediyoruz diye düşünen batı yunanistan ve emperyalizmin içimizdeki yardakçıları TESEV’ciler, Sorosçular, Türk isminden ürkenler ,kimliksiz ve kişiliksiz millet hayal edenler bölücüler gericiler ,vatansız solcular, ulusal gurur duygusunu yitirenler ; hiç boşuna heveslenmeyin!!&nbsp;<br />
Aç tavuk kendisini buğday ambarında sanırmış!!!<br />
Türkiye Ege’de gerekeni yapacak güçtedir…</p>

<p>Alıntı&nbsp;<br />
MAVİ VATAN İÇİN JEOPOLİTİK ROTA&nbsp;<br />
Soner POLAT<br />
Sayfa (156-158)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/egede-ve-her-yerde-ulusal-cikarlari-savunmak</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Dec 2023 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/egede-ve-her-yerde-ulusal-cikarlari-savunmak.jpg" type="image/jpeg" length="94209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaycı: Elazığ'ı Çekersen Kalkan Düşer]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/yayci-elazigi-cekersen-kalkan-duser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/yayci-elazigi-cekersen-kalkan-duser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müstafi Tümamiral ve Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı, İsrail ile Filistin arasında yaşanan savaşta Türkiye'yi merkeze alarak değerIendirmenin ve gelişmelerin Türkiye'ye mevcut ve gelecekteki olası etkilerini analiz etmenin öncelikli olması gerektiğini belirterek Elazığ'ın da 'Vadedilmiş Topraklar' arasında olduğunu ve Elazığ'ın Türkiye'nin Anadolu'daki kalkanı olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Başarılarıyla tüm Elazığlıların gururu olan, Tümamiral ve Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Elazığlı Hemşehrimiz Doç. Dr. <strong>Cihat Yaycı</strong>, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını, Amerika ve İngiltere gibi küresel güçlerin Türkiye’ye ve bölgemize bakış açılarını Hakimiyet Gazetesi’ne açıkladı. Yaycı, aynı zamanda yapılması gerekenler konusunda da önemli uyarılarda bulundu.&nbsp;</p>

<p>Hakimiyet Haber Muhabiri Feyza Nur Dikici’nin sorularını yanıtlayan Yaycı, İsrail’in tarihin en işgalci ve yayılmacı politikasını benimseyen devlet &nbsp;olduğuna vurgu yaparak bu siyasi atmosferde Türkiye’nin ve Elazığ’ın önemli bir konumda bulunduğunu, &nbsp;olayları yorumlarken Türkiye’ye mevcut ve gelecekteki olası etkilerini analiz etmenin öncelik olması gerektiğini, Türk Devleti ve Milletinin zayıflaması durumunda da bütün mazlumların ve İslam dünyasının savunmasız kalacağını ifade eden Yaycı, Elazığ’ın Türkiye’nin Anadolu’daki kalesi olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>İşte Muhabirimiz Feyza Nur’un Yaycı’ya sorduğu sorular ve yanıtları:</strong></p>

<p></p>

<p><a data-fancybox="" href="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x758/s/dosya/yuklenenler/2023/12/1_1701695363_kdO0go.jpg" rel="nofollow" title="Haber Görselini Büyük Boyutta Göster"><img alt="Yaycı: Elazığ'ı Çekersen Kalkan Düşer" data-ll-status="loaded" data-src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x758/s/dosya/yuklenenler/2023/12/1_1701695363_kdO0go.jpg" src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x758/s/dosya/yuklenenler/2023/12/1_1701695363_kdO0go.jpg" style="width: 650px; height: 385px;" /></a></p>

<p><em><strong>1. İsrail’in ‘vaat edilmiş topraklar’ adı altında oluşturduğu sözde haritada Elazığ’ın konumu hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></em></p>

<p>“Malum “Arzı Mevud yani Vadedilmiş Topraklar” Nil Nehri &nbsp;ile Fırat ve Dicle Nehirleri arasında kalan topraklar yani Verimli Hilal denilen alandır. Bu hedef ülkenin kuzeyinde, yani Fırat ve Dicle nehirleri arasında 3 devlet vardır; Irak, Suriye ve Türkiye’dir. Irak ve Suriye iç çatışmalarla parçalanmış ve Büyük İsrail’e hazır hale getirilmiştir. Sırada Türkiye vardır.”</p>

