<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</title>
    <link>https://www.haberalp.com</link>
    <description>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberalp.com/rss/istanbul" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 09:59:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/rss/istanbul"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul metrolarında logo çıkmazı: Ahmet Erdemli’den ulaşımda sembol tartışmasına eleştiri]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/istanbul-metrolarinda-logo-cikmazi-ahmet-erdemliden-ulasimda-sembol-tartismasina-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/istanbul-metrolarinda-logo-cikmazi-ahmet-erdemliden-ulasimda-sembol-tartismasina-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erdemli, İstanbul’da metro girişlerindeki M ve U logo farkını gündeme taşıdı. Bir yabancı turistle yaşadığı diyaloğu aktaran Erdemli, hizmetin siyasi sembol yarışına dönüşmesini “trajikomik” olarak değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde metronun evrensel simgesi olan "M" harfi yerine, Türkiye’de projenin bütçesine göre "U" veya "M" harflerinin kullanılması, şehri ziyaret eden yabancı turistlerin kafasını karıştırmaya devam ediyor. Konuyu bizzat deneyimleyen Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erdemli, sahada karşılaştığı bu absürt durumu gündeme taşıdı.</p>

<h3><strong>​EVRENSEL STANDARTLARIN YERİNİ SİYASİ SEMBOLLER Mİ ALDI?</strong></h3>

<p>​Bir metro girişinde yolunu bulmaya çalışan bir turiste rehberlik eden Erdemli, turistin "M" simgesini ararken kendisini "U" tabelasına yönlendirmesi üzerine yaşadığı şaşkınlığı aktardı. Turistin, bu iki farklı sembolün nedenini sorması üzerine durumu açıklamakta güçlük çektiğini belirten Erdemli, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>​"Bir turistin metro sorması üzerine kendisine 'U' harfini takip etmesi gerektiğini söylediğimde büyük bir şaşkınlık yaşadı ve bu farklılığın sebebini sordu. Ülkemizi dışarıya karşı olumsuz bir fotoğrafın içine hapsetmemek adına durumu izah etmeye çalıştım. Ancak gerçek şu ki; metrolarda bile bu denli bir ayrışmaya gidilmesi, siyasetin hizmetin önüne geçtiğinin en somut ve maalesef trajikomik ispatıdır."</p>

<h3><strong>​"HİZMET YARIŞI AYRIŞTIRMAYA DÖNÜŞMEMELİ"</strong></h3>

<p>​Erdemli, Ulaştırma Bakanlığı bütçesiyle yapılan hatlara "U", belediye tarafından yapılanlara ise "M" harfi konulmasının, ulaşım standartlarını bozduğunu ifade etti. Siyasetin en temel kamu hizmetlerine kadar sirayet etmesinin toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğini vurgulayan Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı, bu durumun hem vatandaş hem de turist nezdinde prestij kaybına yol açtığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>​İstanbul’un ulaşım simgelerindeki bu karmaşa, kamu yönetiminde koordinasyon ve ortak kurumsal kimlik arayışının ne kadar elzem olduğunu bir kez daha tartışmaya açtı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/istanbul-metrolarinda-logo-cikmazi-ahmet-erdemliden-ulasimda-sembol-tartismasina-elestiri</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/03/istanbul-metrolarinda-logo-cikmazi-ahmet-erdemliden-ulasimda-sembol-tartismasina-elestiri.JPG" type="image/jpeg" length="67974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Eğitim-Sen’den Son Uyarı: Okullarda Can Güvenliği Kalmadı!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/turk-egitim-senden-son-uyari-okullarda-can-guvenligi-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/turk-egitim-senden-son-uyari-okullarda-can-guvenligi-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Çekmeköy'de öğretmen Fatma Nur Çelik'in öğrencisi tarafından katledilmesi üzerine Türk Eğitim-Sen sert bir eylem gerçekleştirdi. Eğitimde şiddetin durdurulması için acil güvenlik ve yasal düzenleme talepleri dile getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da eğitim camiası bir kez daha yas tutuyor. Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen Türk Eğitim-Sen üyeleri, cinayete kurban giden Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik için seslerini yükseltti. "Geleceğimiz Tehlikede" sloganıyla yapılan eylemde, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin durdurulması için somut adımlar atılması talep edildi.</p>

