<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</title>
    <link>https://www.haberalp.com</link>
    <description>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberalp.com/rss/gumushane" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 08:35:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/rss/gumushane"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane’den Seçilen Ve Şehre Hiç Gitmeyen Milletvekili!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushaneden-secilen-ve-sehre-hic-gitmeyen-milletvekili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushaneden-secilen-ve-sehre-hic-gitmeyen-milletvekili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ernail Koç yazdı: Gümüşhane’den vekil seçilen ancak şehre ayak basmayan, TBMM’de Gümüşhane hakkında tek kelime etmeyen o ismin trajikomik hikayesi. Siyasetin sömürge valisi mantığıyla işlediği o çarpıcı analizi siz değerli okurlarımız için sunuyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sömürge valisi bile sömürdüğü ülkenin başında dururken; Seçilen milletvekili Gümüşhaneli olmadığı, hayatında Gümüşhane’yi hiç görmediği gibi seçildikten sonra da hiç gitmemiştir.</p>

<p>Daha da garip olan ise, TBMM de Gümüşhane Milletvekili olmasına rağmen Gümüşhane ile ilgili tek söz almamış, kanun teklifi veya herhangi bir çalışmada da bulunmamıştır.</p>

<p>Siyaset konulu traji komik bir film yapmak isteseniz böyle bir senaryo yazamazsınız.</p>

<p><strong>SAKİN İNSANIMIZ VE MEMLEKETİMDE BİR TUHAF SEÇİM SONUCU</strong></p>

<p>1965 yılında yapılan genel seçimlerde Yeni Türkiye Partisi Gümüşhane Milletvekili Adayı Avukat Hüseyin Eskicioğlu 5 binden fazla oy alıyor fakat bu oy seçilmesi için yeterli değil.</p>

<p>O yıllarda uygulanan “Milli Bakiye Sistemi” uyarınca İstanbul'dan Yeni Türkiye Partisi adayı olan Ali İhsan Çelikkan'ın oylarına ilave edilir ve böylece Hüseyin Eskicioğlu’nun oyları ile Ali İhsan Çelikkan Gümüşhane milletvekili olur.</p>

<p>İşin garip tarafı Ali İhsan Çelikkan Gümüşhaneli olmadığı, hayatında Gümüşhaneyi hiç görmediği gibi seçildikten sonra da hiç gitmemiştir.</p>

<p>Daha da garip olan ise, TBMM de Gümüşhane Milletvekili olmasına rağmen Gümüşhane ile ilgili tek söz almamış, kanun teklifi veya herhangi bir çalışmada da bulunmamıştır.</p>

<p>Bir tarihte dönemin Gümüşhane İl Emniyet Müdürü ile sohbetimizde bizzat bana da söylediği ilin 2000 yılı resmî suç raporuna göre tüm ilde yılda 360 suç işlenmiş, bunun sadece bir tanesi vurgun, diğerlerinin tamamı kız kaçırma veya su kavgası üzerine olmuştu.</p>

<p>Yani ilde her güne bir olay dahi düşmüyor.</p>

<p>Diğer şahit olduğum da şu;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul’da o dönem emniyet görevlisi olan bir hemşerimiz anlatmıştı;</p>

<p>İl Emniyet müdürüne;</p>

<p>“Sayın müdürüm iddia ederim ki bugün İstanbul’da işlenen suçların hiçbirinin faili Gümüşhaneli değildir.</p>

<p>Nitekim araştırdığımızda o gün suç işleyen tek bir Gümüşhaneli yoktu” demişti.</p>

<p>İşte memleketim Gümüşhane’den insan ve bir seçim manzarası.</p>

<p>‘Ağzına vur ekmeğini elinden al’ dedikleri bu olsa gerek.</p>

<p>Bu insanlar böyle bir seçime rıza gösterebiliyorlar.</p>

<p>Hakikaten,</p>

<p>“Bir başkadır benim memleketim.”</p>

<p>Tam filmlere konu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushaneden-secilen-ve-sehre-hic-gitmeyen-milletvekili</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2025/08/yazarlar/ernail-koc-yazdi.jpg" type="image/jpeg" length="86804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane Zirvelerinin Saklı Hikayeleri!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushane-zirvelerinin-sakli-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushane-zirvelerinin-sakli-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane’nin zirvelerinde yaşanan, yol ve imkânsızlıklar nedeniyle hayatını kaybeden bir anne ile idealist bir öğretmenin yürek burkan gerçek hikâyesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gümüşhane</strong>, Doğu Karadeniz’in en çok dağ ve tepeye sahip olan; aynı zamanda ülkenin en fazla yaylası bulunan şehirlerinden biridir. Bin beş yüz metre rakımın üzerinde, hem yayla hem köy niteliği taşıyan sayısız yerleşim yeri vardır.</p>

<p>İşte bunlardan biri olan Kabaköy mezra mahallesinde geçen acıklı bir doğum hikâyesini sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>

<p>Kağan Şenel amcamızın eşi, yengemiz hamiledir. Mevsim kıştır ve doğum günü yaklaşmıştır. Eşi gurbettedir. Mahallenin taşıt ulaşımı yoktur; ulaşım ihtiyaçları at, katır ya da eşeklerle sağlanmaktadır.</p>

<p>Bir kış günü lapa lapa kar yağar, ardından korkunç bir kar fırtınası başlar. Göz gözü görmemektedir. Yengemiz dayanılmaz doğum sancıları çekmektedir. Karşı tepelerden kurt ulumaları duyulur ve bu sesler giderek mahalleye yaklaşır.</p>

<p>Doğum için geleneksel mahalle ebesi müdahalede bulunur; ancak işler ters gider. Yengemizin acısı dayanılmaz hâle gelir. Acilen şehre, hastaneye ulaştırılması gerekmektedir. Yerleşim yeri anayoldan çok uzaktır. Kış şartlarında ve kurtların dolaştığı tehlikeli bir vadiden yürüyerek yola ulaşmak dışında çare yoktur.</p>

<p>Artık yola çıkma vakti gelmiştir. Çaresizce, tüm risklere rağmen yola düşülür. Karda ilerlemek neredeyse imkânsızdır; patika yol ve izler kaybolmuştur. Zorlu yamaçlarda yaya olarak yavaşça ilerlemeye başlarlar. Kurt ulumaları devam etmektedir. Etraf zifiri karanlıktır. Üç erkek, dört kadın yola koyulmuştur.</p>

<p>Zaman geçer, yol bitmez. Hastanın kan kaybı artar, takati kalmaz. Soğuk ve kan kaybı yengemizi bitkin düşürür. Acı iniltilerinin ardından sesi kesilir. Yengemiz, kış günü karlar arasında, battaniyeye sarılı hâlde taşınırken ruhunu teslim eder. Bebek de anne karnında hayatını kaybeder.</p>

<p>Çok üzgün anlar yaşanır. Kimsenin ağzını bıçak açmaz. Ayaz dondurucudur; gözyaşları yanaklarda donar. Ana yola çok yaklaşılmıştır ama artık hasta değil, bir ölü taşınmaktadır.</p>

<p>Şafak söker. Yağmurdere yolu güzergâhında, Ballıca Köyü yakınlarında bir eve yanaşırlar ve kapıyı çalarlar. Eve sığınırlar. Bir umut, “Belki bebek yaşar” düşüncesi vardır; ancak o soğuğa bebek mi dayanır?</p>

<p>Donmak üzeredirler. Eve girince yengemizin cansız bedenini yere uzatırlar. Bir anne, yol yokluğu ve ulaşım yetersizliği yüzünden bebeğiyle birlikte; ardında yetim çocuklar bırakarak Hakk’a yürümüştür.</p>

<p>Bu nasıl bir çaresizlik, nasıl bir acıdır?</p>

<p>Sadece bu olay mı? Hayır. Yazılmadan, yakınlarının hafızasına kazınarak unutulan nice acılı hikâye vardır.</p>

<p>Ballıca’dan birkaç köy ileride <strong>Kostan Dağı</strong> bulunur. Kışın aylarca kapalı kalırdı. Yine bir karne tatilinde, civar köylülerden eşekle takas usulü meyve satmaya gittiğimizde dinlediğimiz bir öğretmen hikâyesi vardır.</p>

<p>Bir öğretmenin Ege Bölgesi’nden Gümüşhane Yağmurdere köylerine tayini çıkar. Şubat tatili dönüşünde Kostan Dağı kardan kapalıdır. Öğretmen, dağa en yakın köy olan Yayladere’ye ulaşır. Hava sakindir, vakit öğleden sonradır. Köylüler “Gitme, misafir edelim” diye ısrar eder. Ancak öğretmen “Ya kısmet” der ve bavuluyla tek başına yola çıkar.</p>

<p>Zirveye yaklaşırken tepelerde kar fırtınası başlar. Artık geri dönmek mümkün değildir. Sis ve duman göz gözü görmez hâle gelir. Öğretmen dağda kaybolur. Bu durum bölge halkı için tanıdıktır; yazın sis, kışın kar fırtınası nedeniyle birçok insan yolunu kaybetmiştir.</p>

<p>Öğretmenimiz öğrencilerine kavuşmak istemektedir. Beş sınıfa birden bakan tek öğretmendir. Okul öğretmensiz kalmasın diye tüm zorlukları ve riskleri göze alır. Çünkü o yıllarda köylerde okuma yazma bilen neredeyse yoktur. Zihinler de dağ yolları gibi kapalıdır.</p>

<p>Hem dağı aşmak hem de ülkenin üzerine çöken cehalet karanlığını eğitimle aydınlatmak için kahramanlar gerekir. İşte öğretmenler bu öncü kahramanlardır.</p>

<p>Öğretmenimiz dağda kaybolur. Yapılan tüm aramalara rağmen bulunamaz. Bahar gelip karlar eridiğinde, üzerine çığ geldiği ve kar altında kaldığı anlaşılır; bedenine ulaşılır.</p>

<p>Vefakâr, cefakâr ve cesur öğretmenimiz bir ışık kaynağı olmuştur. Bu bayrağı daha sonra yeni öğretmenler devralmıştır. Farklı zorluklara, hatta terör tehdidine rağmen Cumhuriyet’in aydınlanma mücadelesi sürmüştür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğuma giderken ölen anne ve bebeği; okuluna giderken dağda kaybolan öğretmen… <strong>Kostan Dağı</strong> ve Mezire Dağı eteklerinde Hakk’a yürüyen bu insanlar, sağlık ve yol hizmetlerinin yetersizliği ve o günlerin imkânsızlıkları nedeniyle hayatlarını kaybetmiştir.</p>

<p>Bu günlere kolay gelinmemiştir. Büyük Türk İnkılabı, akıl ve bilim ışığında güncellenerek sonsuza kadar sürmeli; Cumhuriyet değerleri yolumuzu aydınlatmaya devam etmelidir.</p>

<p>Tüm kahramanların önünde saygı ve minnetle eğiliyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushane-zirvelerinin-sakli-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/gumushane-zirvelerinin-sakli-hikayeleri.jpg" type="image/jpeg" length="86446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaat Demircisi Dededen Pilot Toruna Gurur Veren Bir Başarı Öyküsü]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/insaat-demircisi-dededen-pilot-toruna-gurur-veren-bir-basari-oykusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/insaat-demircisi-dededen-pilot-toruna-gurur-veren-bir-basari-oykusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabri Şenel'den inşaat demircisi bir dededen pilot bir toruna uzanan ilham verici başarı öyküsü… Helal kazanç, ahlak ve emeğin kuşaktan kuşağa taşınan gurur veren hikâyesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gümüşhane</strong>’den ve Anadolu’nun özellikle mahrumiyet içindeki illerinden, çil yavrusu gibi yurt içine ve yurt dışına dağıldık. Haram nedir bilmeden, helal rızık peşinde koşan çilekeş nesiller zor yıllar geçirdi; inşaatlarda, barakalarda yattı, cefanın ve fedakârlığın her türlüsünü yaşadı. Bu rızık kahramanlarından biri de Kelkit Akbaba Köyü’nden Hasan Uçan amcamızdır.</p>

<p>Göç edenler, büyük şehirlere ya da gurbet diyarlarına vardıklarında yalnız kalmamak, sıla hasretini dindirmek için genellikle aynı mahallelerde, aynı ilçelerde yoğunlaşırdı. Meslekler çoğu zaman birbirine referansla seçilirdi. Bir köy kalıpçıysa diğeri demirci; biri duvarcıysa diğeri sıvacı, fayansçı, parkeci olurdu. Çıraklıkla başlayan meslek yolculuğu, “kervan yolda dizilir” anlayışıyla devam ederdi. Fabrikada çalışan hemşerisini yanına alır, aynı mahallede oturur, aynı kahvede buluşur, aynı sosyal ortamı paylaşırdı. Şehrin kenar ilçeleri mesken tutulurdu.</p>

<p>Ne yazık ki ülkenin sözde aydın, yazar-çizer takımı bu insanlara alaycı gözle bakar, “varoş” diyerek tahkir ederdi. Oysa zamanla yaşanan değişim ve gelişim süreci, hayatın rollerini yeniden tanımladı. Kalaycılıktan sanayiciliğe, inşaat ustalığından şehri inşa ve ihya eden müteahhitliğe; oradan da her saygın mesleğe yöneliş başladı.</p>

<p>İşte bu değişimi yaşayan örnek bir dede–torun hikâyesini sizlerle paylaşmak istiyoruz.</p>

<p>Hasan Uçan amcamız, Kelkit’ten İstanbul Fikirtepe’ye göç etti. Çalıştığı bir inşaatta mal sahibi, kendisinden normalin altında demir kullanmasını istediğinde bu talebi kesin bir dille reddetti. “Bunu yapmazsak batarız.” teklifine rağmen geri adım atmadı; hatta beton dökümü öncesi belediye denetimi talep etti. Denetimden sonra beton atıldı.</p>

<p>Bu tavrını şu sözlerle özetledi:<br />
“Bu davranış; aklın, bilimin, yasanın, inancın ve ahlakın gereğidir.”</p>

<p>1970’li yıllarda birçok kişi kamu arazilerini parsellerken, o alın teriyle tapulu arsa aldı.<br />
“Haramın binası olmaz.” dedi.<br />
“Dindarlığımız, haram–helal ölçüsünü hayatımıza taşıyamıyorsa dinde değil; o din anlayışında sakatlık vardır.” diyerek duruşunu netleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnşaatın her aşamasında ekmeğini taştan, betondan çıkaran Hasan Amca; ömrünü helal kazançla sürdürdü ve Hakk’a yürüdü. Allah rahmet eylesin.</p>

<p>Oğlu Ergün Uçan, evladına dedesinin adını verdi: Hasan.<br />
Torun Hasan, dedesinin ismine layık oldu ve çıtayı daha da yükseltti. Babası Ergün Uçan mobilya imalatıyla uğraşırken Hasan, dede ve baba mesleklerini değil, havacılığı seçti. Ortaöğretimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimini yurt dışında aldı; zorlu sınav ve eğitim süreçlerinden geçerek pilot oldu. Bugün dünyanın dört bir yanına uçuşlar yapıyor.</p>

<p>İnanıyoruz ki dedesinin ruhu ondan haberdardır. Onun kullandığı uçak ülke semalarında süzülürken Hasan’ın dedesini hayal etmesi; kabrinde ona selam ve dua göndermesi paha biçilemez bir manevi hazdır.</p>