<p><strong>“BATI ELİYLE İSRAİL’E VE BATI’YA DÜŞMAN BİR HÜKÜMET”</strong></p>

<p>1979'da İran devrimi Batı desteği yapılmış bir devrimdir. İran İslam Cumhuriyeti de Batı tarafından Batı karşıtı bir devlet olarak oluşturulmuştur. Humeyni Paris'te uzun yıllar yaşamış ve burada yapılanmış, sürgün hükümetini burada kurmuştur. Devrim olgunlaşınca Humeyni, Air France uçağıyla 1979'da Tahran Havaalanına inmiştir. İlk geldiği andan itibaren de İsrail'e sürekli tehditler savurmuştur. Yani Batı eliyle İsrail'e ve Batı'ya düşman bir hükümet kurulmuştur. 1980'de yani daha Devrimden bir yıl bile geçmeden İran durduk yere “Vadedilmiş Toprakların Doğu’daki Ülkesi” Irak'a savaş açmış ve sekiz sene boyunca Irak’ı yıpratmıştır. Bu mücadele İsrail ve ABD’den alınan silahlarla yapılmıştır. Akabinde Birinci Körfez Harekâtı, ikinci Körfez Harekâtı, uçuşa yasak bölgeler, Irak'ın yıkılması, parçalanması, burada bir Barzanistan kurulması, sonra aniden;</p>

<p>-&nbsp;&nbsp; &nbsp;2011 yılında “Vadedilmiş Toprakların diğer ülkesi” Suriye'de iç savaş çıkarılması,</p>

<p>-&nbsp;&nbsp; &nbsp;Barzanistan’ın Kerkük'e saldırması,&nbsp;</p>

<p>-&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bağımsızlık referandumu,&nbsp;</p>

<p>-&nbsp;&nbsp; &nbsp;Barzanistan’ı Suriye'ye doğru genişletme ve&nbsp;</p>

<p>-&nbsp;&nbsp; &nbsp;Müteakiben bölgede bir koridor oluşturarak Akdeniz’e uzatma çabaları bunu takip eden adımlardır.&nbsp;</p>

<p><strong>“BÜYÜK ORTADOĞU DEĞİL BÜYÜK İSRAİL PROJESİ”</strong></p>

<p>Planın adı Büyük Ortadoğu Projesi değil, vadedilmiş toprakların ele geçirilmesi yani Büyük İsrail Projesidir. İsrail’in vadedilmiş toprakları Türkiye’nin 22 vilayetini de kapsamaktadır, bu alanın içinde Elazığ da yer almaktadır. Elazığ, Türk’ün Anadolu’daki kalkanıdır. &nbsp;Tarih boyunca Elazığ’a siper görevi yüklenmiştir. Unutulmamalıdır ki Elazığ’ı çekersen kalkan düşer.</p>

<p><a data-fancybox="" href="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x718/s/dosya/yuklenenler/2023/12/5_1701695391_QNARvc.jpg" rel="nofollow" title="Haber Görselini Büyük Boyutta Göster"><img alt="Yaycı: Elazığ'ı Çekersen Kalkan Düşer" data-ll-status="loaded" data-src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x718/s/dosya/yuklenenler/2023/12/5_1701695391_QNARvc.jpg" src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x718/s/dosya/yuklenenler/2023/12/5_1701695391_QNARvc.jpg" style="width: 650px; height: 365px;" /></a></p>

<p><strong>“DÜNYANIN EN İŞGALCİ DEVLETİ İSRAİLDİR”</strong></p>

<p><em><strong>2.İsrail-Filistin savaşının bölgeye etkisini yorumlar mısınız?</strong></em></p>

<p>&nbsp;İsrail dünyanın en genişlemeci, en işgalci devletidir. İsrail yüz ölçümüne oranla işgalciliğiyle ve genişlemeciliğiyle dünyada kıyaslanamayacak bir devlettir. İsrail'in yapısını siyasi olarak anlamak açısından dikkat çeken hususlar mevcuttur. İsrail bir din devletidir, teokratik bir devlettir. İsrail yönetimi her söyleminin, İsrail' devlet politikasının kaynağı Tevrat’tır. İsrail Dışişleri Bakanı ve İsrail Milli Savunma Bakanı ve Başbakanı karşımızda hayvanlar var, insanlar yok, kural yok, kanun yok, mahkeme yok diyerek, Gazze'ye saldırmaktadır. Bunun kaynağı Tevrat'tın Samuel versiyonunun 15. Babında üçüncü ayetindedir. Orada şöyle demektedir: “Düşmanı vur ve onların her şeylerini tamamen yok et ve onlara merhamet etme. Ve erkekten kadına, çocuktan emzikli olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür.” İşte Tevratik yöntem budur.</p>