<p><img alt="Türk Eğitim Sen’den Son Uyarı 2" height="377" src="https://haberalpcom.teimg.com/haberalp-com/uploads/2026/03/turk-egitim-senden-son-uyari-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDET NE ZAMAN SON BULACAK?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Eğitim-Sen şubeleri tarafından yapılan ortak açıklamada, bir öğrenci tarafından hunharca katledilen Fatma Nur Çelik’in kaybının derin bir acıya yol açtığı vurgulandı. Saldırıda yaralanan Zeynep Aybars Taşdemir ve öğrencimiz için acil şifalar dilenirken, sendika temsilcileri şu soruyu sordu: "Daha kaç can yitireceğiz?"</p>

<p><strong>"BU HADİSE GELİYORUM DEMİŞTİR"</strong></p>

<p>Haber metninde yer alan iddialara göre, merhume Fatma Nur Çelik’in daha önce disiplin kurulunda can güvenliği endişesini dile getirdiği ifade edildi. Buna rağmen etkili önlemlerin alınmamış olması, sorumluluğun ağırlığını bir kez daha gündeme getirdi. Eğitim çalışanlarına şiddet vakalarının artması, okullardaki güvenlik zafiyetlerini açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="Türk Eğitim Sen’den Son Uyarı-1" height="488" src="https://haberalpcom.teimg.com/haberalp-com/uploads/2026/03/turk-egitim-senden-son-uyari-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<p><strong>TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN 6 MADDELİK ACİL UYARI</strong></p>

<p>Eylem sırasında eğitim sistemindeki aksaklıklar şu başlıklarla sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Disiplin Yönetmelikleri: Mevcut kurallar caydırıcılıktan uzaktır.</li>
 <li>Okul Güvenliği: Ödenek yetersizliği nedeniyle güvenlik görevlisi ve kamera sistemleri eksiktir.</li>
 <li>Şikâyet Hatları: Asılsız ihbarlara zemin hazırlayan hatlar eğitimcilerin itibarını zedelemektedir.</li>
 <li>Liyakat Sorunu: Şeffaf olmayan yönetici atamaları mesleki huzuru bozmaktadır.</li>
 <li>Hedef Gösterme: Eğitimcileri tahkir eden açıklamalar şiddeti beslemektedir.</li>
 <li>Yasal Mevzuat: Şiddete yönelik düzenlemeler yetersiz kalmaktadır.</li>
</ul>

<p><strong>TASARRUF EDİLMEYECEK TEK ALAN: EĞİTİM VE GÜVENLİK</strong></p>

<p>Okulların sadece eğitim yuvası değil, güvenli alanlar olması gerektiği hatırlatıldı. Birçok okulda güvenliğin sadece nöbetçi öğretmenler aracılığıyla sağlanmaya çalışılması "kabul edilemez bir sorumluluk" olarak nitelendirildi. Her okula mutlaka özel güvenlik görevlisi tahsis edilmesi ve kesici/delici aletlerin girişini engelleyecek denetimlerin artırılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>KALICI ÇÖZÜM İÇİN "AĞIRLAŞTIRILMIŞ SUÇ" TALEBİ</strong></p>