<p>Babası Ergün Uçan, ailesi, akrabaları ve dostları bu başarıyla gurur duyuyor. Biz de yeğenimiz Hasan Uçan’ı bu üstün başarısından dolayı yürekten kutluyor; kazasız, belasız nice uçuşlar diliyoruz.</p>

<p>Hasan’ın sürücü belgesini Göksu Sürücü Kursları olarak biz verdik. O, bugün karadan sonra insanları havada da taşıyor.</p>

<p>Dedesi babasını, babası evladını geçmeyen toplumlar yerinde sayar. Evlatlarımızın ve torunlarımızın başarısıyla gurur duymak, onları takdir etmek ve dua etmek boynumuzun borcudur.</p>

<p>Böyle bir evladı Türk milletine ve insanlığa kazandıran ailesini tebrik ediyor; Hasan dedeye Allah’tan rahmet, torun Hasan Uçan’a kazasız belasız nice kalkışlar ve inişler diliyoruz. Allah, böyle başarılı evlatların sayısını artırsın.</p>

<p>İki günü birbirine eşit olan ziyandadır. Boynuz kulağı geçmezse toplumsal inkişaf sağlanamaz.</p>

<p><em><strong>Sabri Şenel  </strong>- 6.01.2026</em></p>

<p><em><img alt="İnşaat Demircisi Dededen Pilot Toruna Gurur Veren Bir Başarı Öyküsü 2026 01 06" height="403" src="https://haberalpcom.teimg.com/haberalp-com/uploads/2026/01/insaat-demircisi-dededen-pilot-toruna-gurur-veren-bir-basari-oykusu-2026-01-06.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/insaat-demircisi-dededen-pilot-toruna-gurur-veren-bir-basari-oykusu</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/insaat-demircisi-dededen-pilot-toruna-gurur-veren-bir-basari-oykusu.jpg" type="image/jpeg" length="66441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhaneli Bir Gurbetçinin Yürek Burkan Hikâyesi!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushaneli-bir-gurbetcinin-yurek-burkan-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushaneli-bir-gurbetcinin-yurek-burkan-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabri Şenel’den yürek burkan bir göç ve vefa hikâyesi: Gümüşhane’den İstanbul’a uzanan İsmet Taşçı’nın örnek insanlığı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bu hikâye, Anadolu’nun bağrından, yüksek zirvelerin eteklerinden çağlayıp büyük kentlere göze suyu berraklığı ve saflığıyla akıp giden ülke insanımızın birbirine benzer, ibret verici hikâyelerinden biridir.</p>

<p>Bu hikâye, Gümüşhane Kabaköy Mezra Mahallesi’nden İstanbul’a göç eden İsmet Taşçı isimli bir yiğidin hüzün verici öyküsüdür. İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa gibi illere yaklaşık on yıllık aralıklarla yoğun göç edenlerin; bu şehirlerde kendi kaderleriyle baş başa kalan, kendi göbeğini kendisi kesen insanların çile, cefa, mahrumiyet, çaresizlik ve yoksulluk kokan yaşanmış hayat kesitleridir. Bazıları önden göçmüş, biraz daha fazla çile çekmiş; bazen erken gelmenin avantajı, geç gelenlere göre sefaya dönüşmüştür.</p>

<p>Büyük şehirlerin kenarlarında kurulan bu mahalleler; aslında çok daha ilkel şartlarda, çamur, toz ve çevre kirliliğinin yanında, farklı sosyal çevrelerden gelen insanların yeniden harmanlanmasıyla yeni komşulukların, akrabalıkların kurulması ve yeni bir hayatın inşa edilmesidir. Hem sosyolojik hem de inanç, kültür, mezhep, etnik aidiyet gibi zenginlik sayılacak farklılıkların yeniden harmanlanmasıdır.</p>

<p>Henüz çeyrek asrı yeni geçen Cumhuriyet döneminde, belki mecburiyetten şehirlere zorunlu göçler olmuş; ama bu durum büyük bir kaynaşmaya ve tanışmaya vesile olmuştur. Askerde bir araya gelen gençlerin çocukları artık büyük şehirlerde aynı okulda okuyan, aynı iş yerinde çalışan, komşu olan; evliliklerle yeni akrabalıklara dönüşmüştür.</p>

<p>İşte İsmet Taşçı, bu yönüyle tam bir Gümüşhane kültür elçisi olmuştur. Her sosyal ve hemşeri kesiminden insanların ihtilaflarını çözen, arabuluculuk yapan doğal bir uzlaşma adresiydi. İnsani meziyetleri gelişmiş; sıcakkanlı, dost canlısı, yardımsever, misafirperver, ikramı bol, cömert bir insandı. Beş kuruşunu beş kişiyle paylaşan, yol gösteren; yazın sıcağı, kışın soğuğu ile kavrulmuş yamaçların ve yüksek zirvelerin yanık yüzlü yayla yiğidiydi.</p>

<p>İstanbul’a ilk gelişim ortaokul yıllarımda, Şişli Sanayi Mahallesi’ne olmuştu. İşte ilk defa burada tanıştım ve bizde iz bırakan örnek bir sima olarak kaldı. Benden yaşça büyük olmasına rağmen hemen tanışıp kol kanat germiş, yakından ilgilenmiş; koca şehirdeki ürperten kalabalıklar içinde “yalnız değilsin” mesajını ve güvenini vermiştir.</p>

<p>Sadece bana değil; hemşerisine, eşi dostuna, tanıdığı tanımadığı her insana sıcakkanlı bir şekilde yardımcı olmak için çırpınan, adeta adanmış bir karakterdi.</p>

<p>Şehrin kenar ilçelerinden biri olan Şişli’den ayrılıp Kağıthane’ye bağlı Sanayi Mahallesi’ne taşınmıştık. Burası tam bir Türkiye örneğiydi. Sultan Selim Caddesi bizim adeta Bağdat Caddemizdi. Amcaoğlu Nurettin Şenel ve İsmet Taşçı ağabeyle caddede hem tur atar hem de Türk halk müziğini derleyen ve icra eden Nurettin Şenel’in yanık, yürekten söylediği; gözlerimizi yaşartan türkülere eşlik ederek hasret giderirdik.</p>

<p>Gurbette hemşeri olmak, sıla hasretine ilaç gibidir. Bu manevi gıda ancak hemşeri, akraba ve eş dosttan alınır.</p>

<p>Bazen yobazlık, zorbalık ve kabadayılık olarak karşımıza çıkan tipler olurdu. İşte bu durumlarda caydırıcı olmak için etrafınızda güvenilir insanların olması gerekirdi. Bazen medeniyet ve insanlıktan nasibini almamış, merhamet yoksunu tiplere engel olamazdık. İşte İsmet Taşçı ağabey; kara yağız, delikanlı duruşuyla tam bir emin, güvenilir adamdı. Birlikte birçok teşebbüsü savuşturmuş, bu tipleri mahcup etmiştik.</p>

<p>Şen şakrak, esprili; gülmek, eğlenmek ve moral bulmak için her gün istisnasız bir araya gelirdik. O; gariplerin, yolu şaşırmışların, meteliğe kurşun atanların karnını doyurur; günlerce evinde yatırırdı. İnşaat ustası olması hasebiyle iş verir, iş bulur; fabrikaya girmelerine aracı olur, ev bulmalarına yardımcı olurdu. Harçlık verir, borç para verir; adeta anne, baba, kardeş, amca, dayı gibi davranırdı.</p>

<p>Büyük şehirlere gelmek zordur; tutunmak daha da zordur. Tutunamayan, bir baltaya sap olamayan birçok kişi dönüp memleketine gider. Yalnız kalan, sahipsiz olanlar başaramaz. İşte bu yüzden hemşeri, eş dost desteği kaçınılmazdır. Ama bu asil davranış her yiğidin harcı değildir. Bunu başarana ne mutlu… İşte o, Türk’ün asil değerlerini taşıyan bir kahramandır.</p>

<p>Bazı insanlar vardır; görür, görmezlikten gelir; yol değiştirir, ikram yapmaz, çay ısmarlamaz. Köyden sanki akrebi cebinde şehre getirmiştir; eli cebine gitmez. “Rabbim bana, hep bana” diyen tiplerdir. Onlar zengin olabilir ama cömert değildir. Cömertler belki zengin olmazlar; ama gönül zenginidir, ahiret zenginidir, insani hasletler zenginidir.</p>

<p>İşte bugün Sanayi Mahallesi Mezarlığı’nda; önce ölen annesi Tutuya yengenin ve İsmail amcanın bağrında toprağa verdiğimiz kabrine toprak attığım bu yüce gönüllü insan, bir cennet ağası, gönüller sultanıdır.</p>

<p>Böyle mütevazı bir yiğidi tanıyan, yaşantısına tanıklık eden biri olarak şunu söyleyebilirim: Ardında hesabı verilemeyecek zenginlikler bırakmaktansa, böyle davranışlarla anılmak bir fani için en büyük onurdur. Sonuçta birkaç metre kefen bezinin cesedimizi sardığı ebedi âlemin son çıkış kapısı olan kabristan, tam bir ibret diyarıdır.</p>

<p>İsmet Taşçı ağabey geç evlenmiş, evladı olmamıştır. Yengemiz ondan önce Hakk’a yürümüştür. Kendisi bir süredir sağlık sorunları yaşıyordu. Sık görüşemesek de kendisinden haberdar ve temastaydık. Dün geçirdiği ani bir rahatsızlıkla emaneti sahibine teslim ederek aramızdan ayrılmıştır.</p>

<p>Bu yüce gönüllü, toplumsal değerler zengini, örnek kişilik İsmet ağabeye Allah’tan rahmet; başta en az onun kadar pırıl pırıl olan aziz dostu İbrahim Hakkı Taşçı ağabey olmak üzere tüm yakınlarına ve dostlarına sabır diliyoruz.</p>

<p>Seni unutmadık, unutmayacağız.</p>

<p>Nur içinde yat yiğit insan, güzel insan, aziz Türk evladı!</p>

<p><strong>Sabri Şenel</strong> - 4.01.2025</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushaneli-bir-gurbetcinin-yurek-burkan-hikayesi</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/gumushaneli-bir-gurbetcinin-yurek-burkan-hikayesi.jpg" type="image/jpeg" length="85109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane, çırpınan Kürtün'e sahip çıkmalı ve yuvada kalmasını sağlamalı!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushane-cirpinan-kurtune-sahip-cikmali-ve-yuvada-kalmasini-saglamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushane-cirpinan-kurtune-sahip-cikmali-ve-yuvada-kalmasini-saglamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürtün halkı, toptan veya parekende olarak inşaat malzemeleri, temel gıda, züccaciye, nalbur, tuhafiye gibi bütün ticaretini Doğankent, Tirebolu, Görele, Espiye, Güce, Şalpazarı, Beşikdüzü ilçeleri ile yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürtün halkı, toptan veya parekende olarak inşaat malzemeleri, temel gıda, züccaciye, nalbur, tuhafiye gibi bütün ticaretini Doğankent, Tirebolu, Görele, Espiye, Güce, Şalpazarı, Beşikdüzü ilçeleri ile yapıyor.</p>

<p>Gümüşhane'den kalkıp İstanbul, Ankara, Bursa gibi illere şehirler arası yolcu taşıyan otobüsler Kürtün'den geçtiği için Kürtün halkının bir kısmı bu otobüslere biniyor.</p>

<p>Kürtün halkının bir kısmı Tirebolu, bir kısmı Trabzon otobüs firmaları ile şehirler arası yolculuk yapmayı tercih ediyor.</p>

<p>Gümüşhane ile Kürtün'ün ticari faaliyetleri şehirler arası otobüs yolculuğu dışında yok denilecek seviyede.</p>

<p>İdari bağlılık dışında Gümüşhane ile Kürtün'ün kültürel bir bağıda bulunmuyor.</p>

<p>Kürtün halkının Kıpçak kökenli Konacık, Cayra, Karaçukur, Aşağıkaradere köyleri haricinde tamamı Çepni kökenli.</p>

<p>Kürtün'ün Kıpçak kökenli köyleri kültür ve şive olarak Torul köyleri ile birebir aynı özelliği taşıyor.</p>

<p>Gümüşhane ve diğer ilçeleri ile kültürel bağı bulunmayan Kürtün, kendisi gibi Çepni kökenli olan Trabzon ve Giresun ilçeleri tarafından Trabzon ve Giresun'a dahil edilmek isteniyor.</p>

<p>Kürtün halkı bunu red ediyor ve direniyor.</p>

<p>Kürtün' e Trabzon ve Giresun sen bizdensin deyip sahip çıkmaya çalışıyor.</p>

<p>Tamamen Kürtün'ü alamasalarda parça parça almaya çalışıyorlar.</p>

<p>Kürtün direniyor.</p>

<p>Gümüşhane Kürtün'e sahip çıkmıyor.</p>

<p>Trabzon ve Giresun :</p>

<p>Bize bağlanın bütün köy ve yayla yollarınızı sıcak asfalt yaptıracağız ve</p>

<p>bütün yaylalarınızı turizm cenneti yapacağız.</p>

<p>Boşuna çile çekiyorsunuz diyor.</p>

<p>Kürtün halkı Gümüşhane'den umutlu bir şekilde bu teklifi red ediyor.</p>

<p>Gümüşhane'ye aidiyet ve sadakât ila bağlı olan Kürtün, Gümüşhane'den sahiplenme bekliyor ve sahiplenmeyi göremiyor. Kürtün halkının telefon numarasının son rakamı ve araç pilakası her şeye rağmen hep 29 olmaya devam ediyor ve bütün bunlara rağmen ne kadar daha 29 olmaya devam edecek ?</p>

<p>Kürtün halkı Gümüşhane'nin ilçesi olarak nereye kadar kendini mağdur edecek ?</p>

<p>Ne kadar mağduriyete dayanacak ?</p>

<p>Onu zaman gösterecek !</p>

<p>Kürtün, Gümüşhane bana sahip çıksın diye çırpınıyor !</p>

<p>Gümüşhane, iş işten geçmeden bu çırpınışı görmeli ve il olduğunun farkına varıp, Kürtün'ün ihtiyaçlarını giderip Kürtün' e sahip çıkmalı !</p>

<p>1- Gürgenli, Demirciler, Gündoğdu, Çayırçukur, Şendere, Yeşilköy için tahsis edilen ortak içme suyu projesi ne zaman ihale edilecek ?</p>

<p>Kürtün'ün bu büyük köyleri temel yaşam hakkı olan içme suyuna ne zaman kavuşacak ?</p>

<p>Para yok siz susuz kalınmı denilecek ?</p>

<p>2- Kürtün ile Gümüşhane'nin bağlantısını sağlayan ve projesi 2017 yılında onaylanan Torul Tirebolu kara yolu inşaatı yapılmayarak Kürtün halkının mal ve can kaybına sebep olunup Kürtün halkı ne kadar daha mağdur edilecek ?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3- Baraj suları altında kalan Yukarı Kürtün Gurup Yolu köprüsü ne zaman yapılacak ?</p>