<p><strong>“İSRAİL BÜYÜMEYİ HEDEFLEYEN BİR DEVLETTİR”</strong></p>

<p>İsrail 1948'den itibaren Filistin'in yüzde %85 kadar toprağını yutmuştur. Yani İsrail’in toprak vermesini, 1967 sınırlarına dönmesini beklemek gerçekçi değildir. İsrail toprak büyütmeyi hedefleyen bir devlettir. Dolayısıyla İsrail her an her yere saldırabilir. Çünkü İsrail göçü teşvik eden bir devlettir. İsrail Filistin'e toprak vermesi ancak Lübnan ve Suriye'den toprak alması ya da başka devletlerden alması ile gerçekleşir.&nbsp;</p>

<p><strong>“ÖRTÜLÜ HEDEF TÜRKİYE’DİR”</strong></p>

<p>Olayları Suriye, Irak, Yunanistan gibi çevre ülkelerdeki hareketlilik dahilinde okumak gereklidir. Projeyi, Gazze ve Filistin ile sınırlandırmak büyük yanılgı olur. Orta Doğu’yu dizayn etme planı, Gazze’den başlamıştır. Bölgedeki bu karışıklık ABD, İngiltere gibi küresel güçleri askeri olarak Orta Doğu’ya çekme planı dâhilinde önceden kurgulanmış gibi görünmektedir. Bu bağlamda ABD ve İngiltere, en güçlü uçak gemilerini İsrail’e destek için Akdeniz’e gönderdi. Ancak burada örtülü hedef Türkiye’dir. Türkiye’yi Akdeniz’de sindirmek, Irak, Suriye gibi sıcak cephelerde köşeye sıkıştırmak ve hatta Türkiye’den toprak kopartılmak istenmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>“MÜSLÜMANLAR ÖLÜYOR”</strong></p>

<p>Olaylara bir diğer yönüyle baktığımız ise Filistin'de 200 bin Türkmen yaşamaktadır. Suriye'nin güneyinde Sünni köyler bulunmaktadır. Burada ve Lübnan'da Sünni köylerde İran'ın Hizbullah milisleri sözde buradan İsrail'e roket atılmaktadır. İsrail de Sünni köyleri bombalamakta. Sünni halk, Sünni Müslümanlar ölüyor. Mezhepçi değilim bu durumu sadece uluslararası ilişkiler açısından analiz etmeye çalışıyorum. Sünni köyler bombalanıyor, Sünni köylerdeki insanlar ölüyor ya da kaçıyorlar. Buradaki boşlukları da Hizbullah'ın getirdiği Şiiler doldurmaktadır.&nbsp;</p>

<p><strong>“TÜRKİYE TEK BAŞINA DURDURAMAZ”</strong></p>

<p>Gazze’deki soykırımı durdurmaya yetecek siyasi, askeri, ekonomik güç Türkiye’de yoktur. Bu savaşı durdurma gücüne sahip olan yapılar mevcuttur. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği üyesi petrol ve doğalgaz üreticisi devletler Batı’ya doğalgaz ve petrol ambargosu uygulanmalı ve Batı’nın en önemli pazarı olan ülkeler Batı ile tüm anlaşmalarını askıya alarak ithalatı da durdurarak İsrail destekçisi ülkelerin ekonomilerini felce uğratmalıdır. Ancak İİT ve Arap Ligi’nin toplantısında gündem maddesi yapılan bu öneri. Esmer Britanyalılar tarafından reddedildi. Bu devletler: Suudi Arabistan, Bahreyn, Fas ve BAE. Bu dört devlet dışında bazıları da zaten bu dört devlet her nasılsa reddedeceği öngörüsüyle çekimser kaldı. Bu dört devletin reddetmesi ile bu öneriler hayata geçmedi. İşte niye Esmer Britanyalılar diyorum çünkü bunlar Arap kıyafetli sömürge İngiliz/Amerikan valileri ve İsrail valileri. Netanyahu dedi ki: “Arap liderlere şunu söylüyorum, çıkarlarınızı ve iktidarınızı korumak istiyorsanız tek bir şey yapmalısınız: sessiz kalmalısınız.” Aynen de öyle yaptılar. Sadece Türk halkının değil Arap halkının da şunu görmesi lazımdır, Arap Devletlerinin yöneticileri ABD, İngiliz ve Fransızlar tarafından bölge haklı içerisinden seçilmiş ailelerdir. Bunlar sömürge valileridir. Dolayısıyla bunların Amerika, İngiltere, Fransa aleyhinde bir şey yapmaları imkansızdır. Arap ülkelerinin reaksiyonları caydırıcı güçleri olmalarına rağmen kullanmamaları gerçek yüzlerini göstermektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>“İRAN SÜRECE DAHİL OLMAYACAK”</strong></p>