<p>Türk Eğitim-Sen, 2019 ve 2023 yıllarında TBMM'ye sunulan kanun tekliflerini hatırlatarak; eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin Türk Ceza Kanunu’nda ayrı ve ağırlaştırılmış bir suç tipi olarak düzenlenmesini talep etti. Ayrıca, her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek şekilde norm kadro düzenlemesi yapılması gerektiği savunuldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/turk-egitim-senden-son-uyari-okullarda-can-guvenligi-kalmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/03/turk-egitim-senden-son-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="83954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Hocalı Katliamı’nın 34. Yılına Özel Anma Programı: "Unutmadık, Unutturmayacağız"]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/istanbulda-hocali-katliaminin-34-yilina-ozel-anma-programi-unutmadik-unutturmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/istanbulda-hocali-katliaminin-34-yilina-ozel-anma-programi-unutmadik-unutturmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde İstanbul’da İSTAD tarafından düzenlenen anma programında, Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve Karabağ zaferi vurgulandı. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümü vesilesiyle 22 Şubat 2026 tarihinde İstanbul’da kapsamlı bir anma programı gerçekleştirildi. <strong>İstanbul Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği (İSTAD)</strong> ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, Karabağ savaşının acı hatıraları ve kazanılan zaferin önemi vurgulandı.</p>

<p><img alt="A" height="487" loading="lazy" src="https://anadoluyakasihaber.com/wp-content/uploads/2026/02/A-2-591x443.jpg" width="650" /></p>

<h3><strong>İSTAD MERKEZİNDE DUYGU DOLU ANLAR</strong></h3>

<p>Program, İSTAD merkezinde düzenlenen <strong>fotoğraf sergisi</strong> ve panel eşliğinde yapıldı. İSTAD Başkan Yardımcısı Metin Yıldırım’ın sunumuyla başlayan tören; saygı duruşu, Türkiye ve Azerbaycan milli marşlarının okunması ve şehitlerin ruhu için okunan <strong>Kur’an-ı Kerim tilaveti</strong> ile devam etti. Etkinliğe sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi partiler, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.</p>

<p><img alt="" height="366" src="https://anadoluyakasihaber.com/wp-content/uploads/2026/02/G-2.jpg" width="650" /></p>

<h3><strong>SEFER KARAKOYUNLU: "HOCALI’NIN HESABI SORULMALIDIR"</strong></h3>

<p>Açılış konuşmasını yapan <strong>İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu</strong>, Hocalı’da yaşanan insanlık suçunun uluslararası mecrada tanınması gerektiğini ifade etti. Karakoyunlu, "Hocalı’da katledilen yaşlı, kadın ve çocukların tek suçu Türk olmaktı. Bu acı unutulmayacak ve sorumlular mutlaka hesap verecektir," dedi. Ayrıca <strong>Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin</strong> sarsılmaz bir bağla geleceğe taşınacağını belirtti.</p>

<h3><img alt="" height="366" src="https://anadoluyakasihaber.com/wp-content/uploads/2026/02/E-2.jpg" width="650" /></h3>

<h3><strong>KENAN ABBASOV: "DÜNYAYA ÖRNEK BİR DAYANIŞMA"</strong></h3>

<p>Azerbaycan İstanbul Konsolosu <strong>Kenan Abbasov</strong>, iki devletin her platformda sergilediği ortak duruşa dikkat çekti. Abbasov, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağın tüm dünyaya örnek teşkil ettiğini vurguladı.<br />
 </p>

<p><strong><img alt="" height="366" src="https://anadoluyakasihaber.com/wp-content/uploads/2026/02/D-4.jpg" width="650" /></strong></p>

<h3><strong>TARİHSEL SÜREÇ VE 44 GÜNLÜK VATAN MUHAREBESİ</strong></h3>

<p>Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Teymur Rzayev</strong>, SSCB döneminden bugüne Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesini teknik bir perspektifle ele aldı. Rzayev, işgal altındaki toprakların kurtarılma sürecine değinerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"44 gün süren vatan mücadelesi, dünya harp tarihine altın harflerle geçmiştir. Cumhurbaşkanı <strong>İlham Aliyev’in liderliği</strong> ve kahraman ordumuzun kararlılığıyla toprak bütünlüğü yeniden sağlanmıştır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="304" src="https://anadoluyakasihaber.com/wp-content/uploads/2026/02/B-2.jpg" width="650" /></p>