<p>Köprü için yetkilileri sıkıştırdığımızda Yukarı Kürtün Gurup Yolu kara yolları bünyesine alınması için talepte bulunduk. Köprüyü ve yolun problemli kısımlarını kara yolları yapacak. Sonucu bekliyoruz deyip mevcut yola dahi bakılmayarak vatandaş ne kadar daha mağdur edilecek ?</p>

<p>MEHMET ASLAN TINLAMAZ ÇOLAKOĞLU - 27.01.2024. 10 : 06</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushane-cirpinan-kurtune-sahip-cikmali-ve-yuvada-kalmasini-saglamali</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/02/gumushane-cirpinan-kurtune-sahip-cikmali-ve-yuvada-kalmasini-saglamali.jpg" type="image/jpeg" length="31443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane’nin evlatları Harşit ve Kelkit çayında ne zaman çimecek?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushanenin-evlatlari-harsit-ve-kelkit-cayinda-ne-zaman-cimecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushanenin-evlatlari-harsit-ve-kelkit-cayinda-ne-zaman-cimecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kirli sudan insan canlı hayvan herkes nasibini alıyor. Altın vb. madeni işletmeciliğinin yeraltı yerüstü suları havaya, doğaya verdiği zarara karşı deve kuşu tiyatrosu rolüne soyunmak, milliyetçi muhafazakar ve Cumhuriyet değerleri ile barışık şehre insana yakışıyor mu?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Gümüşhane </b>elektrik ihtiyacını yıllarca İnönü mahallesindeki santralden karşılardı. Ortaokul öğrencileri olarak biz de santrale su taşıyan kanallarda eğitim sezonunun son ayı olan mayısta kanallarda suya girerdik.</p>

<p>Çünkü dağların avucundaki şehrin çocukları olarak bizim denizimiz yoktu. <b>Harşit</b>, şehir merkezini terk ettikten sonra vadi boyunca Torul istikametinde her dere kenarında suya girilirdi. Zira Gümüşhane’de kışları çok soğuk yazları ise dayanılmaz aşırı sıcaklar yaşanır.</p>

<p>Aynı şekilde Harşit’i besleyen <b>Kabaköy</b> Kale Deresi ve <b>Pirahme</b>t gibi derelerde yörenin çocukları suya girer, yazın tadını çıkarır doyasıya eğlenirdi.</p>

<p>Bizim tatilimiz derelerde, bahçelerde, bostanlarda, dağlarda ve yaylalarda geçerdi.</p>

<p>Harşit o yıllarda bağ, bostan ve insan için hem içme suyu hem sulama için temiz su kaynağıydı. Köyler en yüksek oranda nüfus barındırır, hayat çok canlı, bereketli ve hareketliydi. Vadinin tüm dere yatakları doğal bir temizlenme işlevi görüyor, göbek elması başta emsalsiz meyvelerin ünü saraylara ve ülke dışına taşmıştı. Şehir, ilçe ve köylerinde doyasıya hayatın tadı çıkarılıyordu. Tadına doyulmaz binbir çeşit sebze, meyve hayatın parçasıydı.</p>

<p>Köyler boşalınca bağ, bahçe ve köyler viran olmuştu. Harşit uzun süre gidenlere ardından iç çekerek ağladı, gözyaşı döktü. Sonra gözyaşları azaldı. Zira nehrin berrak gözyaşı gibi suları kirlendi. Ardından bağlar, bostanlar, bahçeler yok oldu ve göçmen kuşlar gidip artık gelmez oldu.</p>

<p>Dutlar yok olunca bülbüller, kuşlar terk etti. Cevizler azalınca kargalar azaldı. Kargalardan gurutu korumak için bekleyen çocuklar şehirden ilçe ve köylerden gidince, tandırlar, ocaklar söndü. Dönen değirmen taşları durdu. Sonunda okullar kapandı.</p>

<p>Şehrin her tarafında hayvancılık nerede ise bitince gurutta yapılmaz oldu. Doğa, adeta kendi kaderine terk edilince vadi çölleşti. Şehrin nimetleri birer birer tükendi. Güzün köylerden yüklenen erzak kamyonları diğer şehirlere gitmez oldu.</p>

<p><img alt="Gümüşhane’nin evlatları Harşit ve Kelkit çayında ne zaman çimecek 20.18.40" class="img-fluid detail-photo" src="https://haberalpcom.teimg.com/haberalp-com/uploads/2024/01/gumushanenin-evlatlari-harsit-ve-kelkit-cayinda-ne-zaman-cimecek-201840.jpeg" style="width: 585.99px; height: 666.042px;" / width="577" height="656"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>Son yaşlılar birer birer hakka yürüyünce, şehrin hayat sırları toprağın altına gitti. </b></p>

<p>Evet, Harşit’te, Kelkit’te nehrin temiz suları geri gelirse, giden tam geri gelmese de umutlar yeniden yeşerir.</p>

<p>İşte o zaman göçmen kuşlar geri döner, zümrüt vadi yeniden eski ihtişamına döner. Nehirler üzerinde yapılan barajlara suyun süratle ulaşması ve erozyonu önlemek için yapılan dere ıslahı betonları adeta doğal hayatı, yabani hayvanları evcil hayvanları cezalandırır gibi oldu.</p>

<p>Dere ıslahındaki dikey betonlar yatay eğimli doğal hayata duyarlı yapılamaz mıydı?</p>

<p>Ayı su içmek için indiği dereden çıkmak için dağı, taşı delen ürkütücü sesler çıkarıyor adeta feryâd ediyor. O kızgınlık ve hışımla kalan bahçe ve bostanları kırıp geçiriyor viran ediyor.</p>

<p>İnsanlar ayı korkusundan çevreye verdiği zarardan sebze ekmez meyve dikmez oldu. Ayılar, yabani hayvanlar himayeli insanlar tedbirsiz ve sahipsiz kaldı.</p>

<p>Neredeyse ayılar, tilkiler, kurtlar vb. yerleşim yeri sakini oldu. Ayı ve yabani hayvanların suya erişimini zorlaştırmak nasıl bir hayvan severliktir?</p>

<p>Yabani hayvan avı yasak, cezası büyük ama suya erişimi de evcil ve yabani hayvanlara fiili bir cezaya eziyete dönüşmüştür.</p>

<p>Vadinin kirli suları sebze ve meyve ağaçlarına korkunç zarar veriyor. Sebzeler, meyveler hastalanıyor, kuruyor. Hastalıklar kol geziyor. Şehir, ilçe, köyler ve beldelerin&nbsp; birçoğu, kirlenen sulardan dere kenarlarına yakın kurulan drenaj kuyuları ile içme suyu ihtiyacını karşılıyor.</p>

<p>Özetle kirli sudan insan canlı hayvan herkes nasibini alıyor. Altın vb. madeni işletmeciliğinin yeraltı yerüstü suları havaya, doğaya verdiği zarara karşı deve kuşu tiyatrosu rolüne soyunmak, milliyetçi muhafazakar ve Cumhuriyet değerleri ile barışık şehre insana yakışıyor mu?</p>

<p>Bu değerler ve insan oluşumuz, çevre duyarlılığı ve ahlak üretemiyorsa gerçekten vatan, insan sevgimiz, sıla hasretimiz, şehir köy sakini oluşumuz ne anlam ifade eder?</p>

<p>Zararın neresinden dönülürse elbette kardır. Ancak <b>tarihi, kültürel, doğal mirası ile cennet şehir yeni bir Gümüşhane vizyonu ile varlığını sürdürebilir.</b></p>

<p>Biz o köylerde nice fidan gibi gençlerin kanser vb. hastalıkların pençesine düştüğünü ve hakka yürüdüğünü, hüznü iliklerimize kadar hissederek yaşadık. Şehir milyonlarca yurtiçi ve yurtdışı gurbetçinin ebedi sıla diyarı olmaya devam edecektir.</p>

<p>Milli insani ve sıla duyarlılığı insan olmanın şehrin ülkenin evladı olmanın gereğidir. Bunu yadırgamak, şehre, ülkeye dair kanaatlerimizi abuk subuk beyanlarla eleştirmek, yok kabul etmek, savsaklamak hiç kimsenin ne hakkı ne de haddi değildir.</p>

<p>Bizim vatan sevgimiz doğduğumuz o kayalardan, topraklardan, esen rüzgarlardan, gözelerden mayalandı. O zirve geçitleri gibi gerçeği dillendirmek, doğrunun yanında yanlışın karşısında dimdik durmayı gerektirir.</p>

<p>Kuşakkaya, Zigana, Tersun dağı, Almazataş, Kostan dağı, Vavuk dağı, Köse dağı, Pöske dağı gibi şehrin, ülkenin yanında dik durmayı emreden vatan sevgisinin özüdür mayasıdır.</p>

<p><b>Gümüşhane’nin yaşadığı adeta vatan topraklarının kaderi gibidir.</b></p>

<p>Sınır aşan sular, Akdeniz, Karadeniz, Marmara ve Ege denizlerine dökülen tüm dere, çay ve nehir yataklarındaki yerleşim yerleri aynı kaderi yaşıyor.</p>

<p>Doğa bu denli katledilemez, terk edilemez, ihmal edilemez, uğruna ömür tüketilen ve can verenlerin bize emaneti, ebedi adresi cennet vatan dünya cennet olmaya layıktır.</p>

<p>Şehirleri, ülkeyi yaşanmaz kılan her yanlışa karşı durmak, doğrulara destek olmak önce şehitlere, ceddimize vefa gelecek kuşaklara borcumuzdur.</p>

<p>Vatan sevgisi imandandır. Vatanı olmayanın imanı, namus şeref ve haysiyeti tehlikeye düşer.</p>

<p><b>Sabri Şenel</b> – 31.01.2024 - İstanbul/<b>Ümraniye</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushanenin-evlatlari-harsit-ve-kelkit-cayinda-ne-zaman-cimecek</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Jan 2024 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/gumushanenin-evlatlari-harsit-ve-kelkit-cayinda-ne-zaman-cimecek.jpg" type="image/jpeg" length="61965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Harşit’in esrarengiz serüveni!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/harsitin-esrarengiz-seruveni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/harsitin-esrarengiz-seruveni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de güzellikler var idi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp; Harşit Çayı, Gümüşhane Deresinin kanı canıdır, amma epey can da almıştır söz aramızda.</p>

<p>&nbsp; Vavuk Dağının dibinden başlar, eskilerin Gögerçinlik dediği Güvercinlik Köyünün çayırından, ordan Duymadık Deresini alır, sonrası acayip.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Gelir Çalık Hanlarına, burada kabarmaya başlar; Tarhanas Köyü tarafından üç dere gelir. Biri Varyemez tarafından gelen ve Erikli'de birleştikleri yere son varan kol. Diğeri Tarhanas'ın içinden gelen kol, öteki de Tarhanas'ın Çalık Köyü tarafından gelen. Bu üç kol, Çalık Köyünün Bingili denen yerinde birleşir, işte Harşit'in ilk büyük kaynakları bunlar.</p>

<p>&nbsp; Gögerçinlik'ten gelen kol ile&nbsp; bunlar, Çalık Hanlarının karşısındaki Sifon Derenin ağzında birleşir, yola revan olurlar.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Kale'nin altında Hur Köylerinden gelen iyi bir kol, büyük arkadaşına Hama Köyünde sarılır, harıl gürül giderlerken, Zimon Köyünden ak berrak bir arkadaş daha gelir ki, eski maden mağaralarının soğuk mu soğuk arkadaşıdır.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Hama'ya vardıkalrında; Dölek, Arapdere, Kabakööy ve Sobran derelerinden gelen kardeşler katılır kervana, ver elini Murat Hanları.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Murat Hanlarında ta Kızılcaköy'den, Tezenelerden Kırıklı'ya varıp Pöske Dağından gelen derelerle birleşir, doğru Pirahmet'in altında ana kolla birleşirler.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Harşit'i Yukarı Derede Harşit yapan işte bu kardeşler.</p>

<p>Aradaki ufaklıkları saymadım.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Buradan sonra Tekke Köyünde Selseki yatağında bu köyün iki, hatta üç deresi gelir ki, birisi maden suyudur.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Selseki, aslında Tekke Köyünün ilk Osmanlı kayıtlarındaki ilk adı, "sel seküsü (sekisi)" demek ki, yakın zamanlara kadar gerçekten öyle idi. Geniş bir yatağı vardı "seki" kısmında.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Sonrası Akçakale, Sorda, Bağlarbaşı, Halgent Suyu ve doğruca Gümüşhane Bahçelerinin kalbine.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Bahçeler kısmı ilk yerleşmelerden beri tamamıyla Türk, elimdeki Osmanlı nüfus kayıtlarında hiç gayrimüslim yok.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Şehirden iki dere gelir Bahçelere, ikisi de aslında maden mağaralarının sularıdır çoğunlukla, bir de Musalla Dağının solundan (aşağıdan bakınca) gelen dere vardır.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Topal Çiftliğinden gelen değirmen suyunun eşi yoktur, Kızılköy&nbsp; Deresi de üstüne ki, Kızılköy'ün suyunun bir kısmını Kadirbeyoğlu Ali Bey, Ali Bey Konağı denen konağının altından geçirmişti vaktiyle. O semte de "Alibeyler" diyorduk, yıkanların evi yıkılsın.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Daltaban Konağının yanından gelen dere de ilave edilince, ver elini Limon Deresi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Limon Deresi, bir bakıma "sera deresi" özelliğindedir. Limon Deresine Canca Kalesi tarafından arı duru gür bir soğuk su iner ki, yazın boğucu sıcağında Limon Deresine serinlik verir.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Limon Deresinde çok özel bir Gümüşhane eriği vardır, aşısızdır, iyi ki aşısız, ilin yemyeşil olur, zaman geçtikçe sararır, biraz daha vakit geçince kurtlanır. Bu eriğin aynından Canca Köyü mezarlığında vardır, tam Rüfene Köyünün karşısında, ama o erik Limon Deresindekinin yanından geçemez, çünkü öteki erik Limon Deresinin.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Kalkar göç eder doğruca Kozana Köyünün altına. Kozana dediysem, buradaki iki köyden ilkidir Kozana, ona bitişik yukarıda Haşara Köyü var.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Kozana'nın suyu ile Haşara'nın maden suyu ve bolca deresini alır da geniş mi geniş olur Taunlu Mahallesinde. Yerli halkın "Davunlu" dediği bu mahallenin hemen üstü "Refioğlu". İlerde Haşara ve Kozana'yı yazarsam kalanını anlatırım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sırada Harava Deresini almak var ki, buraya şimdilerde İkisu diyorlar. Bazı uyanık uydurukçu rumcular, bu derenin adının "Dipotamus" olduğunu yazar ki, uyduruğun böylesi ancak rum fıkralarında olur. Türkçe "ikisu" adını "di-potamus" diye rumcaya çevirmek ne zaman tarih olmuşsa?</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ama İkisi yetmez, onun karşısından ta Godil ve Godil Bahçeleri köylerinden gelip, Pumpulak ve Mastıra'dan gelen sularla birleşmek var.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Artık Torul'a çok az kaldı, dere de iyice ağırlaştı ve çoğaldı, yavaş yavaş yoruluyor benim gibi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Şimdilik bu kadar uzatmak yetti sanıyorum.</p>