<p>İran’ın ABD ile ve müstemleke valilerinin yerleştirildiği Körfez ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmesi çok dikkat çekicidir. İsrail’in bu saldırılarından önce İran’ın ABD tarafından bir takım alacaklarının iade edilmesi de dikkat çekicidir. Görüldüğü üzere İran kendi menfaatleri açısından bakmaktadır. Birleşmiş Milletler Temsilcisinin yaptığı açıklamalara da bakıldığı takdirde İran’ın halkına saldırı olmadığı müddetçe bu sürece dahil olmayacağı açıkça görülmektedir.</p>

<p><a data-fancybox="" href="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x852/s/dosya/yuklenenler/2023/12/3_1701695403_qkHuRJ.jpg" rel="nofollow" title="Haber Görselini Büyük Boyutta Göster"><img alt="Yaycı: Elazığ'ı Çekersen Kalkan Düşer" data-ll-status="loaded" data-src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x852/s/dosya/yuklenenler/2023/12/3_1701695403_qkHuRJ.jpg" src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x852/s/dosya/yuklenenler/2023/12/3_1701695403_qkHuRJ.jpg" style="width: 650px; height: 433px;" /></a></p>

<p><em><strong>3.Savaşın ve ateşkesin ülkemize, özellikle bölgemize olan etkisinden bahseder misiniz?</strong></em></p>

<p><strong>“TUZAĞA DÜŞMEMEMİZ GEREKİYOR”</strong></p>

<p>&nbsp;Bunu Haç-Hilal savaşına döndürmeye çalışıyorlar. Sayın cumhurbaşkanı da uyardı bu konuda bunu Haç-Hilal savaşına döndürmeyin diye. Bunu döndürmek isteyen ve bunu bir armagedon olarak gören bir zihniyet var Batı’da. Bu süreçte Türkiye’nin hedef olarak seçildiğini gösteren bir takım olaylar gelişmiştir ama bizim bu tuzağa düşmememiz lazım. Haç-Hilal savaşı yaparak yaptırarak o konuma düşürerek hak ve menfaatlerin zedelenmesi, bu sömürge valililerinin iyice güçlenmesi, Esmer Britanyalıların iyice güçlenmesine neden olmamalıyız. Onlar zaten Hilal savaşı yapmazlar. Onların böyle bir savaş çıktığında Haçlıların yanında duracağından şüphe yoktur o yüzden bizim bu durumda sayın cumhurbaşkanının ifadesi de çok doğrudur. Bunun bir din savaşına çevirmeyin uyarısıyla bu durumun bambaşka olduğuna dair Türk halkına salık vermiştir, Duygularımızla hareket etme zamanı değildir. Olayları iyi analiz etmek lazımdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye’yi hedef alan olayları hatırlayacak olursak;</strong></p>

<p><strong>Birincisi;</strong>&nbsp;01 Ekim 2023’te TBMM’nin açılış oturumu zamanında Suriye’den iz bırakarak gelen iki PKK/YPG’li Ankara’da İçişleri Bakanlığı’nın önünde eylem yapmaya kalktı. Bugüne kadar “YPG’nin hedefi Türkiye değildir IŞİD’dir bu yüzden yardımcılarımızdır” diyen ABD, Türkiye’ye bir mesaj verdi. Mesaj ise ‘artık YPG’nin hedefi sensin’.&nbsp;</p>

<p><strong>İkincisi;&nbsp;</strong>5 Ekim 2023 tarihinde Suriye’ye yönelik askeri harekât sırasında ABD güçleri Türkiye’ye ait ANKA-S SİHA aracını düşürdü. Bugüne kadar YPG’nin hedefi Türkiye değildir IŞİD’dir bu yüzden yardımcılarımızdır diyen ABD, Türkiye’ye bir mesaj verdi. Mesaj ise ‘artık YPG’nin hedefi sensin’. Bu terörist eylemlerinden hemen sonra haklı olarak PKK/YPG’ye karşı yaptığı hava harekâtı sırasında Türkiye’nin uyarılarına rağmen PKK’nın yanın ayrılmayan ABD güçleri tarafından F-16 ile bir SİHA’mız düşürüldü ve düşürüldüğüne dair açıklama yaptılar. Tarihte ilk defa bir NATO devleti NATO müttefikinin hava vasıtasını kasten düşürdü ve açıklama yaptı.</p>