<p>Program, katılımcıların Hocalı temalı fotoğraf sergisini gezmesi ve çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.</p>

<p><img alt="" height="488" src="https://anadoluyakasihaber.com/wp-content/uploads/2026/02/C-2.jpg" width="650" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/istanbulda-hocali-katliaminin-34-yilina-ozel-anma-programi-unutmadik-unutturmayacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/02/istanbulda-hocali-katliaminin-34-yilina-ozel-anma-programi.jpg" type="image/jpeg" length="49815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa E. Erkal’ın Eşi Nazan Erkal Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/prof-dr-mustafa-e-erkalin-esi-nazan-erkal-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/prof-dr-mustafa-e-erkalin-esi-nazan-erkal-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa E. Erkal’ın eşi Nazan Erkal vefat etti. Cenazesi 22 Ocak 2026 Perşembe günü Fatih Camii’nden kaldırılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aydınlar Ocağı</strong> Genel Başkanı <strong>Prof. Dr. Mustafa E. Erkal</strong>’ın değerli eşi <strong>Nazan Erkal</strong> hanımefendi, Hakk’ın rahmetine kavuştu.</p>

<p><strong>CENAZE TÖRENİ YARIN</strong></p>

<p>Merhume Nazan Erkal’ın cenazesi, 22 Ocak 2026 Perşembe günü, Öğle Namazına müteakiben Fatih Camii’nden kaldırılarak Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği’ne defnedilecek.</p>

<p><strong>AYDINLAR OCAĞI CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI MESAJI</strong></p>

<p><strong>Haberalp</strong> yayın kurulu olarak;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başta değerli hocamız ve Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa E. Erkal olmak üzere; çocuklarına, yakınlarına, sevenlerine ve Aydınlar Ocağı Camiasına sabır ve başsağlığı diler, merhumeye Allah’tan rahmet; ruhunun şad, mekânının cennet olmasını niyaz ederiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, YAŞAM, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/prof-dr-mustafa-e-erkalin-esi-nazan-erkal-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Jan 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/aydinlar-ocaginin-aci-kaybi-1.jpg" type="image/jpeg" length="78711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Otopark Fiyaskosu]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/istanbulda-otopark-fiyaskosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/istanbulda-otopark-fiyaskosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’daki otopark krizi, deprem ve afet riskleriyle birleşerek büyük bir yönetim fiyaskosuna dönüşüyor. Sabri Şenel’den çarpıcı analiz ve uyarılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da otopark sorunu artık bir ulaşım meselesi değil, yaşamsal bir krizdir. Şehrin neredeyse tamamında otopark, hava ve su kadar gerekli hâle gelmiştir. Buna rağmen yıllardır bu sorun öngörülmemiş, ertelenmiş ve siyasi polemiklere kurban edilmiştir. Sonuç ortadadır: <strong>Fiyasko.</strong></p>

<p>Bu şehri planlayan ve yöneten; yerel ya da merkezi düzeyde sorumluluk almış herkes, bu tablonun ortağıdır. İlçe belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, iktidar ya da muhalefet fark etmez. Ancak dikkat çekici olan şudur: Kimse özeleştiri yapmıyor. Herkes topu taca atıyor, suç hep bir başkasına yükleniyor.</p>

<p>Oysa İstanbul’un yaklaşık bir asırlık yönetim tarihinde, özellikle AKP ve CHP belediyeleri uzun yıllar hem ilçe hem de büyükşehir ölçeğinde görev yapmıştır. Bugünkü tablo, ortak bir yönetim zafiyetinin ürünüdür.</p>

<p>Zaten içinden çıkılmaz hâle gelen trafik sıkışıklığı; deprem, yangın ve afet senaryolarıyla birleştiğinde İstanbul açıkça felakete davetiye çıkarmaktadır. Bu bir teslimiyettir. Ve bu teslimiyet, yarın yardım çığlıklarına kör kalacak bir akıl tutulmasına dönüşmektedir.</p>