<p>Daha su coşkunları, sel baskınları, ağıtlar kâğıtlar var.</p>

<p>&nbsp;&nbsp; Yakında inşallah, sevgiler.</p>

<p>Selahattin Tozlu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/harsitin-esrarengiz-seruveni</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/harsitin-esrarengiz-seruveni.jpeg" type="image/jpeg" length="20258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane’nin yeni şehir vizyonu nasıl olmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushanenin-yeni-sehir-vizyonu-nasil-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushanenin-yeni-sehir-vizyonu-nasil-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane Torul İkisu Arzular Kabaköy beldesi Tohumoğlu arasında, Harşit vadisinin akış istikametince sağ yamaçların güneye bakan kısımlarında, zemin açısından yapılaşmaya uygun sert kaya zemininde yeni yeşil alanlarla birlikte yamaçlarda yeşillikler içerisinde yükselen yeni şehrin geleneksel Gümüşhane evlerini andıran görüntüsü ortaya çıkmalıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane Torul İkisu Arzular Kabaköy beldesi Tohumoğlu arasında, Harşit vadisinin akış istikametince sağ yamaçların güneye bakan kısımlarında, zemin açısından yapılaşmaya uygun sert kaya zemininde yeni yeşil alanlarla birlikte yamaçlarda yeşillikler içerisinde yükselen yeni şehrin geleneksel Gümüşhane evlerini andıran görüntüsü ortaya çıkmalıdır.</p>

<p>Güneş enerjisi panellerinin bina damlarını süslediği en son teknoloji ile birlikte enerji ihtiyacı da karşılanır.</p>

<p>Şehrin imar ve mimari tasarımında araziden çıkan taşın yapı imalatında kullanıldığı hafriyat maliyetlerinin minimize edildiği bir yapılaşma anlayışı yeni Gümüşhane’nin vizyonu olmalıdır.</p>

<p>Şehrin emsalsiz özel iklimi, doğası, bölgenin tarihi kültürel yapı mirasıyla barışık yeni yerleşim yerleri şehrin yeni konut ihtiyacına cevap veren alanlar olmalıdır.</p>

<p>Konuyla alakalı Gümüşhane Üniversitesi ve akademisyenlerin yeni bilimsel çalışmalarıyla aklı bilimi klavuz yapan yeni şehircilik anlayışı bilimsel ve bölgesel gerçeklerle buluşmalıdır.</p>

<p>Yani özetle İkisu, Mescitli, Kızılcaköy, Kuşakkaya, Akçakale, Bağlarbaşı, Tekke Pirahmet, Beşyol ve Arzular Kabaköy beldesine Tohumoğlu’na ulaşacak şehri güneş enerjisinden daha çok istifade ettirecektir.</p>

<p>Harşit’in Tohumoğlu’ndan kaldırılacak suyunu güney yamaçlarında inşaa edilecek yeni su kanallarıyla gezdirecek yeşil ve dinlenme alanlarında buluşturacak bir şehircilik vizyonudur.</p>

<p>Vadinin kalan bahçelerini katliamdan betonlaşmadan kurtaracak kamu hazinesinin mülkünü milletin ekonomik ucuz maliyetli konut elde edilmesine fırsat sunacaktır.</p>

<p>Bu ucuz arsa maliyeti ile oluşacak avantaj rant belediyeciliği değil millete hizmet belediyeciliğine dönüşecek ucuz konforlu ekonomik konut elde etme fırsatı sunacaktır.</p>

<p>Bu aynı zamanda Gümüşhane’de sebze ve meyve bahçeleri yeniden yeşerirse gidip gelmeyen göçmen kuşlar tekrar geri döner.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Harşit berrak suları ve debisi ile eski ihtişamına kavuşur. Suları güçlenir vadi çölleşmekten kurtulur. Şehrin yeni konut talebi veya yerleşim yeri ihtiyacını şehir merkezinden başlayarak kuzeye ve doğuya doğru tedricen dengeli ölçüde her iki yöne doğru gelişmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>Bunun belli bir parti önceliği yoktur. Bu partiler üstü yeni şehir vizyonu olmalıdır. Vadinin kısıtlı yeşil alanları bağları bahçeleri daha fazla betonlaşmaya kurban edilmemeli yeşili su kaynakları korunmalı şehrin efsane meyve sebze bahçeleri geri gelmeli tarım sebze meyve üretiminin lokomotifi olduğu üretim yeni kızıl elması olmalıdır.</p>

<p>Üretmeden doğayı korumadan asla ayakta kalamayız. Ülkenin yaşadığı doğal felaketler Gümüşhane’nin deprem fay hatlarına kısmi uzaklığı ve sert zeminleri yeni şehirleşme alanları için fırsattır.</p>

<p>Deprem sel heyelan vb. felaketler için Harşit, vadi boyunca yaklaşık 200 km’yi bulan vadinin uzunluğu yapılaşma muhtemel sel felaketlerinin riskli alanlarıdır.</p>

<p>Giresun’un ilçelerinde yaşanan sel felaketi tedbiri erkenden almak için büyük bir uyarıdır.</p>

<p>Allah şehrimizi ve ülkemizi benzeri felaketlerden korusun.</p>

<p><b>Sabri ŞENEL</b> – 18.01.2024 – İstanbul/<b>Ümraniye</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushanenin-yeni-sehir-vizyonu-nasil-olmalidir</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/gumushanenin-yeni-sehir-vizyonu-nasil-olmalidir-1.jpg" type="image/jpeg" length="62985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşar Okuyan’la bir Gümüşhane anısı!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/yasar-okuyanla-bir-gumushane-anisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/yasar-okuyanla-bir-gumushane-anisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşar Okuyan’a rahmet dileklerimizle...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Agah Oktay Güner, Yaşar Okuyan Beyler <strong>Gümüşhane</strong>'ye gelmişlerdi, Kõr valinin zamanları! Vali demeye bin şahit lazım.Bizler okula gidemiyoruz, okuma hakkımız o zamanın şartlarında gaspedildiği için kamu oyu çalışmalarının bir parçası olarak mitink düzenlemiştik.</p>

<p>Ben o zaman il Ocak bşk yardımcısıyım. İmam Hatibin õnü pazar yeri denilen alanda mitink yapıyoruz! Agah Bey konuşuyor, vali beyin militan tutumuna vilayet binasına da bakıp o gür sesi ile ver yansın ediyor!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu vali beni iki defa nezarete aldırmıştı, hakaretler etmişti, birinde makamında hakaretler ederken kardeşim Hamza Çelikle beraberdik! Mitinkte Yaşar Okuyanla yanyanayım, Yaşar Bey bana başkan orda bir sorun var oraya bak dedi. Îmam Hatibin alana bakan duvarına bez bir afiş asmıştık , konuşma bitince inidirecektik. Oraya gittim, Îmam Hatip'in Müdürü ordaki arkadaşlara bunu hemen alın burdan deyip ağzına geleni sõylüyor , hakaretler yağdırıyordu! Îş gittikce sertleşiyor , adamın bize kindarlığını zaten biliyoruz!</p>

<p>Ben o anki durumu uygun bir dille Müdür efendiye izah ettim, az sonra afişi alacağımızı izah etmeme rağmen adam bas bas bağırıyor! Adamın , derdi belli olay çıkartıp bir noktada da yukarıdan Vilayet binasından bakan kõr valiye şirinlik yapmaktı. Gençler bana bakıyor gõz kırpsam adamı yere yıkacaklar! Darlandım , adama yanaştım alçak sesle bana bak , senin ne yapmak istediğini anladık , mitingi sabote etmeye çalışıyorsun , bizleride Müslüman olarak gõrmeyip sevmediğini de biliyoruz! Sen kaşındın şu an burdan defolup gitmezsen seni bu şehirde yaşatmayız dedim! Adam sessizce durumu anladı ve gitti.</p>

<p>Konuşmaların yapıldığı platforma Agah Beyin ve <strong>Yaşar Okuyan</strong>'ın yanına gittim. Yaşar Bey , nedir bşk, dedi. Îmam Hatibin Müd afişi kaldırın diyor, dedim." Siz ne dediniz de gitti " dedi. Nazik bir şey dedim , Yaşar Bey güldü... Mitink bitince Kelkite doğru gitmeye devam ettik.</p>

<p>Yaşar Okuyanla yıllar sonra CHP - MHP ortak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Îzmit'te karşılaşıp tokalaştık , ayaküstü biraz konuştuk...</p>

<p>Değişik partilerde gõrevler yapsa da Türk Milliyetçiliği ile haşır neşirdi vesselam!</p>

<p>Ruhu şad mekanları cennet olsun inş.</p>

<p><strong>Cevat NAS</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/yasar-okuyanla-bir-gumushane-anisi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Dec 2023 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/yasar-okuyan.jpg" type="image/jpeg" length="92528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdağ;” Askeri hastaneler yeniden kurulmalı”]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/ozdag-askeri-hastaneler-yeniden-kurulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/ozdag-askeri-hastaneler-yeniden-kurulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, bir dizi ziyaret için geldiği Gümüşhane’de 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından kapatılan askeri hastanelerin yeniden kurulması gerektiğini savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayburt temaslarının ardından parti otobüsüyle <b>Gümüşhane</b>’ye gelen <b>Ümit Özdağ</b> burada kent merkezinde esnaf ziyaretinde bulundu. Kendisiyle fotoğraf çektiren gençlerin kitaplarını da imzalayan Özdağ, Yemen Kahvecisinde basın açıklaması yaptı. Zafer Partisi İl Başkanı Nurettin Saraç ve parti yöneticilerinin eşliğinde gerçekleştirilen programda konuşan Özdağ, dün akşam Kuzey Irak’taki Hakurk bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarının sızma girişimi sırasında meydana gelen çatışmada aralarında Şiranlı hemşehrimizin de olduğu şehitlerin olduğunu hatırlattı.</p>

<p><b>“Örgütün elinde olmaması gereken uzun menzilli özel silahlar kullandığı doğrultusundadır” </b>“Bugün ne yazık ki Türk milleti için kara bir gün” ifadelerini kullanan Özdağ, “Irak’ın kuzeyinde Hakurk bölgesinde Hakkari Dağ ve Komando Tugayına bağlı birliklere yapılan bir saldırıda şehit ve yaralılarımız var. Hepsi sizin evladınız ama birisi Gümüşhane Şiranlı, İsmail Yazıcı kardeşimiz. Hepsine Allah rahmet eylesin. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz.&nbsp; Bu olayın gelişme şekliyle ilgili almış olduğum bilgi: PKK'nın bu saldırıda normal olarak elinde olmaması gereken uzun menzilli özel silahlar kullandığı doğrultusundadır. Konunun fazla teknik detayına girmek kamuoyu önünde doğru olmamakla birlikte konunun ayrıntılarının önümüzdeki günlerde umarım yetkililer tarafından Türk kamuoyuna taşınması ve bütün açıklığıyla anlatılması da gerçekleşir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>“Eski harp cerrahları hükümete “Bırakın Mehmetçiğe yardım edelim” çağrısı yapıyor” </b></p>

<p>Bu alçakça saldırının Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir an önce tekrar askeri sağlık sistemini ve askeri hastaneleri kurması gerektiği gerçeğini ortaya çıkardığını savunan Özdağ, “15 Temmuz'dan sonra, FETÖ’cü darbe girişiminden sonra İsviçre ordusu gibi yüzyıllardan beri savaşmayan bir ordunun bile askeri hastaneleri ve askeri sağlık sistemi varken dünyanın en deneyimli harp cerrahlarının olduğu Türk ordusunun askeri sağlık sistemi dağıtılmış ve inanılmaz bir şekilde yılların deneyimi ve birikimiyle oluşmuş olan, dünyadaki en iyi askeri sağlık sistemlerinden bir tanesi AK Parti tarafından imha edilmiştir. Şimdi eski harp cerrahları, eski askeri doktorlar bugün bir kampanya başlatarak hükümete çağrıda bulundular. Bırakın Mehmetçiğe yardım edelim diyorlar. Harp cerrahisi özel bir ihtisas alanıdır. Her doktor bu işin uzmanı değildir, olamaz, olmamalıdır da zaten. Elimizde şu anda çoğu sivil sektöre gitmek zorunda kalan birçok çok değerli harp cerrahı vardır. Bunlar çocuklarımızın belki hayatını kurtaracak belki daha az kayıplarla hayatta kalmalarını sağlayacaktır. Eskiden Diyarbakır Askeri Hastanesi için şu ifade kullanılırdı: Kapıya kadar canlı getirin bize yeter, ondan sonrasını biz başarırız, hayatta tutarız. Şimdi Türkiye'nin etrafındaki çember daralır ve güvenlik güçlerimize, askerlerimize yapılan alçakça saldırılar artarken ve önümüzdeki süreçte daha da yoğunlaşacağı anlaşılırken hükümet askeri sağlık sistemini kurmak için neyi beklemektedir? Daha kaç şehit verilmesi lazımdır? Türk milletinin başı sağ olsun, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başı sağ olsun, Hakkari Dağ ve Komando Tugayının kahraman subay, astsubay ve uzman erbaşlarının başları sağ olsun. Bu alçakça saldırıda ağır yaralanan 15'e yakın askerimizin olduğunu duyuyoruz. Allah'tan onlara da acil şifalar diliyoruz. Bugün başka bir konu üzerinde konuşmayı yersiz ve gereksiz buluyorum” diye konuştu.</p>

<p>Genel Başkan Özdağ, Zafer Partisi olarak saat 14’te Türkiye'nin her yerinde Zafer Partisi İl Başkanlıkları olarak Atatürk anıtlarına şehitler ve gaziler anısına karanfil bıraktıklarını hatırlattı. Özdağ, soru almayıp başka bir konuya değinmeyeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.</p>

<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ daha sonra Sivas’a gitmek üzere kent merkezinden ayrıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/ozdag-askeri-hastaneler-yeniden-kurulmali</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Dec 2023 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/umit-ozdag-1.jpg" type="image/jpeg" length="10679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane’de destanlaşan hayat hikayeleri!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushanede-destanlasan-hayat-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushanede-destanlasan-hayat-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anlattığım hayat öyküsü Kelkit, Şiran, Köse, Torul, Kürtün vb. diğer il, ilçe ve köylerimizin birbirine benzeyen hayat öyküsüdür.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>26 yaşıma kadar <b>Gümüşhane</b>, Erzurum ve Trabzon vilayetlerinde geçen yılların hayat <b>hikaye</b>si aslında birçok insanın farklı illerde yaşananların benzer özetidir.</p>

<p>Dedem Rus işgali esiri İstiklal Harbi gazisi ve okuma yazması yoktur. Babam fakirliğin diz boyu olduğu yıllarda her gün Sakal Tutan dağından 7,5 km yolu yaya katederek <b>Kabaköy</b>’e bağlı Kale nahiyesine giderek ilkokulu bitirmiştir.</p>

<p>Aslında köyde herkes birkaç istisna dışında olağan üstü fakirdir. Kalaycı, taş ustası, amele, küçük çiftçi ailelerin çocuklarıyız. Gurbette bu mesleklerle hayata tutunup kıt kanaat geçinen, karnını zor doyurup giyecek basit karamando kumaş ve basma el yordamıyla dikilen tekstil ürünleriydi.</p>

<p>Genelde elde dikilen dikiş makinesinin nadir birkaç evde bulunduğu ayakkabı olarak çarıktan sonra kara lastikle buluşan bir nesiliz.</p>

