<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</title>
    <link>https://www.haberalp.com</link>
    <description>HaberAlp.com - Son Dakika Haberleri - Haberler - Politika Haberleri - Yerel Haberler -  Milliyetçi Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberalp.com/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 00:00:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Selçuk Özdağ: “NATO Zirvesi'nden Türkiye adına somut ne kazanım çıktı?”]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/selcuk-ozdag-nato-zirvesinden-turkiye-adina-somut-ne-kazanim-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/selcuk-ozdag-nato-zirvesinden-turkiye-adina-somut-ne-kazanim-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Selçuk Özdağ, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından Türkiye'nin somut kazanım elde edemediğini belirtti. Özdağ, F-35 süreci, Gazze, İran ve Donald Trump'ın açıklamalarını değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek Partisi/Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili <strong>Doç. Dr. Selçuk Özdağ</strong>, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından yaptığı açıklamada, zirvenin Türkiye açısından somut sonuçlar üretmediğini ifade etti.</p>

<p>Özdağ, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı değerlendirmede, yayımlanan NATO Zirvesi Sonuç Bildirgesi sonrasında Türkiye'nin elde ettiği kazanımların kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>ÖZDAĞ: "TÜRKİYE NATO ZİRVESİ'NDEN NE KAZANDI?"</strong></p>

<p><strong>Doç. Dr. Selçuk Özdağ</strong>, <strong>NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi</strong> sonrasında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin zirveden elde ettiği somut kazanımların belirsiz olduğunu söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump'ın</strong> Türkiye'ye yönelik açıklamalarına değinen Özdağ, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Trump'ın içi boş ve samimiyetten uzak iltifatlarının ötesinde Türkiye bu zirveden ne kazandı?"</p>

<p><strong>ZİRVENİN GÜNDEMİ İLE KAMUOYUNUN GÜNDEMİ FARKLIYDI</strong></p>

<p>Özdağ, zirve süresince kamuoyunun daha çok <strong>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un koşması</strong>, <strong>Maraş usulü dondurma ikramı</strong>, <strong>yeniçeriler</strong> ve <strong>Arnavutluk Başbakanı Edi Rama'nın ayakkabıları</strong> gibi görüntülerle meşgul edildiğini ifade etti.</p>

<p>Buna karşın Türkiye'nin öncelik verdiği bölgesel konularda herhangi bir somut gelişme yaşanmadığını belirten Özdağ, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ne mazlum Gazze için ne de dost ve kardeş İran halkı için somut bir kazanım ortaya çıktı."</p>

<p><strong>F-35 KONUSUNDA BEKLENTİLER KARŞILANMADI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin uzun süredir gündeminde bulunan <strong>F-35 savaş uçakları</strong> konusuna da değinen Özdağ, ABD Başkanı Donald Trump'ın zirvenin başlangıcındaki açıklamalarının iyimser bir hava oluşturduğunu ancak zirve sonunda verilen mesajların beklentileri karşılamadığını söyledi.</p>

<p>Özdağ, Trump'ın zirveden ayrılırken kullandığı ifadelerin daha temkinli ve ikircikli olduğunu belirterek, bunun F-35 sürecinde beklentilerin henüz karşılanmadığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>BÖLGEDEKİ GÜVENLİK RİSKLERİ ARTIYOR</strong></p>

<p>Bölgede güvenlik risklerinin giderek arttığını vurgulayan Özdağ, İran'da <strong>Bender Abbas'taki patlamanın</strong> ardından <strong>Hürmüzgan Eyaleti'ne bağlı Sirik kentinden</strong> de patlama sesleri geldiğine ilişkin haberlerin endişe verici olduğunu söyledi.</p>

<p>Açıklamasının sonunda Özdağ şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İslam beldeleri vurulmaya, Müslüman kanı akmaya devam ediyor. Bölgede tansiyon düşmek yerine yükselmeye devam ediyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/selcuk-ozdag-nato-zirvesinden-turkiye-adina-somut-ne-kazanim-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 21:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/07/selcuk-ozdag-nato-zirvesinden-turkiye-adina-somut-ne-kazanim-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="21904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Chp-Akp Asırlık Hesaplaşma Mı,  Sosyolojik Dönüşüm Mü?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/chp-akp-asirlik-hesaplasma-mi-sosyolojik-donusum-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/chp-akp-asirlik-hesaplasma-mi-sosyolojik-donusum-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP-AKP rekabeti tarihsel bir hesaplaşma mı, sosyolojik bir dönüşüm mü? Rubil Gökdemir'den Türkiye'nin değişen siyasal yapısı, yeni merkez ve toplumsal uzlaşma arayışını ele alan kapsamlı bir değerlendirme.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin son yüz yıllık siyasi tarihi çoğu zaman partiler, liderler ve seçimler üzerinden okunmaktadır. Oysa daha derine indiğimizde karşımıza çıkan asıl hikâye, devlet ile toplum arasındaki ilişkinin sürekli yeniden tanımlanmasıdır.</p>

<p>Cumhuriyet'in kuruluşu, Osmanlı'nın son dönemlerinde başlayan modernleşme arayışlarının siyasal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Yeni rejim, dönemin şartları içerisinde devleti ayakta tutabilmek için güçlü bir merkez inşa etmeyi hedeflemiştir. Bu merkez; askerî, bürokratik ve aydın öncülüğünde şekillenmiş, toplumu dönüştürmeyi amaçlayan bir modernleşme projesine dayanmıştır.</p>

<p>Cumhuriyet'in ilk döneminde temel sorun devletin kurulmasıydı. Sonraki dönemlerde ise devletin hangi toplumsal kesimler tarafından temsil edileceği sorusu belirleyici hâle geldi.</p>

<p>1950 seçimleriyle başlayan süreç, yalnızca bir iktidar değişimi değil, çevrede bulunan geniş toplumsal kesimlerin siyasal sistem içerisinde görünür hâle gelmesiydi. Demokrat Parti ile başlayan, Adalet Partisi ile devam eden, ANAP ile yeni bir boyut kazanan ve nihayet AK Parti döneminde kurumsallaşan süreç; esas itibarıyla Türkiye'nin sosyolojik merkezinin genişlemesidir.</p>

<p>Bu nedenle son yarım asırlık siyasi mücadeleyi yalnızca muhafazakârların yükselişi veya laik kesimlerin gerileyişi olarak okumak eksik kalmaktadır. Gerçekte yaşanan şey, T.C. devletinin temsil ettiği sosyolojik tabanın giderek genişlemesidir.</p>

<p>Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde merkezin dışında kalan Anadolu'nun muhafazakârları, taşra girişimcileri, dindar orta sınıfları ve farklı toplumsal kesimleri zamanla sistemin asli aktörleri hâline gelmiştir.</p>

<p>Bu dönüşüm başlı başına bir sosyolojik devrimdir.</p>

<p>Ancak tarihin bütün büyük dönüşümlerinde olduğu gibi, devrimlerin en zor aşaması iktidara yürümek değil, meşruiyeti genişleterek iktidarı yönetmektir.<br />
Bugün Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu temel mesele de budur.<br />
Çevreden merkeze yürüyen toplumsal kesimler artık merkezin kendisidir.<br />
Dün vesayet eleştirisi yapanlar bugün kurumsal güce dayalı yeni vesayetin sahibidir.</p>

<p>Dün rejimden temsil talep edenler, bugün yeni demokratik temsil taleplerini tehdit sayan konumdadırlar.</p>

<p>Dün statü eşitsizliğinden şikâyet edenler bugün sadakate dayalı statü mekanizmalarını yönetmektedirler.<br />
Bu nedenle Türkiye'nin yeni sorusu şudur:<br />
Yeni merkez, eski merkezin hatalarını tekrar etmeden yeni bir meşruiyet üretebilecek midir?</p>

<p>Son yıllarda yaşanan gerilimlerin önemli bölümü bu sorunun etrafında şekillenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle 2016 sonrasında güvenlik kaygılarının artması, devlet kapasitesinin merkezileşmesi ve siyasal alanın giderek daraltılması, yeni merkezin kendi statükosunu üretmeye başladığı yönündeki eleştirileri güçlendirmiştir.</p>

<p>Tarihsel açıdan bakıldığında bu durum şaşırtıcı değildir.<br />
Çünkü her iktidar zamanla kendisini korumaya yönelir.<br />
Her merkez kendi statüko reflekslerini üretir.<br />
Her statüko kendi devamlılığını sağlamaya çalışır.<br />
Türkiye'nin bugün yaşadığı sancıların önemli bölümü de bu döngünün sonucudur.</p>

<p>Ancak hikâyenin diğer tarafı da en az bunun kadar önemlidir.<br />
Cumhuriyet tarihi boyunca devletin asli sahibi olduğu varsayımıyla hareket eden "eski merkez" de toplumsal dönüşüm karşısında uzun süre direnmiş, değişen Türkiye'yi anlamakta zorlanmıştır.</p>

<p>Özellikle son yıllarda CHP'nin geçirdiği sosyolojik dönüşüm, değişen Türkiye'yi anlamak açıdan dikkat çekici çabalara işaret etmektedir.</p>

<p>Cumhuriyet'in kurucu hafızasını temsil eden bir partinin; farklı kimliklere, farklı yaşam tarzlarına ve farklı toplumsal aidiyetlere ulaşmaya çalışması aslında yeni ve olumlu bir sosyolojik uyum arayışıdır.</p>

<p>Bu arayışın en dikkat çekici yönü, uzun yıllar boyunca Türkiye siyasetini belirleyen ideolojik sınırların aşılabilmiş olmasıdır.</p>

<p>Bu durumun sembolik karşılıklarından biri, 2023 seçimlerinde Türkiye'nin "geleneksel siyasi kodlarının" dışında görülen bir lider profilinin toplumun yaklaşık yarısının desteğini alabilmesidir.<br />
Bu sonuç aynı zamanda bölge coğrafyasında Türkiye'nin istisnai bir sosyolojiye sahip olduğunun çok önemli göstergesidir.</p>

<p>İşte bu sebeple 2023 seçimleri yalnızca bir seçimin aritmetik sonucu değildir.<br />
Bu, Cumhuriyet'in toplumsallaşmasının çok önemli yeni bir aşaması, rejimin sosyolojik tahkimatında büyük bir adımdır.<br />
2019 ve 2024 yerel seçimleri de öncesinde başlanılan benzer sosyolojik uyum adımlarıyla okunmalıdır.</p>

<p>Bu seçimler yalnızca belediye başkanlarının değişimi değil, üstenci rejim muhafızlığının ötesinde farklı toplumsal kümelerin birbirleriyle temas kurabilme kapasitesinin arttığını gösteren işaretlerdir.</p>

<p>Bu sebep ve gerekçelerle mutlak butlan mağduru CHP parti içi çekişmelerden bağımsız olarak tarihi bir sınavla karşı karşıyadır. Cumhuriyetin II. Yüzyılında Türkiye'nin yeni sosyolojisine uyum gösterme çabalarını devam mı ettirecek, yoksa; "kurtuluşun, kuruluşun partisi, cumhuriyet değerlerinin koruyucusu" olma söylemlerini devam ettirecek siyasi aktör ve kadroları ön plana çıkararak nostaljik siyasete geri mi dönecek?</p>

<p>Parti içi çekişmeler vesilesiyle her iki farklı bakışı temsil eden aktörlerin kamuoyunda görünür olması da, bu tercihlere konu mücadelenin devam edeceğini göstermektedir.</p>

<p>Dolayısıyla bugün Türkiye'nin önündeki temel mesele iktidar ile muhalefet arasındaki siyasi mücadele değildir.<br />
Asıl mesele, eski merkezin kaybettiği ayrıcalıkları geri alma arayışı ile yeni merkezin elde ettiği kazanımları koruma refleksi arasındaki gerilimin ülkenin geleceğini rehin alıp almayacağıdır.</p>

<p>Çünkü her iki taraf da kendi tarihsel travmalarının etkisi altında hareket etmektedir.<br />
Eski merkez geçmişin kayıplarını telafi etmeye çalışırken, yeni merkez geçmişte yaşadığı dışlanmışlıkların tekrarından korkmaktadır.</p>

<p>Bu psikoloji, siyaseti sürekli bir varoluş mücadelesine dönüştürmektedir.<br />
Oysa Türkiye'nin önünde tarihsel ölçekte çok daha büyük bir gündem bulunmaktadır.</p>

<p>Dünya yeni bir jeopolitik kırılma dönemine girmiştir.<br />
Enerji hatları yeniden şekillenmektedir.<br />
Tedarik zincirleri değişmektedir.<br />
Yapay zekâ ve yüksek teknoloji ekonomileri küresel güç dengelerini yeniden belirlemektedir.</p>

<p>Türkiye ise coğrafi konumu, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve devlet geleneği sayesinde bu dönüşümden önemli fırsatlar elde edebilecek ülkelerden biridir.</p>

<p>Ancak bu fırsatların değerlendirilebilmesi için önce iç siyasetin kronik kutuplaşma döngüsünün aşılması gerekmektedir.</p>

<p>Çünkü toplumların yükseliş dönemleri, farklı kesimlerin birbirini tasfiye etmeye çalıştığı dönemlerde değil; ortak gelecek fikri üretebildikleri dönemlerde ortaya çıkar.</p>

<p>Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türkiye'nin ihtiyacı olan şey yeni bir kurtuluş savaşı değil, yeni bir toplumsal uzlaşmadır.<br />
Yeni bir rejim değil, yeni bir meşruiyet üretimidir.<br />
Yeni bir kutuplaşma değil, yeni bir toplumsal kapsayıcılıktır.</p>

<p>Gerçek sosyolojik devrim, bir kesimin diğerine üstünlük kurması değil; farklı toplumsal kesimlerin aynı devlet, aynı gelecek fikri etrafında rasyonel politikalarla buluşabilmesi ve demokratik sivil siyasetle yarışabilmesidir.</p>