<p>Ben bu gerçeği 1999 Gölcük Depremi’nde bizzat yaşadım. Depremin ilk sabahı, trafik tamamen kilitlendiği için saatlerce yürüyerek bölgeye ulaşabildik. Enkaz altından gelen o çaresiz feryatlar hâlâ kulaklarımda. Maraş Depremi ise Kocaeli’nden hiç ders alınmadığını acı biçimde göstermiştir.</p>

<p>Depreme hazırlığın partisi olmaz. Afetleri siyasallaştırmak, yaklaşan felaketi kısır tartışmalara hapsetmek popülist bir sorumsuzluktur. Kamu, özel sektör, sivil toplum ve toplumun tüm kesimleriyle topyekûn bir hazırlık seferberliği şarttır.</p>

<p>Otopark sorunu bunun sadece bir parçasıdır. Aynı ihmal, tükenme noktasına gelen yeşil alanlar için de geçerlidir. Mezarlıklar dışında nefes alınacak alan kalmamıştır. İnsanlar arasında otopark yüzünden kavgalar çıkmakta, toplumsal ilişkiler bozulmakta, sosyal barış zedelenmektedir.</p>

<p>Bugün çocuk parkları sembolik alanlara dönüşmüştür. Yarın büyük bir depremde insanların sığınacağı, başına beton düşmeyecek boş alanlar neredeyse yoktur. Bu tablo bir skandaldır.</p>

<p>Mevzuat açıktır: İnşaat ruhsatı alan ya otoparkını yapar ya da bedelini öder, belediye yapar. Ancak bu bedeller, tıpkı deprem vergilerinde olduğu gibi, yıllar içinde amacı dışında kullanılmıştır. Otopark harçları ve katkı payları; deprem ve altyapı yatırımları yerine bütçe açıklarını kapatmanın aracı hâline getirilmiştir. Bu gerçeği bakanlar dahi itiraf etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üstelik mevcut otopark hizmetleri de fahiş fiyatlarla sunulmaktadır. Bugün bir otoparka girip çıkmanın bedeli, dar gelirli ya da emekli için erişilemez seviyededir. Otopark artık kamusal bir hizmet değil, lüks bir tüketim kalemine dönüşmüştür.</p>

<p>Ümraniye ölçeğinde ana caddelerde park alanları kiralamalarla kapatılmış; bunun dışında park yeri bulmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Zorunlu kısa süreli parklar ise anında çekici ve ağır cezalarla karşılık bulmaktadır. Vatandaşı kendi plansızlığınız yüzünden hataya zorlayıp ceza kesmek, kamu vicdanını yaralamaktadır.</p>

<p>Yerel ve merkezi yönetimler birer ağlama duvarı değil; çözüm üretme makamıdır. Bu sorunlar sanıldığı kadar karmaşık değildir. Sokaktaki insan bile çözüm yollarını sayabilir. Yeter ki kolektif akıl yönetime dâhil edilsin.</p>

<p>Aksi hâlde yaşanacak her felaketin vebali ağırdır.<br />
Bu şehir, bu ülke ve bu millet bu ihmali hak etmiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SABRİ ŞENEL YAZILARI, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/istanbulda-otopark-fiyaskosu</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/01/istanbulda-otopark-fiyaskosu.jpg" type="image/jpeg" length="79749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul için korkunç deprem senaryosu: 100 bin bina yıkılacak]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/istanbul-icin-korkunc-deprem-senaryosu-100-bin-bina-yikilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/istanbul-icin-korkunc-deprem-senaryosu-100-bin-bina-yikilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, olası Marmara depreminde İstanbul'da yaklaşık 100 bin binanın yıkılacağını söyledi. Kadıoğlu, "Her bina başına 100 kişi koyarsak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olası <strong>Marmara depremi</strong>nde <strong>İstanbul</strong>’da çok kayıp verileceğini ifade eden İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. <strong>Mikdat Kadıoğlu</strong>, Türkiye’de afete dair plan ve programın olmadığını ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>-Deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? Buna yönelik plan ve program yok. Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz. &nbsp;</p>