<p>Çobanlıkla başlayan aile bütçesine katkımız kısıtlı birkaç evlek sebze meyve bahçelerini sulamak, yazın tırpanla ot biçmek, at, eşek ve katır sırtında dağların tepelerinden yamaçlardan ot, buğday, çavdar sapı taşımak, harman sürmek köyün geleneksel işlerinde ailemize destek verirdik.</p>

<p>Yaz sonu yaya 4 saatlik yoldan uzak ayar meşesinden odun taşımakla yazı bitirirdik. Köyde ilkokul bitince ortaokulu okumak için Gümüşhane merkeze iner bir dairenin her odasında iki veya üç kişi kaldığımız tuvaleti, mutfağı ortak kullandığımız eski evlerde otururduk.</p>

<p>Şehrin henüz yolu olmayan mahallelerine eve en yakın noktaya köyden indirdiğimiz tezek çuvallarını çocuk halimizle sırtımızda kaldığımız evlere taşırdık. Bazen sırtımızdan düşen tezek çuvalı yuvarlanıp bayırın dibini bulurdu. Tezek çuvalın yuvarlanmasının tesiriyle kırılıp ufalanıp toz olurdu.</p>

<p>Artık kısmet deyip olduğu yerden kalan tezekleri çuvala doldurup kan ter içinde daha dikkatlice eve taşımaya çalışırdık. Tezek ve yakacak çok kısıtlı olduğu için bazen soba geçince kalan tezek ya da odun kömürünü mangala aktarır, bir büyük ahşap sehpanın altına yerleştirir, üstüne bir bez serer altında hem ısınır hem üzerinde ders yapardık.</p>

<p>Gümüşhane soğuğunda tam ısınmayan odamızda ayaklarımız ısınırken sırtımız buz keserdi.</p>

<p>Ne anne ne baba vardı baba zaten gurbetten hiç geri gelmezdi. Öğrenci arkadaşlardan babaannesi olan şanslıydı. Babaannesi olanlar öğrenci torunlarıyla beraber kalırdı.</p>

<p>Bizim babaannemiz ben beş yaşındayken ölmüştü. Biz bu şanstan mahrumduk. 6 yıl Gümüşhane’de öğrenciliğin çilesini diz boyu çektik. Ekmeğimiz köyden gelirdi. Köy fırınında yapılan ekmeği bir hafta 15 günlük olarak getirir, yağı alınmış <b>lor minziye</b> talim ederdik. Makarna en çok yediğimiz yemekti. Hafta sonları köyün çocukları ile bakır sini üzerinde Trabzon hamsisi pişirir, lezzetinden adeta parmaklarımızı yerdik.</p>

<p>Bizim ağabeyimle evimiz köylü öğrencilerin uğrak yeriydi. Çocuktuk şehir bize gurbetti. Evimiz şehre yolu düşen otel parası olmayan ya da fakir ağabeylerin konaklama adresi olurdu.</p>

<p>Bir gün Trabzon’da çalışıp gelen bir ağabey eve misafirimiz oldu. Ondan bize bit geçmesi sonucu çok zor anlar yaşardık. Okulda elimi kafama atınca bit yakalar çaktırmadan infaz ederdim.</p>

<p>Yine bir gün başka birisi uyuz olmuştu. Onu evde misafir ettik ondan uyuz kapmıştım. Doktor bana bir hafta istirahat verdi. Okula gidemedim köyde evimize çok misafir geldiği için misafiri önemsemek gazi dedemin bize kazandırdığı bir davranıştı.</p>

<p>Köyümüz civar köylerde cami olmadığı için cuma namazı için köyümüze gelen komşu köylülerine her cuma sonrası öğlen yemeği verilirdi. Annem o gün tarlaya bahçeye bostana gitmez misafiri ağırlardı. Gerçi dedem askerde diş çekmeyi öğrendiği için dişi ağrıyan diş çektirmek isteyen herkes civar köylerden bize gelirdi.</p>

<p>Günlerce ağrı çeken hastalar dişleri çekilince rahatlar, günlerce ağrıdan uykusuz kalınca çoğu kez derin uykuya dalar gecelemek için köydeki evimizde kalırdı.</p>

<p>Dedem asla diş çekme ücreti almaz üstelik yemek ikram eder hastaları misafir ederdik. Gazi dedem sadece ülkeyi işgalden kurtarmadı nice günlerce diş ağrısı çeken garibanlara şifa olurdu. B</p>

<p>Biz dedeme babaannemin öğretmesi ile “Ağa” derdik bu ağalık ağır hayırsever insanlara verilen isim takısıdır.</p>

<p>Babaannem bize köyün yaşlı analarına “aba” erkeklerin yaşlılarına “emi” denmesini öğretti. Köyün tüm insanları akraba muamelesi görürdü. O yüzden bu kültürü şehre taşıdık kuru ekmeğimizi makarna ya da çorbayı gariban misafirlerle paylaşırdık.</p>

<p>Ortaokul başlangıcı şehre intibakta fakirlikle birleşince okulda kıyafetlerimiz şehirli memur ve varlıklı aile çocuklarına bazen alay konusu olurdu. Çok utanır içimize kapanırdık. Kahvaltı çoğu kez yapamazdık okul kantininden paramız olunca poğaça veya simit alırdık.</p>

<p>Derslere çoğu kez aç girerdik. Bir gün Fen Bilgisi dersinde sebze ve meyveler işleniyor. Tahtada konuyu bana öğretmen anlattırıyor. Öğretmen muzdan bahsedince etrafa garip garip baktım ve sustum.</p>

<p>Bu halim sınıfta gülüşmelere sebep oldu. Sıraya oturunca gözyaşlarına boğulduk. Babam gurbette annem köyde dedeme hizmet edip köy işlerini yapmak hayvanlara bakmak zorundaydı. Hayvan bakar yeterli et, süt ve tereyağı yiyemezdik. Zira hayvan sayısı kısıtlıydı. Tarla sürmek için öküz, taşımak için at eşek bakmak gerekiyordu.</p>

<p>Zor coğrafya kısıtlı tarım alanları hayatı çekilmez kılıyordu. <b>Gurbet </b>imdadımıza yetişti. Önce babam Almanya’ya gitti. Etrafı fakir olduğu için onlara eşek at almak veya evlat evlendirmek için akraba komşuya sürekli yardım etmek zorundaydı.</p>

<p>Büyük fedakarlık mali yük altına girdiği için çok yardım etmesi gereken insanlar var olduğu için fakirlik yine bir türlü yakamızdan düşmüyordu.</p>

<p>Ortaokul sonlarına doğru artık yavaş yavaş köyde şehirde inşaat işlerine gidiyorduk. Çoğu kez amelelik, kamyonlara taş yüklemek, dereden kum doldurmak, şehirde arsa hafriyatını boşaltmak, köyün içme ve sulama suyu kanalları, köy konağı inşaatında amele olarak çalışmıştım.</p>

<p>Ramazan günleri hem oruca yeni başladığımız yıllar yaz ayı çok sıcak ama orucu asla bozmazdık. Ağzımız burnumuz kurur nefes nefese kalır, iftar saatini iple çekerdik. Bütün uğraş aile bütçesine katkı anne ve babamın yüküne ortak olmak içindi,</p>

<p>Bir gün dölek deresinde rahmetli babamın kuzeni Ahmet Bayır amca ile tırpanla çayır biçerken temmuz başı ot ayı hava çok sıcak oruçluyuz. Ahmet Amca elbisemle suya girmemi istedi. Dereye girdim sırılsıklam oldum. Kıyafetim üstümde kurudu.</p>

<p>İftara kadar tırpan sallamaya devam ettim. Ot biçme bitince odun etme faslı başladı. At eşek köyden saat 05.30 da çıkar saat 09.30’da meşeye varırdık. Babam bir testere getirmişti Almanya’dan. Herkeste yoktu bu alet. Arkadaşlarla ortak kullanırdık.</p>

<p>Ormanda genelde Orman Dölek köyüne yakın olduğu için güveç imalatında çamur kadar odun gerektiği için onlar daha çok yaş ağaç keserdi. Biz de kesilen ağaçların kuruyan diplerini ya da ayak kurusu dediğimiz kuruyan ağaçları keserdik. Bir eşek ya da atın taşıyacağı yükü keser, hazırlar sırtlarına semer bağlı hayvanlara ustaca yükler köye dönüş yoluna düşerdik.</p>

<p>Gidişe göre geliş iniş olduğu için daha kolaydı yorgunluğa rağmen neşeliydik. Zira yaptığımız işin çok önemli olduğunu ailemizi sevindirir takdir cümlelerine muhatap olurduk.</p>

<p>Bu uğraş haftalarca sürerdi sonra fasulye, meyve, ceviz toplama, patates çıkarma sırasıyla bu işlerin içinde olurduk. Meyveler toplandıktan sonra gençler ağaçlarda kalan meyveleri toplamayı “<b>ganzolof</b>” olarak adlandırır, dalda sahibi tarafından toplanmayan elma, armut, ceviz için ağaçları taş yağmuruna tutar, isabet ettirdiklerimizi ağaç altından toplayıp yerdik.</p>

<p>Onlar çocuklar ve kuşların helal edilen nasipleriydi. Patates tarlasından kazma ile patates sökmek maharet isterdi. Patatesi yaralamadan sökmek şarttı. Annem her işin ustasıydı. Pratik hızlı çok verimli iş görürdü. Patates çıkınca orada çaydanlık veya tencere ile patates haşlamak çok büyük zevkimizdi.</p>

<p>Bazen fasulye otlarının üstüne tencerede pişen patatesi süzer afiyetle yerdik. Gelecek senenin patates ekimi için tarlada kuyu açar, içini tohumluk patatesle doldururduk. Arasına elma koyar gelecek yılın nisan sonlarına doğru patates ekimi yapılmak için kuyular açılır, biz kuyudan patatesten çok elma yeme hayali kurardık.</p>

<p>Zira mart, nisan, mayısta köyde hiç meyve kalmazdı. Temmuz başı dut ve vişne ile meyve ve fasulye siftahı sezonu açılırdı. İlk çıkan taze fasulyenin kokusu bugün hala burnumda tüter.</p>

<p>Bugün o patates kuyularını yapmak çok zor zira ayı, domuz köyde sebze ve meyve ekimini imkansız hale getirdi. Hayvanlarda haklı o zamanki yeterli ekim ve mahsul onlarında ihtiyacını karşılardı. Onların rızkını Allah insan üzerinden veriyor.</p>

<p>Doğa denge ister bu dengeyi kurma yükümlülüğü insana düşer. Bu enerjimizin yöneldiği alan bugün belde olan iki güzide köyler Arzular ve Kabaköy’de futbol tutkusuydu.</p>

<p>Köylerimizde futbol çok sevilirdi civar köylerle futbol maçları en önemli heyecan verici gündemdi. Gümüşhane’de köy takımı olan belli sayıda köylerdendik. Bu lise yıllarımızda okul takımını iki yıl şampiyon yaptık. Turnuvanın gol kralı olmuştuk.</p>

<p>Ardından üniversite için şehirden ayrıldım. Erzurum’a gittim ilk yıl arkadaşlarla aramızda para toplayıp sermaye yaptık. Gümüşhane Arzular ve Kabaköy’den 2 tona yakın şeker fasulyesi satın aldık. O dönemde Trabzon’dan İran’a yük taşıyan BMC kamyonunun Tohumoğlu kavşağında üstüne koyduk, Erzuruma götürdük.</p>

<p>O yıllarda 3,5 saatte gittiğimiz 220 Kilometre yolu kamyonla 11 saatte gittik. Kop dağını aşınca Kurnaköy’de kamyonda yatarak geceledik. Ardından Erzurum’a vardık. Fasulyeden numuneleri otel ve lokantalara verdik ardından telefonlar yağdı. Anında yok sattık. Kapış kapış fasulye tükendi.</p>

<p>Zira <b>Gümüşhane fasulyesi</b> doğanın şehre hediyesi yöreye has emsalsiz damak tadı üründür. Bugün çoraklaşan vadi aslında çok cazip fasulye üretme diyarıdır.</p>

<p><b>Anlattığım hayat öyküsü Kelkit, Şiran, Köse, Torul, Kürtün vb. diğer il, ilçe ve köylerimizin birbirine benzeyen hayat öyküsüdür.</b></p>

<p>Bizden önceki kuşaklar çok daha ağır bedel ödemiştir. Şehrimiz ağır bir Rus işgali yaşadı. Ermeni, Rum çetelerinin düşmanla işbirliği zulmünü yaşadı. Asırlarca beraber yaşadığımız insanca yaşadıkları daha sonra bunun azınlık imtiyazına döndüğü fakir kadim Türk köylerinin devletin vatanın yükünü çektiği 10 yıl 15 yıl askerlik yapan köylerden askere giden 10 askerin ancak 3’ünün köyüne döndüğü birçoğunun şehit olduğu, gelenlerin kör, topal, sakat kaldığı nesillerin torunlarıyız.</p>

<p>Kabaköy sakinleri sırtlarında Rumların taş evlerine taş taşıyıp boğaz tokluğuna genç yaşta belleri bükülüp kırk elli yaşlarına varmadan hakka yürüdüğünü bugün kabir taşlarından ve hikayelerinden öğreniyoruz.</p>

<p>İşte o taş taşıyan amele taş ustası kalaycı topraksız çiftçi vb. ağır meslekleri icra eden neslin bir iki alt kuşağı torun ve evlatlarıyız.</p>

<p>Gurbet ve göç yaşadığımız zor coğrafyanın atalarımıza ve bizim kuşaklara dayattığı mecburiyettir.</p>

<p>Buna rağmen Türk insanında isyan yoktur. Çile vefa ve sadakat vardır. Dünün kalaycı, taş ustalarının torunları bugün şehirlerin büyük sanayici, müteahhit aranan örnek esnafı, işçisi, memuru, komşusu, bürokratıdır.</p>

<p>O ceddin torunlarına yakışan bugün model insan olmaktır. Bizim hiç kimseye minnet ve diyet borcumuz yoktur. Helalinden kazanmak karşılıksız vatan millet sevgisi bize hayatın çilesini çeken ceddimizin kıyamete kadar sürecek kutlu mirasıdır.</p>

<p>Selam olsun bu çileyi yaşayan kahramanlara!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölenlere rahmet olsun!</p>

<p>Sılamızın kutsalı köyümüz ilimiz ülkemiz ve turan coğrafyasının mazlumlarına ve zulüm gören herkese selam olsun!</p>

<p>Biz tarihler boyunca çilemizden acımızdan gurbet hasreti ile yeniden doğarız.</p>

<p>Hayata tutunma ayakta kalma var olma çilenin mücadelenin fedakarlığın destan kahramanlar diyarı hemşerilerim ve tüm ülke insanının bitmeyen yürüyüşüdür.</p>