<p>Türkiye'nin önündeki en büyük sınav da budur.<br />
Belki de Cumhuriyet'in ikinci yüzyılını belirleyecek asıl mesele, eski merkezin mi yoksa yeni merkezin mi kazanacağı değil; Türkiye'nin kendi iç barışını koruyarak büyük dönüşüm çağını fırsata çevirip çeviremeyeceğidir.<br />
<br />
<strong>Rubil GÖKDEMİR</strong><br />
Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/chp-akp-asirlik-hesaplasma-mi-sosyolojik-donusum-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/04/yazarlar/rubil-gokdemir-yazar.JPG" type="image/jpeg" length="12026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Mutlak Butlan”Nasıl Okumalıyız?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/mutlak-butlannasil-okumaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/mutlak-butlannasil-okumaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Mutlak butlan” tartışmaları üzerinden Türkiye’de hukuk, siyaset ve güç ilişkilerini değerlendiren çarpıcı analiz. İdris Savaş, adaletin eşit uygulanmamasının toplumsal güvene etkisini sorguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta bazı laflar vardır, dilimize yerleşir gider. Özellikle de milli maçlardan sonra hep aynı cümleyi duyarız:<br />
“Bizim çocuklar tarih yazdı.”</p>

<p>Normalde bu laf gurur için söylenir. Zafer için söylenir. İnsan göğsünü gere gere söyler bunu.</p>

<p>Gün gelecek, bu ülkenin son yıllarda yaşadıkları da tarihe geçecek.</p>

<p>Son dönem siyaseti artık sadece krizleriyle değil, hayatımıza soktuğu yeni kavramlarla da akılda kalıyor. Bir dönem “istikşafi görüşmeler” diye bir laf girmişti hayatımıza. Eminim benim gibi birçok insan da bunu ilk kez siyasetin içinde duydu. Şimdi ise memleketçe yeni bir kavramı daha ezberledik:<br />
“Mutlak butlan.”</p>

<p>Bugün siyasetin dilinden düşmeyen meselelerden biri de tam olarak bu.</p>

<p>Bir iktidarın ya da bir liderin gücü devretmeyi “hayat memat meselesi” haline getirmesinin altında aslında hep aynı psikoloji yatar. Bir taraf gerçekten kendisini memleketin tek kurtarıcısı sanır. “Biz gidersek ülke batar, bunlar iki koyunu güdemez” kafasıyla hareket eder. Ama işin bir de daha karanlık tarafı vardır. Gücü bırakınca geçmişte yapılanların ortaya saçılmasından korkarlar. Çünkü insan hukuku başkaları için ne kadar eğip büktüyse, bir gün aynı hukukun dönüp kendisini vuracağından da o kadar korkar.</p>

<p>İşin ironik tarafı ise bunun sadece iktidara özgü olmaması. Bakıyorsunuz, biri “bunlar ülkeyi batırır” diyerek koltuğu bırakmıyor; öbürü de “Ben bu partiyi bunların elinden kurtarmalıyım” diyerek kendi partisinin seçilmiş yönetimine kayyum olmaya razı hale geliyor. Sorsanız hepsi memleket için mücadele ediyor. Ama sokağın gözünden bakınca gerçek çok daha basit:<br />
Koltuğu bırakamayan insan zamanla kendi hırsını millete hizmet diye satmaya başlıyor.</p>

<p>Şimdi gelelim meselenin en tuhaf tarafına…</p>

<p>Kayyumla sonuçlanan bu tartışmanın çıkış noktası, üç yıl önce yapılmış bir kurultay. Diyelim ki gerçekten bir usulsüzlük vardı. İnsan şunu soruyor:<br />
Böyle bir karar üç yıl sonra mı verilir?</p>

<p>Bu, köylü Mehmet Efendi’nin otuz yıldır süren tarla sınırı davası değil ki… Bu memleketin ana muhalefet partisinden, ülkenin siyasi geleceğinden bahsediyoruz.</p>

<p>Eğer hukuk gerçekten işliyor olsaydı, bu mesele ya birkaç hafta içinde sonuçlanırdı ya da fiili durum kabul edilip kapanırdı. Çünkü o kurultaydan sonra seçim oldu. Millet sandığa gitti. Beğenen oy verdi, beğenmeyen vermedi. Hatta o kadroyla parti oyunu da artırdı.</p>

<p>İşte tam burada insanın kafası karışıyor.</p>

<p>Madem o kurultay için “mutlak butlan” diyorsunuz, o zaman o kurultaydan sonra alınan bütün kararları da yok saymanız gerekir. Yapılan atamaları, görevlendirmeleri, hatta o yönetimin belirlediği adayları bile tartışmaya açmanız gerekir.</p>

<p>Ama bunu yapamıyorsunuz.</p>

<p>Çünkü hukukun bir yere kadar işletilebildiğini, bir noktadan sonra sokağın tepkisinin hesaplandığını herkes görüyor. Hukuk bazısına demir yumruk, bazısına plastik cetvel gibi uygulanınca insanlar adalete değil, güce bakmaya başlıyor.</p>

<p>Türkiye’nin asıl problemi de tam burada zaten.</p>

<p>Bu ülkede mesele çoğu zaman yasa eksikliği olmadı. Sorun, var olan yasaların herkese eşit uygulanmaması oldu. Gücü eline geçiren herkes hukuku kendisi için kalkan, rakibi için sopa haline getirdi.</p>

<p>Bir gün gerçekten bağımsız bir yargı oluşsa ve kurallar herkese eşit uygulansa, bugün meydanlarda birbirine parmak sallayan birçok kişi aynı dosyanın içinde bulur kendini. Çünkü insan, başkası için yaptığı haksızlıkların bumerang gibi dönüp bir gün kendi başını yaracağını hesaba katmıyor.</p>

<p>Ama hayatın şaşmaz bir adaleti var. O gün er ya da geç geldiğinde kimsenin yeni intikam yasaları çıkarmasına gerek kalmaz.</p>

<p>Görevi kötüye kullanma dosyaları açılır.<br />
Liyakatsiz atamalar incelenir.<br />
Kanunsuz emir veren kadar uygulayanın da sorumluluğu konuşulur.</p>

<p>Şaibeli ihaleler açılır.<br />
Kamu zararları masaya yatırılır.<br />
Yıllardır “ticari sır” diye saklanan ilişkiler didik didik edilir.</p>

<p>Bugün parti kongresi için kullanılan “irade sakatlandı” söylemi, yarın başka seçimlerin de önüne gelir. Devlet imkanlarını propaganda için kullananlar, kamu gücüyle rakibini bastıranlar bir anda aynı hukuki tartışmanın içinde kalır.</p>

<p>Diploma tartışmaları mı?<br />
Onlar da bağımsız kurumların önüne gider. Evrak incelenir, kayıt incelenir, gerçekten ne varsa ortaya çıkar.</p>

<p>Çünkü hukuk gerçekten tarafsız işlemeye başladığı gün, bu ülkede birçok taş yerinden oynar.</p>

<p>Ama burada başka bir tehlike daha var:<br />
Yeni gelenlerin de aynı sistemi bu kez kendi çıkarı için kullanmaya başlaması.</p>

<p>Eğer sadece isimler değişir, yöntem aynı kalırsa hiçbir şey düzelmez. Sadece bumerang el değiştirir.</p>

<p>Bazen insan bütün bu tabloya bakınca yoruluyor. Hatta bazen, dünyadaki her şeyi bırakıp sadece bir kurtarıcı bekleyen insanların zihinsel rahatlığını bile anlıyor. Çünkü her gün yeni bir çelişki görmek, hukukun eğilip bükülmesini izlemek, sürekli başka bir kavramla uyanmak insanın zihnini yoruyor.</p>

<p>Ne diyelim…</p>

<p>Mübarek kurban bayramı öncesi; kendi koltuk savaşlarınız uğruna kurban ettiğiniz o adalet duygusu, o temiz umutlar size mübarek olsun.</p>

<p>Çünkü bir gün bu dönemin tarihi gerçekten yazılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ve o gün, kalem utanacak… Kağıt utanacak.</p>

<p><strong>İdris SAVAŞ </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/mutlak-butlannasil-okumaliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2026/05/mutlak-butlan-nasil-okumaliyiz.jpeg" type="image/jpeg" length="27170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[31 Mart seçimleri adaylık süreci nasıl işliyor?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/31-mart-secimleri-adaylik-sureci-nasil-isliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/31-mart-secimleri-adaylik-sureci-nasil-isliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seçim takvimi işliyor: Aday listeleri 20 Şubat'a kadar teslim edilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Seçim Kurulunca (YSK), 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimi'ne ilişkin seçim takvimi işliyor. Siyasi partiler, aday listelerini en geç 20 Şubat Salı saat 17.00'ye kadar teslim edecek, bağımsız adaylar da aynı gün saat 17.00'ye kadar başvuru yapabilecek.</p>

<p>Takvime göre, tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin askı listeleri, Cumhuriyet Başsavcılıklarından istenilen ikinci liste ile karşılaştırılacak. Değişiklikler Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi'ne işlenerek, 3 Şubat'ta askıya çıkarılacak.</p>

<p>Seçmen kütükleri, 7 Şubat'ta kesinleşecek. Seçmenin oy vereceği yer ve sandıklar, 7-11 Şubat arasında belirlenecek.</p>

<p>İlçe seçim kurullarınca seyyar sandık oluşturma, hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenlerin seyyar sandıklara işlenmesi ve ilişkilendirileceği sandık kurulunun belirlenmesine 12 Şubat'ta başlanacak.</p>

<p>Listeler 20 Şubat saat 17.00'ye kadar teslim edilecek</p>

<p>Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına; büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına 20 Şubat Salı saat 17.00'ye kadar iletecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağımsız adaylar da başvurularını en geç 20 Şubat Salı saat 17.00'ye kadar yapabilecek.</p>

<p>Siyasi partiler, aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat'a kadar tamamlayabilecek. Bağımsız adaylar dahil geçici aday listeleri 23 Şubat'ta ilan edilecek, aynı gün listelere itiraz süresi başlayacak. Kesin aday listeleri 3 Mart'ta ilan edilecek.</p>

<p>Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına 3 Mart'ta başlanacak.</p>

<p>Propaganda serbestliği 21 Mart'ta başlayacak</p>

<p>Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart 2024 Perşembe sabahı başlayacak.</p>

<p>Seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart'ta tamamlanacak. 28 Mart'ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.</p>

<p>Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00'de sona erecek. Seçmen 31 Mart'ta sandık başına gidecek.</p>

<p>Doğudaki illerde oy kullanma işlemi saat 07.00'de başlayıp 16.00'da sona erecek. Batıdaki illerde ise oy kullanma işlemi 08.00'de başlayacak, 17.00'de tamamlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/31-mart-secimleri-adaylik-sureci-nasil-isliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Feb 2024 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/02/31-mart-secimleri-adaylik-sureci-nasil-isliyor.jpg" type="image/jpeg" length="54853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğru Aday: Ama Nasıl?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/dogru-aday-ama-nasil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/dogru-aday-ama-nasil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yerel seçimler yaklaştıkça şehrimizi emin birilerine, yani “Şehremini”ne nasıl teslim ederiz diye kafa yormaya çalışıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel seçimler yaklaştıkça şehrimizi emin birilerine, yani “<strong>Şehremini</strong>”ne nasıl teslim ederiz diye kafa yormaya çalışıyoruz.</p>

<p>Seçim süreçlerinin kritik aşamalarından biri şüphesiz adaylık konusudur. Siyasi partiler adaylarını farklı yöntemlerle belirlerken, aday adayları da propaganda yaparak, araya birilerini koyarak avantaj elde etmeye çalışırlar. Bazı partiler, aday belirlemede çeşitli yoklama ve anketlerle halkın görüşünü aldıklarını belirtseler de adaylar, genel merkezlerin tercihlerine göre belirlenmektedir.</p>

<p>Diğer yandan parti çalışmalarında, mali gücün en etkili olduğu alanlardan biri de ön seçimlerdir. Bilindiği gibi, seçmenler büyük oranda adaylara değil, partilere oy verdiğinden listenin birinci sırasına adını yazdırma şansını yakalayan aday, diğerlerine göre seçilme şansı en yüksek demektir. Aday adayı olduğunuzda hemen etrafınızı genel merkezle aranızda irtibat kuracağını, kendisinin adaylığınızı garantileyeceğini söyleyen simsarlar saracaktır. Çok sıkıntılı olan bu süreçte bazılarının üçkâğıtçı uyanıklara para kaptırdıklarını duymuşsunuzdur. Nitekim 2011 yılında İstanbul’dan aday adayı olduğumda, bu simsarlar beni de bulmuş genel merkeze benim adıma ulaşarak refere edeceklerini belirterek yoklamışlardı. Bu yüzden, aday adayları önseçimlerde zaman zaman mali güçlerini kullanarak parti aday listesinin üst sıralarında kendilerine yer bulmaktadırlar.</p>

<p><strong>Ehliyet, emanet ve liyakat...</strong></p>

<p>“Allah (c.c.) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil, emin ve yetenekli kimselere vermenizi emrediyor! Ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman ise adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir.” (Nisa Suresi, 58) İlahi mesajındaki&nbsp;<strong>ehliyet, emanet ve liyakat</strong>&nbsp;adayların tespitinde ve oy verilmesinde olmazsa olmaz ilk şarttır.</p>

<p><strong>Seçildiği gün bir sonraki seçimin hesabına başlamayan aday…</strong></p>

<p>Adaylar için istenen güvenlik soruşturması neticesinde kişinin sabıka kaydı olmaması adaylığını belirlemek ve oy vermek için tek başına yeterli değildir! Olmamalıdır! “Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’’ prensibinden yola çıkılarak millî, dini, insani ilkelerle birlikte kılı kırk yararak, takım çalışmasını bilen, seçildiği gün bir sonraki seçimin hesabına başlamayan, tuttuğunu koparan, şehri ayağa kaldırma iradesini gösterebilecek, yetkilerini takım arkadaşlarıyla paylaşmaktan gocunmayacak en ideal ve çalışkan adaylar tercih sebebi olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herkesin beğeneceği bir listeyi oluşturmak elbette mümkün değildir ama aday sıraları belirlenirken, mümkün olan en iyisinin seçilmesi beklenir. Adayda bulunması gereken bazı özellikler; eğitim durumu, mesleği, yaşı, mali durumu, hitabeti, bilgisi, tecrübeli, tanınmış, meslek sahibi ve kısacası iyi bir imajının olmasıdır. Ayrıca belediye hizmetleri konusunda tecrübeli olması, halkı kucaklayacak gönül insanı olması, bölgelerinde sevilen, sayılan insanlar olmaları tercih edilen özelliklerdendir. Malûm, “Her arayan bulamaz ama bulanlar mutlaka arayanlardır.” Piyangodan çıkan adaylar; şehri, şehrin insanını, kültürel ve sosyal hayatı, çevreyi perişan etmektedirler.</p>