<p><strong>Üçüncüsü;</strong>&nbsp;07 Ekim’de başlayan İsrail’in Filistin’e yaptığı soykırım harekâtından 2 gün sonra Amerikan Uçak Gemisi görev grubu bünyesinde USS Gerald R. Ford Uçak Gemisi “Gambot Diplomasisi” uygulayarak Abdülhamit Han Sondaj Gemisinin hemen yanında durdu hem de Sevilla Üniversitesi Haritasının sözde Türkiye- Yunanistan sınırında. Yani bu; ‘buradan Batı’ya geçmeyeceksin bizim tanıdığımız sınırlar budur, Yunanistan’ı destekliyoruz, Doğu Akdeniz’de ayağını denk al’ mesajı vermiştir.&nbsp;</p>

<p><strong>Dördüncüsü;&nbsp;</strong>14 Ekim 2023 tarihinde ABD Başkanı Joe Biden, Türkiye’yi yazılı ve sözlü olarak “Türkiye’nin Suriye’deki faaliyetleri ABD’nin ulusal güvenliğine ve dış politikasına olağanüstü bir tehdittir” değerlendirmesinde bulundu. ABD Başkanı Joe Biden, Türkiye’yi yazılı ve sözlü olarak Suriye’deki faaliyetleri nedeniyle ABD’nin ulusal güvenliğine ve dış politikasına olağanüstü bir tehdit olarak değerlendirmesidir.</p>

<p><strong>Beşinci gösterge ise</strong>; &nbsp;15 Ekim 2023 tarihinden itibaren Mısır, Ürdün, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi bölgedeki tüm ülkeleri ziyaret eden, telefon görüşmeleri yapan ABD, bölgedeki tek NATO üyesi ülke olan müttefiki Türkiye’yi muhatap almamıştır. Halbuki Biden ve Blinken’ın ilk görüşmeleri gereken ülke Türkiye olmasına rağmen bu ‘biz sizi karşı cephede’ görüyoruz mesajıydı.</p>

<p><strong>Son mesaj ise</strong>; 29 Ekim 2023’te Rojawa Batı Kürdistan Özerk Yönetimi” denilen teröristler sözde Kürdistan haritası yayınladılar. O büyük Kürdistan haritasında da başkent Diyarbakır olarak gösteriliyordu. Son mesaj ise; Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümünde ABD “YPG PKK ile eşit değildir; YPG’nin hedefi Kürdistan demek değildir, YPG bizim müttefikimizdir onlar IŞİD ile savaşıyor” söylemleri olmuştur.</p>

<p><strong>“ABD YPG ŞAPKASINI ÇIKARMIŞ, PKK OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR”</strong></p>

<p>Nihayetinde bu niyet artık açıkça ifade edilmeye de başlamıştır. Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş Yıldönümünde, 29 Ekim 2023,’de sözde Rojawa Batı Kürdistan Özerk Yönetimi denilen teröristler sözde Kürdistan haritasını resmi olarak ilk defa yayınladılar. O büyük Kürdistan haritasında da başkent Diyarbakır olarak gösteriliyordu. &nbsp;Artık YPG de şapkasını çıkarmış, aslında PKK olduğunu göstermiştir. ABD’nin bugüne kadar, “YPG PKK’dan farklıdır, YPG İŞİD ile savaşan, Türkiye ile ilgili bir amacı olmayan bir müttefik güçtür” lafları da artık rafa kendileri tarafından kaldırılmıştır.</p>

<p><a data-fancybox="" href="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x729/s/dosya/yuklenenler/2023/12/6_1701695416_jZSi4m.jpg" rel="nofollow" title="Haber Görselini Büyük Boyutta Göster"><img alt="Yaycı: Elazığ'ı Çekersen Kalkan Düşer" data-ll-status="loaded" data-src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x729/s/dosya/yuklenenler/2023/12/6_1701695416_jZSi4m.jpg" src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x729/s/dosya/yuklenenler/2023/12/6_1701695416_jZSi4m.jpg" style="width: 650px; height: 370px;" /></a></p>