<p><b>Sabri ŞENEL</b> – 23.12.2023 – İstanbul/<b>Ümraniye</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushanede-destanlasan-hayat-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Dec 2023 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/gumushanede-destanlasan-hayat-hikayeleri.jpg" type="image/jpeg" length="84405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane Kabaköy’den kalaycılık hikayeleri]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushane-kabakoyden-kalaycilik-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushane-kabakoyden-kalaycilik-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane eski Kale nahiyesine bağlı Arzular, Kabaköy, Erdemler, Süle, Zimon ve Yetirmez köylerinde yok olmak üzere olan kalaycılık sanatı icra edilirdi. Kabaköy’den sırtlarında körük yaya yola çıkan yedi kişilik kalaycı ekibi, Pirahmet Kırıklı köyleri istikametinde Pekin dağı zirvesini aşarak, yeni adıyla Ünlü Pınar’ın altından geçip İskah köyünün üstünden, Çilhoroz geçidine tırmanırlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Gümüşhane</b> eski Kale nahiyesine bağlı <b>Arzular, Kabaköy, Erdemler, Süle, Zimon</b> ve <b>Yetirmez </b>köylerinde yok olmak üzere olan kalaycılık sanatı icra edilirdi. Kabaköy’den sırtlarında körük yaya yola çıkan yedi kişilik kalaycı ekibi, <b>Pirahmet Kırıklı</b> köyleri istikametinde Pekin dağı zirvesini aşarak, yeni adıyla Ünlü Pınar’ın altından geçip<b> İskah</b> köyünün üstünden, <b>Çilhoroz</b> geçidine tırmanırlar.</p>

<p>Ardından Şiran’ın köylerini birer birer geçerek Şiran ilçe merkezinin altından ilerleyip Gölova yolunu takip ederek Mindaval deresine girerler.</p>

<p>Yanlarında peksimet acıkınca çeşme başlarında ekmek su atıştırır tabana kuvvet yola revan olurlar.</p>

<p><b>Birinci Ordu</b> diye tabir edilen <b>Tokat</b>’ı geçerek Amasya, Çorum civarına varırlar. Yolculuk günlerce köyden köye ilden ile sürer uzun bir yol alırlar.</p>

<p>Çorum’da ekip ikiye ayrılır ekibin biri <b>Çorum</b> merkeze bağlı <b>Eskice </b>köyde ilk körüğü kurarlar.</p>

<p>Civar köylere haber salarlar. Bir köyün bakır kaplarını kalaylar bitirir diğer köylere geçerler. Bu uğraş günlerce aylarca sürer. Bakır kapları kalaylama, lehim vb. ücreti olarak bazen nakit bazen harman zamanına veresiye yaparlar.</p>

<p>Yazın hububat, buğday, arpa, çavdar vb. hasat edilince tekrar takas usulü yapılan alışverişin tahsilatını yapmak için yazın tekrar o köylere gider, alacaklarını tahsil ederler.</p>

<p>Ekipte hepsi rahmetli olan <b>Fehmi Bayır, Şükrü Şenel, Salih Şenel, Zekeriya Kural, Halis Kural, Yusuf Kural</b> ve <b>Ahmet Bayır</b> vardır. <b>Zekeriya Kural</b> oğlu <b>Cengiz Kural</b> yaşanan hikayeyi şöyle anlatır;</p>

<p>“Gurbette arkadaşlarla, tabii herkes bir odada, hepsi gece yataklarına girmiş, birisi sormuş yahu lâmbayı kim söndürecek?&nbsp; Herkes birbirine bakıyor, tabii o zamanın lambası gazla yanıyor, üfleyeceksin bir kerede sönmedi tekrar üfleyeceksin, sonra karanlıkta gidip yatağını bulacaksın!&nbsp; Kara lamba ya da şüşeli lamba, rahmetli <b>Halis Kural</b> amca hemen sessizliği bozup demiş ki;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Siz zahmet etmeyin ben söndürürüm, almış yanından ayakkabısını (gara lastik), lambaya yapıştırmış lamba devrildi şişesi kırıldı ve söndü. Odada derin bir sessizlik herkes birazdan günlerin yorgunluğu derin uykuya daldı”</p>

<p>Gurbet elde bazen kendi yemeklerini kendileri yapan ya da köylülerin verdiği yemeklerle idare edip günler geçiyordu. 4 aylık çalışma bitti aynı yoldan dönüş başladı. Yazın Kabaköy’de ev işleri, ot, ekin yakacak odun kesme zamanı mecburi köyde olmak gerekirdi. Zira Temmuz ot ekin zamanıdır. Köyde işler bitince yaz sonu tekrar hasılatı tahsil etmek için Çorum’a tekrar giderler.</p>

<p>Tahsilat zamanı babam <b>Salih Şenel</b> şöyle bir tahsilat hikayesi anlatır.</p>

<p>“Kendi tahsilatımızı bitirdik, ama rahmetli Fehmi Bayır amca bir köy ağasından parasını alamamakta ağa Fehmi amcayı sürekli oyalamaktadır. Bunu duyunca bizde çok üzüldük. Fehmi amcadan ağanın ismini öğrenip bir gün tarladan öküz arabası ile buğday sapı çeken öküz arabasının önüne çıktım. Tatsızlık çıkar mı? diye endişeliyiz. Yanımda Fehmi amca var. Köyün ağasının kağnısı uzaktan görünür bize yanaşınca durur. Yolda toz duman içinde cazır cızır öten öküz arabası durunca sesi kesilir. Kağnıdan aşağı inen ağaya şöyle dedim;</p>

<p>-Siz bu işi niçin yapıyorsunuz çocuklarınızı geçindirmek için değil mi? Bu insanda çocuklarını geçindirmek için sizin kaplarınızı kalayladı. Bu insanın lütfen alın terinin bedelini ödeyin mağduriyetini giderin. Onunda rızık ve yol gözleyen yavruları var. İşin ciddiyetini anlayan sesini çıkarmayan ağa başını mahcubiyetle sallayıp “tamam ödeyeyim” dedi. Sözüne devam ederek “yarın paranız hazır” dedi.</p>

<p>Ertesi gün borcunu ödedi ve bizde hep birlikte sevinçle gurbetten sılaya dönüş yolculuğuna başladık. Gidiş ve dönüş mesafesi aynı olsa da dönüşte sevdiklerimize sılamıza kavuşma umudu dönüş yolculuğunu daha neşeli hale getiriyordu.</p>

<p>Bir başka kalaycı takımının yaşadığı hikayeyi <b>Mevlüt Yakut</b> anlatıyor;</p>

<p>Rahmetli babam Dursun Yakut’unda dahil olduğu rahmetli Dursun Kural usta olduğu ekipte Tokat ili merkez köylerinde kalayları biter. Kalay satan esnaftan veresiye kalay satın alır çalışıp geri dönüşte ödemeyi taahhüt eder. Diğer köylere doğru yol alırlar. Ancak bir türlü iş alamaz gittikçe kalay aldıkları köyden uzaklaşırlar. Borçlarını ödeme imkanları olmaz dönüş yoluna doğru köye sılaya Kabaköy’e varırlar. Borçlarını ödeyememenin para kazanamamanın ezikliği ile köye dönerler. Bu ekip bir daha oralara gurbete yolları düşmez. Tokat’a gidemezler aradan yıllar geçer. Kabaköy’den yukarı köylere doğru vurulan yol işinde çalışmaya başlarlar. Ay sonu herkesin yevmiyeleri hesaplanır. Mütaahhit tarafından işçilere ödeme isim isim çağrılarak yapılırken sıra Dursun Kural dedeye gelmiştir. Mütaahhit sesli bir şekilde “Dursun Kural senin yevmiyelerin Tokat’ta sana kalay satan babam Mustafa efendiye olan borcun karşılığında kesilmiştir.” der.</p>

<p>Dursun Kural dede orada adeta dona kalır çok mahçup olur. Mahcubiyet yanında buruk bir sevinç yaşar zira borç ahirete kalmamış ödeme fırsatı doğmuştur. Borcu da Mustafa Efendi de gözünün önüne gelir. Boynu bükük bir şekilde “Gurbete çıkamadık Tokat’a gidemedik çıkınca ödeyecektik” der ayrılır. Babam Dursun Kural ve ekipte olanlar bu borç hepimizin diyerek aralarında borcu bölerler. Dursun dedeye kendi paylarına düşen kısmı öderler. O gurbet arkadaşlığı dostluk onları kenetlemiştir.</p>

<p>Gurbet adeta yöre insanının değişmez kaderidir. Hepsinin ruhu şad mekanları cennet olsun.</p>

<p><strong>Sabri Şenel</strong> - 13.12.2023 - İstanbul-Ümraniye</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushane-kabakoyden-kalaycilik-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Dec 2023 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/gumushane-kabakoyden-kalaycilik-hikayeleri.jpg" type="image/jpeg" length="76105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir gönül Entellektüeli: Sabri Şenel]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/bir-gonul-entellektueli-sabri-senel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/bir-gonul-entellektueli-sabri-senel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Medyada paylaşım yapması ile haberdar olduğum, ölüm döşeğinde bile yanındakilere beni kıbleye doğru çevirin namazımı eda edeyim diyen son günlerinde şuuru gidip gelmesine rağmen ve ölüm döşeğinde namaz kılan bir babanın (Salih) milli ve manevi duygularla büyütüp beslediği yine halis bir anne Binnaz Hanım'ın (Elmas) süt verdiği oğlu da işte o baba ve annenin sağlam mayasından böyle bir değer olacaktı şüphesiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>S</b>ağduyu sahibi muhabbet eri,&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><b>A</b>dalet yolunda akıtır teri.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><b>B</b>ir huzur içinde mekânı yeri,&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><b>R</b>engârenk her yere uzanan eldir,&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><b>İ</b>stikrarlı o da&nbsp;<b>Sabri ŞENEL</b>’DİR.</p>

<p><b>İsmail HAYAL</b></p>

<p>Sosyal Medyada paylaşım yapması ile haberdar olduğum, ölüm döşeğinde bile yanındakilere beni kıbleye doğru çevirin namazımı eda edeyim diyen son günlerinde şuuru gidip gelmesine rağmen ve ölüm döşeğinde namaz kılan bir babanın (Salih) milli ve manevi duygularla büyütüp beslediği yine halis bir anne Binnaz Hanım'ın (Elmas) süt verdiği oğlu da işte o baba ve annenin sağlam mayasından böyle bir değer olacaktı şüphesiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphesiz ki atalarımız;</p>

<p><b>"Oğul babanın özetidir"&nbsp;</b>diye boşuna kelam etmemişler.</p>

<p>Coğrafya insanın kaderidir sözünden bahisle Gümüşhane Kabaköy'de doğan bu çocuk ileride bu şehrin İstanbul'da ki gurur kaynağı olacak Sabri Şenel'den başkası değildi elbet.</p>

<p>Altmışlı yılların başı yani 58 senesi Gümüşhane Merkez Kabaköy’de gözlerini dünyaya açtı.</p>

<p>İlkokulu köyünde tamamladı. Bu aralarda küçük yaşına rağmen bir eşeğin veya bir atın iki tarafına monte ettiği dolaplarda envai çeşit sebze meyve ile yukarı köyleri karış karış gezerek çerçilik yapan, çoğunlukla para yerine takasla çavdar Arpa ve buğday alarak ileride çok büyük bir işadamı olacağının sinyallerini verdi.</p>

<p>Orta öğrenimini Gümüşhane’de tamamladıktan sonra sırasıyla İstanbul Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümü ve Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi.</p>

<p>PTT Genel Müdürlüğü ve çeşitli bankaların müfettişlik sınavlarını kazanmasına rağmen içindeki o ruh sayesinde memurluğu değil serbest çalışmayı tercih etti.Takas usulü sebze meyve ticareti ve Çerçilik ile başladığı ticari hayatını ileride okullardaki üstün başarısı, kitaplarla olan dostluğu ve girişimcilik ruhu ile bugün İstanbul Ümraniye, Çekmeköy Üsküdar ve Sancaktepe İlçelerinde faaliyet gösteren Sınav Okul Kurs ve Kolejlerin, Göksu Dil Okullarının, Göksu Sürücü Kurslarının ve Meslek Kurslarının kurucusu ve halen işletmecisi olarak ispat eden bir değerimiz oldu.</p>

<p>Aynı zamanda Serbest Muhasebeci, Bagımsız Denetçi ve Mali Müşavirliğin yanı sıra Trafik ve Çevre Bilgisi Öğretmeni olarak hayatına farklı bir renk kattı.</p>

<p>İstanbul Gümüşhaneliler Derneği Kurucu Başkanı olarak on yıl başkanlık görevinde bulunarak Gümüşhane için sosyal ve kültürel alanda sayısız işlere imza attı. Çok geniş bir alanda STK yöneticisi Ayrıca çeşitli spor kulüplerinde, cami derneklerinde yöneticilik yaptı. Gümüşhane merkez Kabaköy Derneği kurucusu ve 13 yıl başkanlığını yürüttü.</p>

<p>Aydınlar Ocağı Genel Merkezi İlim İstişare Heyeti Üyesi ve Anadolu Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu Üyesi halen her iki ocakta ilim istişare kurulu üyesi olarak daima okumaya, araştırmaya kendini geliştirmeye, çevresini aydınlatmaya, hakikatleri anlatmaya, yanlış bilgileri düzeltmeye gayret göstermektedir.</p>

<p>Şenel, milli ve manevi çizgisine en yakın MHP içinde 4 dönem Ümraniye İlçe Başkanlığı, İstanbul İl Başkanlığı Yönetim Kurulu Üyeliği, 1989 ve 1991 Kâğıthane 1999 2004 ve 2014 Mahalli İdareler Seçimlerinde Belediye Başkanı adayı ve yine 2007 ve 2011 2015 Haziran 2015 1 Kasım Genel Seçimlerinde Milletvekili adayı oldu.</p>

<p>Bunca geniş biyografisi yanında o doğduğu bu şehirden, köyünden, insanından, yaylasından, hastasından, akrabalarından, geçmişinden asla kopmadı.</p>

<p>Bedeni öyle inanıyorum ki İstanbul'da ama ruhu her gece Gümüşhane'de ve Kabaköy'de atıyor. İnternet ortamında, ulusal yerel TV ve kanallarda gün geliyor tarihimizi doğru anlatmaya gayret eden entelektüel, gün geliyor SMA hastası bir yavrumuza ses ve derman oluyor.</p>

<p><b>Mevlana</b>&nbsp;diyor ki;</p>

<p><b>"Bir adamın birçok hüner, fen, bilgi sahibi olduğuna bakma! Verdiği sözde duruyor mu? Vefası var mı? Asıl ona bak! Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefalıysa onu istediğin kadar öv! Onun iyi vasıflarını bir bir say! O, senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir..."</b></p>

<p>Ezcümle Sabri Şenel Gümüşhane kimliğini sözde değil özde taşıyan şehre ve ülkeye karşılıksız sevdalı bir değerimiz, ağabeyimiz, öğretmenimiz. Rabb'im yokluğunu göstermesin inşallah.</p>

<p><b>Ş</b>erefli bir baba gurur özünde,</p>

<p><strong>E</strong>rdemli bir insan durur sözünde.</p>

<p><b>N</b>eşesi besbelli vurur yüzünde,</p>

<p><b>E</b>meğin yanında bir akan seldir,</p>

<p><b>L</b>iyakatli o da<b>&nbsp;Sabri ŞENEL'DİR.</b></p>

<p><b>İsmail Hayal - Gümüşhane</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/bir-gonul-entellektueli-sabri-senel</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Dec 2023 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/bir-gonul-entellektueli-sabri-senel.jpg" type="image/jpeg" length="24839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihçi yazar Dr. Mustafa Çalık vefat etti]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/tarihci-yazar-dr-mustafa-calik-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/tarihci-yazar-dr-mustafa-calik-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhaneli tarihçi, yazar, siyaset bilimci Dr. Mustafa Çalık, kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde İstanbul’daki bir hastanede tedavi altına alınan ve 4.evre kanser olduğu bilinen Çalık, bugün Hakk’ın rahmetine kavuştu.</p>