<p><strong>“Mebuslar, vilayetlerin iki göbek yerli ahalisinden olmalı”</strong></p>

<p>İsabetli aday seçimi her zaman ve her seçim döneminde sorun olmuştur. Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bakanlık da yapmış olan Dr. Rıza Nur, hatıralarının bir bölümünde, aday seçiminin nasıl ve hangi yöntemlerle olması yapılması üzerinde dururken; “Mebuslar, vilayetlerin iki göbek yerli ahalisinden olmalıdır” diyerek dışarıdan herhangi birinin o ili temsil etmesi veya paranın gücüyle gelen insanların diğerlerinin önüne geçmesini engellemesi gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etmiştir.</p>

<p>“Mebusların âlim ve malûmatlı olmaları elbette iyi bir şeydir. Ancak ahlâk ve namusu vatana ve millete merbutiyetin (bağlılık) ilimden evvel olduğu aşikârdır. Bunun ispatı Ankara’nın ilk büyük Millet Meclisidir ki, bunlar ekseriyetle Anadolu’nun yerli halkı ve çoğu cahil idi. İşleri muhabbetle ve gayretle güzel bir surette başarmışlardı. Halbuki entelektüellerden ekseriya dalkavuklar ve ahlâksızlar yetişiyor.” (1)</p>

<p>Burada önemli olan kişinin siyasi görüşü ile beraber çevresinde itimat edilir bir zat olup olmadığı, kendisi gibi yaşamayanların bile, mallarını, mülklerini emanet etmekten çekinmeyecekleri vasıflara sahip olmasıdır. Önünüze gelen bilgiler bazen yanıltıcı olabilir. Bağlantılarını kullananlar eksikliklerinin, hatalarının, yanlışlarının görülmemesini, kendilerinde olmayan güzelliklerin de varmış gibi gösterilmesini sağlarlar.</p>

<p><strong>Kanaat önderleriyle istişare edilmeli…</strong></p>

<p>Bu durumda, daha kaliteli adaylara ulaşmak veya parası olmadığı için piyasaya çıkmayan, kimseyle aşağı yukarı düşmemek için kendini görücüye çıkarmayan kaliteli ve kıymeti adayları arayıp bulmak için ne yapmak lâzım? Öncelikle her şehirde, Anadolu topraklarının yoğurduğu, herkesin bildiği, sözüne güvendiği, emin insanlar olan&nbsp;<strong>“Kanaat önderleri”</strong>&nbsp;ile istişare etmek lazımdır. Bu hem demokrasimize, siyasetimize, parlamentomuza hem de seçilmişlere belli bir seviye kazandırır.</p>

<p>Bütün siyasi partiler bu yöntemle daha kaliteli aday bulabilirler. Ancak ülkenin büyük çoğunluğuna hitap eden Cumhur İttifakı (AK PARTİ, MHP, BBP) tüm Türkiye’de teşkilatlı olması nedeniyle kaliteli aday bulma noktasında daha avantajlıdırlar. Ayrıca bu partilerin gerek halk ile daha fazla iç içe olması gerek her şehirde sivil toplum kuruluşları ve rol model olan kanaat önderleri ile irtibatlarından dolayı bu noktada şansının daha yüksek olduğunu düşünüyorum.</p>

<p><strong>Siyasette ve bürokraside Ömerleri bulmak…</strong></p>

<p>Hz. Ömer’i (r.a.) adaletin sembolü yapan, vefatı esnasında kendisinden sonra halife seçmeleri için tavsiye ettiği altı kişinin içinde hiçbir yakını ve akrabası yoktu. Siyasette ve bürokraside Ömerleri bulmak için yakın çevrenin dışına da açılmak lazımdır. Artık günümüzde herkesin tüm bilgilerine rahatlıkla ulaşılabilmektedir. Yeni Ömerler aramak, bulmak endişesini taşıdığına inandığım Sayın Cumhurbaşkanımızın, idealleri doğrultusunda ve güvenilir kanaat önderleri vasıtasıyla hem elimizdeki Ömerleri kaybetmez hem de yeni Ömerler bulma konusunda daha isabetli kararlar vermiş oluruz.</p>

<p>Herkesin birbirinin önünü kapatmaya çalıştığı dönemde donanımı, birikimi olup ancak parası veya yukarıdan referansı olmayan&nbsp;<strong>“Aslan gibi kaliteli adayları kedilere boğdurmamak”</strong>&nbsp;için yeni Ömerleri bulup kapılarını biz tıklatmalıyız. Şimdi yazıyı okuyan bazı arkadaşların içlerinden gülümsediklerini tahmin ediyorum. Niye güldüklerini de biliyorum. Ben de gülüyorum.</p>

<p><strong>Mustafa ALTINSOY</strong> - 31 Aralık 2023</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/dogru-aday-ama-nasil</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/dogru-aday.jpg" type="image/jpeg" length="55874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ, Tutuklu Gazeteci Ve Türk Milliyetçilerinin Tahliyesi Üzerine Basın Açıklaması Yaptı.]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/umit-ozdag-tutuklu-gazeteci-ve-turk-milliyetcilerinin-tahliyesi-uzerine-basin-aciklamasi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/umit-ozdag-tutuklu-gazeteci-ve-turk-milliyetcilerinin-tahliyesi-uzerine-basin-aciklamasi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Tutuklu gazeteci ve Türk milliyetçilerinin tahliyesi üzerine basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ümit Özdağ: Bu sessiz istiladan rahatsız olan vatansever Türk evlatları bu istilaya karşı tepkilerini sosyal medyada demokratik hukuk devletinin kuralları içerisinde ifade edince ülkemizi bu sessiz istilaya açan saray rejiminin bu insanları susturmak için ve toplumu bu konuda suskunluğa ve yılgınlığa itmek için sessiz istila karşısında sessiz kalmalarını sağlamak için bir dizi tutuklama yaptığını gördük. Bu tutuklamaların hedefinde Zafer Partisi’nin ve Zafer Partisi’nin istilaya karşı direnişinin olduğunu biliyoruz. Tutuklamalar başlar başlamaz yapmış olduğumuz basın toplantısında şunu söylemiştik, “Birbirimizi doğru anlayalım. Bizi öldürmedikçe susturamazsınız.” Biz hala aynı noktadayız. Atatürk’ün kurmuş olduğu cumhuriyeti yıktırmayacağız. Türkiye’yi istila ettirmeyeceğiz. 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatanlarına geri yollayacağız.</p>

<p>Bugün görülen davada bu istilaya karşı çıkan şerefli Türk evlatları mahkeme tarafından tahliye edildiler. Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Esasen bu insanların üç aydan beri hapishanede tutuluyor olması dahi kabul edilemez. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Ege adlı bir genç bir itiş kakıştan sonra tutuklandıysa, Ege’nin tutuklanması da kabul edilemez. Çünkü Ege’nin yapmış olduğu, göstermiş olduğu tepki fiili eyleme dönüştüğü andan itibaren tasvip etmediğimiz bir eylem ama bu Ege’nin milli hislerle hareket ettiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Üstelik polisin yanında Ege’ye saldırı oluyor. Ege’ye saldıran tutuklanmıyor fakat Ege yasaya aykırı olarak tutuklanıyor. Bu mu adalet? Herkese eşitlik bu mu?<br />
Bu ülkede cumhuriyeti savunursan kuruluş esaslarını savunursan eşit değil baskı altındasın ama cumhuriyeti yıkmaktan bahsedersen, örtülü istilayı desteklemekten bahsedersen kapılar önünde açılıyor. Biz, Zafer Partisi olarak bundan sonra da şimdiye kadar olduğu gibi Türkiye’nin Atatürk çizgisinde kuruluş felsefesi üzerinde 21. Yüzyıla doğru ilerleme mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Örtülü istilaya da aynı kararlılıkla karşı çıkacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tür saldırılar, bu tür baskı politikaları bizi yıldırmıyor. Siz baskı yaptıkça Zafer Partisi büyüyor. Evet, bakın bugün Türkiye’nin dört bir yanından buraya yüzlerce insan Zafer Partili geldiler ve tavırlarını ortaya koydular. Bundan sonra baskı yaparsanız on binlerce daha sonra yüz binlerce insan gelecek. Yol yakınken bu yanlış yoldan geri dönün. Sığınmacıları, işgalcileri vatanlarına yollamak için Türkiye artık hazırlıklara başlasın. Bu kadar gerilim, istila, toplumsal kutuplaşma Türkiye’nin hayrına olmadığı açık. Zafer Partisi üzerine düşenin fazlasını yapıyor. Artık sıra AKP’nin de üstüne düşeni yapması ve toplumsal kutuplaşmayı bitirmek için hukuk devletinin kurallarını uygulaması, başka bir şey istemiyoruz. Mevcut anayasaya sadık olması, başka bir şey istemiyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/umit-ozdag-tutuklu-gazeteci-ve-turk-milliyetcilerinin-tahliyesi-uzerine-basin-aciklamasi-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2024/01/tutuklu-gazeteci-ve-turk-milliyetcilerinin-tahliyesi-karari-5aa8b.jpg" type="image/jpeg" length="87950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkoğlu konuştu; Bakan  hop oturup hop kalktı!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/turkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/turkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesiyle ilgili Meclis genel kurulundaki konuşmasında, Bakan Yusuf Tekin’i binlerce eğitimciye toplu kıyım yapmakla suçladı. Bakan Tekin, bulunduğu yerde hop oturdu hop kalktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesiyle ilgili Meclis genel kurulundaki konuşmasında, Bakan Yusuf Tekin’i binlerce eğitimciye toplu kıyım yapmakla suçladı. Bakan Tekin, bulunduğu yerde hop oturdu hop kalktı.</p>

<p>Bakan Tekin’in müsteşarlığı döneminde, 15.000 okul ve kurum müdürü ile 5.000 okul ve kurum müdürünü talimatla görevden aldırdığını belirten Türkoğlu, “Aynı zamanda 30.000 müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarının da görevlerine son verildi. Birçok insan bu yıkıma katlanamadı. Birçok yuva dağıldı. Birçok kişi ekonomik zorluklar yaşadı. Vicdanınız gerçekten rahat mı?” diye sordu.</p>

<p>Türkoğlu şöyle konuştu:</p>

<p>“Sn. Başkan,</p>

<p>Muhterem Milletvekilleri;</p>

<p>Üniversite deyince ülkemizde ne görüyoruz?</p>

<p>Kızmaca darılmaca yok;</p>

<p>İflas etmiş bir eğitim sistemi görüyoruz!</p>

<p>Niteliksel değil, maalesef niceliksel büyüyen içi boş bir yapı görüyoruz!</p>

<p>Ülkemizde toplam 208 üniversite bulunuyor.</p>

<p>Allah bereket versin!</p>

<p>Son 20 yılda üniversitesi olmayan ilimizin kalmadı çok şükür!</p>

<p>Keşke bu duruma alkış tutabilseydik.</p>

<p>Oysa ne vadetmiştiniz?</p>

<p>“Dünyada ilk 500’e giren üniversite sayımızı en az 10’a çıkaracağız!” dediniz.</p>

<p>Sadece 3 üniversitemiz var!</p>

<p>Diplomalı işsizler ordusu yaratan üniversitelerimizin sayısıyla övünmeye değil, nitelik sorununu tartışmaya ihtiyacımız var.</p>

<p>Sayenizde “apartman üniversiteleri” diye bir kavram oluştu.</p>

<p><ins data-ad-client="ca-pub-6402102086528635" data-ad-format="auto" data-ad-status="unfilled" data-adsbygoogle-status="done"><iframe allow="attribution-reporting" allowtransparency="true" browsingtopics="true" data-google-container-id="a!5" data-google-query-id="CJ3l_5jEmIMDFa5kkQUd0U0L2g" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_4" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_4" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-6402102086528635&amp;output=html&amp;h=280&amp;adk=1168468334&amp;adf=2707206363&amp;pi=t.aa~a.1892315822~i.63~rp.4&amp;w=770&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1702886937&amp;num_ads=1&amp;rafmt=1&amp;armr=3&amp;sem=mc&amp;pwprc=8749482091&amp;ad_type=text_image&amp;format=770x280&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.haberasi.com%2Fturkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti%2F&amp;ea=0&amp;host=ca-host-pub-2644536267352236&amp;fwr=0&amp;pra=3&amp;rh=193&amp;rw=770&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;fa=27&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTAuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiIsbnVsbCwwLG51bGwsIjY0IixbWyJOb3RfQSBCcmFuZCIsIjguMC4wLjAiXSxbIkNocm9taXVtIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEyMC4wLjYwOTkuNzIiXV0sMF0.&amp;dt=1702886888464&amp;bpp=3&amp;bdt=2105&amp;idt=3&amp;shv=r20231207&amp;mjsv=m202312070101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D34e42f1e228cc38e%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_MbUn7UV7LLBM1nH-RVuJDATNQGB-w&amp;gpic=UID%3D00000d0cb6675fbd%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_Ma5mlgOsadOv6xCFzwzn9JBI4OmPA&amp;prev_fmts=0x0%2C770x193%2C770x193%2C770x193%2C1349x641&amp;nras=3&amp;correlator=6357958246722&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=2045131437.1701939325&amp;ga_sid=1702886887&amp;ga_hid=46364005&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=2&amp;u_h=768&amp;u_w=1366&amp;u_ah=728&amp;u_aw=1366&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1&amp;dmc=8&amp;adx=125&amp;ady=3777&amp;biw=1349&amp;bih=641&amp;scr_x=0&amp;scr_y=1214&amp;eid=44759876%2C44759927%2C31079438%2C95320884%2C31078663%2C31078665%2C31078668&amp;oid=2&amp;pvsid=816011264544835&amp;tmod=328453413&amp;uas=3&amp;nvt=1&amp;fc=1408&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1366%2C0%2C1366%2C728%2C1366%2C641&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7Cs%7C&amp;abl=NS&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;td=1&amp;psd=W251bGwsbnVsbCwicHJlcGVyaW9kIiwxXQ..&amp;nt=1&amp;ifi=5&amp;uci=a!5&amp;btvi=4&amp;fsb=1&amp;dtd=49301" vspace="0" width="770"></iframe></ins></p>