<p>-Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 senede deprem riskini azaltabiliriz. Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek.</p>

<p>-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli, yoksa bu işin altında kalacağız.</p>

<p><strong>“DEPREME, YARIN OLACAKMIŞ GİBİ HAZIRLANMAMIZ LAZIM”</strong></p>

<p>Marmara Bölgesi’ndeki fayların 1509,1766 ve 1902 yıllarında kırıldığını ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:&nbsp;</p>

<p>-Kuzey Anadolu Fay Hattı Marmara Denizi’nin içinden geçiyor. En son 1999’da Kocaeli’nde kırıldı.</p>

<p>-1902’de kırılan bir kısım var ortadaki kısmın kırılmasını bekliyoruz. En eski kırılan 1509, o daha önce kırılır, orada enerji birikmiş diye düşünüyoruz. Marmara’da deprem olacak mı olmayacak mı diye bir şey söz konusu değil, deprem olacak ama tam zamanını, gününü ve saatini bilmiyoruz.</p>

<p>-Baktığınız zaman 500 yılı geçtik, o yüzden depremin eli kulağında. Bana ‘deprem ne zaman olacak ?’ diye soranlara ‘yarın olacak’ diyorum. Depreme, yarın olacakmış gibi hazırlanmamız lazım.</p>

<p>-Bu oynanacak bir kumar değil, burada canımız söz konusu. Herkes; aile, birey, iş yeri, sanayi, fabrika, sokak, okul, ilçe, şehir ve ülke yarın deprem olacakmış gibi hazırlanmak zorunda.</p>

<p><img data-id="81227" id="81227" src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2024/1/8992a478bd75b0cf6e80ce9f9c61a95fjpg-I57LdHx2J0GT--FgLaAkxg.jpg" style="height: 366px; width: 650px;" /></p>

<p><strong>“BU BİR MİLLİ GÜVENLİK VE BEKA PROBLEMİ”</strong></p>

<p>Türkiye’de 1999 Gölcük depreminden sonra çok şey yapıldığını ancak yapılanların yetmediğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:&nbsp;</p>

<p>-İstanbul’da 100 bin binanın yıkılacağını biliyoruz. Her bina başına 100 kişi koysak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım. Böyle bir şey yok, ölmeye planlanmış gibiyiz.</p>

<p>-Bir an önce bu 100 bin binayı 100 binaya indirmemiz lazım. Eğer bu riski önceden azaltmazsak bu afetin altından kalkamayız, afeti yönetemeyiz, mümkün değil. Bu bir arama kurtarma problemi değil, bu bir risk yönetimi problemi.</p>

<p>-Apartmanımızda metrekare ve kuruş hesabı yapmamalıyız, herkes sağlam evde oturmak istiyor ama para vermek istemiyor, herkes ‘evim sağlam olsun’ diyor ama metrekaresi küçülmesin istiyor, böyle bir şey yok.</p>

<p>-O yüzden benim tavsiyem şu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’a gelip belediye başkanları, valilik, STK’lar, ticaret odası, sanayi odası hepsini toplayıp acil olmayan bütün yatırımları dondurup ‘bu 100 bin binayı deprem olmadan nasıl güçlendirebiliriz’ diye düşünmeliler.</p>

<p>-Bu bir milli güvenlik ve beka problemi. Türkiye’nin gayri milli hasılasının büyük bir kısmının yok olma tehlikesi var. Büyük miktarda insan kaybedeceğiz. Türkiye için en büyük problem bu.</p>