<p>Türkiye Günlüğü Dergisi Genel&nbsp;Yayın Yönetmeni de olan Dr. <strong>Mustafa Çalık</strong>’ın cenazesinin ne zaman defnedileceği ilerleyen saatlerde belli olacak.</p>

<p>Çalık sosyal medya hesabından 26 Eylül tarihli paylaşımında "Muhtemelen bu sizlerle son hasbihâlim ve muhaberem olmuş olabilir; zîrâ, 2022'nin Kasım ayı ortalarında hastalığımın (kanser) nüksetmesinden sonra her ne kadar inişli çıkışlı bir süreç yaşadıysam da şu an itibariyle malûm illetin 4. safhasında bulunuyorum. Umûmî vaziyetim eskilerin tâbiriyle "hızla vahâmete doğru seyrediyor" değil; hekimlerimiz de henüz ümitlerini kesmiş değiller, ama mevcut hâlimin çok kritik olduğunu onlar da söylüyorlar. Elbette ki, İmam Ma'türîdî'nin ifâdesiyle insanı ölümden koruyan tedbir değil, esasen "ecel"idir. Buna da inanıyorum; "yatan ölmez yeten ölür" darbımeselinin doğruluğu ve hikmetine de; lâkin bütün bunları son âna kadar mükellef tutulduğumuz "tedbir" ve modern tıbba duyduğum saygının karşısına da koyamıyorum." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<h1><strong>Dr. Mustafa Çalık kimdir?</strong></h1>

<p>1956 yılında Gümüşhane Çalık köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini, Gümüşhane’de tamamladı. 1972 yılında Türk Ülkücüler Teşkilatı Gümüşhane Şubesi’nin Denetleme Kurulu’nda bulundu. 1975’de Elmadağ MHP İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı’na seçildi. 1977’de Ülkü Ocakları Genel Merkez Yönetim Kurulu’na seçildi. Propaganda Masası sorumluluğuna getirildi. 1978-1979 yıllarında MHP Araştırma Merkezi ve Parti Okulu’nda vazife yaptı. 1978 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu.</p>

<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bir grup arkadaşıyla beraber, Yeni Sözcü dergisinin kuruluşunda bulundu. Fazıl Mustafa müstearıyla köşe yazıları yazdı. 1983’te Hamle dergisinin çıkışına katkıda bulundu. Müstear isimle bu derginin yazar kadrosunda yer aldı. 1980 yılında Uzman Yardımcısı olarak çalışmaya başladığı Devlet Planlama Teşkilatı’nda 1984’de uzman oldu. 1985-1987 yılları arasında ABD’de Denver Üniversitesi’ne bağlı Milletlerarası Çalışmalar Lisansüstü Okulu (GSIS)’da milletlerarası politika master’i yaptı. 1989 yılına kadar DPT’de çalıştı. Aynı yıl görevinden istifa ederek, bir grup arkadaşıyla birlikte Türkiye Günlüğü dergisini yayınlamaya başladı. 1981 yılında SBF’de başladığı siyaset ilmi doktorasını, ‘MHP Hareketi’nin Siyasi Sosyolojik ve Kültürel Kaynakları’ başlıklı bir tez savunarak, 1992 yılında tamamladı. 1983-1984 ders yılında Ankara ve Hacettepe üniversitelerinin muhtelif bölümlerinde Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersleri verdi.</p>

<p>1996-1997 ders yılında Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi’nde ‘Değişim ve Yenileşme Tarihimizin Temel Problemleri’ başlıklı lisansüstü bir ders okuttu. Halen Türkiye Günlüğü dergisinin Genel Yayın Müdürlüğü’nü yapıyor. Türk Ocakları Yüksek Hars Heyeti azalığı yaptı. 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde MHP’den Gümüşhane (ikinci sıra) milletvekili adayı oldu ve az bir oy farkıyla seçilemedi. Yeni Ufuk (1997) ve Ayyıldız (1999) ve Bugün (2006) gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Bir ara BBP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu.</p>

<p>Akademik çalışma sahası, siyasî kültür ve siyasî sosyoloji çerçevesinde bilhassa Türk siyasî hayatı ve siyasî kurumlar alt dalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halen Türkiye Günlüğü dergisinin Genel Yayın Müdürlüğü’nü ve kendi kurduğu Cedit Neşriyât’ın editörlüğünü yürütmektedir. Bunun dışında doğduğu köyde orta ölçekli hayvancılık yapmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, YAŞAM, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/tarihci-yazar-dr-mustafa-calik-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Dec 2023 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/mustafa-calik-vefat-etti.jpg" type="image/jpeg" length="61225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lütfi Doğan hoca vefat etti]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/lutfi-dogan-hoca-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/lutfi-dogan-hoca-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane 19, 20 ve 21. dönem Milletvekili ve eski Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan hoca bugün sabah saatlerinde 93 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir rahatsızlıkları artan ve Ankara Başkent&nbsp;Hastanesinde tedavi edilen <strong>Lütfi Doğan </strong>hocanın vefat haberi yakınları tarafından sosyal medya hesaplarından yayınlanırken, cenaze programına dair bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Köse ilçesine bağlı Salyazı köyünden olan Lütfi Doğan hoca aynı zamanda AK Parti 23.dönem <strong>Gümüşhane </strong>Milletvekili Prof.Dr. Yahya Doğan’ın da babasıydı.&nbsp;</p>

<p>Türkiye’nin yetiştirdiği ve tüm İslam aleminde saygınlığı olan önemli bir din alimi olan Lütfi Doğan hoca İslami İlimleri Araştırma ve Yayma Vakfı (İSİLAY) mütevelli heyeti başkanı olmasının yanında nezaketi, naifliği ve samimiyetiyle örnek bir Müslüman olarak biliniyordu.</p>

<p>Lütfi Doğan hocamıza Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.&nbsp;</p>

<p><strong>Lütfi Doğan kimdir?</strong></p>

<p>Gümüşhane'nin Köse ilçesinin Salyazı köyünde 1930'da dünyaya gelen Doğan, babası Mehmet Fehmi Efendi'den Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendi ve 1942'de dayısı Kurra Hafız Fevzi Efendi'de hıfzını tamamladı.&nbsp;</p>

<p>Dönemin önemli ilim adamlarının tedrisinde tecvid, kıraat ve Arapça gibi dini ilimleri tahsil edip icazet alan Doğan, ilk, ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdi.</p>

<p>Askerlik dönüşü Gümüşhane'nin merkez ilçesinin Özcan Mahallesi'nde imam hatip olarak göreve başlayan Doğan, 1954'te Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı müftülük imtihanını kazanarak muhtelif şehirlerde müftülük, müftü yardımcılığı ve vaizlik yaptı.</p>

<p>Ankara'daki görevi sırasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1965'te birincilikle mezun olan Doğan, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi iken Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına tayin edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı vazifesine 15 Ocak 1968'te vekaleten atanan Doğan, bu görevini 25 Ağustos 1972'ye kadar yürüttü.</p>

<p>Daha sonra Milli Görüş hareketinin kurucu lideri ve eski başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın daveti üzerine siyasete giren Doğan, Milli Selamet Partisinden (MSP) 1973-1980 arasında 2 dönem Erzurum Senatörü olarak görev yaptı.</p>

<p>1980 askeri darbesi döneminde Kirazlıdere Tutukevi'nde 8 ay tutuklu kalan Doğan, 1991'den itibaren 3 dönem Gümüşhane Milletvekili olarak TBMM'de yer aldı.</p>

<p>Bir kısım arkadaşıyla 1987'de İSİLAY'ı kuran Doğan, Arapça, Farsça ve Fransızca biliyor. Mütevelli Heyeti Başkanı olduğu vakfın Keçiören ve Balgat'taki müesseselerinde, ilerleyen yaşına rağmen eğitim faaliyetlerine devam etti.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/lutfi-dogan-hoca-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/lutfi-dogan-hoca-vefat-etti-h33854-c9bd3.jpg" type="image/jpeg" length="85006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[24 kez Türkiye şampiyonu olan sporcu niçin tanınmıyor?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/24-kez-turkiye-sampiyonu-olan-sporcu-nicin-taninmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/24-kez-turkiye-sampiyonu-olan-sporcu-nicin-taninmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muzaffer Demirhan..]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUZAFFER DEMİRHAN..<br />
Can dostluğumuz… Ağabey – Kardeş ilişkimiz vardı..</p>

<p>TRT Erzurum Bölge Müdürlüğünde Muhabirlik yaptığım dönemde kendisiyle birçok defa Radyo Röportajı yaptım.<br />
Röportajlarımız sırasında onun kendine has bir sözü vardı ve sık sık tekrarlardı. Konuşma sırasında hemen her cümle sonunda, anladın mı? Anlamında ‘’ANADIN MI.’’ Derdi. Röportajı keser ‘’-Yapma abi deme şu kelimeyi’’ derdim.<br />
Cevabı net ve kesindi…:’’Ağzım alışmış Ünal Anadın mı….’’</p>

<p>YSE’de çalışırdı, Erzurum’a her geldiğinde buluşur sohbet ederdik. Bir defasında Gümüşhane’nin sevilen insanı Terzi NURİ ağabeyle gelmişti. Aman ne tatlı, bol sohbetli 3-4 gün geçirmiştik.</p>

<p>24 yıl üst üste Türkiye şampiyonluğu kazanan Muzaffer Demirhan 119 kez milli formayı giydi. 4 kez kış olimpiyatlarında ülkemizi temsil etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüzlerce kayakçı yetiştirdi. Arkasında sayısız kupa ve madalya bıraktı. Sayısız Balkan şampiyonlukları kazandı.<br />
Muzaffer abi Dünya’yı erken terk ettin ama, herhalde Gümüşhane il yöneticileri de seni mi terk etti ne?<br />
Hiçbir yerde ismin geçmiyor. Ne caddelerde, ne sokaklarda… ne resmi kurumlarda ne de Spor Camiasında adın yok.<br />
Ama haberin ola ki hemşerilerin seni unutmadı. Her Gümüşhanelinin kalbindesin, birçok kişi senden bahsediyor.<br />
Şu son paragrafım da Gümüşhane Valiliğine ve Belediye Başkanlığına dilekçe niteliğinde olsun…</p>

<p>Gümüşhanemizin yetiştirdiği bu ünlü sporcunun adı Bir spor solununa…. Kayak tesislerine… Stadyuma…Bir Mahalleye…Hatta hatta Belediye Caddesinin adı bile değiştirilip MUZAFFER DEMİRHAN a olan vefa borcumuzu ödememiz gerekir.<br />
Köprübaşı Polis merkezinin önündeki parka Heykeli konulamaz mı.?<br />
Selam. Sevgi ve saygılarımla</p>

<p><strong>Ünal AKDAĞ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SPOR, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/24-kez-turkiye-sampiyonu-olan-sporcu-nicin-taninmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Nov 2023 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/11/muzaffer-demirhan.jpg" type="image/jpeg" length="89962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane’nin doğa çevre ve vatan şehidi Ömer Bulut’un ardından!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushanenin-doga-cevre-ve-vatan-sehidi-omer-bulutun-ardindan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushanenin-doga-cevre-ve-vatan-sehidi-omer-bulutun-ardindan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaderin cilvesi suladığı fidanlar yazın kurak geçen mevsim ve etrafta kuruyan otların hangi sebepten çıktığı belli olmayan nedenden dolayı tutuşması ve yangının ani gelişmesi nedeniyle canhıraş söndürme yaparken yanarak hakka yürüdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Gümüşhane</b> Köse ilçesi <b>Kayadibi köyü</b> bayraklı tepe mevkiinde Ömer Bulut, diktiği 12.000 fidanın kuru otların tutuşması nedeniyle çıkan <b>yangın</b>da talihsiz biçimde hayatını yitirmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir sevda uğruna vatan toprağının bağrına düşen <b>şehit</b>ler kervanına bir yenisi daha eklenmiştir. Vatanı savunmak bir çakıl taşını toprağını doğasını korumaktır.</p>

<p>İşte bu yüce duygularla çocukluk döneminde hayalini kurduğu ekmek kavgası için çıktığı Avrupa’da gurbet ellerinde sıla hasreti ile hep bu hayali kurdu. Emekli olunca yılların birikimi kazancının büyük bölümünü fidan yetiştirmeye harcayarak 20 yıla yakın bir sürede bozkırı yeşertmiştir. Hem bedenen hem de mesaisini vererek binbir zahmet çile çekerek büyük bir çaba ortaya koymuştur.</p>

<p>Örneğine az rastlanır bir aşkla şevkle adeta fidanlarla yattı, kalktı. Büyük bir emek verdi. Bu dünyada cennet bahçeleri gibi yemyeşil bir orman kurdu.</p>

<p>Kaderin cilvesi suladığı fidanlar yazın kurak geçen mevsim ve etrafta kuruyan otların hangi sebepten çıktığı belli olmayan nedenden dolayı tutuşması ve yangının ani gelişmesi nedeniyle canhıraş söndürme yaparken yanarak hakka yürüdü.</p>

<p>Otlar küçük ve büyük baş hayvanların yayılması otlatmasıyla tüketilseydi hem et ve süte dönüşür hem de yangının büyümesine sebep olmazdı!</p>

<p>Evet dağlar meralar hayvan bekliyor. Cefakar vefakâr amcamızın yanmış bedenine daha sonra ulaşıldı. Bu ulvi kutlu çaba her türlü saygı ve takdire layıktır. Bu toprakları vatan yapan muhteşem asil bir duygudur. Kuru kuru vatan sevgisi olmaz vatan sevgisi imandandır.</p>

<p>Vatan sadece cephelerde asker veya güvenlik üniformasıyla savunulmaz. Her millet evladı çocukluktan son nefese kadar vatan savunması yapmak milli, dini ve insani bir görevdir.</p>

<p>Bu yüce duygu ve çaba bir milli insani bilinç olarak mutlaka evlatlarımıza eğitimle sosyal ve milli sorumluluk olarak verilmelidir. Her yıl erozyonla vb. doğal felaketlerle topraklarımız denizlere taşınıyor.</p>

<p>Orman varlığı ve yeşil doğayı erozyonu önleyerek vatan savunması yapılır. Vatan savunması doğa ve çevreyi koruma bilincini geliştirmek hassasiyetleri artırmakla mümkündür.</p>

<p>Bu örnek çabayı alkışlıyor tüm insanlara özellikle Gümüşhaneli hemşerilerimize örnek olmasını diliyoruz. Okullardan çocukların gençlerin Ömer Bulut amcanın kabrini ziyaret ederek onu örnek rol model alınmasını emsal çabaların artmasına katkı yapılması gerekir.</p>

<p>80 yaklaşan yaşında istirahat etmeyip kendini doğaya adaması takdire şayandır. Onun manevi hatırasına evlatlarına sembolik olarak ödül verilmesi marifetin iltifata mazhar olmasıdır.</p>