<p>Hatta onlardan birine Selman Öğüt atandı. Tıpkı Bekri Mustafa’nın Ayasofya’ya imam olması gibi.</p>

<p><ins data-ad-client="ca-pub-6402102086528635" data-ad-format="auto" data-ad-status="unfilled" data-adsbygoogle-status="done"><iframe allow="attribution-reporting" allowtransparency="true" browsingtopics="true" data-google-container-id="a!6" data-google-query-id="CNPDmpnEmIMDFYxCkQUdA9oDLg" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_5" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_5" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-6402102086528635&amp;output=html&amp;h=280&amp;adk=1168468334&amp;adf=669759819&amp;pi=t.aa~a.1892315822~i.65~rp.4&amp;w=770&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1702886938&amp;num_ads=1&amp;rafmt=1&amp;armr=3&amp;sem=mc&amp;pwprc=8749482091&amp;ad_type=text_image&amp;format=770x280&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.haberasi.com%2Fturkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti%2F&amp;ea=0&amp;host=ca-host-pub-2644536267352236&amp;fwr=0&amp;pra=3&amp;rh=193&amp;rw=770&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;fa=27&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTAuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiIsbnVsbCwwLG51bGwsIjY0IixbWyJOb3RfQSBCcmFuZCIsIjguMC4wLjAiXSxbIkNocm9taXVtIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEyMC4wLjYwOTkuNzIiXV0sMF0.&amp;dt=1702886888482&amp;bpp=1&amp;bdt=2123&amp;idt=1&amp;shv=r20231207&amp;mjsv=m202312070101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D34e42f1e228cc38e%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_MbUn7UV7LLBM1nH-RVuJDATNQGB-w&amp;gpic=UID%3D00000d0cb6675fbd%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_Ma5mlgOsadOv6xCFzwzn9JBI4OmPA&amp;prev_fmts=0x0%2C770x193%2C770x193%2C770x193%2C1349x641%2C770x280&amp;nras=4&amp;correlator=6357958246722&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=2045131437.1701939325&amp;ga_sid=1702886887&amp;ga_hid=46364005&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=2&amp;u_h=768&amp;u_w=1366&amp;u_ah=728&amp;u_aw=1366&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1&amp;dmc=8&amp;adx=125&amp;ady=3813&amp;biw=1349&amp;bih=641&amp;scr_x=0&amp;scr_y=1506&amp;eid=44759876%2C44759927%2C31079438%2C95320884%2C31078663%2C31078665%2C31078668&amp;oid=2&amp;pvsid=816011264544835&amp;tmod=328453413&amp;uas=3&amp;nvt=1&amp;fc=1408&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1366%2C0%2C1366%2C728%2C1366%2C641&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7Cs%7C&amp;abl=NS&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;td=1&amp;psd=W251bGwsbnVsbCwicHJlcGVyaW9kIiwxXQ..&amp;nt=1&amp;ifi=6&amp;uci=a!6&amp;btvi=5&amp;fsb=1&amp;dtd=49708" vspace="0" width="770"></iframe></ins></p>

<p>Bu arada üniversiteye girişteki baraj uygulamasını kaldırdınız de mi?</p>

<p>Ne oldu peki? Hem iki yıllık hem de 4 yıllık bölümlere çok sayıda öğrenci eksi net ile girmeye başladı. Kaldı ki halen pek çok bölüm boş kaldı.</p>

<p>Yahu eksi dokuz netle 4 yıllık üniversiteleri kazananlar var bu ülkede, görmüyor musunuz?</p>

<p>Hal bu ki;</p>

<p>Baraj kalkmadan önce 4 yıllık bölümler için en az 27 net, 2 yıllık bölümler için de 9 net yapmak mecburiydi, öyle değil mi?</p>

<p>Tabi ki sizin için önemli olan konu bu değil.</p>

<p>Sayenizde üniversiteler kadrolaşma ve arpalık yeri oldu!</p>

<p>Anadolu’da bir söz vardır. Denir ki; bir ambar buğdayın, bir avuç mostrası olur.</p>

<p>Mesela; Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi.</p>

<p>Bu üniversitemiz resmi gazetede bir öğretim üyesi alım ilanı yayınlıyor.</p>

<p>Söz konusu ilanda, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji bölümü için Doktor Öğretim Üyesi alınacağı duyurulmuş, şart olarak da ne yazılmış biliyor musunuz?</p>

<p>İlandan aynen okuyorum:</p>

<p>“Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Doktorasını yapmış olmak, toplumsal hareketlilik ve göç alanında tamamladım.</p>

<p>Buradaki “tamamladım” sözcüğünün açık anlamı şu:</p>

<p>İlan adrese teslim hazırlanmış, kadroya alınması planlanan kişinin özgeçmişi aynen ilana kopyalanarak konulmuş!</p>

<p>İlahi adalet de işte böyle yakayı ele verdirmiş.</p>

<p>Sn. Bakanın çok sevdiği, hatta en sevdiği bir dernek var. MEB’in adeta paralel yapısı haline gelen Cihannüma.</p>

<p>İşte bu Ahi Evren Üniversitesi’ni ne yapıp edip adeta Cihannüma Üniversitesi’ne döndürmüşsünüz Sn. Bakan. Kutlarım sizi!</p>

<p><ins data-ad-client="ca-pub-6402102086528635" data-ad-format="auto" data-ad-status="unfilled" data-adsbygoogle-status="done"><iframe allow="attribution-reporting" allowtransparency="true" browsingtopics="true" data-google-container-id="a!7" data-google-query-id="CLLZvJnEmIMDFYNekQUdD-AGRA" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_6" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_6" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-6402102086528635&amp;output=html&amp;h=280&amp;adk=1168468334&amp;adf=4183470349&amp;pi=t.aa~a.1892315822~i.101~rp.4&amp;w=770&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1702886938&amp;num_ads=1&amp;rafmt=1&amp;armr=3&amp;sem=mc&amp;pwprc=8749482091&amp;ad_type=text_image&amp;format=770x280&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.haberasi.com%2Fturkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti%2F&amp;ea=0&amp;host=ca-host-pub-2644536267352236&amp;fwr=0&amp;pra=3&amp;rh=193&amp;rw=770&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;fa=27&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTAuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiIsbnVsbCwwLG51bGwsIjY0IixbWyJOb3RfQSBCcmFuZCIsIjguMC4wLjAiXSxbIkNocm9taXVtIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEyMC4wLjYwOTkuNzIiXV0sMF0.&amp;dt=1702886888495&amp;bpp=2&amp;bdt=2136&amp;idt=2&amp;shv=r20231207&amp;mjsv=m202312070101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D34e42f1e228cc38e%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_MbUn7UV7LLBM1nH-RVuJDATNQGB-w&amp;gpic=UID%3D00000d0cb6675fbd%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_Ma5mlgOsadOv6xCFzwzn9JBI4OmPA&amp;prev_fmts=0x0%2C770x193%2C770x193%2C770x193%2C1349x641%2C770x280%2C770x280&amp;nras=5&amp;correlator=6357958246722&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=2045131437.1701939325&amp;ga_sid=1702886887&amp;ga_hid=46364005&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=2&amp;u_h=768&amp;u_w=1366&amp;u_ah=728&amp;u_aw=1366&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1&amp;dmc=8&amp;adx=125&amp;ady=4627&amp;biw=1349&amp;bih=641&amp;scr_x=0&amp;scr_y=2072&amp;eid=44759876%2C44759927%2C31079438%2C95320884%2C31078663%2C31078665%2C31078668&amp;oid=2&amp;pvsid=816011264544835&amp;tmod=328453413&amp;uas=3&amp;nvt=1&amp;fc=1408&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1366%2C0%2C1366%2C728%2C1366%2C641&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7Cs%7C&amp;abl=NS&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;td=1&amp;psd=W251bGwsbnVsbCwicHJlcGVyaW9kIiwxXQ..&amp;nt=1&amp;ifi=7&amp;uci=a!7&amp;btvi=6&amp;fsb=1&amp;dtd=50234" vspace="0" width="770"></iframe></ins></p>

<p>Mesela; Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’in, Cihannüma Derneği Kırşehir Bölge Temsilciliği ile Genel Merkez Yöneticiliği bulunuyor.</p>

<p>Rektör olunca ilk icraatı da ne olmuş?</p>

<p>Üniversite genel sekreterini görevden alarak yerine vekaleten Cihannüma Derneği genel merkez yöneticilerinden Hüseyin İlter’i atamış.</p>

<p>Devamı da var: Tıp Fakültesi Dekanlığına ve Rektör Yardımcılığına Cihannüma Derneği Kırşehir il temsilciliği görevini yürüten Prof. Dr. Ali Güneş’i atamış.</p>

<p>Üniversitenin Hukuk Müşavirini görevden almış, yerine aynı üniversitenin, eğitim fakültesi hocası olan Dr. Öğretim Üyesi Halit Ertuğrul’un oğlu Hüseyin Ertuğrul’u atamış.</p>

<p>Örneğin; 10 yıldır Ak Parti Kırşehir İl Kadın Kolları başkanlığını yürüten Meryem Düğer, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda kadrolu ve maaşını buradan alıyor.</p>

<p>Sn. Bakan yasaya aykırı bu kadronun sebebi hikmeti nedir?</p>

<p>Bir de AKP’ye en yakın olan ve desteklenen Bezmialem Vakıf Üniversitesi var.</p>

<p>Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanlığını Ahmet Akca yapıyor. Ahmet Akca kim? O da Cihannüma Derneği’nin Genel Başkan Vekili.</p>

<p>Bu arada Ahmet Akça, Cihannüma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi iken, Bezmialem Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı yanı sıra, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapıyor. Bitti mi? Bitmedi!</p>

<p>Ahmet Kesgin Kim?</p>

<p>Söyleyelim; O da Cihannüma Derneği’nin de “Eğitimden Sorumlu” Genel Başkan Yardımcısı.</p>

<p>Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İbrahim Taşdemir’in yolu da Cihannüma ile kesişir ve Yönetim Kurulu Üyesi olduktan kısa zaman sonra da Milli Eğitim Bakanlığı’nın en stratejik dairelerinden birisi olan İdari ve Mali İşler Daire Başkanı yapılır.</p>

<p><ins data-ad-client="ca-pub-6402102086528635" data-ad-format="auto" data-ad-status="unfilled" data-adsbygoogle-status="done"><iframe allow="attribution-reporting" allowtransparency="true" browsingtopics="true" data-google-container-id="a!8" data-google-query-id="COf0k6DEmIMDFWpSkQUdSSQCNg" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_7" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_7" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-6402102086528635&amp;output=html&amp;h=280&amp;adk=1168468334&amp;adf=3219267963&amp;pi=t.aa~a.1892315822~i.127~rp.4&amp;w=770&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1702886952&amp;num_ads=1&amp;rafmt=1&amp;armr=3&amp;sem=mc&amp;pwprc=8749482091&amp;ad_type=text_image&amp;format=770x280&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.haberasi.com%2Fturkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti%2F&amp;ea=0&amp;host=ca-host-pub-2644536267352236&amp;fwr=0&amp;pra=3&amp;rh=193&amp;rw=770&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;fa=27&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTAuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiIsbnVsbCwwLG51bGwsIjY0IixbWyJOb3RfQSBCcmFuZCIsIjguMC4wLjAiXSxbIkNocm9taXVtIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEyMC4wLjYwOTkuNzIiXV0sMF0.&amp;dt=1702886888508&amp;bpp=1&amp;bdt=2149&amp;idt=1&amp;shv=r20231207&amp;mjsv=m202312070101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D34e42f1e228cc38e%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_MbUn7UV7LLBM1nH-RVuJDATNQGB-w&amp;gpic=UID%3D00000d0cb6675fbd%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_Ma5mlgOsadOv6xCFzwzn9JBI4OmPA&amp;prev_fmts=0x0%2C770x193%2C770x193%2C770x193%2C1349x641%2C770x280%2C770x280%2C770x280&amp;nras=6&amp;correlator=6357958246722&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=2045131437.1701939325&amp;ga_sid=1702886887&amp;ga_hid=46364005&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=2&amp;u_h=768&amp;u_w=1366&amp;u_ah=728&amp;u_aw=1366&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1&amp;dmc=8&amp;adx=125&amp;ady=5337&amp;biw=1349&amp;bih=641&amp;scr_x=0&amp;scr_y=2777&amp;eid=44759876%2C44759927%2C31079438%2C95320884%2C31078663%2C31078665%2C31078668&amp;oid=2&amp;pvsid=816011264544835&amp;tmod=328453413&amp;uas=1&amp;nvt=1&amp;fc=1408&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1366%2C0%2C1366%2C728%2C1366%2C641&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7Cs%7C&amp;abl=NS&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;td=1&amp;psd=W251bGwsbnVsbCwicHJlcGVyaW9kIiwxXQ..&amp;nt=1&amp;ifi=8&amp;uci=a!8&amp;btvi=7&amp;fsb=1&amp;dtd=64270" vspace="0" width="770"></iframe></ins></p>

<p>Yani Sn. Bakan; Bakanlığınızın mali ve idari işleri de, Cihannüma Yönetim Kurulu Üyesi’nden soruluyor.</p>