<p><img data-id="81228" id="81228" src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2024/1/64720329efcc4cdb3cc52eac1166d89ajpg-hZC9xfW6nUuVP_MQ6ViyIA.jpg" style="height: 366px; width: 650px;" /></p>

<p><em><strong>Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu</strong></em></p>

<p><strong>“BİZ AFET YÖNETİMİNİ TERSTEN ANLAMIŞIZ”</strong></p>

<p>- En basit bir hesapla 100 bin binanın yıkıldığı yerde 10 milyon arama kurtarmacı lazım. İstanbul’dakilerin aileleri de afetzede olmasa diğer illerdeki insanları toplayıp anında buraya getirsek hepsi 40 bin kişi. Her enkazın başına bir kişi bile koyamayız, koysak bile ölenleri geri getiremeyeceğiz.</p>

<p>-‘Biz insanları nasıl enkaz altından kurtarırız değil,’ ‘ne yaparsak insanlar enkaz altında kalmaz’ diye çalışmamız lazım. Biz afet yönetimini tersten anlamışız. ‘Afet olacak, arayacağız, kurtaracağız’ bu afet yönetimi değil. Kriz yönetiminden risk yönetimine geçmemiz lazım.</p>

<p><strong>“DENİZCİLİKTEN TAŞIMAYI, ULAŞIMI VE TAHLİYEYİ PLANLAMAMIZ GEREKİYOR”</strong></p>

<p>İstanbul’un kıyılarında daha önce tsunami oluştuğunu ve yine olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, “Tsunami kıyılarda yaşayanların bilmesi gereken bir tehlike. Tersaneler, limanlar, kıyıdaki iskeleler bunlar çoğu dolgu alanlarında yapılmış, bunlar mutlaka zarar görecek, hiçbir şeye güvenemeyiz, hepsini kontrol etmemiz gerekiyor. Ona göre biz denizcilikten taşımayı, ulaşımı ve tahliyeyi planlamamız gerekiyor” dedi.</p>

<p><img data-id="81229" id="81229" src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2024/1/a4187330c2027e71223c382222630de5jpg-BwIVhBnKn0C_8auSjLRFLQ.jpg" /></p>

<p><br />
<strong>“İSTANBUL KAPTANI OLMAYAN PUSULASIZ BİR GEMİ GİBİ OKYANUSTA GİDİYOR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul’un obez bir şehir haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>-İstanbul yaşanmaz bir şehir haline dönüştü. İstanbul’un yolları, toprakları ve havası bu trafiğe ve insana yetmiyor, İstanbul’un suyu yetmiyor, artık çöküntüye giden bir şehir.</p>

<p>-İstanbul’da bir günde iki, üç yere gidemezsin, en fazla bir yere gidebilirsin. İstanbul’u büyüterek yaşanmaz bir hale getirdik.</p>

<p>-İstanbul’un sınırları ve karakterinin belli olması lazım, kaç milyon kişiyi besler, herkesin buraya mı gelmesi lazım?</p>

<p>-İstanbul sanayi kenti mi, turizm kenti mi, eğitim kenti mi? Buna karar vermemiz lazım. İstanbul şu anda kaptanı olmayan pusulasız bir gemi gibi okyanusta gidiyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“BU İŞİN ALTINDA KALACAĞIZ”</strong></p>

<p>Deprem krizi ile ilgili plan ve programın olmadığını söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu şunları ekledi:</p>

<p>-Yer bilimci arkadaşlar 7.4, 7.6 civarında büyüklükte bir depremin Çınarcık fayında olacağını bekliyor. Bu işin afet yönetiminde biz faylarla uğraşmayız, yer bilimcilerden en kötü senaryoyu alıp ona hazırlanmaya çalışırız.</p>

<p>-Kahramanmaraş’ta bir sismik boşluk olduğunu biliyorduk, yani Türkiye’de nerede deprem olacağı biliniyor. Şu an da 5-6 nokta var, birisi Marmara, burada deprem olacak bunu herkes biliyor ama deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? buna yönelik plan ve program yok.</p>