<p><em><strong>4.Bu savaşın gelecekte ülkemize ve bölgemize etkisi nasıl olur?</strong></em></p>

<p>Hatırlayınız, 07 Ekim İsrail Filistin arasındaki olaylar başlamadan önce bu bölgede bir anda YPG/PKK'ya bir el, Deyrizor güneyine inin diye talimat verdi. Ardından PKK/YPG, Arap köylerine saldırdı ve Arap aşiretleri de karşılık verdi. Türkmen güçleri de bu Arap aşiretlerine destek vererek PKK'nın bölgenin aşağıya doğru inmesini engellemeye çalıştılar. Ancak PKK, bölgede hala inmeye devam etmektedir.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri veya diğer bağımsız devletler bir tehdit algıladıkları durumda, bu tehdidin ortadan kaldırılması için aksiyon alma zorunluluğunu taşırlar. O aksiyon ise o tehdidin ortadan kaldırılması şeklinde pratiğe dökülür.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE MİĞFERİNİ SIKICA TAKMALI”</strong></p>

<p>O zaman Türkiye’ye karşı Amerika Birleşik Devletleri’nin bir aksiyon alması muhtemel değil, mukadderdir. Bu çıkarımı 40 yıllık bir asker ve aynı zamanda bir uluslararası ilişkiler hocası olarak sunmaktayım. O nedenle Türkiye gelinen noktada miğferini sıkıca takmalı ve sınırlarını güven altına almalıdır.<br />
Türkiye için tehlike şudur: PKK/YPG'nin kuzeyden güneye inerek, İsrail’in de güneyden Suriye'den ve Lübnan’dan (güya kendisine bu topraklardan saldırılıyor gerekçesi ile) toprak alarak ABD kontrolündeki bölgeye ulaşması durumunda, İsrail ve PKK/YPG birleşir ve böyle bir durumda da İsrail Türkiye'ye komşu olur.&nbsp;</p>

<p><a data-fancybox="" href="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x853/s/dosya/yuklenenler/2023/12/manset-1-2_1701695464_mloP5f.jpg" rel="nofollow" title="Haber Görselini Büyük Boyutta Göster"><img alt="Yaycı: Elazığ'ı Çekersen Kalkan Düşer" data-ll-status="loaded" data-src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x853/s/dosya/yuklenenler/2023/12/manset-1-2_1701695464_mloP5f.jpg" src="https://i.elazighakimiyethaber.com/c/80/1280x853/s/dosya/yuklenenler/2023/12/manset-1-2_1701695464_mloP5f.jpg" style="width: 650px; height: 433px;" /></a></p>

<p><strong>“OLAYLARI TÜRKİYE’Yİ MERKEZE ALARAK DEĞERLENDİRMELİYİZ”</strong></p>

<p>Unutulmamalıdır ki, olayları Türkiye’yi merkeze alarak değerlendirmek ve gelişmelerin Türkiye’ye mevcut ve gelecekteki olası etkilerini analiz etmek öncelik olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığını tehlikeye atacak herhangi bir hamlenin olması durumunda Türk milletinin de büyük tehlikeyle karşı karşıya kalacağını, Türk Devleti ve Milletinin zayıflaması durumunda da bütün mazlumların ve İslam dünyasının savunmasız kalacağını unutmayalım. Bölgede Büyük İsrail projesinin önündeki en önemli hedef Türkiye'dir.&nbsp;</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu ateş çemberi içerisindedir. Devlet bizim devletimizdir, devletimize hepimizin sahip çıkması gerekir. Diğer devletlerin neler yaptığına iyi bakmak, görmek lazımdır. Türkiye miğferini çok iyi takmalıdır netice itibariyle ateş çemberi Türkiye’nin çevresindedir. Türkiye ateş çemberinin içerisinde kendi hak ve menfaatlerini daima düşünmeli ve çok dikkatli olmalıdır.&nbsp;</p>

<p>Bölgedeki bu açmazda Türkiye’nin Filistin’i girdaptan çıkarmaya yönelik sunacağı stratejik adımlar dikkate alınmalıdır.</p>

<p>Kaynak:&nbsp;elazighakimiyethaber <strong>Fevza Nur Dikici</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/yayci-elazigi-cekersen-kalkan-duser</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/cihat-yayci-1.JPG" type="image/jpeg" length="87948"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