<p><ins data-ad-client="ca-pub-6402102086528635" data-ad-format="auto" data-ad-status="unfilled" data-adsbygoogle-status="done"><iframe allow="attribution-reporting" allowtransparency="true" browsingtopics="true" data-google-container-id="a!9" data-google-query-id="CPD89KDEmIMDFWNGkQUdcA0Fwg" data-load-complete="true" frameborder="0" height="0" hspace="0" id="aswift_8" marginheight="0" marginwidth="0" name="aswift_8" sandbox="allow-forms allow-popups allow-popups-to-escape-sandbox allow-same-origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation" scrolling="no" src="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?client=ca-pub-6402102086528635&amp;output=html&amp;h=280&amp;adk=1168468334&amp;adf=3202754673&amp;pi=t.aa~a.1892315822~i.129~rp.4&amp;w=770&amp;fwrn=4&amp;fwrnh=100&amp;lmt=1702886954&amp;num_ads=1&amp;rafmt=1&amp;armr=3&amp;sem=mc&amp;pwprc=8749482091&amp;ad_type=text_image&amp;format=770x280&amp;url=https%3A%2F%2Fwww.haberasi.com%2Fturkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti%2F&amp;ea=0&amp;host=ca-host-pub-2644536267352236&amp;fwr=0&amp;pra=3&amp;rh=193&amp;rw=770&amp;rpe=1&amp;resp_fmts=3&amp;wgl=1&amp;fa=27&amp;uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTAuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiIsbnVsbCwwLG51bGwsIjY0IixbWyJOb3RfQSBCcmFuZCIsIjguMC4wLjAiXSxbIkNocm9taXVtIiwiMTIwLjAuNjA5OS43MiJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEyMC4wLjYwOTkuNzIiXV0sMF0.&amp;dt=1702886888522&amp;bpp=1&amp;bdt=2163&amp;idt=1&amp;shv=r20231207&amp;mjsv=m202312070101&amp;ptt=9&amp;saldr=aa&amp;abxe=1&amp;cookie=ID%3D34e42f1e228cc38e%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_MbUn7UV7LLBM1nH-RVuJDATNQGB-w&amp;gpic=UID%3D00000d0cb6675fbd%3AT%3D1701939326%3ART%3D1702886889%3AS%3DALNI_Ma5mlgOsadOv6xCFzwzn9JBI4OmPA&amp;prev_fmts=0x0%2C770x193%2C770x193%2C770x193%2C1349x641%2C770x280%2C770x280%2C770x280%2C770x280&amp;nras=7&amp;correlator=6357958246722&amp;frm=20&amp;pv=1&amp;ga_vid=2045131437.1701939325&amp;ga_sid=1702886887&amp;ga_hid=46364005&amp;ga_fc=1&amp;u_tz=180&amp;u_his=2&amp;u_h=768&amp;u_w=1366&amp;u_ah=728&amp;u_aw=1366&amp;u_cd=24&amp;u_sd=1&amp;dmc=8&amp;adx=125&amp;ady=5374&amp;biw=1349&amp;bih=641&amp;scr_x=0&amp;scr_y=2813&amp;eid=44759876%2C44759927%2C31079438%2C95320884%2C31078663%2C31078665%2C31078668&amp;oid=2&amp;pvsid=816011264544835&amp;tmod=328453413&amp;uas=3&amp;nvt=1&amp;fc=1408&amp;brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1366%2C0%2C1366%2C728%2C1366%2C641&amp;vis=1&amp;rsz=%7C%7Cs%7C&amp;abl=NS&amp;fu=128&amp;bc=31&amp;td=1&amp;psd=W251bGwsbnVsbCwicHJlcGVyaW9kIiwxXQ..&amp;nt=1&amp;ifi=9&amp;uci=a!9&amp;btvi=8&amp;fsb=1&amp;dtd=65840" vspace="0" width="770"></iframe></ins></p>

<p>Hoş, kişiye özel kanunlarla rektör olmuş bir bakan olarak, sizin bunlara verilecek ne gibi bir cevabınız olur, doğrusu merak ediyorum.</p>

<p>Sahi Sn. Bakan;</p>

<p>Bizzat sizin Hacı Bayram Üniversitesi’nin rektörlüğüne atanma süreciniz de çok tartışmalara neden olmuştu de mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rektörlük için aslında 3 yıl profesörlük yapma şartı vardı ve koşul sizin, rektör olarak atanabilmeniz için kaldırılmıştı.</p>

<p>Rektör olabilmek için gerekli olan üç yıllık profesörlük şartı, kanun değiştirilerek kaldırıldı ve sizin atanmanızın ardından, kanun tekrar eski haline döndürüldü.</p>

<p>Sonuç itibarıyla karşı karşıya olduğumuz durum şudur:</p>

<p>AKP’den talimat almadan herhangi bir iş yapmayan YÖK…</p>

<p>YÖK’ten talimat almadan da hiçbir iş yapmayan bir üniversite!</p>

<p>Yükseköğretim dünyamızı ne yazık ki böylesine hazin, böylesine acıklı bir tabloya sürüklediniz!</p>

<p>Bakın; Boğaziçi Üniversitesinde sebep olduğunuz haklı direniş, sizin “1000 günlük Ayıbınız” olarak tarihe geçti.</p>

<p>550’den fazla kişiyi gözaltına aldınız, 10 kişiyi tutukladınız, 24 kişiye de ev hapsi uyguladınız.</p>

<p>Dünya kamuoyunda da kınanan Boğaziçi’ndeki tarihi ayıbınız sürüyor ve onurlu akademisyenler size sırtını dönmeye devam ediyor. Buradan onlara selam olsun.</p>

<p>Biliyor musunuz ki; Avrupa’daki 35 ülke arasında, rektörün üniversite dışında belirlenip onaylandığı tek ülke biziz!</p>

<p>Ve keşke, iktidar partisinde aday adayı olmak, aday olmak, milletvekili olmak, eski bir bakan olmak ya da bunların yakını olmak, İlim Yayma, TÜGVA veya Cihannüma gibi referanslar aramasaydınız?</p>

<p>Bu ülkenin asıl beka sorunu, Milli Eğitimde toplumsal bir bütünlük sergilemeyişimiz, aksine kin ve nefret dolu kamplarda kutuplaşmamızdır.</p>

<p>Milli Eğitim bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan payı her geçen yıl düşürdünüz.</p>

<p>2002 yılında yüzde 17,18 olan bu payı 2023 yılına gelindiğinde yüzde 9,18’e indirdiniz ve eğitim harcamalarında esas yükü velilerin sırtına yıktınız!</p>

<p>Sayenizde; ilköğretimden yükseköğretim düzeyine kadar yıllık bazda devlet tarafından karşılanan giderler bakımından öğrenci başına, 36 OECD üyesi ülkenin içinde 34. sırada yer alıyoruz.</p>

<p>4+4+4 sistemi getirip düz liseleri kapattınız. Bu sistem dert artı, dert artı, dert oldu!</p>

<p>Liselere girişte tam beş farklı sınav sistemi denediniz ve Anadolu ya da fen liselerine yerleşemeyen binlerce öğrenciyi açıkta bıraktınız.</p>

<p>Sonra bu öğrencileri zorla imam hatip liseleri, meslek liseleri ve özel okullara yönlendirdiniz.</p>

<p>Fırsat eşitliğini sağlayacağız dediniz. 4+4+4’e geçildiğinden beri kamu okullarına ayrılmayan bütçeyi, “teşvik” adı altında özel okullara aktardınız.</p>

<p>2002 öncesi yüzde 2 olan özel okul oranı sizin marifetinizle tam yüzde 25’lere ulaştı.</p>

<p>Devlet okullarında tekli eğitime geçip yaygınlaştıracağız dediniz.</p>

<p>Sizden önceki Bakan İsmet Yılmaz da “Allah nasip ederse 2019 yılının sonuna kadar ikili eğitimi bitireceğiz” dedi.</p>

<p>Hani nerede tekli eğitim?</p>

<p>“Kullanılmayan köy okullarını köy yaşam merkezlerine dönüştüreceğiz” dediniz. İktidarınızda tam 13 bin 800 köy okulunu kapattınız. Çocuklarımızı, “taşımalı eğitim” adı altında eğitimden uzaklaştırdınız.</p>

<p>Yatılı ilk öğretim bölge okullarının sayısı azalttınız, dar ve sabit gelirli ailelerin çocukları merdiven altı vakıf, cemaat ve derneklerin yurtlarına mahkum ettiniz!</p>

<p>Ataması yapılmayan öğretmen sayısı</p>

<p>1 milyonu buldu. Eğitim emekçilerini sözleşmeli adı altında güvencesiz hale getirdiniz. Özel sektörde öğretmenleri asgari ücrete, hatta altına mahkum ettiniz!</p>

<p>Söz vermiştiniz;</p>

<p>Okullarda ücretsiz yemek uygulaması başlatacaktınız? Çocuklarımızı derslere aç girmeye mahkum ettiniz!</p>

<p>Söz vermiştiniz;</p>

<p>Okul öncesi eğitimde okullaşma oranını yüzde 90’a çıkaracağız dediniz. Açtığınız devlet ana okullarını paralı yaptınız!</p>

<p>Sonuç itibarıyla;</p>

<p>Sorunun kaynağı olanlar çözümün parçası olamazlar.</p>

<p>Çünkü sorun zihniyet meselesi!</p>

<p>Sorun, öğrenci değil seçmen yetiştirmek istemeniz!</p>

<p>Ancak evvelâ günah galeriniz için bir tövbe edin, sonra zihniyet abdesti alıp gelin; ancak o zaman anlaşabiliriz.</p>

<p>O zamana kadar eğitime ve eğitimciye gölge etmeyin yeter.</p>

<p>İktidarınız döneminde Milli Eğitim’de tam 9 bakan değişikliği yapıldı.</p>

<p>Her Bakan göreve geldiği günün ertesi günü önceki Bakanı eleştirmiş, neredeyse onun yaptığı tüm işlemlerin üzerine bir çizgi çekti, hemen de kendi kadrolaşmasını yaptı.</p>

<p>Ardından, önce program değiştirdi, yetmedi farklı bir müfredat uyguladı, yine yetmedi sınav sistemini değiştirdi, o da yetmedi sınıf geçme, ders geçme sistemi ile oynayıp durdu.</p>

<p>Böylesine kişiye göre değişen bir “eğitim politikasızlığının” içinde çırpınıp durduk.</p>

<p>Bakın daha yeni bir rapor yayınlandı:</p>

<p>Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarına göre;</p>

<p>OECD ülkelerindeki öğrencilere kıyasla bizim çocuklarımız, kendilerini güvende hissetmiyorlar. Bu konuda Türkiye, 73 ülke arasında sonuncu oldu, övünebilirsiniz!</p>

<p>81 ülkenin katıldığı araştırmada Türkiye’nin, 2018’e göre matematikteki puanı sabit kaldı, okumadaki oranı 10 puan azaldı.</p>

<p>81 ülke arasında 39. sırada yer aldık, bilim alanında da 79 ülke arasında yine 39. sıra ile yetindik.</p>

<p>Sn. Bakan, bu noktada hadi gelin biraz da sizden bahsedelim.</p>

<p>Müsteşar olduğunuz dönemde adeta “gölge bakanlık” yaptığınızı biliyoruz.</p>

<p>Döneminizde bir gecede çıkarılan kanun ile tüm ülkedeki idareciler görevden alındı, atamalar yapıldı.</p>

<p>2014 yılındaki bu atamalara kimlerin referansı ile karar veriliyordu?</p>

<p>Tabii ki sendika, tarikat, dernek, grup, oluşum türü yapılanmaların dediği oluyordu.</p>

<p>Atamalarda dikkat edilmeyen tek özellik elbette ki “liyakat”tı!..</p>

<p>Sn. Bakan mesela müsteşarlığınız döneminde, eğitim tarihimizin en büyük kıyımını yaptınız!</p>

<p>O dönemde, yani 2014 Ağustos’unda milliyetçi, Kamu Sen’ci ve az da olsa sol görüşlü 15.000 okul ve kurum müdürü, 2015 yılı haziran ayında ise 5.000 okul ve kurum müdürü, talimatınızla görevden alındı.</p>

<p>Bu iki yılda toplam 30.000 müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarının da görevlerine son verildi.</p>

<p>Birçok insan bu yıkıma katlanamadı. Birçok yuva dağıldı. Birçok kişi ekonomik zorluklar yaşadı.</p>

<p>Vicdanınız gerçekten rahat mı? Bu yandaş kayırmacı politikanız, maalesef ülkemizde eğitim barışına vurulan en büyük darbe oldu.</p>

<p>Nitelik önemli değildi çünkü.</p>

<p>Rızık verici siz misiniz?</p>

<p>Neyse yeniden eğitim sistemimize dönelim:</p>

<p>Aradan yıllar geçti ve kader gölgenizi kaldırdı ve memleketimin can çekişen eğitiminin bakanı oldunuz.</p>

<p>Tabii ki huyunuzdan vazgeçmediniz! Göreve gelir gelmez kadrolaşma için kolları sıvadınız. Tabii tam da bu noktada, konuşmamın başlarında da örnekleriyle söz ettiğim, Kurucusu olduğunuz, “Cihannuma”yı devreye soktunuz.</p>

<p>Nedendir bilinmez bu yapı sizin en önemli referansınız oldu.</p>

<p>Dernek devreye girdi, atama rüzgarları ortalığı kasıp kavurdu, yeni bakan yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları, il milli eğitim müdürleri, müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri kolları sıvadılar.</p>

<p>Sizin döneminizde maalesef; İl müdür yardımcısı ilçe müdüründen, ilçe müdürü şube müdüründen, şube müdürü okul müdüründen, okul müdürü müdür yardımcısından, müdür yardımcısı öğretmenden, öğretmen de kamu işçisinden az maaşla ve geniş sorumlulukla, yetkisiz çalıştı, halen de öyle çalışıyorlar.</p>

<p>Sizin bu sakil durumdan haberiniz var mı? Varsa bu durumu düzeltmek için herhangi bir çalışmanız söz konusu mu?</p>

<p>Bir başka konu mülakat. Sayın Cumhurbaşkanı’nın mülakatı kaldırma talimatı olmasına rağmen siz neden hala mülakatı savunuyorsunuz?</p>