<p>Ömer Bulut’un resmen de şehit olarak ilan edilmesini onun manevi mirasına saygı ve vefanın gereği olarak görüyoruz. Yeni Ömer Bulut’lar çıkması için devletimizden, Sayın valimiz, kaymakamımız ve yetkililerden bunu bekliyoruz.</p>

<p>Onun her yıl ölüm yıl dönümü vb. sebeplerle sosyal aktivitelerle anılması orman varlığı yeşil doğa ağaçlandırma bilincinin geliştirilmesine katkı olarak bir fırsat görüyoruz.</p>

<p>Çevreye, ormana, doğaya sahip çıkmak vatana sahip çıkmaktır. Dağlarımız meralarımız çölleşmesin orman aynı zamanda yağmur su berekettir serinlik oksijen nefestir hayattır.</p>

<p>Ekolojik dengenin ebedi kılınması diğer canlı hayvan türlerine hayat hakkı tanımaktır. İnsanın bu çabası üzerimizden rızıklanan diğer insan hayvan ve her türlü canlının yaşamasına imkan sağlanmaktır.</p>

<p>Bu İnsan olmanın mümin vasfının bu milletin evladı olmanın gereğidir. Bayraklı tepe bir anıt mezar tesis ister. Bu konuda gönüllü anıt mezar yapmak isteyenlerin var olduğu haberini aldık.</p>

<p>Hayırsever kişiler ilgilerle temas kurup Ömer Bulut amcanın aziz ruhu burada ölümsüzleşmelidir. O’na vefa göstermek boynumuzun borcu olmalı.</p>

<p>Kendisine tüm şehit ve gazilerimize Allahtan rahmet diliyoruz.</p>

<p><b>Sabri ŞENEL</b> – 2ç11ç2023 / İstanbul-Ümraniye</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, YAŞAM, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushanenin-doga-cevre-ve-vatan-sehidi-omer-bulutun-ardindan</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 17:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/11/gumushanenin-doga-cevre-ve-vatan-sehidi-omer-bulutun-ardindan.jpg" type="image/jpeg" length="54073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arzularkabaköy'ü toz bulutları kapladı]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/arzularkabakoyu-toz-bulutlari-kapladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/arzularkabakoyu-toz-bulutlari-kapladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane merkez ArzularKabaköy Beldesinde özel bir firma tarafından faaliyetini sürdüren çimento fabrikası yönetiminin, gerekli filtrelemeleri yapmadığı için beldeyi toz bulutları kapladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çimento&nbsp;</strong>fabrikalarında gerekli önlemler alınmadığında Çimento fabrikası emisyonu sadece hava kirliliğine neden olmakla kalmayıp küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları, biyolojik çeşitlilik kaybı, azalmış ürün verimliliği ile sonuçlanan yerel ve küresel çevre etkisine sahiptir. Daha önemlisi insan ciğerlerine ağır tahribatlar vererek ölümcül sağlık sonuçları doğurmaktadır.</p>

<p><strong>BAŞVURULARIMIZ SONUÇSUZ KALDI</strong><br />
&nbsp;<br />
Belde Belediye Başkanı Çetin Rıza Tanış, “Beldemiz sınırları içinde bulunan Çimento Fabrikasının neden olduğu&nbsp;<strong>toz</strong>&nbsp;ve kirlilikten dolayı özellikle bağ ve bahçelerimiz, kamelyalarımız, sosyal tesislerimiz, konut, işyeri vb. kapalı alanların çatı pencere gibi dış çevresi ve çocuk parklarımız çok zarar görmektedir &nbsp;Çevre kirliliğine sebep veren fabrika tozları için gerekli önlemlerin alınması için defalarca Çevre, İklim ve Şehircilik Bakanlığı ve Gümüşhane Çevre, İklim ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gerekli başvuruları yapmamıza rağmen hala bir sonuç alınamamış ve belde halkımız sahipsiz bırakılmıştır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2023/10/1-68.jpg" rel="nofollow" title="fancybox"><img alt="" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2023/10/1-68.jpg" /></a><br />
&nbsp;<br />
<strong>&nbsp;FİLTRELER ÇALIŞIYOR MU?</strong><br />
&nbsp;<br />
Tanış, beldenin toz&nbsp;<strong>bulut</strong>u ile kaplandığının altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: Geçen sene tamamlanan TOKİ konutlarının çatıları, sebze, meyve ve tarım ürünlerinin üzerleri tamamen çimento tozu ile kaplanmıştır. Araçlarımızda oluşan çimento tozlarını sirkeli su ile yıkayarak çıkarmak zorunda kalıyoruz. Fabrika yanında bulunan İlköğretim ve Ortaokulumuz da okuyan çocuklarımız temiz hava yerine çimento tozu ve yakıttan çıkan kirli havayı solumaktadır. Okulun bina çatıları pencereleri ve dış mekân oyun parkları toz içinde kalmaktadır. Ne kadar temizlesek de birkaç gün içinde aynı hale gelmektedir. Fabrika ürünleri brandasız kamyon ve tırlarla taşınmaktadır. Yolları çevreyi sürekli kirletmektedir. Ayrıca bu fabrikada nasıl bir yakıt kullanıldığı da meçhul durumdadır. Parçacıklar halinde siyah bir atık oluşmaktadır. Fabrika dışında toz ve ses ölçümü yapacak bir tane dahi ölçüm aleti bulunmamaktadır. &nbsp;Bu ölçüm cihazlarının beldenin belli noktalarında bulunması gerekmiyor mu? Çimento fabrikası tarafından açık alanda yapılan hammadde çalışmaları nedeniyle en ufak bir rüzgâr da bile beldemiz toz altında kalmaktadır. Hammadde tamamen açık alana dökülmektedir. Çocuk parkları, otobüs durakları vb. yaptığımız hiçbir sosyal tesis uzun ömürlü olmamaktadır. Çocuk parkının şu andaki maliyeti 300 bin TL’dir. Önceki seneler yaptığımız 6 çocuk parkını ve yaptığımız tüm tesisleri İki üç senede bir yenilemek zorunda kalıyoruz. Bu durum belediyemizi çok ciddi maddi kayba uğratmaktadır. Fabrika içinde yapılan lastiklerin öğütülerek yakıt olarak kullanılması işi için fabrika yetkilileri kimlerden izin almıştır? Belediye mücavir alanı içerisindeki fabrikanın belediyeden habersiz böyle bir imalat yapmasına kimler göz yummaktadır? Kaldı ki kimyasal bir atık olan lastiklerin yakıt haline getirilerek kullanılması ne kadar doğrudur. Bunların kanun tanımaz üretimine kimler izin vermektedir.&nbsp;</p>

<p><a href="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2023/10/2-66.jpg" rel="nofollow" title="fancybox"><img alt="" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2023/10/2-66.jpg" /></a></p>

<p>Vatandaşlarımız bahçe ve tarlalarından sağlıklı ürün ve yeterli verim alamamaktadır. Artık belde halkımızın da bu duruma tahammülü kalmamıştır. Fabrikaya kim tarafından nasıl bir denetim yapılmaktadır? Denetimlerde alınan sonuçlar şeffaf ve güvenilir midir? Baca filtreleri 24 saat boyunca çalışmakta mıdır? Tüm bu sorunlar karşısında Çevre, İklim ve Şehircilik İl Müdürlüğü nerde? Gerekli tedbirler alınmazsa haklı olarak tepkili olan insanlarımızın önüne geçemeyecek durumda olacağız. Bu da daha büyük sorunlara yol açacaktır.</p>

<p>Kaynak:&nbsp;takagazete</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/arzularkabakoyu-toz-bulutlari-kapladi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Oct 2023 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/10/arzularkabakoyu-toz-bulutlari-kapladi.jpg" type="image/jpeg" length="71999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kelkit Vadisi Platformu ve vadinin gerçekleri]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/kelkit-vadisi-platformu-ve-vadinin-gercekleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/kelkit-vadisi-platformu-ve-vadinin-gercekleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane Şiran ŞİDEF’in ilçede düzenlediği panel, özellikle hem ilçe hem bölgede büyük olumlu yankı yapmıştır. İlçenin Karadeniz’e ve dünyaya Anadolu’nun doğu, güney doğuya, orta doğuya bağlayacak daha kolay daha az maliyetle ulaşımını sağlayacak Tersun Dağı tünelinin açılması için zirvede yapılan basın açıklaması umutları yeşertmiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kelkit Vadisi</b>, vadinin beslendiği farklı il ve ilçelerin zirvelerinden başlayan uzun bir yolculukla çayın Yeşil Irmak’la birleşip, Karadeniz’e ulaşan ezelden ebede süren saf, temiz, berrak suların bitmeyen akışıdır.</p>

<p>Vadi havzasında yaşayan insanlar kadim Türk yurtlarının evlatlarıdır. Binlerce yıldır birbirine her türlü <b>tarih</b>i kültürel ve akrabalık bağlarıyla bağlanmış, Kelkit çayının suları gibi saf temiz pırıl pırıl insanlardır.</p>

<p><b>Gümüşhane</b>’nin şirin bir ilçesine ismini vermekten öte, çok geniş stratejik bir nehir havzasının coğrafi adıdır. <b>Sivas, Erzincan, Gümüşhane, Giresun, Tokat</b> vb. birçok il, ilçe ve köylerin kendini bu havza ile tanımladığı, aidiyet duyduğu bunun gündelik yaşama yansıdığı adeta et tırnak gibi olduğu, kader birliği yaptığı cennet vatan köşesidir.</p>

<p>Nehrin Gümüşhane <b>Kelkit</b>, <b>Şiran</b>, Köse ilçeleri Giresun Alucra, Çamoluk, Şebinkarahisar ilçeleri, Sivas Koyulhisar vb. ilçeleri benzer ortak sorunları yaşıyor.</p>

<p>İşte bu sorunların çözümüne STK boyutuyla katkı yapacağını düşündüğümüz <b>platform </b>için katkı yapan emek veren herkese minnettarız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıl, bilim, tarih ve bölge gerçekleriyle bir araya gelen platform yöneticileri birliğin gücünü sinerjiye dönüştürecek umut veren bu teşebbüsü yürekten alkışlıyoruz.</p>

<p>Gümüşhane Şiran <b>ŞİDEF</b>’in ilçede düzenlediği panel, özellikle hem ilçe hem bölgede büyük olumlu yankı yapmıştır. İlçenin Karadeniz’e ve dünyaya Anadolu’nun doğu, güney doğuya, orta doğuya bağlayacak daha kolay daha az maliyetle ulaşımını sağlayacak Tersun Dağı tünelinin açılması için zirvede yapılan basın açıklaması umutları yeşertmiştir.</p>

<p>Kelkit vadisi platformu haberi daha da umutlandırmıştır. Zira bir il, ilçe boyutunu aşan sorunlar için böyle bir ortak akla dayanışmaya çok acil ihtiyaç vardı. Bu son derece isabetli bir karar olmuştur.</p>

<p>Platformun daha geniş bir alana yayılacak ilçelerle takviye edilerek çok olumlu neticeler alınacağını düşünüyorum. Bölge aynı zamanda ülkenin işgalden kurtuluşuna katkı yapan 19 Mayıs 1919 Samsun, Amasya, Sivas, Erzurum milli mücadele fitilinin ateşlendiği kurtuluş hattının da güzergâhıdır.</p>

<p>Şehir merkezlerine çok uzak çok ihmal edilen ilçeler aynı kaderi yaşayan layıkıyla hizmet almakta zorluk çekenler için bölge gerçeklerinin ortak aklın kıyama kalkması herkesin menfaatinedir.</p>

<p>Bilimsel toplantılarla sorunlar çözüm yolları konusunda idareler siyaset kurumu ile daha ciddiye alınacak bir kamuoyu baskısı yapmak için son derece önemli bir adımdır.</p>

<p>Bölgenin kalkınması, sorunlarının çözümü, ekonomik potansiyelin geliştirilmesi bölge insanın ve siyaset kurumunun ilgisini sorunların çözümünü daha fazla kolaylaştıracaktır.</p>

<p>Platformun kuruluşuna emek veren gayret gösteren katkı yapan herkesi yürekten tebrik eder takdir duygularımızı ifade etmek isterim.</p>

<p>Platformun çabalarını dikkatle takip edip destek vereceğimizi, gelişmeleri ilgiyle izleyeceğimizi, güzel haberleri atılan olumlu adımları alkışlayacağımızı ifade etmek isterim.</p>

<p>Bölge insanı olarak biz de platformun parçası olacağımızı ifade eder, platformun çalışmalarında başarılar dileriz. Yolunuz açık olsun.</p>

<p><b>Sabri Şenel</b> - 5.10.2024 - <b>Gümüşhane</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/kelkit-vadisi-platformu-ve-vadinin-gercekleri</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Oct 2023 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/10/sabri-senel-kelkit-vadisi-platformu-ve-vadinin-gercekleri.jpg" type="image/jpeg" length="59453"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane'de acı olay: Diktiği fidanları yangından kurtarırken can verdi]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/gumushanede-aci-olay-diktigi-fidanlari-yangindan-kurtarirken-can-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/gumushanede-aci-olay-diktigi-fidanlari-yangindan-kurtarirken-can-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane’nin Köse ilçesinde küçük yaşlarda kurduğu orman hayali için 12 bin çam fidanını toprakla buluşturan Ömer Bulut (78), ormanda çıkan yangında hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gümüşhane</strong>’nin <strong>Köse</strong> ilçesinde küçük yaşlarda kurduğu orman hayali için 12 bin çam fidanını toprakla buluşturan Ömer Bulut (78), ormanda çıkan yangında hayatını kaybetti.</p>

<p>Almanya'da yaşayan ve geçici olarak ilçeye bağlı Kayadibi köyüne gelen 79 yaşındaki <strong>Ömer Bulut</strong>, ağaçlarını sulamak amacıyla arazisine gitti.</p>

<p>Bu sırada otluk alanda çıkan örtü yangınını fark eden Bulut, kendi imkanlarıyla alevleri söndürmeye çalıştığı sırada, yangının büyümesi sonucu bölgede mahsur kaldı.</p>

<p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma, itfaiye ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, Ömer Bulut'un cansız bedenine ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Bulut'un cesedi otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.</p>

<p>Aynı köyde yaşayan Y.E'nin (68) arı kovanlarına bakım yaptığı sırada yaktığı ateşin otluk alana sıçraması sonucu çıktığı iddia edilen yangınla ilgili savcılık soruşturma başlattı.</p>

<p><img alt="g3.jpg" height="379" src="https://cdn.gunboyugazetesi.com.tr/other/2023/09/24/g3.jpg" width="600" /></p>

<p><strong>12 BİN FİDAN DİKTİĞİ BÖLGEYİ KORUMAK İSTEMİŞ&nbsp;</strong></p>

<p>Ağabeyi Abdurrahman Bulut ile küçük yaşlarda kurdukları orman hayalini gerçekleştirmek için Orman Müdürlüğü'nün belirlediği Gözeler mevkindeki 300 dönüm arazide, 500 bin lira harcayarak satın aldıkları 12 bin çam fidanını toprakla buluşturan Bulut’un, yangına müdahale etmek için ormana girdiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gümüşhane</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/gumushanede-aci-olay-diktigi-fidanlari-yangindan-kurtarirken-can-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Sep 2023 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/09/omer-bulut-gumushane.jpg" type="image/jpeg" length="37331"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