<p>-Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz. &nbsp;Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 sene de deprem riskini azaltabiliriz.</p>

<p>-Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli yoksa bu işin altında kalacağız.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/istanbul-icin-korkunc-deprem-senaryosu-100-bin-bina-yikilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/istanbul-deprem.JPG" type="image/jpeg" length="32537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1.2 milyar liralık yatırım çöp oldu! Büyükçekmece'deki 55 milyon dolarlık TV kulesi satıldı]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/12-milyar-liralik-yatirim-cop-oldu-buyukcekmecedeki-55-milyon-dolarlik-tv-kulesi-satildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/12-milyar-liralik-yatirim-cop-oldu-buyukcekmecedeki-55-milyon-dolarlik-tv-kulesi-satildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[55 milyon dolara yapılan ve 249 milyon 395 bin lira bedel biçilen Büyükçekmece'deki TV kulesi, 152 milyon 111 bin liraya satıldı. İhaleyi, ihaleden 11 gün önce kurulan FMC Gayrimenkul isimli bir firma aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Büyükçekmece</strong>'deki Avrupa'nın dördüncü, dünyanın da en büyük 17'nci <strong>TV kulesi</strong>, icralık oldu. Yapımına 1998 yılında başlanan ve 55 milyon dolara yapılan kule ve içinde yer aldığı 8 bin metrekarelik alan 1 Ağustos'ta<strong> satış</strong>a çıkarıldı.</p>

<p>Gazeteci <strong>Murat Ağırel&nbsp;</strong>yazısında, kule ve arsasının ihaleden tam 11 gün önce 20 Temmuz'da F.Ö. tarafından kurulan FMC Gayrimenkul isimli bir firmaya satıldığını belirtti. Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi kararınca yapılan keşif sonrası 249 milyon 395 bin lira bedel biçilen kulenin 152 milyon 111 bin liraya satıldığı öğrenildi.</p>

<p>Kulenin sahibi Naci Endem de konuya ilişkin olarak çok üzgün olduğunu, yaşının 90 olduğunu artık kaldıramadığını ve konuşmak istemediğini söyledi.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi kararınca satışa çıkarılan televizyon kulesinin de içinde bulunduğu 8 bin metrekarelik arsada ekipler keşif yapmıştı. Deniz ve göl manzaralı arsanın, kuleye ait inşa halindeki otopark ve çok amaçlı salon yapılarının bulunduğunu belirleyen ekipler, televizyon kulesi, restoran, seyir terası, dükkan, TV yayın merkezinin tamamlandığını ancak yüzde 24 oranında yıpranma payı olduğunu, otopark ve çok amaçlı salonun yüzde 35 eksik kısmının bulunduğunu tespit etmişti.</p>

<p>Restoran, seyir terası, dükkan, TV yayın merkezi, elektronik, dış ve iç donanımı gibi kule ve diğer bölümlerin özelliklerini ve bunların bedellerinin belirleyen ekipler, televizyon ile yayıncılık kulesi olarak inşa edilen dava konusu binada yapılan incelemelerde, televizyon yayını yapabilmek için gerekli elektronik teçhizatların ve verici sistemlerin bulunmadığı da kayda geçmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Keşif sonunda arsa değeri 112 milyon lira, yapısal kısımların değeri 131 milyon 300 bin lira, elektrik-elektronik kısımların değeri 929 bin lira, mekanik kısımların değeri ise 5 milyon 165 bin lira olarak belirlenmişti. Yapının toplam satış bedeli ise 249 milyon 395 bin lira olmuştu. (HABER MERKEZİ)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, İstanbul</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/12-milyar-liralik-yatirim-cop-oldu-buyukcekmecedeki-55-milyon-dolarlik-tv-kulesi-satildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Aug 2023 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/08/buyukcekmecedeki-55-milyon-dolarlik-tv-kulesi-satildi.jpg" type="image/jpeg" length="99267"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