<p>Yoksa yeni kadrolaşmanızı mülakatla yapmak için mi bu kadar ısrarcısınız?</p>

<p>Zaten mevcut durumda, Milli Eğitimde ne kadar dernek, vakıf, cemaat, grup varsa bilin ki hepsi çok aktifler. Hepsi bir protokol dahilinde okullarda cirit atıyorlar.</p>

<p>Bakın bakanlığın yürüttüğü “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum”(ÇEDES) adlı bir projesi var.</p>

<p>Bu proje ile okullarda bir “manevi danışman” furyasıdır gidiyor.</p>

<p>Sn. Bakan siz din eğitimi almış öğretmenlerinize güvenmiyor musunuz? Diyanetin görevlilerinin gerçekten okullarımızdaki görevi gerçekten nedir diye size buradan soruyorum?</p>

<p>Okullarımızda formasyonu olan öğretmenlerimiz yok mu? Öğretmenlerimiz yeterince donanımlı ve liyakatli değil mi? Yapmayın, yazıktır.</p>

<p>Eğitimde temel felsefe, nitelikli eğitimin yolunu açmak, fırsat eşitliğini sağlamak, devlet güvencesiyle parasız eğitime geçiş yolunda çalışmalar yapmak, sonuç itibarı ile liyakat sahibi gençler yetiştirmek olmalıdır.</p>

<p>Çünkü; çeleceğin aydınlık Türkiye’sini kurmanın yolu, ancak insan hak ve hürriyetlerinin egemen olduğu, hukukun tüm kurum ve kurallarıyla işlediği bir sistemle mümkündür.,</p>

<p>Aynı zamanda adaletin herkesi için tesis edildiği, laik ve demokratik bir ülkede yaşayabilmek için de, milli eğitimdeki bu ideallerin hayata geçmesi şarttır.</p>

<p>Şöyle bitireyim;</p>

<p>Yargı kararına rağmen keyfi bir uygulama ile Andımızı yasaklamanız, bu milletin tarihine bir “utanç kararı” olarak yazılmıştır.</p>

<p>Çocuklarımızın, “Ne mutlu Türküm diyene!” diye haykırmasından rahatsızlık duyanların gerçek niyetinin, kimliksiz bir zihniyete sahip bireyler yetiştirmek olduğu net biçimde anlaşılmıştır. Onlara inat buradan haykırıyorum;</p>

<p>Varlığımız Türk Varlığına Armağan olsun; Ne Mutlu Türküm Diyene!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/turkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/turkoglu-konustu-bakan-hop-oturup-hop-kalkti.jpg" type="image/jpeg" length="28521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir ve derin siyaset!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/izmir-ve-derin-siyaset</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/izmir-ve-derin-siyaset" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlerdir yerel seçimleri, ittifakları ve adayları konuşuyoruz... Ancak öncelikle konuşulan iller İstanbul ve Ankara... Sanki öteki iller önemli değilmiş gibi!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlerdir yerel seçimleri, ittifakları ve adayları konuşuyoruz...</p>

<p>Ancak öncelikle konuşulan iller İstanbul ve Ankara... Sanki öteki iller önemli değilmiş gibi!</p>

<p>Merakla Türkiye'nin üçüncü büyük şehri olan İzmir ile ilgili bir gerçekçi haber veya yorum duyarım diye bekliyorum ama nafile!</p>

<p>Neden acaba?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AKP - MHP itiifakı gözünü illaki İstanbul ve Ankara'ya dikmiş, başka bir şey dediği yok gibi!</p>

<p>Oysa ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi yıllardır çok kötü yönetiliyor. Belediyeyi mezhepçilik ve etnik kimlikler esir almış! İzmir'li belediyecilik hizmeti alamıyor...</p>

<p>"Sokak Kedisi" isimli YouTube kanalı gelmiş İzmir'in İstiklal Caddesi muadili olan Kıbrıs Şehitleri Caddesinde halkla röportaj yapıyor. Röportaja konuk olanların nerede ise &nbsp;tamamı CHP'li veya CHP'ye oy vermiş ama çoğunluğu CHP'den ve Tunç Soyer'den memnun olmadıklarını söylüyor.</p>

<p>Buna karşılık AKP -MHP bloğu ne yapıyor? Hiç bir şey yapmıyor ... Seçimi kazanmak için her ortam oluşmuş ama Cumhur İttifakı'ndan çıt yok!</p>

<p>Nihayetinde siyasetin amacı seçim kazanmak ve yönetmektir. Ama Cumhur İttifakı nedense İzmir konusunda çok atıl duruyor ... Eminim ki, geçmişte olduğu gibi İzmir'e yine kazanamayacak bir aday koyup burayı CHP'ye bırakacaklar!</p>

<p>İzmir, CHP'nin kalesi değildir ancak bilhassa "derin siyaset" tarafından CHP'ye bırakılmaktadır. Düşünün bakalım niçin?</p>

<p>Yazıp duruyorum, yerel seçimlerde zımni bir paylaşım söz konusudur. Partiler belirli şehirlerde birbirinin ayağına basmamakta ve kazanmak için adımlar atmamaktadır.</p>

<p>Bunun sebebi, "derin siyaset"in toplumun belli kesimlerinde &nbsp;artan psikolojik depresif basıncı kontrollü bir şekilde dışarı atmak için bu şehirleri bir vana olarak kullanmak isteyişidir... Bana göre İzmir bunun merkezidir...</p>

<p>Ancak bu, en çok İzmir'de yaşayan halkı hizmet alamamaktan ötürü çok etkilemektedir. İzmir her şeyi ile bir dünya markası olmalıdır ve halkı refah içinde çağdaş bir kentte yaşamalıdır. Fakat bu "derin siyaset" tarafından engellenmektedir.</p>

<p>Siyaset oyunundaki siyaset yapıcılar maalesef aldıkları kararlar ve uyguladıkları politikalar sebebiyle bizleri yani halkı hiç düşünmediklerini gösteriyorlar!</p>

<p>Örnek mi? İzmir'e bakın ne dediğimi anlarsınız!</p>

<p><strong>Özcan PEHLİVANOĞLU</strong><br />
08 Aralık 2023 / İzmir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/izmir-ve-derin-siyaset</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/izmir-ve-derin-siyaset.jpg" type="image/jpeg" length="67515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Parti’den istifa: Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu partiden istifa etti]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/iyi-partiden-istifa-ayse-sibel-yanikomeroglu-partiden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/iyi-partiden-istifa-ayse-sibel-yanikomeroglu-partiden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti'deki istifa rüzgarı devam ediyor. Durmuş Yılmaz, Bahadır Erdem ve Ahat Andican'ın ardından bir diğer istifa haberi de İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu'ndan geldi. Yanıkömeroğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, partinin kuruluş amaç ve ilkelerinden uzaklaştığı gerekçesiyle görevini sonlandırdığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4><strong>İyi Parti</strong> 28. Dönem İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini duyurdu.</h4>

<p><strong>Ayşe Sibel&nbsp;Yanıkömeroğlu</strong>, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, partisinden <strong>istifa </strong>ettiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanıkömeroğlu, açıklamasında şunları kaydetti;</p>

<p>Kurucular Kurulu üyesi olduğum İyi Parti üyeliğinden istifa etmiş bulunmaktayım. Kuruluş amaç ve ilkelerimizden bir süredir uzaklaşmış olmanın üzüntüsü içerisindeyim. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemin çıkarlarına öncelik vererek çalışmalarıma devam edeceğim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/iyi-partiden-istifa-ayse-sibel-yanikomeroglu-partiden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Dec 2023 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/iyi-parti-istifa.JPG" type="image/jpeg" length="85340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Parti ve Akşener’e bir tavsiye!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/iyi-parti-ve-aksenere-bir-tavsiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/iyi-parti-ve-aksenere-bir-tavsiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İyi Parti'de olan gelişmeler benim için hiç şaşırtıcı değil... Beni tanıyanlar bilir; bunların tamamına yakınını öngörmüş bir insanım.  Ancak olanlar oldu şimdi bundan sonrasına bakmak lazım! ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İyi Parti</strong>'de olan gelişmeler benim için hiç şaşırtıcı değil...&nbsp;Beni tanıyanlar bilir; bunların tamamına yakınını öngörmüş bir insanım.&nbsp; Ancak olanlar oldu şimdi bundan sonrasına bakmak lazım!&nbsp;</p>

<p>Bana göre yapılması gereken tek şey, İyi Parti'nin "Cumhur İttifakı"na katılmasıdır. Çünkü artık geri dönülüp CHP ile bir ittifak yapılması siyaseten intihar anlamına gelir...</p>

<p>Bu sebeple başka bir şekilde İyi Parti'nin yerel seçimlerde başarılı olması ve hatta yaşaması mümkün değildir.&nbsp;</p>

<p>Kanımca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli İyi Parti'nin "Cumhur İttifakı"na katılmasına olumlu yaklaşacaklardır. Bu konuda zaman zaman mesajlarda vermişlerdir.&nbsp;</p>

<p>İyi Parti " Cumhur İttifakı"na katıldığı takdirde ve kendisine bırakılması halinde; AKP'nin bir türlü alamadığı İzmir, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Eskişehir gibi illeri CHP'nin elinden alabilir... Bence bu durum RTE ve Bahçeli tarafından değerlendiriliyordur!&nbsp;</p>

<p>Aksi durum olursa İyi Parti'nin bir ilçe bile kazanması zor olur... Bunu sadece ben değil İyi Parti Genel İdare Kurulunda bir sunum yapan Ahmet Zeki Üçok'un da söylediğini 06 Aralık 2023 tarihli Sözcü Gazetesinde Aytunç Erkin'in yazısından anlıyoruz...&nbsp;</p>

<p><strong>Meral Akşener </strong>ya partisinin ölümünü kabullenecek ya da partisini yaşatma rolünü tercih edecek. İyi Parti "Cumhur İttifakı"na katılmaz ise ömrünü tamamlayacak! Önemli olan Akşener'in bunu görmesi ve 2018'den beri yaptığı hatalarının yanına bir doğru eklemesidir.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir de Türk Milliyetçilerinin dillendirdiği "Milliyetçi İttifak"a sıcak yaklaşması onun için şimdilik ikinci derecede yaşamsal önem taşımaktadır... Bunu da göz ardı etmemelidir!&nbsp;</p>

<p>Akşener ve İyi Parti için bu nedenlerle doğru adres "Cumhur İttifakı"dır... Bana göre Recep Tayyip Erdoğan buna bir yol açacaktır!&nbsp;</p>

<p><strong>Özcan PEHLİVANOĞLU</strong><br />
06 Aralık 2023 / İzmir</p>

<p>Not: Harita Ahmet Zeki Üçok'un İyi Parti'nin tek başına yerel seçimlere girmesi halinde uğrayacağı bozgunu gösteren haritasıdır...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/iyi-parti-ve-aksenere-bir-tavsiye</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Dec 2023 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/12/iyi-parti-ve-aksenere-bir-tavsiye.jpg" type="image/jpeg" length="53349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP kurultay sonuçlarını nasıl okumalıyız?]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/chp-kurultay-sonuclarini-nasil-okumaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/chp-kurultay-sonuclarini-nasil-okumaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kurultayı, sonucu bir sürpriz olmuştur. Ölünceye kadar genel başkan olarak kalmanın anlamı yoktur. Objektif olmak gerekirse CHP kurultayında bütün zorlamalara, kurşun asker delege, engelli demokrasi tartışmalarına rağmen, değişimi gerçekleştiren Demokrasi ve Cumhuriyettir. Akıl bilim hukuk ve Demokrasi ebedi var olmanın güvencesidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>CHP Kurultayı</b>, sonucu bir sürpriz olmuştur. Ölünceye kadar genel başkan olarak kalmanın anlamı yoktur. Objektif olmak gerekirse CHP kurultayında bütün zorlamalara, kurşun asker delege, engelli demokrasi tartışmalarına rağmen, değişimi gerçekleştiren Demokrasi ve Cumhuriyettir. Akıl bilim hukuk ve Demokrasi ebedi var olmanın güvencesidir.</p>

<p>CHP tabanı bunu fırsat bilerek partiyi gerçek <b>Atatürk</b> ruhu kuruluş ilkeleriyle buluşturmak için teyakkuz ilan etmelidir. <b>CHP </b>Türk’le, Atatürk’le ve Cumhuriyet değerleriyle buluşmalıdır.</p>

<p>CHP Kurultayı, andımız okunarak başlamalı, “Ne mutlu Türküm diyene” diyerek bitirilmelidir. Aksi Atatürk’ü tasfiye onun ruhuna Cumhuriyet ilkelerine ihanettir.</p>

<p>CHP Kurultayı, etnik bölücülüğün ülkeyi tehdit ettiği küresel etnik projelerin peş peşe servis edildiği kritik süreçte Türk milli kimliğine fiilen etnik kimlik muamelesi yapılmıştır.</p>

<p>CHP Kurultayı, Cumhuriyet ve Demokrasi için bir umut olmasına rağmen Atatürk’ün ilk defa “Yüce Türk Milleti” sözü ile milli kimlik vurgusu kurultay süresince&nbsp; “Türk” yok denecek kadar konuşma ve görsellerde az yer almıştır.</p>

<p>Kurultay sonucu CHP, Türk devlet, vatan ve millet geleceğinin tehdit altında olduğu bir dönemde emperyalizme karşı mücadelede Atatürk modeli ile buluşması ülkeye nefes ve fırsattır. Aksi fiyaskodur.</p>

<p>CHP Kurultayı, Türkiye’ye Cumhuriyeti getiren Atatürk ve Cumhuriyetin kuruluş kadrosunun fabrika ayarlarına ve kuruluş ilkelerine geriye dönüşe vesile olur.</p>

<p>CHP Kurultayı, Demokrasi ve Cumhuriyete ülkenin ne kadar ihtiyacı olduğunun açık göstergesidir. Umarım diğer partilere gerçek demokrasiye geçişte örnek ve emsal olur.</p>

<p>“APONUN HEYKELİNİ DİKECEĞİZ” diyen Selahattin Demirtaş’a selam duran bir değişim; küresel “Yeni CHP” projesine hizmet eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçek Değişim CHP’nin Atatürk çizgisine kuruluş kodlarına dönmesiyle mümkündür. CHP Genel başkan adayları <b>Kemal Kılıçdaroğlu</b> ve <b>Özgür Özel</b> “APONUN HEYKELİNİ dikeceğiz” diyen Selahattin Demirtaş’ı selamlama yarışına girmeleri tam bir fiyasko ve hayal kırıklığıdır.</p>

<p>“<b>Apo</b>’nun heykelini dikeceğiz” Kavalacı etnik bölücü sever siyaset dilini <b>HDP</b>’yi aratmayan BOP’un yeni versiyonu küresel lobi dili “yeni CHP” Türkiye’nin umudu değil felaketidir.</p>

<p>Bu etnikçi dil acilen Atatürk ve Cumhuriyetin kuruluş değerlerine evrilmelidir. Aksi CHP’yi marjinalleştirir.</p>

<p>CHP’li Özgür Özel sahi niçin Tunceli’ye değil de “Dersim’e selam olsun” diyor. O ilin adını Atatürk koymadı mı?” Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen Demirtaş’a bu aşk neden?</p>

<p>Bu siyaset dili BOP’çudur. CHP kongresinde “bölücülere selam olsun” sözleri salonu ayağa kaldırıp protesto edilmedikçe CHP asla Atatürk’ün partisi olamaz.</p>

<p>Bu etnik bölücü bakış kafa ile CHP sittin sene iktidara gelemez. Sokaktaki vatandaş “Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı” olmasın dedi. Israrla oldu kaybetti. “CHP Genel Başkanı adayı olmasın” denildi. Oldu yine kaybetti. Milletin hassasiyet ve beklentilerinin aksine siyaset hüsranla sonuçlanır.</p>

<p>Kurşun asker imtiyazlı delege ile sonuç sürpriz olmuştur. Umarız Ali-Veli gitti Veli-Ali geldi hayal kırıklığı olma!</p>

<p>CHP Kurultay sonuçları Türk milletine hayırlı uğurlu olsun.</p>

<p><b>Sabri ŞENEL</b> – 5.11.2023 / İstanbul-Ümraniye</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA, SABRİ ŞENEL YAZILARI</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/chp-kurultay-sonuclarini-nasil-okumaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Nov 2023 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/11/chp-kurultay-sonuclarini-nasil-okumaliyiz.jpg" type="image/jpeg" length="42974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Parti, Gözaltındaki Türk Milliyetçisi Gazeteciler İçin 81 İlde Ortak Basın Açıklaması Düzenleyecek]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/iyi-parti-gozaltindaki-turk-milliyetcisi-gazeteciler-icin-81-ilde-ortak-basin-aciklamasi-duzenleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/iyi-parti-gozaltindaki-turk-milliyetcisi-gazeteciler-icin-81-ilde-ortak-basin-aciklamasi-duzenleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti, tutuklanan Türk milliyetçisi gazeteciler için 81 ilde ortak basın açıklaması düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sığınmacılarla ilgili haber yaptıkları için gözaltına alınan Aykırı Genel Yayın Yönetmeni Batuhan Çolak, Ajans Muhbir editörleri Süha Çardaklı ve Serkan Kafkas hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuluyor.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İYİ Parti, Türk milliyetçisi gazetecilerin gözaltına alınmasına 81 ilde tepki gösterecek. Basın mesuplarına yapılan duyuruda,&nbsp;24 Ekim Salı günü İYİ Parti'nin 81 il başkanlığında ortak basın açıklaması yapılacağı belirtildi.&nbsp;</p>

<p>"Değerli basın mensupları,</p>

<p>İYİ Parti'nin 81 İl Başkanlığınca, tutuklanan genç gazeteciler Serkan Kafkas, Süha Çardaklı ve Batuhan Çolak'a destek için 24 Ekim Salı (YARIN) ortak basın açıklaması yapılacak. Bu kapsamda Ankara'daki açıklama İl Başkanımız Yener Yıldırım tarafından saat 12.00'de Ankara Adliyesi önünde gerçekleştirilecek.&nbsp;</p>

<p>Bilginize sunar, iyi çalışmalar dileriz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/iyi-parti-gozaltindaki-turk-milliyetcisi-gazeteciler-icin-81-ilde-ortak-basin-aciklamasi-duzenleyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Oct 2023 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/10/iyi-parti.jpg" type="image/jpeg" length="71038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muharrem İnce: ABD'nin Suriye'deki varlığı Türkiye'ye tehdit]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/muharrem-ince-abdnin-suriyedeki-varligi-turkiyeye-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/muharrem-ince-abdnin-suriyedeki-varligi-turkiyeye-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, ABD'nin Suriye'de Acil Durum kararnamesinde, Türkiye'nin Suriye'deki varlığının, DEAŞ'la mücadeleyi zayıflattığının ileri sürülmesine tepki gösterdi. İnce, 'ABD'nin Suriye'deki varlığı Türkiye'ye tehdittir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Joe Biden, Suriye kaynaklı, Amerikan ulusal güvenliği ve dış politikasına yönelik "alışılmadık ve olağanüstü" tehditle başa çıkmak için ilan edilen "ulusal acil durum" halinin uzatılmasına karar verdi.</p>

<p>Biden, "Özellikle Türk hükümetinin Suriye'nin kuzeydoğusuna askeri harekat için attığı adımların bölgedeki barışı, istikrarı ve güvenliği tehdit ettiğini, DEAŞ ile mücadeleyi zayıflattığını" savunarak, Suriye içindeki ve Suriye'yi ilgilendiren mevcut durumun&nbsp;<strong>"ABD'nin ulusal güvenliği ve dış politikasına alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit"</strong>&nbsp;oluşturmaya devam ettiğini ileri sürdü.</p>

<p>İNCE: ABD'NİN VARLIĞI TÜRKİYE İÇİN TEHDİT</p>

<p>ABD'nin kararnamesine Cumhurbaşkanı Erdoğan tepki gösterdi. Erdoğan, "<strong>(ABD'nin) söz konusu açıklama müttefiklik ve stratejik ortaklık ruhuyla bağdaşmadığı gibi Suriye'yi bölmeye çalışan terör örgütlerine de cesaret vermektedir. ABD'nin PKK'nın Suriye'deki uzantılarıyla bu ülkede yürüttüğü faaliyetler Türkiye'nin milli güvenliği için olağanüstü bir tehdit mahiyetine sahiptir.'</strong>' ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de ABD'ye tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan İnce,&nbsp;<em>"ABD’ye 10 bin kilometre uzaklıktaki Suriye’deki, Türkiye’nin askeri varlığı nasıl oluyor da ABD’nin ulusal varlığını tehdit ediyor? Erdoğan’ın açıklaması gayet yerindedir: esas ABD’nin Suriye’deki varlığı Türkiye için tehdittir!"&nbsp;</em>ifadelerini kullandı.&nbsp;<br />
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/muharrem-ince-abdnin-suriyedeki-varligi-turkiyeye-tehdit</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Oct 2023 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/10/muharrem-ince.jpg" type="image/jpeg" length="39782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“ATA’NIN EMANETİNİ KORUMADA ATTIKLARI ADIM YOK”]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/atanin-emanetini-korumada-attiklari-adim-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/atanin-emanetini-korumada-attiklari-adim-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Tuğgeneral, halen İstanbul Aydın Üniversitesinde öğretim üyeliği görevinde bulunan Naim Babüroğlu, CHP Merkez yönetiminin Atatürk’ün emaneti olan Hatay’ı koruma anlamında hiçbir çabası olmadığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Em. Tuğg. <strong>Naim Babüroğlu</strong>’nun sosyal medyada <strong>Hatay</strong> üzerinden <strong>CHP</strong> eleştirisi şöyle:<br />
<strong>“Bugünkü CHP Yönetimi, Atatürk’ün emanetini koruma yönünde kayda değer bir adım atmadığı gibi, Atatürk ilkelerini, özellikle Laiklik ve Milliyetçilik ilkelerini yadsıyan bir tutum takınmıştır.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>-Atatürk’ün emaneti Hatay’la ilgili toplumun dikkatini çekecek bir adım bile atmamıştır.</strong></p>

<p><strong>-Atatürk’ün kurduğu partiyi temsil edemezler.</strong></p>

<p><strong>-Anıtkabir’de Atatürk’ten özür dileyerek 6 oku teslim etsinler ve parti ismini değiştirsinler. Yurttaş olarak önerim bu.”&nbsp;</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/atanin-emanetini-korumada-attiklari-adim-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 30 Sep 2023 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/09/baburoglu-chpyi-hatay-uzerinden-elestirdi.jpg" type="image/jpeg" length="93340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köprüler Yakıldı.. ‘İttifak Çöküyor’]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/kopruler-yakildi-ittifak-cokuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/kopruler-yakildi-ittifak-cokuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “2028 genel seçimlerinde de ittifak yapmayacağız’ dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “2028 genel seçimlerinde de ittifak yapmayacağız’ dedi. Konuyla ilgili açıklama şöyle;</p>

<p><strong>‘ANKARA’YI HEDİYE ETTİK, HALA ALACAKLIYIZ’</strong></p>

<p>“Pek çok CHP’li siyasetçi arkadaşımız televizyonlarda 15 milletvekili mevzusunu söylüyorlar. Bunun bir ödemesi vardıysa İstanbul ve Ankara’yı hediye ederek kendilerine ödedik, hâlâ alacaklıyız”.</p>

<p></p>

<p><img alt="" data-main-img="1" decoding="async" fetchpriority="high" src="https://www.sarizeybekhaber.com.tr/wp-content/uploads/2023/09/Resim4-1-780x470.png.webp" style="width: 650px; height: 392px;" /></p>

<p><strong>‘2028’DE DE İTTİFAK YOK’</strong></p>

<p>“Biz ittifak sisteminden vazgeçtik. Türkiye için eğile büküle öldük. Bundan sonra yok. İttifak sistemiyle yol yürümeyeceğiz. Sadece bugün değil 2028’de de kendi başımıza gireceğiz. Bu ortak seçilmiş belediye başkanlarımızı kötüleyeceğimiz anlamına gelmez. İstanbul’u alan Türkiye’yi alamıyormuş. Biz alamadık. İster beni suçlayın ister başkasını” diyerek genel seçimlerde ittifak yapılmayacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Ajanslar/ Cumhuriyet</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/kopruler-yakildi-ittifak-cokuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/09/aksener-kilicdaroglu-aa-1923310.jpg" type="image/jpeg" length="69129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zafer Partisi'nden 'Sümela' çıkışı]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/zafer-partisinden-sumela-cikisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/zafer-partisinden-sumela-cikisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Milli Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fikret Bayır, Sümela Manastırı'nda yapılacak ayine tepki gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'daki<strong> Sümela</strong> Manastırı'nda yapacak<strong> ayin</strong>le ilgili<strong> Zafer Partisi </strong>de görüş aktardı. Milli Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı <strong>Fikret Bayır</strong>, "Trabzon, Fatih Sultan Mehmet tarafından, 15 Ağustos 1461'de fethedilmiştir. Bu bakımdan, Sümela Manastırı ayini için 15 Ağustos'un seçilmesi kasıtlı ve manidardır" dedi. Fikret Bayır'ın açıklaması şöyle:</p>

<p>“Aziz Türk Milleti, 1996 yılından bu yana Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda ayin yapılmaya başlanmıştır. AKP iktidarı ile adeta resmileşen ayin “Meryem Ana’nın göğe yükseliş günü yıldönümü” adıyla, her yıl 15 Ağustos’ta düzenlenen bir tören halini almıştır."</p>

<p><a data-fancybox="" href="https://ciddigazetecom.teimg.com/crop/1280x720/ciddigazete-com/uploads/2023/08/fikret-bayir-a12.jpg" rel="nofollow"><img alt="Zafer Partisi'nden 'Sümela' çıkışı" height="504" src="https://ciddigazetecom.teimg.com/crop/1280x720/ciddigazete-com/uploads/2023/08/fikret-bayir-a12.jpg" width="860" /></a></p>

<p><strong>15 AĞUSTOS'UN ÖNEMİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Diğer taraftan, 15 Ağustos’un bizim için önemli bir özelliği vardır: Trabzon, Fatih Sultan Mehmet tarafından, 15 Ağustos 1461’de fethedilmiştir. Bu bakımdan, Sümela Manastırı ayini için 15 Ağustos'un seçilmesi kasıtlı ve manidardır. Nitekim Pontus hayalleri kuranlar, Atatürk’ün Samsun’a çıktığı 19 Mayıs’ı sözde “Pontus soykırım” günü olarak kabul etmekte ve Atatürk’ü “soykırım” yapmakla suçlamaktadırlar. Bu yıl 19 Mayıs’ta Başbakan Miçotakis, “Zulme uğrayan ve yok edilen Pontus Rumlarının Soykırım Gününü anıyoruz...Uluslararası tanınma mücadelesi devam ediyor. Anma Günü, Doğrulama Günü olana kadar devam edecektir " diyerek gerçek niyetlerini artık açıkça ilan etmektedir."</p>

<p><strong>AKP'DEN BASİRETSİZ TUTUM</strong></p>

<p>"Yunan tarafına bu cesareti veren, AKP iktidarlarının silik ve korkak duruşudur. Mavi Vatan'da milli hak ve menfaatlerimizi koruyamayan, 12 Adaların silahlanmasına karşı duramayan ve 2004'den bu yana, Ege Denizi'nde 24 ada, adacık ve kayalığın Yunan tarafınca aleni olarak işgaline ses çıkaramayan AKP, Ege'den sonra Karadeniz'de de basiretsiz tutumunu devam ettirmektedir. Sümela Manastırı Ayini için yapılan davet çağrılarında, Fener Rum Patriği için "Ekümenik" sıfatının kullanılması, diğer bir skandaldır. Sözüm ona yerli ve milli AKP'nin, Ekümenlik konusundaki sessizliği, AKP iktidarlarının teslimiyetini göstermektedir. Oysa, Lozan anlaşması tutanakları ve Yargı kararları çerçevesinde, Fatih Kaymakamlığına bağlı dinî bir kuruluş olan Fener Rum Patrikhanesinin “ekümeniklik” iddiası hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır."</p>

<p><strong>"PONTUSÇULUK" KAMPANYASI</strong></p>

<p>"Sonuç olarak; Sümela Manastırı duyurulur Ayinleri, her yıl artan bir tempo ile "Pontusçuluk" kampanyasına dönüşmektedir. Bu kampanyayı düzenleyenlerin amacı, sözde Pontus bölgesi dahil, Yunan "Megali İdeasının (Büyük İdeal)" gerçekleşmesini sağlamaktır. Buna karşılık AKP iktidarının pasif ve teslimiyetçi tutumu, Rum/Yunan tarafını cesaretlendirmekte, Pontusçuluk hayalleri, Karadeniz bölgesini Rum/Yunan ajanların oyun alanına çevirmektedir. Mütekabiliyet esasına göre, Batı Trakya'daki Türk soydaşlarımızın hak ve çıkarlarını koruyamayan AKP'nin, Sümela Manastırı Ayinleri konusundaki sorumsuz tutumu, artık açık bir güvenlik sorununa dönmüştür. Zafer Partisi olarak, bu ayinlerin artık durdurulmasını bir milli güvenlik meselesi olarak görmekteyiz. Bu kapsamda, başta Trabzon olmak üzere, bölgedeki Pontusçuluk faaliyetlerini yakından takip etmeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA, Trabzon</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/zafer-partisinden-sumela-cikisi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Aug 2023 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/08/zafer-partisinden-sumela-cikisi.jpg" type="image/jpeg" length="26855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayvanlar âleminde siyaset]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/hayvanlar-aleminde-siyaset</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/hayvanlar-aleminde-siyaset" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşeği düğüne çağırmışlar “Ya odun bitmiştir, ya su” demiş… Bu atasözü, eşek aydınlanmasının en üst noktasıdır… Siyasetin de değişmez kurallarından biridir… Atasözümüz, siyasî eşeklerin görev alanlarını belirler, bir anlamda haddi çizer… Eğer eşek, normal zamanda değil de düğünde, cenazede, bayramda aranıyorsa misyonu bellidir…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eşeği düğüne çağırmışlar “Ya odun bitmiştir, ya su” demiş… Bu atasözü, eşek aydınlanmasının en üst noktasıdır… Siyasetin de değişmez kurallarından biridir… Atasözümüz, siyasî eşeklerin görev alanlarını belirler, bir anlamda haddi çizer… Eğer eşek, normal zamanda değil de düğünde, cenazede, bayramda aranıyorsa misyonu bellidir…</p>

<p>***</p>

<p>Kedi beslemeyen, fareleri besler… Burada mesaj çok net… Alanı kedilerden temizlerseniz veya kedilere düşmansanız, farelere alan açıyorsunuz demektir… Bu bir kader değil, tercihtir… Farelerle ne kadar sonuç alınabiliyorsa o kadar sonuç alabilirsiniz… Siyasî akıbetiniz tamamen farelerin itibarına ve siyasî performansına bağlıdır…</p>

<p>***</p>

<p>Aç ayı oynamaz… Armudun iyisini ayılar yer… Bu iki atasözü kardeş de sayılabilir… Ayılar çok uzaktan da olsa iyi koku alır… Balın ve malın dibini sıyırmayı severler… Evet aç ayı oynamaz ama tok ayı oynadığı gibi sizi de istediği gibi oynatır… Oyunun ne zaman biteceğine artık ayı karar verir…</p>

<p>***</p>

<p>At nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz… Eğer bir yerde kurbağa nallanıyorsa, yani kurbağaya yapılmaması gereken bir muamele yapılıyor ve o parlatılıyorsa, orada liyakat yoktur, asla vazgeçilemez bir suç ortaklığı vardır…</p>

<p>***</p>

<p>Katıra baban kim demişler, dayım attır demiş… Katır asalet taslayacak ya, atı öne çıkarır… Siyasette de sadece iyi yanlarını pazara çıkarıp gerçeğini gizlemeye çalışan taşra kurnazları pek çoktur… Görünmediklerini zannederler ama oturmaya yarayan yerleri hep açıktadır…</p>

<p>***</p>

<p>Beleş atın dişine bakılmaz… Tam da haramîlere göre bir atasözü… Hele de devlet malıysa bulduğunu götüreceksin!.. Dişine, yaşına bakmayacaksın!.. Doymayacaksın, çalabildiğin kadar çalacaksın!.. Senden sonra tufanmış, umurunda olmayacak!..</p>

<p>***</p>

<p>Pekmeziniz iyiyse sineğin Bağdat’tan bile olsa uçup geldiği düzenlerde, tedbir almazsanız, yolsuzluklar yol, şerefsizlikler şeref, namussuzluklar da namus hâline gelebiliyor!..</p>

<p>İnançlarımız, ideolojilerimiz, değerlerimiz bu iğrenç döngüye alet edilirken, perdenin arkasında bambaşka bir çark işliyor… Kötü adam Erol Taş’ın o mağarada ağzının kenarından sular aka aka kahkahalar eşliğinde butları koparması gibi…</p>

<p>Yazımızın son bölümüne ‘sırtlanların dünyası’nı koyalım da konu biraz daha anlaşılsın:</p>

<p>Öncelikle israfı sevmezler… Leşin hiçbir yerini ayırmazlar… Gerdandı, döştü, antrikottu, bonfileydi demezler… Kemik, boynuz, toynak, bağırsak ne varsa dibini sıyırırlar... Bu anlamda gerçekten prensip sahibidirler…</p>

<p>Avlanma zahmetine mecbur kalmadıkça girmezler… Başkasının avına çökmek en sevdikleri iştir… Diğer hayvanların binbir zahmetle düşürdüğü avı, sırf cenaze ortada kalmasın diye, adeta amme hizmeti yaparak karınlarına indirirler…</p>

<p>Sırtlanların teşkilat disiplini yüksektir… Topluluklar halinde yaşarlar… Leşe çökerken bazen adaletsizlikler yaşansa da son kertede teşkilat disiplini devreye girer, aralarında otoriteye isyan pek çıkmaz… Herkes irili ufaklı payını alır…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ne kadar tanıdık değil mi?</p>

<p><strong>Servet Avcı</strong> - Yeniçağ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/hayvanlar-aleminde-siyaset</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/08/hayvanlar-aleminde-siyaset.jpg" type="image/jpeg" length="66127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Parti kurma heveslilerine küçük bir tavsiye]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/parti-kurma-heveslilerine-kucuk-bir-tavsiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/parti-kurma-heveslilerine-kucuk-bir-tavsiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parti kurma heveslilerine küçük bir tavsiye]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaseti ezberledikleri dogmatik önermeleriyle ve hâlâ sağ-sol ekseninden okumaya çalışanlar, toplumların yaşadığı köklü ve derin meseleleri kavramak, analiz etmek ve çözüm üretmek imkanından mahrum olduklarından, bugün için ana akım gözükseler bile bir müddet sonra marjinal kalmaları kaçınılmazdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu şartlarda bilimsel verilere dayalı analiz yapma yeteneği ve temsil kabiliyetine sahip fikir öncüleri toplumla buluşabilirse yeni sosyoloji ve siyaset kendini yeniden üretir.</p>

<p>Bu durumda parti kurmak aşaması, işin teknisyenliğinden ibarettir.</p>

<p>YANİ PARTİ KURMAK TURŞU KURMAYA BENZEMEZ !</p>

<p><b>Rubil Gökdemir</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/parti-kurma-heveslilerine-kucuk-bir-tavsiye</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Jul 2023 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/04/yazarlar/rubil-gokdemir-yazar.JPG" type="image/jpeg" length="61078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eminağaoğlu: Kılıçdaroğlu'nun görev süresi doldu]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/eminagaoglu-kilicdaroglunun-gorev-suresi-doldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/eminagaoglu-kilicdaroglunun-gorev-suresi-doldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’de değişimciler ile genel merkez arasında yaşanan tartışmalar sürerken yeni bir iddia gündeme geldi. Yargıçlar ve Savcılar Birliği Eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, ’27 Temmuz itibari ile Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı hukuken düştü.’ dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP’de Genel Başkan Kemal <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun görev süresi bugün itibari ile sona erdi. T24 internet sitesine konuşan <strong>Emin Ağaoğlu</strong>, Kılıçdaroğlu’nun 25-26 Temmuz 2020’de yapılan kurultayda genel başkan seçildiğini hatırlattı. Eminağaoğlu ‘CHP tüzüğünde ve siyasi partiler yasasında kurultayların iki yılda bir yapılacağı ve en fazla bir yıl ertelenebileceği hükmü yer alıyor. CHP Temmuz ayına kadar kurultayını yapmayarak, kurultayı bir yıl erteleme yoluna gitti. Şimdi kurultay için 3 yıllık süre dolmuş durumda.’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eminağaoğlu, ‘siyasi partiler yasasına göre en çok 3 yıl seçilen genel başkanın genel başkanlık görevi bu süre dolduğunda kendiliğinden sona eriyor. Yasada hatta tüzükte bile mevcut genel başkanın görevi yeni başkan seçilene kadar devam eder hükmü yer almıyor.’ ifadelerini kullandı.</p>

<p>Peki bu durumda ne yapmalı? Parti meclisi ve delegelerin görevinin devam ettiğine dikkat çeken Eminağaoğlu, ‘PM olağanüstü toplanıp, partiyi temsil yetkisini kendi içlerinde birine vermesi gerekiyor. Nitelikli yeter sayı aranmadan konuyu karara bağlaması sonrasında da 45 gün içinde olağanüstü kurul toplanmalı.’ şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>CHP'DEN YANIT</strong></p>

<p><strong>CHP&nbsp;</strong>kurmayları ise genel başkanlıktan düşme gibi bir durumun söz konusu olmadığını bu konuda Yargıtay’ın karar verebileceğini ifade etti. Olağan takvim&nbsp;<strong>kurultay&nbsp;</strong>için başladı,&nbsp;<strong>seçim</strong>&nbsp;öncesinde yapılacak vurgusu yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/eminagaoglu-kilicdaroglunun-gorev-suresi-doldu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Jul 2023 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/07/emin-agaoglu.JPG" type="image/jpeg" length="59143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli ‘Emekli maaşlarına yapılan zam yeterli değil’ dedi!]]></title>
      <link>https://www.haberalp.com/devlet-bahceli-emekli-maaslarina-yapilan-zam-yeterli-degil-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberalp.com/devlet-bahceli-emekli-maaslarina-yapilan-zam-yeterli-degil-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, emekli maaşlarına yapılan zammın yeterli bulunmadığını ifade ederek yeni bir teklif yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP</strong> Genel Başkanı&nbsp;<strong>Devlet Bahçeli</strong>, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</p>

<p>"MHP olarak, TBMM'de görüşülecek kanun tekliflerini tereddütsüz destekleyeceğimizi; vatanımızın ve milletimizin başta deprem olmak üzere farklı sebeplerden kaynaklanan akut ihtiyaçlarının karşılanması için yapıcı ve müspet irademizi göstereceğimizi huzurlarınızda açıklamak istiyorum.</p>

<p>Siz değerli milletvekillerinden ricam, Genel Kurul çalışmalarına aktif ve eksiksiz şekilde katılmanızdır.</p>

<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi</strong> ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin sesine ses, özlemlerine nefes, hedeflerine de beden olmaya her zaman varız ve hazırız. Yeri ve zamanı gelince dost için ölmesini, düşman için dirilmesini biliriz.</p>

<p>Hayat pahalılığı kaderimiz değildir. Kur ve faizdeki oynaklıklar gündemdeki ağırlığını inşallah kaybedecektir.</p>

<p><strong>Emekli maaşı zammı teklifi</strong></p>

<p>Emeklilerimizi yapılan yüzde 25 maaş zammı gördüğümüz kadarıyla makul ve yeterli bulunmamıştır. İlk olarak memur maaşlarına ilavesi planlanan 8 binlik artışın kök ücrete ve aynısıyla emekli maaşlarına da yansıtılması beklentimiz ve talebimizdir.</p>

<p>CHP'de çarşı karışmış, İYİ Parti'de sular ısınmış. Bizi ne ilgilendirir? Yüzde bir alamayan partiler TBMM'de grup kurmuş. Bizimle ne alakası var? Biz, millete bakarız. Biz, devlete bakarız.</p>

<p><strong>İsveç'in NATO üyeliği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ülkenin üyeliğine karşı Türkiye'nin haklı ve meşru itirazları vardır. İsveç'in, terörle arasına mesafe koymaktan ısrarla imtina ettikleri malumdur.</p>

<p>Türkiye, dayatmaları sineye çekecek kabile devleti değildir.</p>

<p>Milli varlığımızı doğrudan tehdit eden, kanlı terör örgütlerine kucak açan, bunların terörist devşirmesine kendi başkentinde göz yuman bir ülkeyle bir güvenlik mimarisinin gölgesinde nasıl buluşacağız? Böylesi bir acizliğe nasıl göz yumacağız? Bunu nasıl hazmedeceğiz? Sadece ABD istiyor diye, F-16 ile ilgili tehdit var diye tamam mı diyeceğiz? İsveç, PKK'nın Avrupa'daki mağarasıdır. İsveç hükümeti bugüne kadarki köhne politikalarından 180 derece dönüş yaparsa, bizim diyeceğimiz bir şey yoktur. İsveç'in dolaylı yollardan NATO korumasına alındığı, ABD'nin Avrupa'daki ana üslerinden birisi olduğu meydandadır. NATO'nun da Türkiye'nin ahlaki ve hukuki tezlerini gözetmesi ihmali ve inkarı olmayan bir sorumluluğudur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.haberalp.com/devlet-bahceli-emekli-maaslarina-yapilan-zam-yeterli-degil-dedi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Jul 2023 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberalpcom.teimg.com/crop/1280x720/haberalp-com/uploads/2023/07/devlet-bahceli-1.png" type="image/jpeg" length="52516"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
